ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 01-08-2006, 19:32   #1
Siyahgulsevdalisi
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan İBRETLE-DEHŞETLE-NEFRETLE OKUNACAK BİR YAZI...

PKK DEĞİL BU KAFA BU ÜLKEYİ BÖLER
Geçen ay içinde Kemalistlerin üyesi olduğu, kısa adı ADD olan "Atatürkçü Düşünce Derneğinin" kongresi yapıldı. Dernekte yaşananlar, milletimizin kanını donduracak türdendi. ADD'nin kongresini gördükten sonra, ülkemiz için 1. tehlikenin ne olduğunu daha iyi ortaya çıktı. Kısa adı ADD olan Atatürkçü düşünce derneğinin olağan genel kurulunda yaşananlar, dernek mensupları tarafından benimseniyorsa, "ADD ülkemiz için en az PKK kadar tehlikelidir."
ADD kongre üyelerinden İsmail Akpar, kongrede yaptığı konuşmada "Anıtkabir'in Mekke'den daha kutsal" olduğunu söyledi. İsmail Akpar şöyle dedi
"Biz siyasi erki ele geçirmeliyiz. Bunun yolu da halkı ikna etmektir. Ancak bu yolla millete gerçekleri anlatabiliriz. Millete gerçek anlamda Türk olmanın ne demek olduğunu bu şekilde anlatabiliriz. Bu şekilde insanlar aslında Atatürk'ün Anıtkabir'inin Mekke'den daha kutsal olduğunu anlarlar."(1)
İsmail Akpar'ın bu sözlerine genel kuruldan en küçük bir itiraz gelmemesi oldukça düşündürücüdür.
Daha sonra yapılan konuşmalara yoğun itirazlar olmasına rağmen Akpar'ın bu hezeyanları, Müslüman Türk milletinin değerlerine aşağılamasına tepki vermemsi akıllara şu soruyu getirdi. ADD, İsmail Akpar'ın düşünceleri paylaşıyor.

PROVOKATÖRLER SAVAŞ BAŞLATIYORLAR
Kongrede konuşma yapan Niğde Ulukışla şube başkanı Mehmet Karakaya Cumhurbaşkanı Sezer eleştirince salonda kıyamet koptu. Karakaya:
"Ancak Sayın Sezer cumhuriyetin yıkılmasına yol açacak yasaları imzaladı."
Karakaya bu sözleri üzerine kürsüye yürüyen üyeler, Karakaya'nın konuşmasına müdahale ettiler. Kimi:
"Bu adamı konuşturursanız ve de ADD'den ihraç etmezseniz intihar edeceğim." Bir kimisi da:
"Kimse Cumhurbaşkanımızı eleştiremez. Sezer'i eleştiren adamın ADD içinde yeri yoktur. Bu adamı atın."
Bunun üzerine konuşmasına izin verilmeyen, Karakaya salondan da dışarı atıldı.
Bir şube başkanının bu sözlerine tahammül edemeyen kongre delegeleri, konuşmasını bile bitirmeden salondan attı. Aynı kongre üyelerinden; "Anıtkabir'in Mekke'den daha kutsal" hezeyanına en küçük bir ses çıkmaması düşündürücüdür.
Genel kurulda yaşanan bir başka iç karartan hadisede, üyelerini bir iç savaşa kışkırtmaları oldu. Hükümeti eleştirirken, eleştiri boyutları o kadar aşırı boyutlara ulaştı ki, bütün hatipler "Hükümet Cumhuriyetin altını oyuyor ve irticaya destek veriyor" söyleminde birleştiler.
Eskişehir şube başkanı Adil Geman son noktayı koydu:
"Biz bir orduyuz, sokak sokak, cephe cephe savaşmalıyız. Karşımızda ise cumhuriyetle uğraşan iktidar var" dedi.
ADD Genel Sekreter Yardımcısı Ersan Barkın, derneğe yönelik eleştirilere tepki göstererek, cumhuriyetin kuşatma altında olduğunu iddia etti ve "Atatürk tabii ki bizim tekelimizdedir" dedi. Bu sözlerin ardından kürsüden inen Barkın'ı ADD Başkanı Ertuğrul Kazancı tebrik etti.(2)
ADD' de yaşanan İslam'ı değerlere karşı bu saldırı ne ilktir nede son olacağa benzemektedir.

BİZİ İSLAMİYET GERİ BIRAKMIŞ(!)
Şöyle bir tarihi gezinti yapalım, zaman cumhuriyetin ilk yılları, bir milletvekili Meclise vermek üzere bir teklif hazırlamaktadır.
2. Meclisin mebuslarından olan Tevfik Rüştü Bey şöyle diyordu:
"İslamlığın terakkiye mani olduğu kanaati!.. İslam kaldıkça yüzümüze kimsenin bakmayacağı kanaatindeyim."(3)
Sadece bir tane mi? Milletin milli ve manevi değerlerine karşı başlatılan mucadeleye katılanlardan biride, Cumhuriyetin ilk yıllarının önemli şahsiyetlerinden Fethi Okyar'dır. Ne diyordu?
"Evet, Karabekir, Türkler İslamlığı kabul ettiklerinden böyle geri kaldılar ve İslam kaldıkça da, bu halde kalmaya mahkûmdurlar."(4)

KABE ARABIN OLSUN
Cumhuriyetin ilk yıllarında İslam dinine karşı takılan olumsuz tavrın finali ismet İnönü oynuyordu. İslamiyet'ten kurtulmak için şu kararların alındığını söyleyen İsmet İnönü'dür.
1–İslamiyet terakıye manidir.
2–Arapoğlunun yavelerini Türklere öğretmemeli.
3–Hocaları toptan kaldırmalı.(5)
Devleti yöneten erk, böyle kararlar alırda, aynı düşüncenin aydını, yazarı, şairi hiç boş durur mu? Sonraki yıllarda bir yazar–şair şöyle bir hezeyanı şiirleştirdi.
"'Ne mucize, ne fisun,
Ne örümcek, ne yosun,
Kâbe Arabın olsun,
Çankaya bize yeter.''(6)
Şair diyor ki; biz ne peygamber tanırız, ne mucizesini nede vahiy. Ne İslam dinini nede onun kurallarını. Allah'ın Beyt–i bize lazım değil, Arabın olun. Bizim Kabe'miz Çankaya'dır, bize Çankaya'mız yeter.

BİRİ BATIDAN DAMIZLIK ERKEK İSTER
DİĞERİ OSMANLI SULTANLARINI SOYSUZ(!) YAPAR
İslam dini ile kavga bitecek gibi değildir. Adını bu temiz sayfalara yazarak, sayfamızı kirletmeyeceğimiz bir sözde aydın, ilerici, çağdaşın söylediklerine, devlete yaptığı teklife bakın:
"Bu milleti adam etmek için Batı'dan damızlık erkek getirelim" Böyle bir alçaklık, böyle bir şerefsizlik anlaşılır gibi değil.
Saldırı durdu mu, hayır durmadı. Aynı zihniyetin mensupları bu sefer tarihe Müslüman Türk milletinin tarihine küfrediyordu.
Aynı yıllarda Milli eğitim bakanlığının bastırıp okullarda okuttuğu eserlerde tarihimize küfür ediliyordu. Cumhuriyetin 10. Yılında Burhan Asaf ve Vedat Nedim Tör'e hazırlatılan bir kitap, ismi "Osmanlı İmparatorluğundan Türkiye Cumhuriyetine" adlı eserde Osmanlı sultanları için şöyle deniyor:
"Sultanlar, sarayların dört duvarı içinde soysuzlaşmış zulüm ve sefahat mirasyedileridir."(8)

ASKER OCAĞI
PEYGAMBER OCAĞI(!) DEĞİL(MİŞ)
Aradan yılla geçmesine rağmen, milletimizin manevi değerlerine saldırı aralıksız devam etmektedir.
Bunlardan biride 2005 yılının son ayında gerçekleşti.
Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Genel Başkanı emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni 'Atatürk Cumhuriyeti'nin ordusu' olarak tarif ederken, 'Peygamber ocağı' tanımını kabul etmediklerini söyledi. Medyada 'Mehmetçik' konusundaki değerlendirmelere gönderme yapan emekli paşa, "TSK'nın askeri, Atatürk'ten sonra gelişmiş Türkiye Cumhuriyeti'nin Mehmetçikleriyiz, Peygamber'in Mehmetçiği değil." dedi.(9)
Bu millete evladını vatanı vazifesini yapması için asker ocağına gönderirken. "Evladım, peygamber ocağına gidiyor" diyerek, sevinçle övüncü bir arada yaşıyor. Milletin bu güzel duygularını rencide etmek, akılla izah edilir gibi değil. Hele hele bunu söyleyen, o peygamber ocağının üst düzey bir yöneticisi ise durum çok daha vahim bir hal alıyor.

GÜN GELECEK CADDELERDE,
SOKAKLARDA BİSMİLLAH–ALLAH
DEMEK YASAK OLACAK
Bir kamusal alan sözüdür almış başını gidiyor. Kamusal alandan haberi olmayanlar, nerenin kamusal alan olduğunu bilen de bilmeyende, koca koca adamlar konuşup duruyor. Kamusal alana din ve dini simgelerle girilmez. Kamusal alanda din yoktur.
Önce kamusal alana bakalım, kamusal alan neresidir? Devletin elinde olup gerek devlet memurlarını, çalışanlarının, gerekse devlete ait olup halkın kullandığı tüm alanlar. Örneğin; bütün okullar, bütün devlet daireleri, hastaneler, posta haneler, vergi daireleri, parklar, bahçeler, belediyeler, kaymakamlıklar, valilikler, adliyeler, sokaklar, caddeler kamusal alandır.
Kamusal alanda, kadınlar örtülü olamaz, erkekler sakallı (Çember) olamaz, besmele çekemez, Allah diyemez, besleme
Dini aşağılamanın, dindarı yok etmenin kutsal mabedinin eski başkanı Kemal Gürüz yıllardır ağzında dolayıp durduğu baklayı sonunda çıkardı.
Kemal Gürüz, "Türbanı özgürlük olarak görmek kadar büyük gaflet olamaz. Bu, cumhuriyetin bütünlüğünü bozmak anlamına gelir. Sokakta dahi türbanla dolaşılmasına karşıyım. Bunlar çok ciddi konular."(10)

MÜSLÜMANLIK BİZİ ASLA GERİ BIRAKMADI
Yıllardır milletimiz uyutulmaktadır. Milletimizin önüne, hep tehlikeler konuldu, yıkıldık yıkılacağız. Gittik gidiyoruz, zavallı milleti de bu yakınmalar inandı. Evet, tarihi ile bağını kesersen, daha açık bir ifade ile ağacın köklerini keser, dibine de kibrit suyunu dökersen ondan sonra başla bağırmaya ağaç koptu, kopacak.
Ağacın köklerini, koparırsan, ağacın dibine zehir dökersen, o ağaç niçin kurumasın? O ağaç nasıl ayakta duracak, az bir rüzgârda yıkılıverecek.
Bu ülkeyi yıkmaya, bölüp parçalamaya kimsenin gücü yetmez. Hele üç beş çapulcu PKK'sının hiç yetmez. Dünün piç (sağdan soldan toplama) devletlerinin de bizi yıkmaya güçleri yetmez.
Tarih bilmeyenle, bunları bilmez. Müslüman Türk milletinin neler yaptığını bilmeyenler, cahilliklerinden akılarınca bir şeyler söylüyorlar. Ey Müslüman Türk milletinin tarihinden bi haber olan, idareciler! Bu yazıyı dikkatle okuyun, bilmiyorsanız öğrenin.
Müslüman Türk milleti, İslam dini ile şereflendikten sonra yer küre üzerinde on adetten fazla devlet kurdu. Bu devletlerin hepside dünya devletleri içinde en zirvede bulundular. Yaşadıkları çağda, ya dünyanın birinci gücüydüler, ya ikinci yada üçüncü. Burayı iyi okuyun ve yanlış anlamayın. Birinci süper güç, Müslüman Türklerden başkasının eline geçmedi. Bir Müslüman Türk devleti, süper güçse, ikinci süper güçte bir başka Müslüman Türk devletiydi. Üçüncü devlette yine Müslüman Türk devletiydi.
Bir örnek verecek olursak, Ankara'da Osmanlıyı yenen Timur dünyanın birinci süper gücüyse ikinci Osmanlı'ydı, uçuncu de yine bir Müslüman Türk olan Memluklulardı.
Dünya tarihinin son 1200 yıllık devresinde dünyaya her konu da hakım olan Müslümanlar ve özellikle Müslüman Türklerdir. Bir takım aklıevvel, geri zekâlılar çıkıyor "Müslümanlık bu milleti geri bıraktı" diyor. Bu kadar bilgisizce, akılsızca, gelişi güzel bir söz olamaz.

DEVLET KURMAK BİZİM İŞİMİZ
Tarih bilmeyenleri sonu perişanlıktır. Abbasi halifesi bir Türk olan, Ahmed bin Tolun'u Mısır'a vali olarak gönderiyor. Orada sadece hükümdarı Türk olan, ilk Müslüman Türk devletini kuruyor.(11)
Oruç ve Hızır kardeşler, Midilli adasında bir balıkçının oğlu olarak, kalkıyor Kuzey Afrika'ya gidiyorlar, orada Cezayir devletini kuruyorlar.
Osman Gazi'yi, Aslan Yagbu'nun oğlu Kutalmış'ı, Kılıçaslan'ı anlatmaya gerek yok. Müslüman Türk milletinin en büyük özelliği adam gibi devlet kurmaktır. Müslüman Türklerin kurduğu devletler sürekli zirvede bulunmuştur.
Bu yazdıklarımız ırkçılık, etnik milliyetçilikle asla bir alakası yoktur. Burada yaptığımız realitelerin tespitidir. Yoksa yukarıda ki düşüncede olan Türklerin kardeşliği ne Müslüman Kürtlerin kardeşliğini tercih ederiz. Maneviyat yoksunu, milli ve manevi değerlerimize küfreden bir Türk kardeşimiz olacağını, milli ve manevi değerleri paylaştığımız Kurt kardeşimizin olmasını yeğleriz.

DEVLETİMİZ İÇİN ASIL TEHLİKE
İNANÇSIZLIKTIR
Müslüman Türk devletin ve milletini önündeki en büyük tehlike inançsızlıktır. Tarih şuurundan yoksun, milli ve manevi değerlerden bı haber yetişen nesildir. Devletimizin yıkılacaksa, inançsız kadrolar, tarihine küfreden milli ve manevi değerleri ayaklar altına alan kadroların elinde yıkılır. Bunun için devletimizin karşı karşıya bulunduğu en büyü tehlike, inançsız bir kadronun elinde bulunmasıdır.
Dünya üzerinde tarihine karşı savaş açmış, bir başka devlet bulmak mümkün değildir. Her konuda dünya sıralamasında üçüncü sınıf devletlerarasındayız. Ancak tarihine, hakaret etmede, tarihini yok saymada, milletin değerlerine hakaret etmede dünya lideriyiz. Zaman oluyor, batılıları bile şaşırtıyoruz. Nasıl olur diyorlar? Bir İtalyan Profesör şöyle diyor:
"Dünya üzerinde çok ülkede konferanslar verdim, sizin kadar tarihine düşman ne bir devlet gördüm, nede millet."(12)

BU KAFA BU ÜLKEYİ

YARI AÇIK CEZAEVİNE DÖNDÜRÜR
Bu milletin değerlerini yok sayıp ayaklar altına alanların güçleri ve kuvvetleri saman alevi kadar bile değildir. Onların eline imkân geçse, bu ülke üzerinde omuz üstüne Müslüman başı bırakmazlar. Ülkemizi açık ceza ev durumuna getirirler. Açık ceza evi ile emir komuta altında ülkemizi hizaya sokarlar.
Tek tip insan modeli, giyimi, kuşamı, aynı olan.
Düşünce özgürlüğü olarak, neyi düşünmemizi istiyorsa bir gün önce bildirilecek, sadece o bildirileni düşünebiliriz.
Hatta ne yiyeceğimize bile onlar karar verecek.
İnanlar tamamen onların kontrolünde olacak.
Bu yasakçı ve dünyada kendilerinden başkalarının da var olduğunu anlamayan kafa ile ancak bir yarı açık ceza evi yönetilebilir.



DİPNOTLAR:
1. Zaman gazetesi 26 Haziran 2006
2. Zaman Gazetesi 26 Haziran 2006
3. Kazım Karabekir, Paşaların Kavgası, Emre Yayınları, 4. Baskı, 1995 İstanbul, sh. 145
4. Kazım Karabekir, a.g.e. sh. 145
5. Kazım Karabekir, a.g.e. sh. 165
6. Yavuz Bahadıroğlu, Biz Omsalıyız, Nesil Yayınları, 2. Baski İstanbul, sh.159
7. Cumhuriyet dönemi şairlerinden Kemalettin Kamu
8. Abdullah Cevdet, Cumhuriyetin aydınlarından Şair, yazar
9. Zaman Gazetesi 18 Aralık 2005
10. Kemal Gürüz, İzmir Ekonomi Üniversitesi "Küresel Bilgi Ekonomisinde Yüksek Öğretim ve Yabancı Uyruklu Öğrenciler"semineri 19 Mayıs 2006
11. Yılmaz Öztuna, Büyük Türkiye Tarihi, Ötüken Yayınevi, İstanbul 1983, c. 1, shf. 161.
12. Bir İtalyan Profesör Mevlana Celaleddin Rumi ile ilgili anma konferansı için Konya'ya gelmişti. 1980'lı yıllarda bu sözü Konya'da söyledi.

Beyan Dergisinden alıntıdır...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-08-2006, 09:17   #2
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2006
Yaş: 27
Mesajlar: 1,064
Varsayılan Ynt: İBRETLE-DEHŞETLE-NEFRETLE OKUNACAK BİR YAZI...

selamun aleyküm kardeşim senin yazılarını inan beğenerek okuyorum ama mümkünse yazıları biraz kısa ve öz tutarsan daha iyi olacak ALLAH'a emanet ol.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-08-2006, 18:20   #3
..meLike
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: İBRETLE-DEHŞETLE-NEFRETLE OKUNACAK BİR YAZI...

:'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'(
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-08-2006, 21:50   #4
BÜŞRA NUR EYMEN
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: İBRETLE-DEHŞETLE-NEFRETLE OKUNACAK BİR YAZI...

güzel yazı..
islam nefes aldıkça düşmanı bol olacak...

birde dörtlükler yazmışlar..
"'Ne mucize, ne fisun,
Ne örümcek, ne yosun,
Kâbe Arabın olsun,
Çankaya bize yeter.''(6)

deli işi değildir de nedir bu?
kutsalı olmayan..iblisn askerleri..
bunun gibi bir deli daha vardı...kemalist..
hatırladığım bir satır..

"elimizde şarap geçeriz
sırat köprünüzden..."bir öğretmenimiz iftaharla derste okumuştu..

ALLAH'IM HİDAYET VER....



  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-08-2006, 17:36   #5
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
Varsayılan Ynt: İBRETLE-DEHŞETLE-NEFRETLE OKUNACAK BİR YAZI...

Çok ilginç noktalar ele alınmış.. Eline sağlık kardeşim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 00:53


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats