![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 154
| Her şey duyduk. her şey gördük ve nice nice hâdiselerin içine girip çalkalandık. Ama üzüntüyü atıp huzura eremedik. Duygularımızla doyup itmi'nâna ulaşamadık. Çünkü ihtiyaçlarımız başka, o ihtiyaçları gidermek için bize verilen şeyler tamamen başkaydı. Biz suçluya ve günahkâra inecek; kırık kalplerle inleyecek havâri bekliyorduk. Sözü dokunaklı, rûhu hararetli, ifâdeleri alabildiğine ciddî havâri... Bize takdim edeceği tesellileri emniyetle içebileceğimiz; samimiyetle gönül derinliklerimizi kendisine açabileceğimiz, bu imân ve irfânı dağlar gibi sağlam hakikat erlerini, yıllar yılı hep bekleyip durduk. Açlıklar, hastalıklar ve korkular üst üste üzerimize çullanırken; en utandırıcı sefâletler ruhumuzu kemirip, irademizi aşındırırken, ışıldayan ümitlerimizle, hep onun dirilten soluklarını kulaklarımızın dibinde duyduk ve ümitle canlandık. Eğer bugüne kadar duyup hissettiklerimizi bulabilseydik ve eğer bulduklarımıza inanabilseydik; çok gedikler kapanmış, çok aşılmazlar da aşılmış olacaktı. Ama biz, bin defa bir araya geldik; bin defa ümitlerle dolduk. Bin defa bezme girmeye hazırlandık; ve bin defa ahd u peymânımızı bozduk; çünkü aradıklarımızı bulamıyor; bulduklarımızda da aradıklarımızı göremiyorduk! Çağ ve Nesil 1'den... Selam ve Dua ile |
| |
| Konu Araçları | |
| |