ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 07-06-2008, 14:09   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,687
Varsayılan Zalimin İştahını Kabartacak Tevazu Zillettir


Allah'ın huzurunda hesap vereceğini düşünmeyen, dünya hayatından sonra ahiret hayatının hesabını yapmayan ve inanmayan, insanın kendi haline bırakılacağını sanan, sahip olduğu güç, kuvvet, iktidar, imkân ve nimetleri nasıl kullanacağı konusunda hesaba ve sorguya çekileceğine inanmayan fert ve toplumlar her zaman zulüm içinde olabilirler ve olurlar. Yeryüzünü zorbalık, kargaşa ve ahlaksızlıkla doldururlar.
Bunun içindir ki, peygamberlerin en büyük maksatlarından biri de insanların zulme uğramamaları ve zulüm yapmalarını engellemeye çalışmaktır. Peygamberler, onların yardımcıları, onlara iman edenler, onların takipçileri insanların ahiretlerinin ve dünyalarının saadetleri için çalışmışlar. İnsanlığı Allah'a imana, emirlerine uymaya, birbirlerine zulmetmemelerine, zulme uğramamaları için çağrıda bulunmuşlar. İmkân bulanlar bunun için düzenlerini sağlamış ve sağlamakla kendilerini mükellef kılmışlar.
Bunun yanında Kabil ile başlayıp Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Cehiller ve yandaşları ile devam eden günümüz şer güçleri de emellerini gerçekleştirmek, menfaat ve çıkarları için kurdukları sistem ve düzenlerinin ellerinden gitmemesi için genelde insanlık âlemine özelde de Allah'a ve Resulüne inananlara ve inançlarını gereği gibi yaşamak isteyenlere zulmetmekten, baskı uygulamaktan, tahakküm altında tutmaktan geri kalmamışlar... Bu şeytan dostları, emelleri için hiçbir şeyden geri durmamışlar ve geri adım atmamışlar. Yukarıda tariflerini yaptığımız çerçevede zalimliklerini ortaya koyup zulmetmişler ve zulmetmeye devam ediyorlar.
Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde: “Allah zalimleri bilendir, Allah zalimleri hidayete erdirmez, Allah zalimleri sevmez, Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir, zalimler kurtuluşa ermez” diye buyrulur. Onun için güç ve kuvvet sahibi olmuş, bununla insanlara baskı ve sindirme yoluyla zulmeden zalim/zorba diktatörlere ve aynı zihniyetteki insanlara, topluluklara kimse güvenmesin, yönelmesin ve dayanmasın! Bu kötülüğü kabul etmek, onlarla beraber gözükmek, beraber yürümek ve alkışlamak aynı suça ortak olmaya sebeptir. Bunlardan da hesaba çekilecekleri ve cezaya müstahak olacakları muhakkaktır. Ancak tövbe edip yaptıklarından vazgeçenler ve tövbelerinin gereğini yapanlar hariç!
Cenab–ı Allah zalim ve zorbalara hikmeti gereği bazen mühlet veriyorsa bu onların iyiliği için değildir. Onlara dünyada bir aşağılanma, ahirette ise büyük bir azap vardır. Ahiretteki elim azabın yanında dünyada da sonlarının hüsran olduğunu Kur’an-ı Kerim’in beyanlarından, Hz. Peygamber ve Allah'ın sevdiği kulların hayat pratiğinden biliyoruz. Yani dünyada tüm insanlığa ders ve ibret olacak bazı cezaları kendi katından verir. Bazı cezaları da kâmil iman, güç ve kuvvet vererek sevdiği salih kullarının eliyle verir.
İslam; mazlumun, mağdurun, kimsesizlerin ve gariplerin yardımına koşmayı emreder. Müslümanların yeryüzünde mazlumun hakkını zalimden almak gibi bir vazifesi vardır. Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam’ın ve ashabının yaptığı gibi zulüm ve istibdadı kaldırmak gibi bir sorumluluğu vardır. Müslümanlar, zalim ve zorbalardan korunmak ve zulümlerine engel olmak için sorumluluklarını yerine getirmekle mükelleftirler. Zira mümin, aziz ve kuvvetli olandır. Zillet ise, İslam’a ve Müslümanlara düşmanlık yapanlarındır.
İslam; zulme, azgınlığa ve tecavüze müsaade etmez. Nereden, nasıl ve kimden gelirse gelsin Müslüman kişi şartlara göre öncelikle fiili olarak, olmazsa sözlü müdahale eder. Bunları da yapamazsa en azından kalbiyle buğzeder. Çünkü zulme rızanın zulüm olduğuna inanır.
İnsanlar bir zalimi görür de onun zulmüne engel olmak için bir gayret içine girmezlerse, Allah’u Teâlâ’nın onun yüzünden onların hepsini cezalandırmasının yakın olduğu inancında olmalıdır.
Zulme uğrayan birini görüp ona yardım etmeye gücü yettiği halde yardım etmeyen kimseden Cenab–ı Allah’ın mutlaka intikam alacağına inanır. Bunun içindir ki, Resulullah aleyhisselatu vesselam Mekke’de en zor ve baskı altında olduğu bir dönemde bile müşriklerin ileri gelenlerinin zulüm ve zorbalıklarına karşı çıkmış, zulme uğrayan mazlumlara yardımcı olmuş, mazlumların haklarını almaya ve onları korumaya çalışmıştır.
Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam, kendi şahsına karşı yapılan her türlü kötülüğü hoşgörü ile karşılardı. Başkasına karşı yapılan haksızlıklara, hele de İslam’ın emir ve nehiylerine taalluk eden ihmalkârlık ve yanlışlıklara karşı tahmin edilmeyecek kadar celallenir, karşı çıkardı.
Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam’ın zulmetmekten ve zulme uğramaktan Allah'a sığındığı gibi bizler de hem kavli hem de fiili dualarımızda zalimlerden olmamak ve zalimlerin şerrinden korunmak için gayret içinde olmalıyız. Zulmetmek müminin evsafından olmadığı gibi zulme uğrayan Müslümanlara yardımcı olmayı İslami bir sorumluluk olduğu inancıyla yapacağız.
Allah'a inanmayan, O’na isyan içinde olan fert ve topluluklarda ve onların kurdukları sistemlerde mutlaka zulüm olacağı için buna karşı korunmanın yolu güçlü olmaktır, kuvvetli olmaktır, birlik olmaktır. Bunun gerekliliği ve sorumluluğu içinde hareket etmek ve kuvveti zulüm aracı olarak kullananların elinden alıp hakkın eline geçmesi için çalışmaktır.
İslam'a ve Müslümanlara zulüm içinde olan şahısları, toplulukları, devletleri, kurum ve müesseseleri tanımalı, bilmeli ve birbirimize tanıtmalıyız. Aksi halde bilmeden bazı masum insanlar onların zulüm ve zorbalıklarına, ahlaksızlık ve dinsizliklerine taraf olsalar, dünya ve ahiretlerinin heba olmasına sebep olur. Zira zalime, kâfire, İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık yapanlara yakınlık duymak, sevgi beslemek, gizli ve açık destekte bulunmak inançta nifak durumuna düşürebilir. İnsanlarımızın İslam'dan uzaklaştırıldığı, İslam'ın ölçü olarak terk edildiği günümüzde her birimizin en yakınının bile böyle bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Birbirimizi ve ulaşabildiklerimizi böyle bir felaketten, tehlikeden kurtarmaya çalışma sorumluluğumuz vardır.
Cenab–ı Allah, bizleri haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardan eylesin! (Âmin)
Yüce Allah’a emanet olun!
İnzar
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 17:47


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats