![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyuruyor ki: -“İslam dini üzerinde olana ve kendine yetecek dünyalık verilen ve buna kanaat edene müjdeler olsun.” Yine buyurdu (a.s.v.): -“Ey Fakirler, kalbinizin derinliklerinden fakirliğe razı olunuz. Fakir sevabına ancak böyle kavuşursunuz. Yoksa kavuşamazsınız.” Bu haris olan fakire sevab olmadığını göstermektedir. Fakat onun da sevaba kavuşacağı hakkında gayet açık hadis-i Şerif’ler vardır. Yine buyurdu (a.s.v.): -“Her şeyin bir anahtarı vardır. Cennettin anahtarı da sabırlı fakirleri sevmektir. Çünkü onlar kiyamet günü celis-i ilahidirler. Allah-u Teala (c.c.) İsmail (Aleyhis selam) a vahiy gönderdi: -“Beni kalbi kırık olanların yanında ara.” Ebu’d Derda (radiyallahu anh) buyuruyor: -“Dünyalığı artınca sevinenler ve her gün eksilmekte olan ömrüne üzülmeyenler içerisinde aklı noksan olmayan yoktur. Sübhannallah Aman Ya Rabbi, gittikçe artan ve fakat ömrü eksilen dünyada ne hayır vardır. Bir kimse Amir İbn Abd-i kays (r.a.) a uğradı: ekmekle marul yiyiyordu. Adam: -“Ey Amir, bu dünyada bu kadara kanaat mı eyledin?” dedi. Amir ibn Abd-i kays (r.a.): -“Evet.” Dedi. Adam cevabında: -“Bundan daha az ve aşağısına kanaat eden bir kimse tanıyorum.” Dedi. Bir gün Ebu Zer (radiyallah-u anh) oturmuş, insanlarla konuşuyordu. Hanımı geldi ve -“Sen burada oturuyorsun. Allah (c.c.) için söyliyorum ki, evde yiyecek bir şey yoktur.” Dedi: Ebu Zer (radiyallah-u anh): -“Ey Hanım Önümüzde çetin bir geçit vardır. Yükü hafiflerden başkası oradan geçemez.” Dedi. Hanımı memnun oldu ve geri döndü. Allah-u Teala hazretleri (c.c.): -“Lil-fukarai’l-muhacirine.” Haşr suresi; 8 . Ayet-i kerimesinde fakirliği, hicretten önce buyuruyor. Resulüllah (Sallallahu aleyhe ve sellem) buyuruyor ki; -“Allah-u Teâla (c.c.) çoluk çocuğu fazla ve zahid olan fakiri sever.” Resulüllah ( a.s.v.) yine buyurdu: -“Ey Bilal bu cihandan giderken zengin değil, fakir olarak gitmeye gayret et.” Resulüllah (a.s.v.) yine buyurdu: -“Ümmetimin fakirleri, zenginlerden beş yüz sene önce cennete girerler.” İsa (Aleyhis selam) uyuyan bir kimsenin yanından geçiyordu. İsa (Aleyhis selam); -“Kalk, Allah-u Teâla (c.c.) yı zikret.” Buyurdu. Adam: -“Benden ne istiyorsun? Ben dünyayı isteğenlere verdim.” Dedi. İsa (Aleyhisselam): -“Öyleyse uyu, İstediğin gibi uyu.” Buyurdu Resulüllah (a.s.v.) buyurdu: -“Fakira aşına olunuz. Onlara iyilik yapınız. Çünkü onların saadeti yoldadır.” Eshab (r.a.): -“O nedir Ya Resulüllah (a.s.v.)?” dediklerinde: -“Kıyamet günü onlara, size kim bir parça ekmek veya bir hırka veya içecek bir su vermişse, elinden tutunuz ve cennete götürünüz denir.” Buyurdu. Lokman Hekim (a.s.) oğluna: -“Elbisesi eski olanı aşağı görme. Çünkü senin ve onun sahibiniz birdir.” Dedi. Yahya ibn Mûaz (r.a.) buyuruyor ki; -“Zavalli insan, fakirlikten korktuğu kadar cehennemden korksaydı, fakirlikten de, Cehennemden de emin olurdu. -“Dünyayı istediği kadar Cenneti isteseydi, ikisine de kavuşurdu. -“Dıştan insanlardan korktuğu kadar, kalbden Allah (c.c.) tan korksaydı, dünyaya da, ahirette de saadete kavuşurdu.” İbrahim-i Edhem (r.a.) ın huzuruna bir kimse on bin gümüş getirdi. Almadı. Adam, alması için çok sıkıştırdı. İbrahim-i Edhem (r.a.): -“İstermisin ki, bununla fakirlik defterinden silineyim? Bunu asla yapamam.” Dedi. Allah-u Teala hazretleri (c.c.): -“Lil-fukarai’l-muhacirine.” Haşr suresi; 8 . Ayet-i kerimesinde fakirliği, hicretten önce buyuruyor. Resulüllah (Sallallahu aleyhe ve sellem) buyuruyor ki; -“Allah-u Teâla (c.c.) çoluk çocuğu fazla ve zahid olan fakiri sever.” Resulüllah ( a.s.v.) yine buyurdu: -“Ey Bilal bu cihandan giderken zengin değil, fakir olarak gitmeye gayret et.” Resulüllah (a.s.v.) yine buyurdu: -“Ümmetimin fakirleri, zenginlerden beş yüz sene önce cennete girerler.” İsa (Aleyhis selam) uyuyan bir kimsenin yanından geçiyordu. İsa (Aleyhis selam); -“Kalk, Allah-u Teâla (c.c.) yı zikret.” Buyurdu. Adam: -“Benden ne istiyorsun? Ben dünyayı isteğenlere verdim.” Dedi. İsa (Aleyhisselam): -“Öyleyse uyu, İstediğin gibi uyu.” Buyurdu Resulüllah (a.s.v.) buyurdu: -“Fakira aşına olunuz. Onlara iyilik yapınız. Çünkü onların saadeti yoldadır.” Eshab (r.a.): -“O nedir Ya Resulüllah (a.s.v.)?” dediklerinde: -“Kıyamet günü onlara, size kim bir parça ekmek veya bir hırka veya içecek bir su vermişse, elinden tutunuz ve cennete götürünüz denir.” Buyurdu. Lokman Hekim (a.s.) oğluna: -“Elbisesi eski olanı aşağı görme. Çünkü senin ve onun sahibiniz birdir.” Dedi. Yahya ibn Mûaz (r.a.) buyuruyor ki; -“Zavalli insan, fakirlikten korktuğu kadar cehennemden korksaydı, fakirlikten de, Cehennemden de emin olurdu. -“Dünyayı istediği kadar Cenneti isteseydi, ikisine de kavuşurdu. -“Dıştan insanlardan korktuğu kadar, kalbden Allah (c.c.) tan korksaydı, dünyaya da, ahirette de saadete kavuşurdu.” İbrahim-i Edhem (r.a.) ın huzuruna bir kimse on bin gümüş getirdi. Almadı. Adam, alması için çok sıkıştırdı. İbrahim-i Edhem (r.a.): -“İstermisin ki, bununla fakirlik defterinden silineyim? Bunu asla yapamam.” Dedi. Kimya-yı Saadet (İmam-i Ğazali) rabbim (c.c.) bizleri ve sizleri dünyaya Haris olmayan kullarından eylesin. |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| aminnn... elimizde bu kadar şey varken hep daha fazlasını istemekle meşgul oluyoruz şu ölümlkü dünyada... allah razı olsun abi... |
| |
| Konu Araçları | |
| |