ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 12-06-2008, 23:14   #1
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan A'raf Neresidir?

A'raf Neresidir? Hakkında Bilgi Verir misiniz?




A'raf, arfın çoğulu ve yüksek bir yer demektir.

A'raf, tefsirlerde Cennet ile Cehennem arasında kurulu olan sur olarak zikredilmektedir. Zaten bu kelime bir sûreye de ad olmuştur. A'raf suresi, A'raftan bahsettiği için bu ismi almıştır.

A'raf esasen orta menzil, orta yer demektir. Âyetten anlaşılan manâsıyla Cennetle Cehennem arasındadır; fakat keyfiyeti hakkında hiç bir malumata sahip değiliz.

Burada bulunan şahıslar kimlerdir? Bu soruya verilen birçok cevap vardır. Fakat verilen cevapların hepsi de dirayetle alâkalıdır. Zira hem A'raf hem de A'rafta bulunanlar hakkında Kur'ân'da zikri geçen hususun dışında herhangi bir rivayet bilmiyoruz. Kur'ân-ı Kerim'de ise üç ayrı tablo sergilenmekte ve bu arada A'raftaki insanlardan bahsedilmektedir.

Birinci bölümde, Cennet ehlinin Cehennem ehline sorusu yer alıyor. Cennet ehli soruyor: "Biz Rabb'imizin bize vadettiğini gerçek olarak bulduk; siz de Rabb'inizin size vadettiğini gerçek olarak buldunuz mu?" Bu soruya Cehennem ehli "Evet" diye cevap veriyor.

Tam bu esnada aralarından bir münâdi şöyle seslenir: "Allah'ın (cc) laneti zalimlerin üzerine olsun!." (A'raf/44)

İkinci tabloda devreye A'raf ehli giriyor. Cennet ehline bakıp "Selam size" diyorlar. Cehennem ehlini gördüklerinde de "Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma!" diyorlar.

Daha sonrada tanıdıkları Cehennem ehlinin ileri gelenlerine dünyadaki sözlerini hatırlatıyor ve onlara ne mallarının ne de çocuklarının hiç bir fayda vermediğini yüzlerine vuruyorlar. Bu sahne değişir gibi oluyor ve son olarak A'raf ehlinin Cennet ehline şu sözleri duyuluyor: "Girin Cennete artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz" (A'raf/49).

Üçüncü tabloda ise, Cehennemdekilerin Cennet ehline verilen nimetlerden kendilerine de vermelerini talep ederek "Suyunuzdan veya Allah'ın (cc) size verdiği nimetlerden bizim üzerimize de dökün" diye seslenişleri yer alıyor. Cennet ehlinin verdiği cevap ise şu oluyor: "Allah (cc) bunları kafirlere haram kılmıştır.." (A'raf/50).

Demek oluyor ki A'raf ehli bir yönüyle Cennet ehliyle diğer yönüyle de Cehennem ehliyle münasebet içindeler. Her iki tarafı da yakından tanımakta ve bilmekteler.

Bu arada bazı sahabiden A'rafın sıratın şerefeleri ve A'rafdakiler de günahı, sevabı müsavi olanlar.. diğer bazılarından da, bunlar peygamberler, şehidler, âlimler ve âdeta melekleşmiş yüksek ruhlu insanlar olup, ötelerden bakar her iki menzilde olup bitenleri görür ve yukarda bahsi geçen muhavereye iştirak ederler, şeklinde rivayetler var ise de tahkik ehlince şayan-ı kabul görülmemiştir.

İsrailiyat ta bunlar günah ve sevapları eşit olan insanlar şeklinde yer almaktadır. Bazıları da bunların insan suretinde melekler olduğunu söylemektedir. Bu son kısım doğru kabul edilecek olursa âyette geçen "Ve hüm yatmeûn" "Onlar Cennet'e girmeyi umuyorlar" ifadesi Cennet ehline râci olur. Yani Cennet ehli Cennetlik olduklarını bildikleri halde daha henüz girmedikleri bir anda.. demek olur.

Bazılarına göre de, Cennet'e bakıp ümitle dolan, Cehennem'e bakıp korkudan ürperen bu insanlar orada Cennet'e tam ehil hâle gelebilmeleri için bir müddet böyle bir sıkıntı ve iç geçirmeyi tatmaları gereken kimselerdir.

Evet günahkârların bazılarına dünyada çektikleri sıkıntılar keffaret olurken, bazılarına da kabir azabı keffaret olmakta ve onları günahlardan temizlemektedir. Ancak bunlarla temizlenmeyecek durumda olanlar ise ahirette böyle bir temizlenme ameliyesinden geçeceklerdir.

İşte bunlardan bir grup da Cennet ehli Cennet'e girdikten sonra bir müddet kalacak ve Cennet umudu ve Cehennem endişesiyle A'rafta ömür süreceklerdir. Bu hayat şekli de onlar için bir keffaret ve günahlardan arınma olacaktır. Ve daha sonra da Cenâb-ı Hakk'ın (cc) rahmet ve inayetiyle Cennet'e gireceklerdir.

Her şeyin hakikat ve içyüzünü Allah (cc) bildiği gibi, A'rafı ve A'raftakilerini de ancak Allah bilir...


Fethullah Gülen
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-2008, 23:30   #2
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 1
Mesajlar: 3,082
Varsayılan Yanıt: A'raf Neresidir?

Allah c.c. razı olsun...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-06-2008, 01:29   #3
salihanur
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: A'raf Neresidir?

araf hakkında ortadaa bir yer olduğunu biliyordum ama bu kadar geniş kapsamlı öğrendiğim iyi oldu.günah ve sevapları eşit olan ya da asker gibi şehit olanlar orada...karşık rabbim biliyor bizi cennetlik etsin allahım oratada kalmayalm inşallah

vera ablammm allah senden razı olsun bu cahilin biraz daha bilgilenmesine vesile oldun...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-06-2008, 01:49   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,394
Varsayılan Yanıt: A'raf Neresidir?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi salihanur Mesajı Göster
araf hakkında ortadaa bir yer olduğunu biliyordum ama bu kadar geniş kapsamlı öğrendiğim iyi oldu.günah ve sevapları eşit olan ya da asker gibi şehit olanlar orada...karşık Rabbim biliyor bizi cennetlik etsin Allahım oratada kalmayalm inşallah
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi salihanur Mesajı Göster

vera ablammm Allah senden razı olsun bu cahilin biraz daha bilgilenmesine vesile oldun...


AYNEN ABLACIM ALLAH SENDEN RAZI OLSUN
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 17:28


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats