![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,860
| Osman Ünlü .:.: www.osman-unlu.com :.:. dan makaleden alıntıdır Kötü huylardan kurtulmak için 30.06.2008 İnsanın huyu değişir mi, huyunu bırakıp başka huylu olması mümkün mü ve insanlar hangi huya elverişli olarak dünyaya gelmektedir gibi sualler, ahlak ilminin mütehassısları tarafından farklı olarak açıklanmış ise de, bunların hepsi üç merkezde toplanmaktadır: 1- İnsanın ahlakı hiç değişmez. Huy, insan gücünün değiştiremeyeceği bir varlıktır. 2- Huy iki türlüdür: Birisi insanla birlikte yaratılmıştır ki bu huy değiştirilemez. İkincisi, sonradan hasıl olan alışkanlıktır ki, bu huy değişebilir. 3- Ahlakın hepsi sonradan elde edilir ve değiştirilebilir. İslam alimlerinin çoğu bu üçüncü fikir üzerinde birleşmektedir. Alimlerin çoğuna göre, insanlar iyiliğe, yükselmeye elverişli olarak doğar. Sonra, nefsin kötü arzuları ve güzel ahlakı öğrenmemek, kötü arkadaşlarla düşüp kalkmak, kötü huyları meydana getirir. Hadis-i şerifte; (Herkes, Müslümanlığa elverişli olarak dünyaya gelir. Bunları sonra anaları babaları, Yahudi, Hıristiyan ve imansız yapar) buyuruldu. Alimlerin çoğuna göre, herkesin ahlakı değişebilir. Hiçbir kimsenin huyu, yaratılıştaki gibi kalmaz. Ahlak değişmeseydi, Peygamberlerin getirdikleri dinler faydasız, lüzumsuz olurdu. Alimlerin söz birliği ile koymuş oldukları terbiye ve ceza üsulleri abes olurdu. Bütün ilim adamları, çocuklarına ilim, edeb vermiş ve terbiyenin fayda sağladığı her zaman görülmüştür. O halde, ahlakın değiştiği güneş gibi meydandadır. Şu kadar var ki, bazı huylar pek yerleşmiş, ruhun hassası gibi olmuştur. Böyle huyları değiştirmek çok zor ise de, değiştirmek mümkündür. Bunu değiştirmek için, nefsin zararlı, kötü isteklerini yapmamak ve nefsin istemediği faydalı, güzel şeyleri yapmak lazımdır. Mevlana Celaleddin Rumi hazretlerine, kötü huylu kimselerden sorulunca, şu ibretli hadiseyi anlatır: “Bir akrep, ırmağın kenarında dolaşmaktadır. Bunu gören kaplumbağa; -Burada ne yapıyorsun der. Akrep de; -Ben ırmağın öte yanına geçmek için çare arıyorum. Çünkü yavrularım ırmağın öte yanında kaldı der. Kaplumbağa onun haline acır ve sırtına alıp su üzerinde yüzmeye başlar. Irmağın ortasına gelince akrep, kaplumbağayı sokmaya çalışır. Kaplumbağa; -Ne yapıyorsun? diye sorunca, akrep; -Hünerimi gösteriyorum. Sen bana iyilik ettin ben de sana iğnemi batırıyorum. Çünkü benim göstereceğim şefkat ancak bu kadardır, cevabını verir. Bunun üzerine kaplumbağa hemen suya dalar ve akrep de boğulup gider...” Mevlana hazretleri sonra şöyle buyurur: “Cahil, yakınlık gösterse de sonunda cahilliğinden ötürü seni incitir. Ahmağın sevgisi, ayının sevgisine benzer. Onun kini sevgi, sevgisi kindir! Kötülükler deposu olan nefsinizi terbiye edin ve bu hususta gevşeklik göstermeyin. Zira o, akreptir.” İmam-ı Birgivi hazretlerine; -Tasavvuf nedir? diye sorulunca buyurdu ki: -Tasavvuf; kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmak demektir. Kalb, bedende emrine itaat edilen ve her hükmü yerine getirilen bir hükümdar gibidir. Vücuddaki uzuvlar onun emri altındaki hizmetçilerdir. Bunun için Resulullah efendimiz buyurdu ki: (İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. Bu iyi olursa, bütün uzuvlar iyi olur. Bu kötü olursa, bütün organlar bozuk olur. Bu et parçası kalbdir.) Kalbin iyi olması, kötü ahlaktan temizlenip iyi ahlak ile süslenmesi demektir. Netice olarak, kadın-erkek her Müslümanın, ahlak kitaplarını ve din büyüklerinin hayatlarını okuyarak, kendilerinde bulunan kötü huyları değiştirmek için çalışması lazımdır. Böylece dünyada rahata, huzura ve ahirette de ebedi saadete kavuşmak mümkün olur. Her Müslümanın ve her insanın birinci vazifesi de bu olmalıdır. Ebüssü’ud el-Bazini hazretlerinin buyurduğu gibi: “Bütün güzel huylar kalbden, kötü huyların tamamı ise nefsten doğar. İyi huylu olmak isteyen, nefsini, dinin emir ve yasaklarına itaat eder hale getirmeli, kalbinden de, Allahü teâlâdan başka şeylerin sevgisini çıkarmalıdır. Böylece kötü huylar, güzel ahlaka çevrilmiş olsun.” |
| |
| Konu Araçları | |
| |