ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 23-07-2008, 21:19   #1
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 47
Varsayılan Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

İşte sizlerin görmemekte ısrar ettikleriniz. Tanrının, bir Peygamberin evlatlık edindiği birinin karısını bir Peygambere helal kılması…

[ Eğer helal kılan varlığın tanrı olduğunu kabul ediyorsanız kendi fikirlerinizi baştan yanlışlıyorsunuz. Çünkü İslam dinine göre de, emir, eğer tanrıdansa sorgusuz uygulanır... ]

----------------------------------------------

İşte insanları doğru yola götüren kitap. Muhammed’in kendi çıkarları doğrultusunda yazdığı ayetlere en önemli örnek, evlatlığı Zeyd’in karısı Zeynep’e aşık olduğu zaman yazdığı ayetlerdir.

[ Hz. Peygamber’in, Hz. Zeyd’in hanımına ilgi duymasını aşk kelimesiyle ifade etmek gereksiz bir zorlamadır. Hz. Peygamber’in Hz. Zeynep’i görme anı tarih kitaplarında, “a’cebe” tabiriyle, “kalbinde ona karşı bir ilgi doğdu.” şeklinde anlatılmıştır. Dolayısıyla “âşık oldu” demek yanlıştır. Doğru çeviri ise “ Hz. Zeyneb’i beğendi.” şeklindedir. ]

----------------------------------------------

İslamiyet öncesinde, kişi ile evlatlığı arasındaki ilişki, ana-baba-oğul gibiydi (günümüzde çağdaş ülkelerde de olduğu gibi)

[Cahiliye devrindeki mezkûr uygulamanın günümüzde çağdaş ülkelerde (!) yaşanıyor olması, bu uygulamanın tartışmasız doğru olduğunu gerektirmez. Olaya çağdaş ülkelerin (!) yaşama şekline uyma mecburiyeti “ezikliğinden” kurtularak mantıklı bir bakış açısıyla yaklaşırsanız evlatlıkla öz oğul arasındaki farkı görür ve bu yerleşik âdetin mantıktan uzak bir uygulama olduğunu fark edersiniz. İslamiyet’e göre, evlatlık bir kız, üvey babasına diğer yabancı kadınlar gibi mahremdir. Çağdaş yaşam tarzında (!) ise arada böyle mahremiyet ilişkisinden bahsedilemez. Bu durum ise baba ile evlatlık kız arasında mahremiyetin sınırlarını kaldırmış, hatta bu durum, –batıda son zamanların önüne geçilmez sorunlarında biri olarak- aile fertlerinin birbiriyle cinsel ilişkide bulunmalarına kadar varmıştır! Şimdi siz, aile içi cinsel sapıklık ahlaksızlığına düşecek kadar aşağılaşmış çağdaş toplumları (!)nasıl olup da bir model olarak kabul edebilirsiniz? Hatta böylesine sapık bir yaşam tarzını “mutlak doğru” kabul edip, ona uymayan toplumları nasıl eleştirebilirsiniz? ]

----------------------------------------------

Muhammed yazdığı bu ayetle bu anlayışı da değiştirmiştir.

[Edebiyat yönünden zirve olduğu, döneminin Müslüman olmayan edebiyatçı-şairleri tarafından bile kabul görmüş bir kitabı, okuma-yazmasız ve gerek edebiyat gerekse diğer alanlarda hiçbir eğitim almamış bir insanın yazdığını söylemenin çağdaş akıl kriterleriyle (!) izah edilebilir bir yanı yoktur. Edebiyat ve şiirin en popüler bilim dalı olduğu cahiliye Arap toplumunda, Mekkeli elit kesim tarafından da her fırsatta dile getirilen aynı eleştirinin, zamanla pamuk ipliğine döndüğünü, Kuran’ın, özellikle icazî yönünden dolayı İslam’ı seçen birçok müşrik edebiyatçının varlığı ispat etmektedir.]

----------------------------------------------

Olayı kısaca aktaralım: Zeyd, Muhammed’in evlatlığıdır. Muhammed bir gün, Zeyd’i görmek için evine gider. Zeyd evde yoktur. Onun yerine karısı Zeynep’le karşılaşır ve hemen âşık [(!)] olur. (Taberi gibi tefsirciler, o sırada Zeynep’in çıplak olduğunu, Muhammed’in bu yüzden âşık olduğunu belirtirler).

[ Taberi Tefsiri’ndeki, Hz. Zeyneb’in o anki halini anlatan rivayette “hâsiraten” kelimesi geçmektedir. (Tefsîru’t-Taber’i, c. 19, s. 116) “H-s-r” kökünden gelen bu kelime, “ortaya çıkmak”, “açmak” anlamına gelmektedir. Bu kelime, Arap dilinde cümle içinde, “Elbisesinin yenini sıvadı.”, “Peçesini yüzünden kaldırdı.” şeklinde kullanılır. (el-Mu’cemu’l-Vasît, h-s-r maddesi, s. 172.) Dolayısıyla, Taberî’deki rivayette geçen bu kelimeden yola çıkarak, Hz. Peygamber’in, Hz. Zeyneb’i “çıplak”ken gördüğünü iddia etmek ve bunu, Taberî gibi, Müslümanlar tarafından değer verilen bir şahsiyete nispet etmek ilmi erdemliğe yaraşmayan bir davranıştır.

Bu alıntıyı yapan kişinin, müslüman bir kadının, evine gelen yabancı bir erkeğe çıplak kapı açmayacağını hatırlayamama talihsizliğine düşmesi de, “çağdaş yaşam biçimi”nin (!) şekillendirdiği, “mahremiyet” tanımayan sapık bilincinden kaynaklanıyor olsa gerek! Nitekim bu olayı, pornografik bir içerik kazandırmaya çalışarak aktarma ahlaksızlığına cüret etmesi de aynı bilincin mahsulüdür! ]

----------------------------------------------

Bunu öğrenen Zeyd, hemen Muhammed’e gidip karısından ayrılmak istediğini söyler. Zeyd’in karısından bir şikâyeti yoktur ama Peygamberin âşık olduğu kadınla da evli kalmayı da doğru bulmamaktadır.

[ Başta, Hz. Zeyd’le Hz. Zeyneb’in evlilikleri problemliydi. Hz. Peygamber, Hz. Zeyneb’i Hz. Zeyd’e istediğinde, Hz. Zeyd azatlı köle olduğu için, Hz. Zeyneb bu evliliğe sıcak bakmamıştı. Fakat Ahzab Süresi 38. ayet indiğinde artık Hz. Zeyneb için evlilikten başka bir yol kalmamıştı: “Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” Neticede evlendiler ama geçinemediler. İki eş de birbirine sert sözler sarf ediyor, sinirli davranıyordu. Gün geçtikçe geçimsizlikleri arttı. Dolayısıyla Hz. Zeyd, Hz. Zeyneb’i “Peygamber’in âşık olduğu kadınla evli kalmayı doğru bulmadığından” değil, şikâyetçi olduğundan boşamak istiyordu. “Zeyd’in, karısından bir şikâyeti yoktur.” diyerek, Hz. Peygamber’i, sırf cinsel isteklerinden dolayı bir yuvayı yıkmakla suçlamak, doğrunun ortaya çıkması amacıyla yapılmış bir eleştiri değil, hakaret amacıyla yapılmış bir suçlamadır! ]

----------------------------------------------

Muhammed bu öneriyi reddeder. Bunun bir nedeni, Muhammed’in evlatlığının karısına göz koymasının, bir yuvayı yıkmasının doğru olmadığını bilmesidir. Diğer bir sebebi ise, Zeyd’in Arap geleneklerine göre Muhammed’in oğlu sayılmasıdır. Yani Zeynep gelinidir… Muhammed öneriyi reddeder ama bir taraftan da Zeynep’i çok istemektedir.

[ Burada çok önemli bir nokta var. “Muhammed bu öneriyi reddeder” sözü, sanki Hz. Zeyd, karısını Hz. Peygamber’e teklif etmiş de, Hz. Peygamber, onun bu önerisini reddetmiş anlamını taşıyor. Hâlbuki Hz. Zeyd’in, Hz. Peygamber’e defalarca gelip söylediği şey geçimsizlik sebebiyle “boşanmak” istemesiydi. Bunu, “Karısını Peygamber’e önerdi” anlamını ima edecek biçimde söze dökmek olayı tahrif etmeye yönelik bir anlatımdır. ]

----------------------------------------------

Bunun üzerine,(her zaman olduğu gibi!) kurtarıcı ayet geliverir: Ahzâb-37 “Ey Muhammed! Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye, ‘Eşini bırakma, Allah’tan sakın diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. Oysa Allah’tan sakınman daha doğruydu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik ki, evlatlıkları eşiyle ilgisini kestiğinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin.”

[ Sizin kurgulayışınıza göre olayın gelişme sürecine bakıldığında, Muhammed, Zeyneb’i çok arzuluyor, fakat iki nedenden dolayı Zeyd’in boşanmasını reddediyordu. Daha sonra inen ayet ise Muhammed’i, bu sıkıntılı durumundan “kurtarmış” (!) ve Zeyneb’le evlenmelerine “yardımcı olmuştur” (!)… Şimdi de, bu tespitin ne kadar doğru olduğunu anlamak için söz konusu ayete (Ahzâb 37) bakalım. Ayette, Hz. Zeyd’le Hz. Zeyneb’in boşanmasından bahsedilirken, “Sonunda Zeyd, eşiyle ilgilisini kestiğinde…” deniliyor. Yani bu ayet, boşanma işleminin gerçekleşmesi için “en ufak bir etkiye bile sahip olmamış”, Hz. Zeyd kendi isteği üzerine Hz. Peygamber’e gelip, boşandıklarını bildirmiştir. Ayet ise boşanma işlemi gerçekleştikten sonra başka bir hususu anlatmak için inmiştir. (Bu husus aşağıda gelecek.) Ayeti anlamadan, üzerine heyecanla bazı yorumlar yapmanız, inşa ettiğiniz fikirlerin buharlaştığını gördüğünüzde sizi üzecektir…]

----------------------------------------------

Muhammed, Tanrı emrini yerine getirdiğini, kendisinde bir suç olmadığını da ifade edebilmek için bir de şu ayeti yazar: (!) “Peygamberin Allah tarafından emrolunanı yapmasından dolayı peygambere hiçbir vebal yoktur…” (Ahzab 38).

[ “Tanrının emrini yerine getirdiğini, kendisinde bir suç olmadığını” sözleriyle eğer Hz. Peygamber’in, “Hz. Zeyd, Tanrı Kuran’da emretti de boşandı, benim ne suçum var?” şeklinde bir savunma yaptığını söylüyorsanız bu ayetin söz konusu boşanma olayına uzaktan yakından bir etkisinin olmadığını yukarıda belirtmiştik… Yok, eğer Hz. Zeyd eşini kendi isteğiyle boşadıktan sonra, “Hz. Peygamber, evlatlığı Hz. Zeyd’in hanımıyla evlendi!” diye eleştirenlere karşı yukarıdaki ayetle (Ahzap, 38) savunma yaptığını söylüyorsanız bu iddiaya da şu şekilde cevap veririz. Kuran’ı Kerim, cahiliye Arap toplumundan kalma kökleşmiş yanlış bir adeti ortadan kaldırmak istemiş ve bu âdetin ortadan kaldırılmasıyla doğması muhtemel tepkileri engellemek için de yukarıdaki ayeti indirmiştir. Tabi ki siz Tanrı diye bir varlıktan şüphe ettiğiniz için tartışma, Kuran’ın kim tarafından ortaya çıkarıldığına gelecektir. Biz “Müslümanlar” olarak, Kuran’ın, bütün kâinatı yaratan bir varlık tarafından, vahiy yoluyla Hz. Peygamber’e indirilmiş bir kitap olduğuna, içindeki hükümlerin Allah tarafından vaz edildiğine inandığımız için yukarıdaki ayetlere ve o ayetler ışığında Hz. Peygamber’in Hz. Zeyneb’le evlenmesi sürecine de şüphesiz iman ediyor, bu olaya “Tanrı’yla Muhammed’in danışıklı dövüşü”, “Muhammed’in kendi yazdığı kitapla insanları kandırması” veya “Tanrı’nın, Muhammed’in cinsel hayatını sağlama alması” şeklinde bakan zavallılara acıyarak gülümsüyoruz. Siz “kâfirler” ise, hakaret ve iftira haysiyetsizliğiyle dopdolu kalbiniz beyninize hükmettiği için, olaya, tarafsız ve mantıklı bir bakış açısıyla yaklaşma dürüstlüğünden uzak, çelimsiz fikirleriniz içinde bocalıyorsunuz. ]

----------------------------------------------

Muhammed’in işin içinden nasıl kolaylıkla sıyrıldığı görülüyor. İşi “ilahi iradeye” döken Muhammed, hem çevrenin tepkisinden kurtuluyor, hem de istediğine ulaşmış oluyor. Üstelik Zeynep’le evlenme gerekçesi olarak, da tamamen saçma bir iddia atıyor ortaya: “…onu seninle evlendirdik ki, evlatlar eşleriyle ilişkilerini kestiğinde onlarla evlenmenin helal olduğu bilinsin!” Sanki böyle bir kural koymak için Kuran’a ayet yazmak yetmezmiş gibi! Gerçekten de, bu kuralı uygulamaya koymak için Muhammed ile Zeynep’in evlenmesine hiç gerek yoktur. Hatta bir yuvayı yıktığı için çok yanlış bir davranıştır bu…

[ Yukarıda da kısaca değindik, Kuran’ı Kerim, bu ve bundan önceki ayetlerle, evlenme yasaklarıyla ilgili konularda, öz oğulla evlatlıkları bir tutan, cahiliye Arap toplumundan kalma yanlış örf ve adetlerin ıslah edilip değiştirilmesini hedeflemişti. Evlatlık bir çocuğun, boşanmış veya sair sebeplerle dul kalmış karısının, kayınpederi ile nikâhlanması geleneğe göre yasaktı. Bu örf, insanlar üzerine öyle derinlemesine nüfuz etmişti ki müslümanlar arasından bir kimsenin kalkıp bunun aksini düşünmesi bile başlı başına bir skandaldı. Allah, toplum içinde böylesine kök salmış son derece yanlış olan bu âdeti, ayetle, bizzat Hz. Peygamber’in evlenmesini sağlayarak kaldırmıştı. Bu âdetin son derece tartışma götürmez, inkârı kabil olmayan sağlam bir örf olduğu sabitken, anılan âdetin kaldırıldığı olayda bizzat Hz. Peygamber’in seçilmesi bir “saçmalık” değil, aksine “son derece anlamlı” bir husustur. Çünkü bu yanlış uygulamanın kaldırılması çok büyük tepkilere neden olacağından baştan, bu tepkilerin karşısına o kadar büyük bir şahsiyet çıkarılmıştır. Yoksa bu uygulamanın sadece Kuran’da bir ayetle yasaklanması doğacak tepkilerin önüne geçmekte sıkıntı oluşturabilirdi. (En doğrusunu Allah bilir.) Şimdi böyle bir ihtimalin bulunduğu açıkça sabitken, kalkıp da, “Bu kuralı uygulamaya koymak için Muhammed’le Zeyneb’i evlendirmek saçmalıktır.” demek aslında saçmalığın kendisidir.

Hz. Peygamber, Hz. Zeyd-Zeyneb ilişkisinin bitmesini kesinlikle istemediği halde, Hz. Zeyd’i, “kendi isteğiyle” hanımını boşamak için geldiği her defasında “Kesinlikle hayır, devam edin!” sözleriyle geri çevirdiği halde, ama sonunda Hz. Zeydin, yine “kendi isteğiyle” hanımını boşadığını bildiğiniz halde nasıl olur da, “Muhammed bir yuvayı yıkmıştır.” diyerek iftira atma düşüklüğüne başvuruyorsunuz? ]

----------------------------------------------

Diyanet vakfı yayınları da bu durumdan rahatsız olmuş olsa gerek ki, ayetin altına açıklama yapmak zorunda hissetmişler kendilerini. Şöyle diyorlar: “…Muhammed Zeynep’e aşık olmamıştı. Muhammed’in içinde sakladığı şey, ona aşık olduğu değil, Tanrı tarafından Zeynep’le evlendirileceği gerçeğiydi. Bunu Zeyd’e söylemiyordu.” Burada, Muhammed’in örnek olsun diye Zeynep’le evlendirilmesi saçmalığına değinmemiş.


[ Burada, yaptığınız alıntının, ileri sürdüğünüz fikirle hiç alakası olmadığının, sözlerinizde çok açık “çelişki” bulunduğunun farkında değilsiniz. Hem, Diyanet Vakfı’nın bu durumdan, yani “kuralı uygulamaya koymak için Muhammed’i Zeyneb’le evlendirme saçmalığından” rahatsız olduğunu ve ilgili ayetin altına, bununla ilgili “açıklama yaptığını” söylüyorsunuz hem de, bu cümlenin hemen sonrasında “Burada, Muhammed’in örnek olsun diye Zeyneb’le evlendirilmesi saçmalığına değinilmemiş.” diyerek “açıklama yapılmadığını” kendi sözlerinizle itiraf ediyorsunuz! Bu ne çelişki böyle!

Doğru olan, iki sözden sonuncusu tabii; Çünkü böylesine köklü ve yanlış bir geleneği kaldıran bir kuralın uygulamaya konması için Peygamber gibi bir insanın olaya katılarak muhtemel tepkilerin önüne geçilmesi son derece makul bir şey… Dolayısıyla Diyanet Vakfı Yayınları, bu konuda rahatsız olacak bir şey görmemiştir.

Sakın, “Diyanet Vakfı Yayınları, ‘Muhammed Zeyneb’e aşık oldu’ sözünden rahatsız oldu, biz de ‘bu durumdan rahatsız oldu’ derken bunu kastettik” demeyin, çünkü sözlerinizin bağlamından böyle bir şeyi çıkarmak zorlama yoluyla bile mümkün değil. Cümlenin öncesinde böyle bir kastı doğrulayacak bir anlam bulmak mümkün değil. Dolayısıyla yukarıdaki yazdığınız paragraf kurgu ve mantıktan tamamen uzak, ilmi yönden eleştirme zahmetine tenezzül edilmeyecek bir paragraf olmuş! ]

----------------------------------------------

Bunun yanında, bir de Muhammed’in Zeyd’e önceden bildiği bir gerçeği söylemediğini, aksine “eşini bırakma” dediğini öğreniyoruz. Yani yalan söylediğini… Diyanet Vakfı bunu peygamberine yakıştırıyor mu, yoksa bir yorum hatasına mi düşülmüş bilemiyoruz ama biz bir peygambere bunu hiç yakıştıramadık..

[ Hz. Peygamber’e, olayın gerçeği vahiyle bildirilmiş olduğu halde, onun Hz. Zeyd’e, “Eşini bırakma!” demesinin “yalan söylemek”le uzaktan yakından bir ilgisinin olmadığını on yaşındaki çocuk bile anlar! Hz. Peygamber, bu sözüyle yalan söylememiş, “yanlış anlaşılmamak” için gerçeğin ortaya çıkmasını zamana bırakmıştır. Bu ise ahlak kuralları açısından gayet normal karşılanacak bir davranıştır. Diyanet Vakfı burada ne bir “yalan yakıştırması” yapmış, ne yorum hatasına düşmüş, burası açık ama biz, bu “saçma” eleştiriyi size yakıştıramadık doğrusu… ]

----------------------------------------------

Bu olayla ilgili yazılan tek ayet de bu değildir. Evlilik olayı gerçekleştikten sonra, halk; “Muhammed kendi oğlunun karısıyla evlendi” şeklinde konuşmaya başlamıştır. Bu olay üzerine Muhammed; eski ve son derece güzel bir gelenek olan evlatlıkların gerçek evlat gibi sayılmalarını öngören geleneği kaldırmıştır. Bunun yerine Kuran’a, evlatlıkların gerçek evlat gibi görülmesini yasaklayan Ahzab Suresi 4-5. Ayetleri yazmıştır.

[ Bu olayla ilgili birkaç ayet (Ahzap Süresi: 36, 37, 38, 39, 40. ayetler) nazil olmuştur. Burada da yine kurgu hatası var; kaldırılan adet Hz. Peygamber ile Hz. Zeyneb evlendikten sonra doğan “tepkiler sonucu” değildir. Aksine bu evlilik söz konusu geleneği ortadan kaldırmıştır.

Aynı zamanda şu sözde yine bir tahrif ve iftira göze batıyor: “Muhammed; eski ve son derece güzel bir gelenek olan evlatlıkların gerçek evlat gibi sayılmalarını öngören geleneği kaldırmıştır.” Durum böyle değildir, çünkü Hz. Peygamber, evlatlıkların “her konuda” gerçek evlat gibi sayılmalarını öngören geleneği kaldırmamış, “onlarla evlenilmesini yasaklayan geleneği” kaldırmıştır. Yoksa İslam Dini, geriye kalan hususlarda, gerek öz-üvey evlatları gerekse evlatlıkları kesinlikle aynı değerde tutmuş, aralarında her hangi bir ayrımcılık gözetmemiştir!

Ahzâb Süresi 4. ayette de, “Allah, evlatlıklarınızı öz oğullarınızla/kızlarınızla bir saymanızı yasaklamıştır” buyrularak, baba ile evlatlıkları arasındaki mahremiyet ilişkisinin öz oğul/kızlar arasındaki mahremiyet ilişkisiyle bir tutulmasının yasaklandığı ilan edilmiş, böylelikle bir babanın, evlatlığıyla olduğu gibi, ondan boşanmış kadınla da evlenmesine izin verilmiştir. Aynı durum öz oğul için geçerli olduğunda, baba, öz oğlundan boşanmış kadınla kesinlikle evlenemez. Yine bu ayetle, miras konusunda da evlatlıklarla öz oğullar ayrılmıştır. Bunların dışında kalan bütün hususlarda evlatlıklarla öz oğullar aynı konumdadır, aynı değere sahiptir. Evlatlıklarla öz oğullar arasındaki farkın sadece bunlardan ibaret olduğu ortadayken, “Muhammed, evlatlıklarla öz oğullar arasında ayrımcılık yapıyor!”, “Muhammed, evlatlıkların gerçek evlat gibi görülmesini yasaklıyor!” diye ortalıkta slogan atmak kuru gürültüden başka bir şey değildir.

Ahzâb Süresi 5. ayette ise şöyledir: “Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin…” Görüldüğü gibi bu ayet de, evlatlıklarla öz oğullar arasında bir ayrım yapmayı öngörmemiş, soylarının, gerçek babalarına nisbet edilmesini emrederek “soy karışması”nın önüne geçmek istemiştir. “Kim, kimin nesi?” belli olmayan çağdaş yaşam biçiminde soy-sop kavramları önemini yitirdiği için seküler düşüncenin kurbanı olan beyinler “nesli muhafaza”nın önemini anlayacak kapasiteden uzaktırlar! Yadırganacak olan asıl nokta ise, bu ayetten hareketle “Muhammed, evlatlıkların öz oğul gibi görülmesini yasaklıyor” şeklinde ucuz, basit söylemlere başvurmalarıdır. ]

----------------------------------------------

Bununla da yetinmeyen Muhammed, “…Muhammed içinizden hiçbir erkeğin babası değildir.” diyen Ahzab 40′ı da yazarak işi tamamen sağlama almıştır.

[ Yukarıdaki paragraflarda geçen iddia ve iftiraların, ne kadar mantıksal kurgudan uzak, zayıf ve saçma olduklarını kanıtladıktan sonra bu paragrafta yer alan ayetin etrafında söylenen sözler de -aynı mantıksız eleştirilerin tekrarı olduğu için- kendiliğinden buharlaşmış olmaktadır. Ayet, etrafında sarf edilen iftiradan bağımsız olarak ele alındığında, “Muhammed’in sizin adamlarınız gibi, bir erkek çocuğunun hiç olmadığı”nı ifade etmektedir. Gerçekten de Hz. Peygamber’in o yaşta erkek çocuğu olmamıştır. Hz. Zeyd onun öz oğlu değil, evlatlığıdır. Ayette, “ricaliküm” kelimesi geçmektedir, bu kelimenin Türkçeye doğru çevirisi ise “erkeklerinizden” değil, “adamlarınızdan” şeklindedir. Çünkü bu kelime Arapça da “herhangi bir” erkek değil, “adam olma yaşına gelmiş” erkek anlamında kullanılmaktadır. Yani “Sizin adamlarınız yaşında erkek çocuğu yoktur.” demektir. ]

----------------------------------------------

Bu karar, hicretin 5.yılında, yani Müslümanlığın 15.yılında gelmiştir. Böyle bir geleneği değiştirmek için Allah tam 15 yıl beklemiş, sonra da tam Muhammed’in işine yarayacağı bir dönemde değiştirmiştir.

[ Seni ve Kâinatı yaratan, sana sınırlı akıl veren bir tanrı’nın hangi kuralı ne zaman koyacağını sorgulaman, bunu alay konusu etmen nankörlükte ne kadar ileriye gittiğini gösterir… Hidayeti Allah verir, bizim çabamız ise bu saçma ve bozuk fikirlerin saf müslümanları etkilememesi için tebliğ vazifesini ifa etmektir. Doğru yolu bulmanız ümidiyle… ]
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-07-2008, 22:01   #2
salihanur
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

yani böyle düşünebildiklerine inanamıyorum...
yuhh diyorum...başka bir şey de diyemiyorum....
ama konuyu çok iyi açıklamışlar allah var...
bu da demek oluyor ki ateistler kendilerine çok güzel kılıf uyduruyorlar
çamur atarak lakin ikici olarak çelilşiyorlar bayağı kendileriyle...
açıkcası bunu bilmiyordum ve öğrendiğim iyi oldu...
Allah razı olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-07-2008, 22:18   #3
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 47
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

ecmain olsun kardeşim...
Mevla hidayet nasip etsin cümlemize..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-07-2008, 22:38   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,394
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

Rabbim akıl fikir doğru yol nasip eder inşAllah!!!yuhhh yani neler düşünüyolar!!!
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-07-2008, 11:03   #5
Ayın Üyesi
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 932
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

Allah hidayet etsin eger etmezse de azabın en çetiniyle cezalandırsın.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-07-2008, 13:01   #6
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,783
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

Bu konuları iyi bilmekte yarar var kardeşlerim , özellikle üniversitede bunun gibi sapık düşünceli insanlarla karşılaşıp sorularına muhatap olacaksınız. Allah cc hidayet nasip etsin ne diyelim , kardeşimizdende Allah cc razı olsun ...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-07-2008, 13:39   #7
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 505
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

bıkmadılar uğraşmaktan bıkmayacaklar da.... beddua etmek biz müminlere yakışmaz. ama diyecek hiç bir söz yok bunlara. allah ıslah eylesin ve kalplerine bir ışık versin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-07-2008, 14:21   #8
salihanur
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi RuBeRu Mesajı Göster
Bu konuları iyi bilmekte yarar var kardeşlerim , özellikle üniversitede bunun gibi sapık düşünceli insanlarla karşılaşıp sorularına muhatap olacaksınız. Allah cc hidayet nasip etsin ne diyelim , kardeşimizdende Allah cc razı olsun ...
aynen Ruberu abim karşılaştım ben bu insanla çok korktum ama beni kendi bildiğimi sandığım bilemediğim şeylerle vurdu...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-07-2008, 14:57   #9
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Jul 2008
Yaş: 23
Mesajlar: 117
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

bu konuyu buraya tasıyıp bızı bu konuda bılgılendırdıgınız ıcın cook tesekkur ederım,gercekten cok faydalı oldu.Allah razı,yar ve yardımcınız olsun..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-07-2008, 14:58   #10
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 47
Varsayılan Yanıt: Ateistlerin, Hz. Peygamber - Hz. Zeynep Evliliği Hakkında İftiraları

ecmain olsun...ne demek..görevimiz...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 17:29


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats