![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 2,762
| Vatikan’ın Diyalog ile varmak istediği son nokta Diyalog ve hoşgörü, Vatikan’ın bir tuzağıdır. Diyalog vasıtasıyla, önce, Müslümanların imanları bozulacak, islami şuurdan, yaşayıştan uzaklaştırılacaklar. Hz. Peygamber ve âlimler devre dışı bırakılarak İslamiyet, emir ve yasağı olmayan, felsefi bir sistem haline getirilecek. Müslümanlar arasında, Müslüman olsun Hıristiyan olsun fark etmez. Nasıl olsa, iki din mensubu da Cennete gidecek, inancı hakim kılınacak. Bu hale getirilen Müslümanların, Hıristiyanlığa kaymaları kolaylaşmış olacaktır. Çünkü, insan, nefsinin hoşuna giden, kendine kolay gelen şeyleri tercih eder. Hâl böyle olunca, haftada bir gün Kiliseye gitmekten başka hiçbir kuralı olmayan Hıristiyanlığa kayması daha kolay olacaktır. Böylece, nihai birleşme Hıristiyanlıkta olmuş olacak. Çeşitli vesilelerle yaptıkları konuşmalarda bunu zaten açıkça dile getiriyorlar. Onlara göre gerçek din sadece Hıristiyanlıktır: “Biz her ne kadar Hıristiyan olmayan dinlerin manevi ve ahlaki değerlerini tanıyor, saygı gösteriyor, onlarla diyaloğa hazırlanıyor ve din hüviyetini savunmak, insanlık kardeşliğini tesis etmek, kültür, sosyal refah ve sivil iradeyi oluşturmak gibi hususlarda diyaloğa girmek istiyorsak da dürüstlük bizi gerçek kanaatimizi açıkça ilan etmeye mecbur etmektedir; yegane gerçek din vardır. O da Hıristiyanlıktır.” ( Leibhard, Wilmington 1978, s. 13 vd.) Papa II. Jean Paul’un 20 yıllık dostu ve “Papa’nın Düşüncesi” kitabının yazarı Buttiglione bu düşünceleri şöyle açıyor: “Hıristiyanlar İsa’nın Mesih olduğuna ve insanın onun sayesinde kurtulduğuna inanır. Tanrı’ya götüren başka bir yol yoktur..” ( NPQ; Cilt: 1, Yaz 1991.) Nihai birleşmenin Hıristiyanlık çatısı altında olacağını, Dinlerarası Diyaloğun mimarlarından M.Watt, "dinleri birleştirme" projesi ile bakınız nasıl dile getiriyor: "Uzun vadede bütün dünya için tek bir dinin olacağı ümid edilebilir. Bu din Hıristiyanlığın çatısı altında, Sünni İslam'da dört fıkhi mezhebe müsaade eden anlayışa benzer bir şekilde kendi içinde bazı görüş ayrılıklarına yer verebilir." (Modern Dünyada İslam Vahyi s.171) Papa II. Jean Paul da, Sen Pietro Kilisesi’nde, 25.6.2000 günü pazar ayininde, “Kilise ile diğer dinler arasındaki diyaloga evet. Ama aynı zamanda tek kurtarıcının İsa olduğunu ilan etmek gerekiyor’’ diyerek diyalog sonunda nerede birleşeceğinin açık adresini de vermiştir. Vatikan’ın tarihi İslam düşmanlığı devam ediyor Vatikan’ın; dinlerarası diyalog, hoşgörü, dostluk, faaliyetlerinde samimi olmadığını, tarihi İslam düşmanlığının devam ettiğini, 27.4.2003 tarihinde düzenlenen ayinde Papa, “barış değil savaş istiyen” papazın mertebesini yükselterek bir kere daha göstermiş oldu: |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 2,762
| “PAPA İkinci Jean Paul, 27 Nisan 2003 günü, bundan asırlarca önce yaşamış olan altı kişiyi Hıristiyan inancına göre 'aziz'liğin bir alt basamağı kabul edilen 'ermiş' mertebesine yükseltti. Vatikan'da 27 Nisan'da bu 'ermişlik ilánı' münasebetiyle düzenlenen büyük ayin sırasında, Papa'nın İsviçreli muhafızlarıyla İtalyan güvenlik kuvvetleri alarma geçirilmişlerdi. Zira, 'ermiş' yapılanlardan birinin, 17. asırda yaşamış olan Avianolu Marco adındaki papazın bazı çevrelerin, özellikle de Müslümanlar'ın gözünde 'netameli' olduğunu düşünüyor, Müslümanlar'ın en azından bir protesto gösterisi yapabileceklerini bekliyorlardı. Böyle bir şey beklemelerinin sebebi de şuydu: Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın 1683'teki Viyana kuşatması Marco'nun cephelerde verdiği, ‘‘Haçın altında toplanın! Meryem adına savaşın! Türkler'i yenin! Hıristiyanlık adına büyük düşman Türkler'e karşı savaşı kazanmak için Allah'a olan imanımızı güçlendirmemiz lázımdır. Bunu yapmadan önce neye kalkışırsak kalkışalım, netice alamayız. Tanrı barış değil, savaş istiyor.” vaazı yüzünden korkunç bir bozgun halini almış ve bu bozgun Avrupa'daki topraklarımızı kaybetmemize öncülük etmişti. ‘‘Avrupalılaşma’’ uğruna ‘‘mozaik’’ ve ‘‘dinlerarası diyalog’’ teraneleriyle kendi kendimize gelin-güvey olduğumuz şu günlerde Hıristiyan dünyasının ve Papa'nın geçmişimiz hakkında ne düşündüğünü Marco'nun “ermişliği” sayesinde bir hatırlatayım dedim.” (Murat Bardakçı - Hürriyet,11.5.2003) Şimdi sormak lazım: Eski yaraları kaşımakla, eski düşmanlıkları gündeme getirmekle, ödüllendirmekle “Barış” “Hoşgörü” “Diyalog” sağlanması nerede görülmüştür? Bütün bunlar samimiyeti mi gösterir yoksa, sinsi bir maksadı mı? |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Apr 2008 Yaş: 33
Mesajlar: 9
| lokman askin romalilar yeni ahit 7 Ama benim yalanımla Tanrı'nın gerçeği O'nun yüceliği için daha açık şekilde ortaya çıkmışsa, ben niçin yine bir günahkâr olarak yargılanıyorum? 8 Bazılarının bizi kötüleyerek, söylediğimizi ileri sürdüğü gibi niçin, «Kötülük yapalım da bundan iyilik çıksın» demeyelim? Ama benim yalanımla Tanrı'nın gerçeği O'nun yüceliği için daha açık şekilde ortaya çıkmışsa---------yalan soylemek helal Kötülük yapalım da bundan iyilik çıksın---------------kötülükte helal terrochrist mantik iste bu misal irakta her gün bomba patliyor ;hani isa diyyor ya benim tanrim atestir , ben dunyaya ates getirdim , atesle vaftis yapcam , her gün basi kesilmis insanlar bulunuyor isa diyor ya bana inanmayanlar hayvanlar gibidir hayvanlar gibi bogazlayin kaos savas kan missiyonerlik icin ön sartlar dir . saygilar |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Hayır” dedi. “Ben onu söylemek istemedim.Siz hala Müslüman mısınız ?” Hayda ! Bu da nerden çıkmıştı? Tepemizden kaynar su dökülmüşe döndük. Ya- nımdaki arkadaş yumruğunu sıktı ve ayağa kalktı,vurmasına zor engel oldum.İnanın bıraksam dozer gibi ezip geçecek.Yerine oturttum ve sakin olmasını söyledim. “Hayırdır delikanlı bu nerden icap etti ? Sen ne oldun ?”dediğimde. “Ben Müslümanlıktan da, Türklükten de çıktım.Hıristiyan oldum.”deyiverdi. Hayretler içerisinde şaşakalmıştık.Anadolu’nun ortasında milli ve manevi değerlerine son bağlı Kırşehir’de böyle birisiyle karşılaşacağım hiç mi hiç aklıma gel- mezdi. “Bak delikanlı”dedim. “İnşallah bu dediklerin doğru değildir.Ancak Yüce Allah insanlara değişmeyen bir özellik vermiştir.O da insanların soyudur.Bir başka devletin vatandaşlığına geçebilirsin ama yine sana Türk uyruklu ... vatandaşı derler.Bunu hiç- bir şekilde değiştiremezsin.Bunu aklının bir köşesine yaz.Gelelim din konusuna hak din İslam dururken neden batıl olanını seçtin?Sen aklını mı kaybettin ? “Yoo abi ben ne yaptığımı gayet iyi biliyorum.Otuz yıl Müslüman olarak yaşadım.Ekmek buldum,katık bulamadım.Katık buldum ekmek bulamadım diyeceğim ama gerçekten katığı hiç bulamadım.Mutlu bir hayatım olmadı.Oysa şimdi para hış, kadın var,içki var bol bol eğleniyorum.Hayatı yaşıyorum hayatı.”derken gözlerinin içi gülüyordu. Tamam dedim kendi kendime,şimdi tam can alıcı yerinden yakaladım. “Gali- ba otuz yaşındasın.Senin bu yaşının üzerine artı otuz,artı otuz daha eklesek sonu ölüm değil mi?Gerçek olan öbür dünyada bu davranışının cezasını çekeceğini bilmiyor musun ?Hep cehennemde kalacaksın.Yazık değil mi?Kısacık bir ömür için geleceğini mahvediyorsun. “Bak abi,zamanında apdest aldım,namaz kıldım,oruç tuttum.Buna rağmen hocalar bizi hep ama hep ufacık yanlışlardan dolayı cehenneme gönderiyor.Koskoca hayatında bir yıl oruç tutmazsan ya da bir yıl namaz kılmazsan cehennemde yan da yan. Biz şimdi yanmaktan kurtulduk.Papaz efendi bize ey cemaat Hz.İsa müjdeliyor:Sizlerin Hıristiyanlığı seçmeniz cennete gitmek için yeterli sebeptir.Bizde zorluk yoktur.Yeyiniz içiniz,anlaşarak cinsel ilişkide bulununuz,hayatı doya doya yaşayınız.Yeryüzündeki bütün nimetlerden yararlanınız diyor.Bundan daha güzel ne olabilir ?” “Batıl olan bir dinin ne hükümlerinin,ne de o,dini temsil edenlerin söyledikleri- nin geçerliliği olur.İslamiyet’in gelmesiyle diğer dinlerin varlığı ortadan kaldırılmıştır. Hıristiyanlık ta ömrünü tamamlamıştır.Ondan dolayı papazın dediklerinin hiçbir tutarlı yanı yoktur.Çünkü Hıristiyanlık denilen bir din şu anda yoktur.Yeryüzünde tek hakim din İslamiyet’tir.Bunu unutma delikanlı.” “Sen necisin abi.” “Hiç,ben boz bir adamım.” “Peki sen mi daha iyi bilirsin,yoksa yukarıdakiler mi?” İşin vehametini anlamıştım.Sözün nereye geleceğini de...Elbette ki yukarı- dakiler daha iyi bilirlerdi.Çünkü onların çoğu bu konuda ilim tahsil etmişlerdi.Üzülerek “Onlar” dedim. “Olan bir şeyle olmayan bir şeyin diyaloğu olur mu?Sizin din adamlarınızla bizim din adamlarımız oturup diyalog yapıyorlar.Madem dinler arası diyalog var,öyley- se Hıristiyanlık ta var.Cennete gitmek için böyle bir kolay din dururken,İslamiyet’te beklemenin ve bir çok şartı yerine getireceğim diye çalışmanın ne anlamı var.” İyi akşamlar dileyip çıkıp gitti. İşte dinler arası diyalogun bir Müslüman’ı nerden nereye getirdiğinin en açık,en acı ve düşündürücü sonucu. Sayın diyalogcular din değiştiren bu insan sizin eseriniz.Ne kadar öğünseniz yeridir. İslamiyet’e ne Haçlı Seferleri,ne de misyonerlerin çalışmaları sizin kadar zarar vermemiştir. Allah sizlerden cümle ümmeti Müslüman’ı korusun.! Amin... işte en güzel örnek gencecik beyinler yıkanıyor.. |
| |
| Konu Araçları | |
| |