![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 314
| Mutluluk deyince ne anlıyorsunuz?İnsan nasıl mutlu olabilir acaba? Para pul,şan şöhret, güzel bir villa ve son model bir arabamı yoksa sınırsız mal ve mülke sahip olabilmek veya gösterişli şatafatlı bir hayat, her istediğini yapabilen,Herkese hükmedebilen mi?Ne dersiniz? Hayır sevgili kardeşlerim yukarıda saydıklarımız kişiyi mutlu kılmaz.Malın mülkün,paranında yeter dercede olanı yaşam için gereklidir fazlasıda Allah için dar gelirli olanları sıkıntılarından kurtarmak için dağıtılmalıdır. Sayılan kavramların hepsi geçici anlık yaşamdan zevk alma halir. Ve sonu gene can sıkıntısı ve huzursuzlukla biter. İnsan oğlu buldukça ister.İstemenin sınırı yoktur. Ama bunlara sahip olabilmek;Sadece nefsini tatmin etmekten geçici zevkleri yaşamaktan öte geçemez. Mutluluk bir zevki yaşamak değildir. Zevki yaşarsınız, zevk bitince olay da bitmiştir. Zevkleri yaşamakla mutluluğu sakın aynı şey zannetmeyin. Mutluluk öyle bir şey olmalıdır ki hem dünya hemde ahiret hayatını kapsamalıdır. Ve en önemlisi kesintisiz ve süresiz olabilmelidir. Mutluluk; devamlı bir vetiredir. Allahü Teala biz kullarını okadar çok seviyormuş ki.bizleri kendisine kul olabilelim ve mutlu olalım diye yaratmış. Allahû Tealâ diyor ki: 51/ZÂRİYÂT-56: Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya'budûn(ya'budûni). Ve Ben, insanları ve cinleri, Bana kul olsunlar diye yarattım. Allah’a kul olabilmek ise bir seri güzellikleri yaşamayı ifade ediyor. Allah’a kul olabilmek ve bu kulluk sonucunda yedi kademe mutluluğu yaşayabilmek ,kişinin kendi özgür iradesine bağlıdır. Yüce Rabbimiz biz kullarını şeytana inat ufacık bir dilekle dünya ve ahiret mutluluğuna adım attırır. Yaratılışta nefsin 19 afetleriyle yaratılmışız.Hepsi şeytanın istediği şekilde yani onun dostu ve kulu durumundayız. Bu şeytanın dostu ve kulu olmaktan nasıl kurtulabiliriz? Yaratıcımızın Yunus suresindeki 7 ve 8 ayetlerde söylediği onun olmazsa olmaz kanununu yerine getirmek ve şeytanın kulu ve dostu olmaktan kurtulmak gibi. Allahû Tealâ diyor ki: 10/YÛNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne). Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. 10/YÛNUS-8: Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne). İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir). İşte böyle kardeşlerim İçimizden gelen sıcacık bir dilekle Allah’a Ey Yüce allah’ım nasılki bütün evliyalarının ruhlarını yaşarken kendine erdirerek ermiş kıldıysan benim ruhumuda yaşarken kendine erdir.Benim ruhumuda kendine erdirerek ermiş evliya olan dostlarının arasına katıver.Diye sıcacık bir istekte bulunursanız Allah’a ulaşmayı dilemiş sayılırsınız.Allah’a ulaşmayı dilediniz .Bu andan itibaren Allah’ın kulu ve evliya kullarından biri olarak mutluluğu yaşamaya başlarsınız. Dileği dilediğiniz andan itibaren Allah şeytanla sizin aranıza bir set çekerek sizi şeytanın etkilerinden koruyarak size huzuru ve mutluluğu yaşatmaya başlar. Şeytanın sizin üzerinizdeki sultanlığı son bulmuştur.Sinirden tırnaklarını yiyiyordur.Bütün şeytanlar insanları mutsuz edebilmek için özel bir gayret sarfederek yaşarlar. Dileği gerçekleştirdiğiniz andan itibaren mutluluğu yaşamak Allahû Tealâ’nın bir ni’metidir şeytanla olan ilişkilerinizi bıçakla keser gibi bir anda keser. Keserse nemi olur? Mutlu ve huzurlu olursunuz. Allahû Tealâ diyor ki: 24/NÛR-21: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun). Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir). .İşte bizler sizlere hem dünya hem de ahiret mutluluğunu yaşatabilmek için çabalıyoruz.Sözlerimizi lütfen dikkat ederek inceleyiniz.Göreceksiniz ki bizler Allah’ın Kuran’daki ayetlerinle açıklama yapıyoruz ve Yüce Allah şahit ki doğruları söylüyoruz. Mutluluk;kelimelere sığmayan öylesine huzur dolu ve muhteşem olan, 1- Devamlı bir vetiredir, kesintisizdir.süresizdir.Ömür boyu sürer. Ölüncede ahrette devam eder. 2- Hem iç dünyanızda mutlu ve huzurlu olacaksınız, 19 afetle donatılmış bulunan nefsinizle 19 hasletle donatılmış bulunan ruhunuz arasındaki kavga bitecek,zira zikrettikçe nefsinizide ruhlaştıracaksınız.artı dış dünyanızda başka insanlarla olan ilişkilerinizde mutluluğu ve huzuru yaşayacaksınız. Başka insanlarla olan kavganız bitecek hem de Allah ile olan ilişkilerinizde mutluluğu ve huzuru yaşayacaksınız. Siz Allah’ı çok seveceksiniz, Allah’a âşık olacaksınız, Sevgili kardeşlerim, “Herşey çok mu güzel yoksa bana mı öyle geliyor?” diyeceğiniz günler çok uzakta değil.Allah’a hayran olacaksınız her bir kademe daha üst boyutta bir mutluluğu ifade ediyor. Şeytanla ilişkiniz yok edilmiştir. Şeytan, sizi kötülüklere davet edemez, şeytan sizi Allah’ın yasaklarını işlemeye zorlayamaz, Allah’ın emrettiklerini yapmamaya da zorlayamaz. Artık o sizin için yoktur. Ta ki Allahû Tealâ ruhunuzu Allah’a ulaştırana kadar. Mutlaka ulaştıracaktır. Çünkü Allah’ın verilmiş sözü var. Allahû Tealâ diyor ki: 42/ŞÛRÂ-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu). (Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır Eğerki mutlu değilseniz mutluluğa Allah’ın gösterdiği formülüyle hak ederek ulaşabilirsiniz. Sevgili kardeşlerim, görüyorsunuz ya mutlu olmak elinizdedir. İç dünyanızda, dış dünyanızda, Allah ile olan ilişkilerinizde anlaşmazlığın, kavganın sona ermesi hali; sizin mutluluğun üç ayrı cephede de bütününe sahip olmanız anlamına geliyor. O zaman yaşamanın gerçekten sevinç verici, mutluluk verici muhteşem bir olay olduğunu yaşayacaksınız. Bizleri yaratan yüce Yaratıcımızın adını yürürken,otururken ve yatarken içimizden sürekli ard arda söyleyerek mutluluk merdivenlerini birer birer çıkarak sonsuz yedi kademe mutluluklara adım atanlardan ve yaşayanlardan olabilmeniz umuduyla; Allahû Tealâ’nın hepinizi bütün bu hedeflere ulaştırmasını, iç dünyanızda, dış dünyanızda ve Allah ile olan ilişkilerinizde sonsuz saadetlere ulaştırmasını Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimizi hepinize sonsuz saygı ve sevgilerimizi sunarak burada tamamlıyoruz.İnşaAllah.SÇS. ARO.. |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| inşallah Allah bize dünya ve ahiratte mutlu yaşamı nasip eder Allah' kul olabilmek duasıyla paylaşım için teşekkürler |
| |
| Konu Araçları | |
| |