![]() |
| | #11 |
| Banned Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 50
Mesajlar: 66
| Önce Allah ın selamı üzerinize olsun diye sözlerime başlamak istiyorum. Ben sitenizin yeni üyesiyim, 51 yaşında bir emekli kardeşiniz olup, yalnız ve yalnız Rabbim in doğru yolunu arayan, hiçbir düşüncenin ve fikrin etkisinde olmadan araştıran ve Rabbim in ayetleri sonunda söylediği gibi, aklını çalıştırıp düşünen âcizane bir kulum. Sizlerin bahsettiğiniz konuda bende çok düşündüm ve gerçekten çok araştırmalar yaptım, halada devam etmekte. Yazınıza başlarken büyük harflerle yazdığınız (KURAN MÜSLÜMANLIĞI)sözünü pek beğenmediğinizi anlıyorum. Şöyle düşünelim isterseniz, biz İslamı hangi kaynaktan öğreniyoruz kurandan, daha önce bu bilgilere sahip miydik? Hayır, kuran indirildikten sonra peygamberimizin kuranı bizlere tebliğiyle her şeyi öğrendik. O zaman sizce dünyada Kuran Müslümanlığına iman etmeyen yani kurana iman etmeyen kimse olabilir mi? Demek ki Rabbim in korumaya aldığı güvenilir tek kaynak Kuran, o zaman bu söze kızmak kurana karşı çıkmak demektir bunu önce bilelim. Sizce Kuran ın sahibi Allah olan bir kitaba kuran ve peygamber Müslümanlığı diyerek sanki Yaradan ın getirdiği kitaba tamamlayıcı kisvesini vermek Rabbim e saygısızlık olmaz mı? Şimdi söylediklerinize bakalım ama tarafsız, kafamızdaki hiçbir bilgiyle karıştırmadan. Yazınızı okudum, hatta yazacaklarınızı da biliyorum onun için konuyu genel olarak ela alalım. Ama önce lütfen kurana bir bakalım acaba gerçekten kuran bize yeter mi, yetmez mi Allah ne söylüyor bu konuda? Beşerin ne söylediğini biliyoruz. Önce şunu düşünelim peygamberimizi, bu güzel dini tebliğ için kim gönderiyor ve bu görevi verirken verdiği görevin tanımını nasıl yapıyor, burası önemli çünkü görevi veren Allah, acaba nasıl bir yetki ile donatmış, yani bu görev için Allahın verdiği silah ve cephaneler nelermiş, şimdi lütfen kurandan arayalım. Tekrar söylüyorum görevi veren Allah, bize bunu tartışmak ya da peygamberimize Allah ın vermediği görevi bizim vermemiz asla düşünülemez. Bakın Rabbim dünya üzerine gönderdiği tüm peygamberleri ne maksatla gönderdiğini söylüyor. (Kehf Suresi 56. ayet;Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfre sapanlar ise batıla yapışarak onunla hakkı kaydırmak için uğraşıyorlar. Onlar, ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler.) Bu ayeti okuyan birisi bence peygamberlerin ne maksatla görevlendirildiğini çok açık bir şekilde anlar. Bakın ne diyor Yaradan. Elçileri sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdim. Peki, müjdeyi nereden aldılar, tabii ki Allahtan. Demek ki peygamberler Allahtan gelen uyarı ve huzuruna gittiğimizde bizleri mutlu kılacak müjdeleri söylemesi için gönderdiğini söylüyor, tabi tüm detaylarıyla. Şimdide tıpkı bizlerin ilkokula başlayan evlatlarımızı öğretmenine teslim ederken söylediğimiz gibi( eti senin kemiği benim ) misali bakın nasıl tembihte bulunmuş peygamberinize uyun diye. Ali İmran sur. 32:Şunu da söyle: “Allah’a ve resule itaat edin.”Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.132. ayet:Allah’a ve resule itaat edin ki, merhamet görebilesiniz. Nisa Sur. 13:İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır. 80. ayet:Resule itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Yan çizen çizsin, biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik. Yukarıda yazdığım ayetleri çoğaltmak mümkün, yani Rabbim bizlere gönderdiği elçiye kesin itaati emrediyor. Tıpkı bizim çocuğumuzu ilkokula başlayan öğretmene teslim edişimiz gibi. Ne demiştik eti senin kemiği benim. Niçin söylemiştik, öğretmeninden bir nebze olsun çekinerek söylenenleri dinlesin ve anlasın. Yüce rabbimde aynen bu yolu kullanmış kesin talimat verdiği elçisine bizlerin itaatini ön plana çıkarmış. Peki, şimdide yine kurana bakalım acaba elçisine, peygamberine nasıl bir tembihte bulunmuş verdiği görevle ilgili? Sizlerin dediği gibi acaba kuranda olmayan bazı konuları sen onlara açıkla bu görevi de sana veriyorum mu demiş acaba? Yine hiçbir etki altında kalmadan yine rabbim in koruduğu ayetlere bir bakalım. (Maide Suresi 67. Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.) Değerli kardeşlerim Rabbim bakın nasıl kesin ve net konuşuyor peygamberimize karşı. Sana indirdiğim kuranı tebliğ et. Bunu yapmadığın takdirde görevini yapmamış sayarım. Devam edelim. (Kehf Suresi 27. Rabbinin kitabından sana vahye dileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kudret yoktur. O'nun dışında bir sığınak/bir dayanak asla bulamazsın.) (Enbiya Suresi 45 De ki: "Ben sizi ancak vahiyle uyarıyorum." Ama sağırlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler ki!)( Zühruf Suresi 43 Sen, sana vah yedilene sımsıkı sarıl! Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.) Değerli arkadaşlarım şu ayetlere bakar mısınız, rabbim peygamberimizi hep nereye yönlendiriyor? KURAN a. Şimdide sizlere bir ayet hatırlatacağım siz olsanız kuranda yoktu diye Yaradan bunları söyledikten sonra tek bir kelime eklemeye kalkar mısınız? (Hakka Suresi 44; Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi, 45 Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık. 46 Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.) Ey Yüce Rabbim sen ayetlerini o kadar açık ve net söylüyorsun ki bizler hala senin sözüne değil, beşerin sözüne inanıyoruz bizleri affet. Bakar mısınız rabbim peygamberimizin dikkatini nasıl çekiyor ve uyarıyor. Bazı lafları bizim sözümüz diye ortaya atsaydı onun canını alırdık diyor. Bu ayeti bilen peygamberimiz hiç, bunlar kuranda yok şunlarda benim emrim diyebilir mi sizce? Hele hele yine kuranda açık ve net olan bu ayet dururken, lütfen dikkatle okuyunuz. (Araf suresi 33. ayet;De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.) Şimdi lütfen bu ayet ne diyor bakar mısınız? hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır. Peki, arkadaşlarım bizler bu ayetler varken nasıl olurda kuranda bazı şeyler yoktur, onlarda peygamberimize ayrıca vahiyle gelmiştir, yalnız o biliyordu gibi sözlerle kendimizi kandırabiliyoruz. Ben her şeyi kuranda sizlere bildirdim ve açıkladım dediği ayetleri, nasılda beşerin sözlerine değişiyoruz hiç anlamış değilim doğrusu. Bakın rabbim kuran için neler diyor. ( Enam sur. 38: Biz bu Kitap'ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde hasredilirler. Ankebut Suresi 51. Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.Nahl Suresi 64. ayet;Bu Kitap'ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun. 89. ayet:Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.Nisa Suresi 174. ayet; Ey insanlar! Size Rabbinizden apaçık, çok parlak ve güçlü bir kanıt gelmiştir. Biz size, her şeyi açık seçik gösteren bir ışık gönderdik.175. ayet;Allah'a inanıp O'na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır Ali imran suresi105. Ayet; Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır. İsra suresi 89. ayet; Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler. . Kehf Sur54. ayet; Yemin olsun, biz, bu Kuran'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.) Değerli arkadaşlarım, yukarıdaki ayetler ve buna benzer birçok ayetleri okuduğunuzda size kuranda her şeyin olmadığını mı izlenimini veriyor? Yoksa Rabbim in her şeyden örnek ler verdim demesi yetmiyor da, beşerin kuranda her şey yoktur sözlerimi sizleri mutlu ediyor. Bizlerin yaptığı en büyük yanlış Kurana güvenmeyi bırakıp beşere güvenmeyi daha garanti kabul etmişiz. Buda şeytanın kalbimize nasıl yerleştiğini apaçık gösteriyor, Allah yardımcımız olsun. Yazıda namaz, oruç ve zekâttan bahsedilerek kurandan bunların anlaşılmayacağı söyleniyor. Demek ki Rabbim istediği kadar açık, detaylı ve her şeyden örnekler var desin, biz bize öğretilenleri kurandan aziz bilip (hâşâ) beşerin sözlerini de kuranda arayıp bulamadığımızda, eeeee bakın demek ki kuranda her şey yokmuş deme gafletini gösterebiliyoruz. Yazıdaki şu sözlerle irkildim ve dehşete düştüm bakın kardeşimiz ne demiş? (Bir diğer husus: Sünnet'i bir kurum ve kaynak olarak kabul eden herkes, Efendimiz (s.a.v)'in, Kuran'da yer almayan hükümler getirdiğini bilir ve kabul eder. Çünkü bilir ve kabul eder ki, bu çerçevedeki Sünnet de vahye dayanır.) Değerli arkadaşlarım bu ne demek biliyor musunuz? Yukarıda ayet örneği vermiş ve kuranda hiçbir delil indirmediğim bir konuyu konuşmamızı bile haram kılan Rabbim e karşı set çekmektir, karşı gelmektir. Yine kuran dışından ayrıca vahiy geldiğini savunmak kuran ın yanına bir kuran daha koyarak şirk koşmaktır, Allah korusun. Hani Rabbim bizlere her şeyden kuranda söz ettiğini söylemişti? Ne oldu bu ayetlerin hiç mi önemi yok? Peki, bu ayette acaba Rabbim ne demek istiyor bakar mısınız? (Zühruf Suresi 44 Gerçek şu: Bu Kuran sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bu kitaptan sorumlu tutulacaksınız.) Bakın ayetten hiç mi ders alan yok acaba dersiniz? Hem rabbim bizleri bu kitaptan sorumlu tuttuğunu söyleyecek, hem de ayrıca yine sorumlu olacağımız vahiyleri kuran dışından gönderecek? Lütfen artık ayetlerin sonunda Yaradan ın söylediği gibi biraz düşünüp aklımızı çalıştırmaya başlayalım, yoksa şirk batağına öyle bir batarız ki, çıkmamız mümkün olmaz. Rabbim ben sabrederim diyor ama herhalde onunda bir sınırı olsa gerek. Bakın Kuran için ne diyor Allah. (Kamer Suresi 22 Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?) Ama bizler nasıl zorlaştırdığımızın farkında bile değiliz. Kuranı hiç anlamadığımız ve kendi ellerimizle çelişki yarattığız o kadar açık ki. Rabbim ayetinde açık ve net olarak Şefaat tümden bana aittir diyor. Ama bizler diğer ayetlerin bahsetmediği bir anlamı bakın burada Allah şu kişilere de şefaat etme hakkı vermiştir diyerek Kuranda çelişki yaratabiliyoruz. Bumu kuranı anlamak, Allah korusun. Yaradan ın yolundan gittiğimizi sanıyoruz ama dikkat edin beşerin yolunu takip ediyoruz lütfen biraz düşünelim. Sizce Yüce Allah bizlere açık seçik gönderdim hem de her şeyden örnekler verdim dediği kurandan bizleri sorumlu tutacağını söyleyip, bizlerin okuduğumuzda anlamayacağımız bir kitap gönderebilir mi? Bu soruyu düşünün her şey ortaya çıkacaktır. Rabbim bu dini sizler için kolaylaştırdım diyorsa bu dini bu kitabı anlamayacağımızı söylemek ne akla ne de mantığa sığar. Şunu hatırlatmak isterim, mahşer günü hesaba çekildiğimizde kuran dışında çok güvendiğimiz ve bizlere kuranı anlatıyor diyerek ciltlerce dolusu kitap yazanlar yanımızda olmayacak, hesabı tek başımıza vereceğiz bunu da unutmayalım. Rahman kurana iman edenlerle olacağını söylüyor. Bakın mahşer günü peygamberimiz ümmeti için ne diyecekmiş Yaradan onu da söylüyor ve dikkatimizi çekiyor ama hala bizler şeytanın avukatlığını yapıyoruz.( Furkan Suresi 30 ayet; Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran' ı devre dışı tuttular. ) peygamberimizin bu sözünü lütfen kulaklarımıza küpe yapalım yoksa işimiz çok zor. Allah yardımcımız olsun. SAYGILARIMLA Halukgta |
| |
| | #12 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 934
| 44 - O, bize isnâden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, 45 - Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık. 46 - Sonra da onun şah damarını keser atardık. (hakka) böyle ayetlerde var..... çok güzel söylüyorsunuz yüreginize saglık ancak anlaşamadıgımız ne biliyormusunuz, Kuran ın tek başına anlanabilecegini savunuyorsunuz oysa bende bunun tam aksini ögrenebilecegini söylüyorum siz tek başına yaparsınız diyorsunuz bende diyorum ki AllahRasulu(asm) açıklar ögretir diyorum. Peygambere ne gerek vardı demek gibi bişe oluyor bu bişe ögretmedi bi telefon görevi gördü ve gitti demekten farkı ne bunun yada telsiz gibi karşından biri. Hayır Allah Rasulune ögretti O da ashabına sonra veliler evliya ve arifler... ayetler hadislerle desteklenerek sonuca gidiliyor hadis ilminin nasıl oldugunu biliyormusunuz ya tefsir ilminin nasıl oldugunu. siz Peygambersiz hadissiz ve sünnetsiz bi dinden bahsediyorsunuz belki bunu söylediğinizin bile farkında degilsiniz lütfen tekrar okurmusunuz yazdıklarınızı. ancak yorumum bu kadar. bu günlerde herkes böyle buda yeni moda galiba.....Leküm diynüküm veliye diyn...... ve esselam |
| |
| | #13 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,783
| mütebessim kardeşim zaten maksatları o , Peygamber Efendimizi devreden çıkarmak , inkar etmiyorlar.Hepsini şaibe altında bırakmak istemem ama , resul peygamber diyorlar evrenosoğlu gibi sapkın yalancı peygamberin peşinden giden bir güruh var , onlarda aynı neyse biz işimize bakalım... Rabbim bizleri Kurandan sünnetten ayırmasın inşAllah yalancı peygamberlerin şerrinden korusun ... |
| |
| | #14 | |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 934
| Alıntı:
| |
| |
| | #15 |
| Banned Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 50
Mesajlar: 66
| Değerli kardeşim yazıma cevap verme nezaketini göstermişsiniz size Allah razı olsun diyorum. Yazınıza gelince yazınızda kuranın tek başına anlaşılacağını savunuyorsunuz diye yazmışsınız, hayır dostum ben öyle bir şeyi asla savunmadım, benim ne haddime, bunu söyleyen RABBİMDİR. Evet, peygamberimizin o devrin insanına bizzat yaşayarak öğrettiği çok doğrudur. Hatta peygamberinize itaat edin yoksa bana itaat etmemiş sayarım sözleri de, o günler için o devrin insanlarına Rabbim in bir tehdididir. Hatta cahil ve şehvet düşkünü devrin insanlarına kuranı anlatabilmek içinde Yaratanın peygamberimize hikmeti de verdiğini, yani bilgeliği ve ilmide indirdiğini söyler ayetlerinde. Sözlerinizden peygambere ne gerek vardı ozaman, bir başka arkadaşımın deyimiyle Peygamber postacımıydı yani demek istiyorsunuz. Değerli arkadaşım Rabbim in görevlendirdiği peygamberine görev tanımını bizler yapamayız. Ne görev verdiğini ancak ve ancak Yaradan bilir. Ne diyordu rabbim gönderdiği peygamberler için hatırlayalım isterseniz. (Kehf Suresi 56. ayet;Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Enam sur. 48. ayet:Biz o gönderilen elçileri, müjdeciler ve uyarıcılar olmaktan öte bir şey için göndermiyoruz. İman edip hayrı ve barışı yerleştirenlere korku yoktur. Tasalanmayacaklardır onlar.) Değerli kardeşim bakın rabbim gönderdiği elçilerin görev tanımlarını ne kadar güzel açıklıyor. Ama bizler haddimiz olmadan bu görevi değiştirmeye kalkıyor ve başka görevler yüklüyoruz, sizce biz insanların böyle bir görevi var mıdır? Yazınızın son kısmında da bana yazımı tekrar okuyun demişsiniz ben yazmadan hata yaparım diye o kadar çok okuyorum ki Rabbim e sığınarak. Bakın şöyle demişsiniz. (Allah Resulüne öğretti O da ashabına sonra veliler evliya ve arifler... Ayetler hadislerle desteklenerek sonuca gidiliyor hadis ilminin nasıl olduğunu biliyor musunuz ya tefsir ilminin nasıl olduğunu. Siz Peygambersiz hadissiz ve sünnetsiz bi dinden bahsediyorsunuz belki bunu söylediğinizin bile farkında değilsiniz lütfen tekrar okurmusunuz yazdıklarınızı.) Değerli arkadaşım şuandan itibaren sizin haklı olduğunuzu düşünelim, ama lütfen sizde size öğretilen tüm bilgilerin etkisinde kalmadan birlikte bakalım hangimiz haklı. Diyelim ki Kuranı biz okuduğumuzda anlayamayız buraya kadar tamam. O zaman peygamberimiz kuran ile birlikte onu açıklayan bir kitap daha bizlere bırakması gerekmezmiydi? Bakın size bir hadis örneği vereceğim peygamberimiz bakın ne söylüyor.( Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi. Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” ) İslam tarihine baktığınızda hadis yazımı peygamberimiz devrinde kesinlikle yasaktı, hatta dört halife devrinde de bu devam etti. Yaklaşık peygamberimizin ölümünden 80 yıl kadar sonra, imlamın mezheplere ayrılmasından sonra hadis yazımına hız verilmiş ve birbiriyle çelişkili binlerce hadis yazılmıştır. Peygamberimizin veda hutbesini yaklaşık yüz bin kişinin izlediği söylenir. Bu veda hutbesi o kadar kalabalıkta söylenmesine rağmen günümüze yedi değişik veda hutbesi olarak gelebilmiştir. Düşünün lütfen binlerce insanın izlediği bir bilgi dahi bizlere nasıl değişik ulaşıyorken, bir iki kişinin duyduğu sözler nasıl ulaşır ve bizler bunlara nasıl güvenir ve iman ederiz hiç düşünmeden kuran süzgecinden geçirmeden. Şimdi birde işin öbür yüzünü düşünelim eğer gerçekten sizin dediğiniz gibi bizler kuranı okuduğumuzda anlayamayacaksak, sizin savunmanıza göre peygamberimiz tüm bu bilgileri sağlığında yazdırmayıp görevini mi tam yapmamıştır diyorsunuz? Yoksa bu savınızın sonucunun buraya varacağını mı tahmin edemediniz, orasını bilemem. Daha önce birçok örnekler verdim ama yinede usanmadan vermek isterim. Rabbim kurandaki ayetlerden bahsederken, muhkem ayetlerin kuranın anası olduğu yani bizlerin bağlayıcı hükümlerle dinin temeli olduğu açıklamasını yapar. Müteşabih ayetler içinde zaten bizlerin değil kendisinin ve ilim tahsil etmişlerin anlayabileceğini söyler. Bizlerin konusu da zaten muhkem ayetlerdir ki onları da açık seçik gönderdiğini söyleyen rabbim dir. Hatta lütfen hatırlayın ayetlerin sonunda hep düşünmüyor musunuz, hala akıl etmediniz mi diye bizlerin dikkatini çekmiyor mu? Peki, bizler anlamaz isek okuduğumuzda nasıl düşünmemizi istesin Yaradan. Hangi yazar yazdığı kitabın her kez tarafından anlaşılmasını istemez, hiç düşündünüz mü bunu. Allah bizi bu kitaptan hesaba çekeceğimizi söyleyecek, ama bizler okuduğumuzda anlamayıp birilerinin açıklamaları ile sorumlu olacağız, böyle bir şey Rabbim in adaletine sığar mı sizce? Bize anlatılanlar yanlış ise kim sorumlu olacak, ya da neden ayetlerin sonunda hepimize hitaben Ey iman edenler diye sesleniyor Rabbim. Neden onlarca ayetinde bizlerin anlaması için birçok örnekler verdim diyor. Şimdi yazacağım ayetleri tarafsız ve yansız olarak lütfen düşününüz acaba bu kitapta her şeyin olmadığını mı, yoksa her şeyin olduğunu mu söylüyor. (Nisa Suresi 28. Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır. Kamer Suresi 22 Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?) Önce bu iki ayete bakalım, Yaradan bizlerin yapısı olarak zayıf karakterde yarattığını söyleyerek, kuranı yemin ederek öğüt ve ibret için kolaylaştırdığını söylüyor. Biz ne diyoruz Rabbim yemin etmesine rağmen ona inanmıyor ve bu kitaptan biz anlayamayız diyerek araya başkalarını sokuyoruz. Rabbim zaten ayetin sonunda Fakat düşünen mi var diyerek kızgınlığını belirtiyor. Gelelim diğer ayetlere. ( Enam sur.38: Biz bu Kitap'ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde hasredilirler. Araf Suresi 52. Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.Yasin Suresi 69. Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/layık olamaz da. Ona vah yedilen, bir öğütten ve apaçık bir Kuran’dan başka şey değildir;Ankebut Suresi 51. Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.Nahl Suresi 64. ayet;Bu Kitap'ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun.89. ayet:Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun.İsra suresi 89. ayet; Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.) Değerli kardeşim yukarıdaki sözler yüce rabbim in sözleri, bunları biliyor ve görüyorsunuz. Sizce hala size söylendiği gibi, kuran anlaşılmayan bir kitap olduğunu mu söylüyor? Elbette hayır, zaten bizler eğer anlamayacak isek nasıl sorumlu oluruz mahşer günü. Demek ki bizlerin yaptığı en büyük yanlış peygamberimize verilmeyen bir görevi yüklemeye çalışmak. Yaptığımız bir başka yanlışta kuran ile değil, beşerin sözleriyle iman etmemizden kaynaklanıyor. Bakın Rabbim peygamberimize Deki onlara diye ne söylemesini istiyor lütfen dikkat edin. (Araf suresi 33. ayet; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.) Bu ayete baktığımızda çok açık anlaşılıyor ki kuranda Rabbim in bahsetmediği, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır. Demek ki kuranda yoksa peygamberimiz bu konuda hüküm verir demek, bu ayete göre haram olduğu anlaşılıyor. Devam edelim.( Araf sur.188. ayet: De ki: "Ben kendi nefsime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlayabilirim ne de bir zarar verebilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım iyilik ve güzelliği elbette çoğaltırdım. Bana kötülük dokunmamıştır bile. Ben, inanan bir topluluk için bir uyarıcı ve müjdeciden başkası değilim. Enam sur. 57. ayet:De ki: "Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı odur. Enam Suresi 50. Onlara şunu söyle: "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem ben! Size ben bir meleğim de demiyorum. Yalnız bana vah yedilene uyarım ben!" Sor onlara: "Körle gören bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?"Cin Suresi 21.ayet. De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim." ) Değerli kardeşim yukarıda bir kısmını yazdığım ayetlerde sizce peygamberimizin görevi çok açık değil mi? Peygamberlik görevini veren Rabbim, lütfen Yaratanın vermediği hiç bahsetmediği bir görevi peygamberimize yükleyerek İslamı içinden çıkılmaz bir duruma getirmeyelim. Dikkat edin bize söylenenler ile kuran ayetleri uyuşmadığında her ne hikmetse kuran tarafında olmamız gerekirken, ne yazık ki beşerin yanında oluyoruz. Gelin dostlar Rabbim e kulak verelim. Elimizdeki altın süzgeci kullanalım. Bizlere aktarılan sözleri de bu süzgeçten geçirelim, doğruysa baş tacı yapalım. Peygamberimizin de istediği bu değilmi zaten. Peygamberimizin hiç unutmayacağımız ve kulaklarımıza küpe olması gereken bir hadisi ile son vermek istiyorum sözlerime. (Benden sonra, benim adıma söylenecek çok söz duyacaksınız, Bu sözleri KURAN İLE KARŞILAŞTIRINIZ ki, benim sözüm olup olmadığı hakkında delalete düşmeyesiniz. Her kim ki, ben söylemediğim halde bu sözü peygamber söyledi derse BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.) Dilerim Rabbimden bizleri kuran yolundan ayırmaz ve yine dilerim ki gözlerimize perde, gönüllerimize mühür vurmazda kuran ışığıyla aydınlanırız. Rahman a emanet olunuz. Halukgta. |
| |
| | #16 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,007
| ne yaptınız bu konuyu yaaaa... panayıra dönmüş resmen... ![]() hem okunmayacak biçok şey pastalamak yerine önce yazılanları sakin kafa ile okuyup idrak çalışmaları yapmak daha hayırlı olurdu... |
| |
| Konu Araçları | |
| |