ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 22-05-2008, 11:30   #1
zeynep.13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Sırat...

SIRAT
HER İNSANI BEKLEYEN
GERÇEK GELECEK

Fani dünyada kısacık bir hayat
Tasasıyla kederiyle,sevinciyle neşesiyle,yazıyla kışıyla,emellerden küçük ve sonu meçhul bir hayat…Ne gelirken ne de giderken bize sorulmadan önümüze konmuş bir hayat…Ağlayanı ile güleni aynı yerde yaşayan,altı ölülerle üstü dirilerle dolu bir dünya…Çiçekleri ve dikenleri imtihan için kurulmuş koca bir alan.
Vakti geldiğinde ertelemez ölüm
En büyük gerçek ölüm…İstenmeyen,sevilmeyen, ama gelen ayırım yapmayan,her canlının çaresiz tadacağı acı…Ne öne alınabilir,ne de ertelenebilir.Kim öldü ise,onun kıyameti kopar.(Nerede olursanız olun.tahkim edilmiş yüksek kalelerde bile bulunsanız ölüm sizi bulur.)(en-Nisa,78)
Kıyamet vaktine kadar kabirde bekleme
Kabre konduktan sonra ruh,sorulan sorulara verdiği cevaplara göre ya İlliyyin’e ya da Siccin’e gönderilir.Ruhlar orada yeniden diriltme vaktine kadar bekletilir.Diriltme gününde ise Allah’ın emri ile tekrar cesetlere girerler.Vücutlar ise,kıyamet sabahına kadar kabirde bekler.
Birinci sur’a üfürülmesi ve kıyametin kopması
Zamanını sadece ALLAH’ın bildiği bir günde İsrafil as Sur adlı bir şeye üfürür.(sur’a üfürüldüğü gün,ALLAH’IN diledikleri bir yana, göklerde olanlarda korku içinde kalırlar.Hepsi ALLAH’A boyun eğmiş olarak gelirler.)en-Neml,87}

‘‘Gök yarılıp rabbin emrine boyun eğer ,yer uzatılır,içinde olanları atıp tamamen boşalır ve rabbine boyun eğer.’’(el-İnşikak-1-4); ‘‘Büyük bir gürültü koparır,o gün insanlar ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneler gibi olur,dağlar atılmış renkli yüne benzer.’’(el-Karia1-5)

‘‘Tek bir çığlıkla hepsi bir düzlüğe dökülecekler.’’(en-Naziat-6-14)‘‘Sur’a üfürüldüğü gün herkes bölük gelecek , gökler kapı açılacak,dağlar yürütülüp serap olacak.’’(en-Nebe;18-20)


Sur’a üfürülmesi,herkesin tekrar diriltilmesi ve ruhlarla bedenlerin tekrar birleştirilmesi
Tekrar Sur’a üfürülür.Ruhlar bedenlerine döner.Gözleri dalgın dalgın,çekirgeler gibi yayılmış olarak,o çağırana koşarak kabirlerinden çıkarlar.kafirler ‘bu ne zor bir gündür derler’ (el kamer,8-9) ‘‘kabirlerinden çabuk çabuk çıkacakları gün,gözleri dönmüş,yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar.işte bu,söz verilmiş olan gündür ’’ (el mearic,43-44)


Mahşer meydanında toplanma
Melekler,cinler hayvanlar ve insanlar yeniden yaratıldıktan sonra bir meydanda toplanırlar.bu toplanma yerine mahşer denir.Akıllı,deli,büyük,küçük, kadın,erkek,iyi,kötü herkes orada toplanır.Hayvanlar hak hukuk alınıp verildikten sonra toprak olup giderler.Kafirler onların bu durumunu görünce toprak olmayı dilerler.Ama fayda etmez
Mahşer yerine herkes,dünyada peşinden gittiği lideri ile gelir.Firavun,kendisini ayakta tutanların başında durur.diğer tağutlar da adamları ile gelirler.
Sıcağın haddi hesabı olmayacak şekilde bunalttığı bir yer olan mahşerde,ne kadar bekleneceğini sadece ALLAH bilir.İnsanlar bir an önce akıbetlerini görmeyi isterler.Mahkeme-i kübra’nın kurulması istenir.Şefaatçi aranır.Peygamberler dolaşılır.O gün insanların gerçek önderlerinin peygamberler olduğu anlaşılmış olur.Peygamber aleyhisselam efendimizden başkası şefaate yanaşamaz.
‘‘O gün kişi kardeşinden, annesinden,babasından,karısınd an ve oğullarından kaçar.
O gün herkes kendi derdine düşer.
O gün birtakım yüzler aydınlıktır,gülmekte sevinmektedir.
O gün bir takım yüzlerde tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
işte bunlar inkarcı olanlar,ALLAH’ın emrinden çıkanlardır.’’ (abese34-42)


O gün yedi sınıf insan hiçbir sıkıntı ile karşılaşmaz .Arş’ın gölgesinde gölgelenir.O yedi sınıf insanlar şunlardır:
1-Adeletle hükmeden bir sultan,
2-ALLAH’a ibadetle büyüyen genç,
3-Kalbi mescitlere kilitlenmiş insan,
4-ALLAH için birbirini seven ve O’nun için buluşup ayrılan iki mümin,
5-Güzel ve mevki sahibi bir kadının zina teklifini ‘ben ALLAH tan korkarım’diyerek reddeden,
6-Sağ elinin verdiğinisol eli bilmeyecek şekilde gizli sadaka veren,
7-yalnız bir yerde ALLAH’ı hatırlayıp göz yaşı akıtan


Herkese amel defterinin okutulması

Herkese,dünyada yaptığı işlerin hepsinin kayıtlı olduğu amel defteri verilir.Defterleri sağ tarafından verilen kimseler cennetlik bahtiyarlar,sol tarafından veya arkasından verilen kimseler ise cehennemlik bedbahtlar olacaklardır.Bahtiyarların hesabı ya çok basit geçecek veya onlar hiç hesaba çekilmeyecek,bedbahtlar ise çok çetin bir hesabla karşılaşacaklardır.

‘‘…. İşte o vakit kitabı(amel defteri)sağ eline verilmiş olan kimse derki:gelin kitabımı okuyun.Çünkü ben hesabıma ulaşacağımı (hesaba çekileceğimi)zannetmiştim!Artı k o hoşnut bir hayatta yüksek bir cennet’tedir.’’(el-hakka,19-22) kitabı sol eline verilmiş olan ise,der ki:eyvah,keşke kitabım bana verilmeseydi….Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim…(el-Hakka,25-27)

İnsan,kendi amel defterinde hayatının bütün teferruatını görünce hayret edecek ve kur’anın tabiriyle şöyle diyecek:Eyvah bize bu deftere ne olmuş,küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış…(el-Kehf,49).


Mizanın kurulması ve amellerin tartılması

Kıyamet günü adalet terazileri koyacağız.Hiçbir kimseye hiçbir kaksızlık yapılmaz.Hardal tanesi kadar bile olsa yapılanı ortaya koyarız.Hesab görenler olarak bizler yeteriz.(el-Embiya,47).


Sırat köprüsünden geçiş
Sırat:
Cehennemin üzerinde kurulu bir köprüdür.Kılıçtan keskin,kıldan incedir.Kaygandır.Dikenlidir.K apkaranlıktır.
Allah Müminlere ve münafıklara bir nur verir,o nur ile sırata gelirler.münafıkların nuru söner ve cehenneme düşerler.İyisi ve kötüsü ile müminler kalır.
Herkes onun üzerinden geçecektir.Kafirler ise önceden cehenneme atılırlar.
Müminlerede dünyadaki amellerine göre nur verilir.Kimininki çok,kimininki, az olur.Dağ gibi bir nurla gelen olur.Cılz bir nur la gelen olur.
Herkes nuru kadar bir süratle sırattan geçer.
Ahiter aleminin enzor olaylarından birisi sırattır.orada insan kendisinden başka kimseyi düşünmeyecektir.Aişe radıyallahu anha validemiz,bir defasında Peygamber aleyhisselama kıyamet gününde ailesini hatırlayıp hatırlamayacağını sorduğunda şu cevabı vermiştir
‘üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz:Mizanda,amel defteri verilirken ve sıratta.
Melekler bile,günahsız oldukları halde sırattan korkmuşlardır.Herkes imanına ve ameline göre bir hızla onun üzerinden geçer kimi şimşek hızı ile kimi at hızıyla kimi sürünerek…herkes ameline göre…
O günün dehşetinden kimse konuşamaz .Sadece peygamber aleyhisselam efendimiz:
Allahım!
Selamet ver, selamet ver,selamet ver. Diye dua eder
Sırattan ilk geçen Ümmet-i Muhammed ve onun başında da Rasulullah sallallahu aleyhi ve selem olur.
Haramlar,riya,zulum,zekatı ihmal,namazlarda tembellik,emanete ihanet,sıla-ı rahimi koparma,küçük günahlarda ısrar….sıratta çengellere takılmaya neden olan şeylerin başında gelir.
Kamil bir imanın yanında o imanın gereklerini yerine getirmek ve dara düşmüş bir müminin sıkntısı ile ilgilenmek ve peygamber aleyhisselamın şefaatini hak edecek amellere sarılmak,küçük çocukların ölümüne sabretmek,kız çocuğu büyütmenin sıkıntılarına katlanmak,sadaka,Allah yolunda cihat,Allah korkusundan göz yaşı akıtmak… sırattan geçmeyi kolaylaştıran en önemli işlerdir.

Sırattan cennete geçiş veya cehenneme düşme
‘‘o gün erkek-kadın bütün müminlerden çıkan nurun önleri ve sağ yanları yönünde ilerlediğini görürsün.Onlara“Müjdeler olsun ki,altlarından ırmaklar akan ve içlerinde sürekli kalacağınız cennetler sizi bekliyor.İşte büyük başarı budur.”Denir.
O gün erkek-kadın bütün münafıklar,müminlere “bize doğru bakında yüzünüzün nurundan ışık alalım.”derler.Fakat onlara“Geldiğiniz yere dönünde nuru orada arayın.”diye seslenilir.
Bu sırada aralarına kapısı olan bir duvar çekilir.Bu duvarın gerisinde rahmet ve dış tarafında azap vardır.
Münafıklar,müminlere “Dünyada sizinle birlikte değimliydik?”diye seslenirler.Müminler de onlara şöyle derler:“Evet,birlikteydik.Faka t siz kendiniz eğri yola saptınız,hep komplo peşinde koştunuz,gerçeklerden kuşku duydunuz,asılsız kuruntulara kapıldınız,sonunda Allah’ın emri gelince öldünüz,o yaman ayartıcı(şeytan) sizi Allah’ın affediciliğine güvendirerek baştan çıkardı.
Bugün ne sizden ve ne de kafirlerden fidye kabul edilmez.Varacağınız ter cehennem ateşidir.Size orası yaraşır.Orası ne kötü bir yerdir.”(hadid suresi,11-15)
ALINTI
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:02   #2
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Yaş: 25
Mesajlar: 72
Varsayılan Yanıt: sırat...

Bu konu hakında sırat köprüsü yanında kıldan ince kılıçtan keskin köprü var. Bundan geçmekte çok zor geçtin geçtin geçemediysen ateşi boyladın. Bu ne saçmalık bu ne rezillik anlamadım gitti nerden çıkarmışlar, nerden uydurmuşlar kimse bilmez. Acaba bunu uyduran kişi bunları yaşamıştamı yazmış ne kötü uydurupta yazmış. Allahtan ahit mi almış. Allah onları kahretsin.

Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.

Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: “İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?” İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

selam ile

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:17   #3
zeynep.13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Sırat...

kardeşim siz ya hiç kuran okumadınız yada kuran diye başka bi kitap okuyosunuz. Rabbim öbür dünyayı ve orda karşılaşacağımız şeyleri Kitabımızda bildirmiştir. sırat köprüsünden bahsetmek için ordan geçmek gerekmiyor. oranın ne kadar zorlu olduğu neye benzediği hem Kuranda anlatılıyor. Hemde Peygember Efendimiz anlatıyor. Rabbimiz ve Peygamberimiz bunları anlattığı halde görmeden inanamıyosanız tam bi inanç içinde değilseniz nasıl olur da müslümanım diyebiliyosunuz.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:21   #4
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Yaş: 25
Mesajlar: 72
Varsayılan Yanıt: Sırat...

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi zeynep.13 Mesajı Göster


Sırat köprüsünden geçiş
Sırat:
Cehennemin üzerinde kurulu bir köprüdür.Kılıçtan keskin,kıldan incedir.Kaygandır.Dikenlidir.K apkaranlıktır.
Allah Müminlere ve münafıklara bir nur verir,o nur ile sırata gelirler.münafıkların nuru söner ve cehenneme düşerler.İyisi ve kötüsü ile müminler kalır.

Herkes onun üzerinden geçecektir.
Hangi ayette yazıyor bu anlattıkların??
sonra birde insanı müslüman değil diye suçluyorsun.........
Müslümanlık bu safsatalara inanmak mı?

Düzenleyen: asıl-bilgi , 22-05-2008 - 15:23.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:26   #5
zeynep.13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Sırat...

Sırat Köprüsü Nedir? (Kuran'dan ve Hadislerden Açıklamalar)

--------------------------------------------------------------------------------


“Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrayacaktır. Bu, Rabbinin üzerine kat’i olarak aldığı, kaza ettiği (bir şey) dir. Sonra takvaya erenleri kurtaracağız, zalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız.”

(Meryem; 71-72)


Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur:
“Cehennem üzerine sırat köprüsü kurulur. Bu köprüden, ümmetiyle ilk geçecek olan peygamber benim. O gün peygamberlerden başkası konuşamaz. Peygamberler de: “Allah’ım ümmetime selamet ver, sen onları koru!” diye dua ederler. Cehennemde demir çengeller vardır. Seden ağacının dikenine benzerler. Yalnız bunlar çok büyüktürler. Büyüklük derecelerini yalnız Allah bilir. Herkesi isyanına göre cehenneme çekerler. Onlardan bir kısmı ameline göre helak olur, yok olur, ateşte erir. Bir kısmı hardal tanesi kadar kalır ve sonra kurtulur.”

(Buhari, Müslim)


Sırat köprüsü, mahşer gününde cehennem üzerine kurulan köprüdür. Dünyadaki köprüler sabit ve herkes için aynı olmalarına karşı, ahiretteki bu köprü kişilere ve onların amellerine göre değişkendir. Çünkü o takva sahipleri için en güvenli köprü durumundadır. Fısk ve fücur ehli için ise, hadis-i şerifte ifade edildiği gibi;

“Kıldan ince ve kılıçtan keskindir.”

(Ahmed b. Hanbel, Beyhaki)


Ateş çukurunun üzerine kurulan bu ince, keskin köprüyü görmek, sonra onun üstünden geçmek zorunda kalmak, inkarcı ve günahkarlara binlerce ölümden beter olan korkuları bir arada yaşatır. Bu korkularda boşa gider. Çünkü, bu insanlar köprünün değişik yerlerinden yuvarlanıp cehenneme düşerler. Veya cehennemden çıkan katran gibi siyah bir kelle, kuşun yemini kapması gibi bu insanları tek tek ağzına alıp cehenneme indirir. Ya da zebaniler çengel atıp onları baş aşağı çekerler.
İbn Mes’ud (R.A)’ dan rivayetle Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur:
“Allah evvelkileri ve sonrakileri, (yani bütün insanları) o belirtilmiş gündeki -kıyamet günündeki- duruşma için toplar. Kırk sene ayakta, gözleri hayret ve dehşetle bakar oldukları halde haklarında verilecek hükmü beklerler. Allah-u Zülcelal, bulutların arasında arşdan kürsiyle tecelli eder, sonra bir görevli melek şöyle seslenir: “Ey insanlar! Sizi yaratan, size rızık veren, kendisine ibadet etmenizi ve hiçbir şeyi ortak koşmamanızı emreden Rabbinizin, herbirinizi dünyada iken kulluk ettiği şeye kavuşturmasına razı değil misiniz? Bu Rabbimizin adaleti değil midir?” “Evet!” derler ve her topluluk kulluk ettiği ve dünyada gönlünü bağladığı şeye gider.

Dünyada taptıkları şeyler kendilerine gösterilir. Bunun üzerine onlardan bir kısmı dünyada iken taptıkları güneşe, bir kısmı aya, bir kısmı taşlardan yapılma putlara ve kulluk ettikleri şeylerin benzerlerine giderler.

İsa (A.S)' ya tapanlara İsa (A.S)' nın şeytanı; Üzeyr' e tapanlara Üzeyr' in şeytanı gösterilir. Geriye Muhammed (A.S) ve onun ümmeti kalır. Onlar için de Rabbü’l Alemin tecelli ederek onlara yaklaşır ve: “Niçin siz de insanların gittiği gibi gitmediniz?” buyurur. “Bizim göremediğimiz bir ilahımız var.” derler. “Onu görseniz tanır mısınız?” “Onunla bizim aramızda alamet (nişan) vardır. Onu görsek tanırız.”

“O alamet nedir?”

"Açılacak olan perdedir.” Tam o esnada perde açılır.

“Bütün müşrik olanlar, gösteriş yapanlar yere kapanırlar. Geride sığır boynuzu gibi, boynuzları olan bir grup kalır, secde etmek isterler fakat yapamazlar. (Gözleri düşkün bir halde kendilerini bir zillet saracaktır.) Halbuki vaktiyle (dünyada) başları selamette iken secdeye çağırılıyorlardı da kabul etmiyorlardı.”

(Kalem; 42-43)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:29   #6
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Yaş: 25
Mesajlar: 72
Varsayılan Yanıt: Sırat...

Bana hadis anlatma lütfen, Ayet göster.....................
O yazdığın hadislerin hiçbirini Peygamberimiz(selam olsun) söylememiştir...........
Lütfen Ayet.....................
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:47   #7
zeynep.13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Sırat...

Yol, cadde, geçit. Kur'an-ı Kerim'de sırat, daha çok "müstakim" (doğru) ile sıfatlanarak, Allah'ın rızasına uygun olan ve O'na ileten Tevhid dini ve İslâm dini anlamında kullanılır:

"Kim, Allaha güvenip dayanırsa muhakkak doğru yola (Sırat-ı müstakime) iletilmiştir" (Alu İmrân, 3/101);

"Muhakkak Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rahbinizdir. O halde yalnız O'na ibadet ediniz. Bu doğru yol (Sırat-ı Müstakim)dur (Alu İmran, 3/51).

Fakat ıstılahta sırat denilince ahiretteki "sırat" akla gelir. Sırat mahşer yerinden itibaren Cehennemin üzerinden geçerek Cennete kadar uzanacak bir köprüdür. Bu köprü, haşir günü Cehennemin üzerinde kurulacaktır. Mü'min, günahkâr, kâfir herkes bu köprüye gelecektir. Cennete gidebilmek için bundan başka yol yoktur. Sıratın iki tarafına konulmuş kancalar, oradan geçmeye iyi amelleri yetmeyen kimseleri Allah'ın emriyle çekip Cehenneme düşüreceklerdir. İyi amelleri ağır gelenler, kötülükleri sebebiyle tırmalanıp yara almış olsalar bile Sıratı geçeceklerdir. Bazı mü'minler senelerce sürünerek geçeceklerdir. Sırattan geçiş esnasında Peygamberimiz sırat üzerinde Kurtar, ey Rabbim, kurtar" diye mü'minlere dua edip duracaktır (Müslim, İman, 84/329).

Ebu Said el Hudrî'nin rivayetinde Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

"Mahşerde muhakeme ve muhasebe işlerinden sonra Cehennemin üzerinde bir köprü (Sırat) kurulur. Allah şefaate izin verir. (Mü'minler) ya Allah selamet ver, selamet ver, diye dua eder durur''. Ya Rasulallah, köprü nedir? diye sorulduğunda; "Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilen sa'dan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Mü'minler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Mü'minlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış (hafif yaralı) olarak salıverilir. Kimileri de Cehennem ateşi içerisine dökülür" (Buhari, Müslim, Tirmizi'den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395).

Ebu Hureyre, Peygamberimizden şöyle rivayet ediyor: "Cehennemin ortasına sırat (köprüsü) kurulur. Oradan peygamberlerden ümmetleri ile beraber geçenlerin ilki ben olacağım. Peygamberlerden başka o gün kimse konuşamaz, Peygamberlerin sözleri de "Ey Allah'ım, kurtar kurtar" olur" (Buhari ve Müslim'den naklen, Tâc, V, 377-378).

Ebû Sa'id el-Hudri'nin rivayet ettiğine göre, Sırat köprüsü, kıldan ince, kılıçtan keskindir. Sırat'ın uzunluğu bin senelik yokuş, bin senelik iniş ve bin senelik de düzlüktür. Bu mesafe bazı insanlar için olacaktır. Her bir kimsenin bu mesafeyi geçmesi, amelleri ile orantılı bir zamanda olacaktır (Mansur Ali Nasıf, Tâc, V.394; Acluni, Keşfül-Hafa, II, 31). Bazı ulemâya göre Sırat'ın kıldan ince, kılıçtan keskin olduğuna dair rivayetler, bu köprünün üzerinden geçmenin pek müşkil ve zor olduğundan kinayedir.

Mü'minlerin Sırat'ın üzerinden çabuk geçip geçmemeleri, onların haramlara yönelip yönelmemelerine bağlıdır. Kalbine haram işleme düşüncesi gelip de ondan hemen yüz çevirip uzaklaşan kimseler Sırat'tan çabuk geçecektir.

Sırat üzerinde her bir mü'minin yalnız kendisinin faydalanacağı bir nûru vardır. Bu nurdan başkası faydalanamayacaktır. Kimse, başka bir kimsenin nûru içerisinde gidemeyecektir. Nurunun intişarı nisbetinde her bir mü'mini Sırat geniş veya dar olacaktır. Sırat'ın genişliği hadd-i zatında bir ve aynı olduğu halde, üzerlerinden geçenlerin nurları nisbetinde kimisine ince ve sıkıcı, kimisine enli, rahat ve hoş görünecektir.

Yüce Allah şöyle buyurur: "Ey iman edenler, günahlarınıza samimi bir tevbe ile Allah'a dönün! Umulur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları önlerinden ve yanlarından koşar da, "Ey Rabbimiz, nurumuzu tamamla, bizi bağışla; muhakkak sen her şeye kadirsin " derler " (et- Tahrim, 66/8). Bu âyette, mü'minlerin nurlarından kastedilen, iman ve amelleriyle husûle gelen nurlardır. Özellikle bu nurları Sırat üzerinde onları yedip götürecek ve selamete çıkaracaktır. Münafıklar, karanlıkta kaldıkça mü'minler "Rabbimiz, nurumuzu söndürüp de bizi de kâfirler ve münafıklar gibi karanlıkta bırakma! Varacağımız yere kadar nurumuzu devam ettir ki, bu nurla sevinelim, karanlıkta kalıp perişan olmayalım" derler: "O gün (sıratta) münafık erkeklerle münafık kadınlar, mü'minlere, bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, derler. Onlara, dönün arkanıza da bir nur arayın, denilir. Nihayet, onların arasına, bir kapısı olan ve içinde rahmet ve dışında azab bulunan bir sür çekilir" (el-Hadid, 57/13).

Allah Teâlâ yine şöyle buyurur:

"Sizlerden hiç bir kimse yoktur ki oraya (Cehenneme) uğramamış olsun. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür. Sonra biz, iman edip kötülüklerden sakınanları kurtarırız. Zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız" (Meryem, 19/71-72).

Bir rivayete göre cennetlik mü'minlerin Cehenneme uğramaları, üzerindeki sırattan geçmelerinden ibarettir. Herkes bu köprüye gelecek ve Cehenneme girecek olanlar da buradan gireceklerdir. Mü'minlerin Cennete yollarının Cehennemden geçmesindeki hikmet; sevinçlerinin fazlalaşması ve kurtuldukları için şükürlerinin artması ve kâfirlerin üzüntülerinin çoğalmasıdır. Çünkü dünyada düşman saydıkları mü'minlerin kurtulması, kendilerinin Cehenneme atılmaları, kâfirler için azab üzerine azab olacaktır.

Mutezile'nin çoğu ve Kadi Abdulcebbâr el-Hemedâni (ö. 415/1025), Üzerinden geçmek mümkün olamaz; mümkün olsa bile, Sırattan geçmek müminlere eza ve cefa çektirir" diyerek Sıratı inkâr etmişlerdir.

Halimi (ö. 403/1012) gibi bazı âlimler de, kâfirlerin Sırat'a uğramadan doğrudan doğruya Cehennem'e atılacaklarını söylemişlerdir. Bunlar, bu görüşlerini Ebu Sa'id el-Hudrî'nin rivayet ettiği bir hadise dayandırmışlardır. Bu hadise göre, Mahşerde bir münâdi, "Her ümmet dünyada nelere tapıyor idiyse, onların ardına düşsün" diye çağırır. Bunun üzerine münezzeh ve yüce olan Allah'tan başka şeylere, putlara ve heykellere tapagelen ne kadar kimse varsa, onlardan hiçbiri kalmaksızın Cehenneme dökülürler. Artık ortalıkta iyi ve kötülerden yalnız Allah'a ibadet etmiş olanlar ve ehl-i kitabın kalıntılarından başka kimseler kalmayınca, Yahudiler çağırılacak ve onlara "siz neye ibadet ediyordunuz?" denilecek. Onlar "Allah'ın oğlu Üzeyr'e tapıyorduk" diyecekler. Bunun üzerine onlara, "yalan söylediniz! Allah hiç bir eş ve oğul edinmedi" denilir. Bunlar susadıklarını söyleyerek Cenab-ı Allah'tan su isteyince, kendilerine serap gibi görünen ateşe götürülecekler ve birbirlerini çiğneyerek Cehennem ateşinin içine yuvarlanıp döküleceklerdir. Sonra Hıristiyanlar çağırılacak, "sizler kime ibadet ediyordunuz?" denilecek. "Allah'ın oğlu Mesih'e ibadet ediyorduk" diyecekler. Onlara da "yalan söylediniz! Allah hiç bir eş ve oğul edinmedi" denilecek. Bunlar da susadıklarını söyleyerek Allah'tan su isteyince, kendilerine, " Haydi suya gelmez misiniz" diye işaret olunur. Serap gibi görünen Cehenneme doğru toplanacaklar ve birbirlerini çiğneyerek Cehenneme döküleceklerdir". Bu hadisin devamında: Geride kalanlara, tanımadıkları bir surette Allah Teâlâ'nın tecelli edeceği, sonra şiddet ve dehşetin kaldırılarak samimi olarak Allah'a ibadet edenlerin secde etmelerine izin verileceği, diğerlerinin -secde etmek istediklerinde- kafalarının üzerine düşecekleri, daha sonra Allah Teâlâ'nın bunlara ilk gördüklerinden başka bir surette (sıfatta) tecelli edeceği bildirilir. Bundan sonra da Cehennemin üzerine köprü (sıratın) kurulacağı ve şefaate izin verileceği beyan edilir (Buhari, Müslim, Tirmizi'den naklen et-Tâc, V, 393-394; metin Müslim'in Sahih'inden özetlenerek alınmıştır, bk. Müslim, Sahih, Kitabül-İman, 81/302).

(Sa'deddin Taftâzani, Şerhul-Makasıd, İstanbul 1305, II, s. 223; Şerhul-Akaid İstanbul 1310; Abdusselâm b. İbrâhim el-Lakkâni, Şerh-u Cevhereti't-Tevhid, Mısır' 1955, s. 235-236; Fahreddin er-Razi, Mefâtihul-Gayb, İstanbul 1308, Kitab-ü Mecmü'atin mine't-Tefâsir, el-Matbaatül-Âmire İstanbul 1319).
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:53   #8
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Yaş: 25
Mesajlar: 72
Varsayılan Yanıt: Sırat...

sevgili kardeşim benim, 3 ayet yazmışsın ama sırat köprüsü ile alakası yok....
Buhariden, müslimden hadis yazmışsın sadece. bak yeni konu açtım, o buhari ile müslüm daha neler yazmış.....Danimarkali mi SAPIK? BUHARIMI ?
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 15:54   #9
zeynep.13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Sırat...

Kuran-ı Kerimde sırattan yol olarak bahsedilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de hadislerlede o yolun nasıl olduğunu anlatmıştır. Peygamberimiz Rabbimin ona bildirmediği hiçbişeyi söylemez. eğer sıratı yukarıdaki gibi anlatmışsa muhakkakki doğrudur. Peygamberimizin sözlerinden de şüphe ediceksek biz onun nasıl ümmeti oluruz.

Eğer siz Rabbimin Rasulunun sözlerine inanmıyosanız kardeşim size diyecek bişeyim yok. Rabbim Peygamberimizin sözlerinden şüphe edenlerden eylemesin. inanmayanlarıda ıslah etsin. selametle
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 16:00   #10
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Yaş: 25
Mesajlar: 72
Varsayılan Yanıt: Sırat...

sevgili zeynep Allah Peygambere bir şeyi belirtmişse bu Kur'an'da mutlaka yazar......
Şayet yazmıyorsa öyle bir şey yoktur ve sadece zandır....

İşte, Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zannınız sizi mahvetti de hüsrana uğrayanlardan oldunuz. Fussilet 23....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 07:44


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats