![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 314
| Son şeriat kitabı olan Kur'an-ı Kerîm, nebilerin sonuncusu olan Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed S.A.V. e indirildi. AHZAB-40: Mâ kâne muhammedun ebâ ehadin min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyin(nebiyyine), ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen). Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah'ın Resûl'ü ve Nebîlerin (Peygamberlerin) Hatemi'dir (Sonuncusu). Allah, herşeyi en iyi bilendir " Allah beniisrail zamaninda bir peygamberden sonra arkasindan bir peygamber daha gönderirdi. Ben son peygamberim. Benden sonra peygamber gelmeyecek, halifeler gelecek. Kim halifelere itaat ederse tabi olursa, bana itaat etmis gibi olur." Hadis-i Serif Peygamber Efendimiz s.a.v. e indirilen Kur'an bir hidayet rehberi, bir müjde ve bütün kutsal kitap ve sahifelerin tamamidir. Allah'u Tealanin bize nimetidir. BAKARA-97: Kul men kâne aduvven li cibrîle fe innehu nezzelehu alâ kalbike bi iznillâhi musaddikan limâ beyne yedeyhi ve huden ve buşrâ lil mu’minîn(mu’minîne). De ki: “Kim Cibril’e düşmansa o zaman (bilsin ki) muhakkak ki O, ellerindeki (daha önceki kitapları) tasdik eden (Kur’ân’ı), Allah’ın izniyle senin kalbine indirdi. (O Kur’ân), mü’minler için bir hidayet (rehberi) ve müjdedir.” MÂİDE-3:... el yevme ekmeltu lekum dînekum ve etmemtu aleykum ni’metî ve radîtu lekumul islâme dînen... ...Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim. Ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslâm'dan razı oldum... Peygamber Efendimiz s.a.v. den yaklasik 200 sene sonra Kur'an devre dişi birakilarak bir sürü kitaplar yazilmiş. Ve insanlar bu kitaplara davet edilmiş."Siz Kur'an'i anlayamazsiniz, alimlere birakin. Bu konunun uzmanlari kitap yaziyorlar, onlarin yazdigi kitaplari okuyun." Böylece Kur'an-i Kerim bir torbaya konulmuş ve ölen bir kişinin arkasindan okunmasi icin duvarlara asilmiş. Peygamber Efendimiz s.a.v. in buyurdugu gibi; Bir zaman gelecek ki Kur'an'i Kerim'in resmi ve islamin ismi kalacak.Insanlar Allah'tan en uzak kisiler olduklari halde islami isimlerle anilacaklar. Onlarin o gün mescitleri disardan mamur, ama icinde hidayetten eser olmayacak. o gün yasayan alimler gök kubbenin altinda insanlarin en serlileridir. Fitne onlardan cikmistir, tekrer onlara dönecektir." Hadis-i Serif Emaniya kitaplarina tabi olanlar Kuran da olmadığı halde varmış gibi konuşmakta ve insanlari dalalete sürüklemekteler. BAKARA-78: Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne). Onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zannediyorlar. BAKARA-79: Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne). Yazıklar olsun onlara ki; elleriyle kitap yazarlar, sonra da (emaniyye bilgiler içeren) bu yazdıklarını az bir bedel (para) karşılığında satmak için: “Bu, Allah’ın indindendir.” derler. Yazıklar olsun onlara, elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı. Yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle. AL-İ İMRAN-78: Ve inne minhum le ferîkan yelvûne elsinetehum bil kitâbi li tahsebûhu minel kitâbi ve mâ huve minel kitâb(kitâbi), ve yekûlûne huve min indillâhi ve mâ huve min indillâh(indillâhi), ve yekûlûne alâllâhil kezibe ve hum ya’lemûn(ya’lemûne). Onlardan bir grup vardır ki; Kitab’tan olmadığı halde, onu Kitab’tan (mış gibi) zannetmeniz için dillerini Kitab’tan yana evirip, çevirirler ve: “Bu Allah katındandır.” derler. Oysa o, Allah katından değildir. Allah’a karşı, bile bile yalan söylerler. Oysa Allahu Teala, ilmi Kur'an-i Kerim'den degil de, emaniye kitaplarindan alanlarin ve bu kitaplari yazanlara tabi olanlarin durumunu, Ahzab 67 ve 68'de aciklamakta ve onlarin sirat-i müstakimdan ayrildigini bildirmekte. AHZAB-67: Ve kâlû rabbenâ innâ ata’nâ sâdetenâ ve kuberâenâ fe edallûnes sebîl(sebîlâ). Cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîm’inden) saptık. AHZAB-68: Rabbenâ âtihim dı’feyni minel’azâbi vel’anhum la’nen kebîrâ(kebîren). Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle. Kur’an duvarlara asilsin diye degil, sahabenin yaptigi gibi, yaşansin diye indirilmiştir. Mehdi as. insanlari Allah'in emri ile Kur'an'a cagiriyor. Hidayeti emaniye kitaplarindan degil, Kur'an-i kerimden acikliyor.Allah'tan aldigi ilimle, insanlara ulaştiriyor. Bütün dünyada unutulmuş olan, Peygamber Efendimizin s.a.v.in ve sahabenin yaşadigi islamin 7 savhasini ve hidayeti, Allah'in izniyle, başka kaynaktan degil, Kur'an'dan acikliyor. Peygamber Efendimiz s.a.v. sahabesine "Benden sakin bir mucize istemeyin" buyurmuştur. En büyük mucize Kur'an-i Kerim'dir. Said-i Nursi Hazretleri Risale-i Nur: "Elimizde Kur’an gibi bir mucize-i baki varken, baska bir burhan aramak aklima zaid gelir." Kur'an'i Kerim'de Allahu Teala hicbir şeyi eksik birakmamis, her konuya aciklik getirmiş. EN'ÂM-38: Mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. NAHL-89: Ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne). Herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik. Kur'an-i Kerim ara sira bakilan bir kitap degil, hayatin her safhasini düzenleyen en önemli başvuru kitabidir. Artik Kur’an gerçeklerini ve sahabenin yaşadigi islami yine Kur’an dan ögrenmenin vaktidir. Bugün insanligin ihtiyaci olan şey Kur’ani Kerimin işigi altinda, sahabenin yaşadigi Islam’i yaşamaktir. Kur’ani anlamak ve sahabe gibi Kur’ani hayata geçirmektir. ZUHRÛF-43: Festemsik billezî ûhıye ileyk(ileyke), inneke alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin). Artık sana vahyedilene sarıl. Muhakkak ki sen, Sıratı Mustakîm üzerindesin. ZUHRÛF-44: Ve innehu le zikrun leke ve li kavmik(kavmike), ve sevfe tus’elûn(tus’elûne). Muhakkak ki O (Kur’ân), senin için ve senin kavmin için mutlaka bir zikirdir (öğüttür). Ve siz, (Kur’ân’dan) sorumlu olacaksınız. Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyurdular ki: "Mukaddes ve Yüce olan Allah'in Kitab'idir. O'nda, sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranizdakinin hükmü vardir. O, Allah'in kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayi o Kitab'i terkederse, Allah onun belini kirar. Kim de hidayeti O'ndan baskasindan ararsa, Allah, o kimseyi dalâlette birakir. O, Allah'in sapsaglam bir ipi, apaçik bir nuru ve Sirati Mustakîm'e ulastiran hikmet dolu bir haberidir." Peygamber Efendimiz s.a.v. in buyurdugu gibi, Kur'an-i Kerim Allah'in bir ipi, apaçik bir nuru ve Sirati Mustakîm'e ulaştiran hikmet dolu bir haberidir. Allah katindandir, muhafaza edilecektir, hic bir harfi degiştirilmemiştir.(Fussilet 41, Zümer 1,2, Nahl 102) HİCR-9: İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne). Muhakkak ki; zikri (Kur'ân-ı Kerim’i) Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz. FUSSİLET-42: Lâ ye’tîhil bâtılu min beyni yedeyhi ve lâ min halfih(halfihî), tenzîlun min hakîmin hamîd(hamîdin). Bâtıl, onun önünden ve arkasından O’na ulaşamaz. Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) ve Hamîd (Kendisine hamdedilen) (Allah) tarafından indirilmiştir. YÛSUF-111:.. mâ kâne hadîsen yufterâ ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîle kulli şey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn(yu’minûne). Uydurulan bir söz değildir ve lâkin onların ellerindekini tasdik eder ve herşeyi ayrı ayrı açıklar. Mü’min kavim için bir hidayet ve rahmettir. Kur'an'in sözünde bozukluk yoktur. (Kehf 1) BAKARA-2: Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne). İşte bu Kitap; O’nda hiç(bir açıdan) şüphe yoktur. Takva sahipleri için bir hidayettir. NİSÂ-82: E fe lâ yetedebberûnel kur’ân(kur’âne) ve lev kâne min indi gayrillâhi le vecedû fîhihtilâfen kesîrâ(kesîran). Onlar Kur’ân’ı düşünmezler mi? Ve eğer Allah’tan başkasının katından olsaydı, O’nun içinde birçok ihtilâflar bulurlardı. ZUMER-28: Kur’ânen arabiyyen gayre zî ivecin leallehum yettekûn(yettekûne). (Bu), çelişkisi (eğriliği, kusuru) olmayan Arapça Kur’ân’dır. Umulur ki onlar, böylece takva sahibi olurlar. Kur'an devamlidir, bir mucizedir. A'RÂF-203: Ve izâ lem te’tihim biâyetin kâlû lev lectebeytehâ, kul innemâ ettebiu mâ yûhâ ileyye min rabbî hâzâ besâiru min rabbikum ve huden ve rahmetun li kavmin yu’minûn (yu’minûne). Ve onlara bir âyet getirmediğin zaman “Onu derleyip toplasaydın (bir âyet düzseydin) olmaz mıydı?” dediler. De ki: “Rabbimden bana ne vahyolunursa ben ancak ona tâbî olurum.” Bu, Rabbinizden basiretler (kalp gözlerinizin görmesini sağlayacak olan yardımlar)dır. Ve hidayete erdiren (Allah’a ulaştıran)dır. Ve mü’min olan (kalbine îmân yazılan) bir kavim için rahmettir. Kur'an bir furkandir. BAKARA-185: Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn(teşkurûne). Ramazan ayı ki, insanlar için hidayete erdirici (hidayete erme, Allah’a ulaşma vesilesi) ve beyyineler (açık deliller ve ispat vasıtaları) ve Furkan (hakkı bâtıldan ayırıcı) olarak Kur’ân, Hüda tarafından onda (o ayın içinde) indirildi... Kur'an dogruya götürür. (Casiye 11,20, Fussilet 44, Lokman 3, Cin 1,2, Sura 52 ) NEML-77: Ve innehu le huden ve rahmetun lil mu’minîn(mu’minîne). Ve muhakkak ki O, mü’minler için mutlaka Hidayet ve Rahmet’tir. Kur'an ögüttür. (Abese 11,12, Kalem 52, Hakka 48, Enam 70, Sad 29, Tekvir 27, Zümer 27, Zuhruf 44, Al-i imran 138, Gasiyeh 21,22, Kaf 45, Müzemmil 19, Hakka 48, Müdessir 54,55,56) KALEM-52: Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne). Ve O (Kur’ân), âlemlere zikirden (öğütten) başka bir şey değildir. Kur'an eksizdir, bütün ilimleri kapsar. (Enam 55,67,115,157, Neml 75, Nisa 26, Furkan 33, Taha 99,100, Hud 120, Nahl 89) EN'ÂM-38: Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne). Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar). RÛM-58: Ve lekad darebnâ lin nâsi fî hâzel kur’âni min kulli mesel(meselin), ve le in ci’tehum bi âyetin le yekûlennellezîne keferû in entum illâ mubtılûn(mubtılûne). Ve andolsun ki, bu Kur’ân’da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Ve eğer onlara bir âyet getirsen, kâfirler mutlaka: "Siz sadece bâtılla uğraşan kimselersiniz." derler. |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 314
| Kur'an zor degildir. (Kamer 22,32,40) KAMER-17,22,32,40 : Ve lekad yessernel kur’âne lîz zikri fe hel min muddekir(muddekirin). Ve andolsun ki Biz, Kur’ân’ı, zikir için kolaylaştırdık. Buna rağmen tezekkür eden (ibret alan) var mı? Kur'an bize birakilan mirastir. (Enbiya 10, Zuhruf 43,44) FÂTIR-32: Summe evresnel kitâbellezînastafeynâ min ibâdinâ, fe minhum zâlimun li nefsih(nefsihî), ve minhum muktesid(muktesidun), ve minhum sâbikun bil hayrâti bi iznillâh(iznillâhi), zâlike huvel fadlul kebîr(kebîru). Sonra kullarımızdan seçtiklerimizi kitaba varis kıldık. Böylece onlardan bir kısmı nefsine zulmedicidir, onlardan bir kısmı muktesittir. Onlardan bir kısmı da Allah’ın izniyle hayırlarda yarışanlardır. İşte o ki o, büyük fazldır. Kur'an bir şifadir. (Fussilet 44, Yunus 58) YÛNUS-57: Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne). Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir. YÛNUS-101: Kulinzurû mâzâ fîs semâvâti vel ard(ardı), ve mâ tugnîl âyâtu ven nuzuru an kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne). De ki: “Semalarda ve yeryüzünde ne(ler) var bakın! Âmenû olmayan bir kavme, âyetler (deliller) ve uyarılar fayda vermez.” Kur'an mürşide ulaştirir, mürşid ise Hakka ulaştirir. AHKÂF-30: Kâlû yâ kavmenâ innâ semî’nâ kitâben unzile min ba’di mûsâ musaddikan li mâ beyne yedeyhi yehdî ilel hakkı ve ilâ tarîkın mustekîm(mustekîmin). Onlar: “Ey kavmimiz! Muhakkak ki biz, Hz. Musa’dan sonra indirilen, onların elindekini tasdik eden Hakk’a ulaştıran ve Tarîki Mustakîm’e hidayet eden bir kitap dinledik.” dediler. CİNN-1: Kul ûhıye ileyye ennehustemea neferun minel cinni fe kâlû innâ semi’nâ kur’ânen acebâ(aceben). De ki: “Cinlerden bir topluluğun (Kur’ân) dinlediği, sonra: “Biz gerçekten harika, güzel bir Kur’ân işittik.” dedikleri bana vahyedildi.” CİNN-2: Yehdî iler ruşdi fe âmennâ bihî, ve len nuşrike bi rabbinâ ehadâ(ehaden). “O (Kur’ân), irşada ulaştırır, artık biz, O’na îmân ettik ve artık kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayız.” Kur'an önceki kitaplari tastik eden bir kitaptir. (Enam 156,157, Furkan 28,29, Bakara 97) AHKÂF-12: Ve min kablihî kitâbu mûsâ imâmen ve rahmeh(rahmeten) ve hâzâ kitabun musaddikun lisânen arabiyyen li yunzirellezîne zalemû ve buşrâ lil muhsinîn(muhsinîne). Ve O’ndan (Kur’ân’dan) önce îmâm ve rahmet olarak Hz. Musa’nın kitabı (Tevrat) vardır. Bu, Arap lisanı ile (Hz. Musa’nın kitabını) tasdik eden bir kitaptır. Zalimleri uyarmak ve muhsinleri müjdelemek içindir. YÛSUF-111: Lekad kâne fî kasasıhim ibretun li ûlîl elbâb(elbâbi), mâ kâne hadîsen yufterâ ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîle kulli şey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn(yu’minûne). Andolsun ki; onların kıssalarında ulûl' elbab için (sır sahipleri için) bir ibret vardır. Uydurulan bir söz değildir ve lâkin onların ellerindekini tasdik eder ve herşeyi ayrı ayrı açıklar. Mü’min kavim için bir hidayet ve rahmettir. Kur'an'dan önceki kitaplarin asli da hidayet rehberidir. (Mu'min 53,54, Maide 46) MÂİDE-44: İnnâ enzelnet tevrâte fîhâ huden ve nûrun. Muhakkak ki Tevrat’ı Biz indirdik, onda hidâyet ve nur vardır. Bütün kutsal kitaplarda Allah'in hükümleri aynidir. (Enbiya 104,105,106) AHKÂF-12: Ve min kablihî kitâbu mûsâ imâmen ve rahmeh(rahmeten) ve hâzâ kitabun musaddikun lisânen arabiyyen li yunzirellezîne zalemû ve buşrâ lil muhsinîn(muhsinîne). Ve O’ndan (Kur’ân’dan) önce îmâm ve rahmet olarak Hz. Musa’nın kitabı (Tevrat) vardır. Bu, Arap lisanı ile (Hz. Musa’nın kitabını) tasdik eden bir kitaptır. Zalimleri uyarmak ve muhsinleri müjdelemek içindir. ÂLİ İMRÂN-48: Ve yuallimuhul kitâbe vel hikmete vet tevrâte vel incîl(incîle). “(Allah), ona Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretecek.” Allahu Teala kitabin hükümlerine uymayan kimsenin bir din üzere olmadigini buyurmakta. (Maide 66,Bakara 146,Araf 157,Al-i imran 187) MÂİDE-68: Kul yâ ehlel kitâbi lestum alâ şey’in hattâ tukîmût tevrâte vel incîle ve mâ unzile ileykum min rabbikum. Ve le yezîdenne kesîren minhum mâ unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufrâ(kufran), fe lâ te’se alâl kavmil kâfirîn(kâfirîne). De ki; "Ey Ehli Kitap! Tevrat’ı, İncil’i ve size Rabb’iniz tarafından indirileni, yerine getirip uygulamadıkça siz birşey (bir din) üzerinde değilsiniz. Ve sana Rabb’inden indirilen, mutlaka onların bir çoğunun azgınlık ve küfrünü artırır. Artık sen kâfirler topluluğuna üzülme. Yüce Rabbimiz bizleri Kur'an'a davet ediyor ve ancak bu taktirde kurtuluşa ulaşacagimizi bildiriyor. (Araf 3,157) EN'ÂM-155: Ve hâzâ kitâbun enzelnâhu mubârekun fettebiûhu vettekû leallekum turhamûn(turhamûne). Ve indirdiğimiz bu kitap mübarektir. Öyleyse O’na tâbî olun. Ve takva sahibi olun. Böylece siz rahmet olunursunuz (rahmete ulaşırsınız). HADIS-I $ERIF: "Bilin ki, Kur'an'dan baska birsey eken, ektigini bicerken belalara ugrar. Artik siz de O'nu ekin. O'na uyun. Rabbinize O'nu delil edin, nefslerinize O'nu ögütcü yapin. Kendi reyleriniz O'na uymazsa reylerinizi töhmetleyin. Dilekleriniz O'na aykiriysa dileklerinize hiyanétte bulunun." (Nehcul Belaga s. 55) HADIS-I $ERIF: "Dalaletten kurtulup hidayet bulmayi istiyorsaniz, Kur-an-i Kerim'i ders edinin" Ahir zamanda, Allah'in vazifeli kildigi Mehdi Resul bütün insanligi Kur'an ayetleri ile Hidayete yani Allah'a ulaşmayi dileyerek KURTULUŞA davet ediyor.Peygamber Efendimizin s.a.v.in ve sahabenin yaşadigi Kur'an'daki islama davet ediyor. "ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYİN ! Bu dilek sizi mutlaka 3.kat cennete ve dünya saadetinin yarisina ulaştirir." "Siz sadece bütün kalbinizle bir dilek dileyeceksiniz.Ondan sonrasi Allah'a ait. Size namazi, orucu, ibadetleri ve en önemlisi zikri O sevdirecek, hacet namazi kilarak mürşidinizi siz Allah'tan soracaksiniz ve mürşidinizi size O sevdirecek. Allah'in size gösterdigi mürşidinize Allah sizi ulaştiracak ve 12 ihsanla ona tabi olacaksiniz. Ondan sonra ruhunuzu siz O'na degil, O sizin ruhunuzu kendisine O ulaştiracak." İmam İskender Ali Mihr "Sizin en hayirliniz Kur'an-i Kerimi'i ögrenen ve ögretendir." Hadis-i Serif Allahu Teala en cok sevdigi mahlukunun mutlu olmasini talep etmektedir. Bu sebeple Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an-i Kerim insanogluna bir mutluluk davetiyesi olarak indirilmiştir. Kuran insanlar icin bir saadet davetiyesidir. Kuran insanlar icin bir saadet recetesidir. Kuran insanlar icin bir saadet garantisidir. KURTULUŞ ALLAH'IN KİTABI KUR'AN-I KERİM İLEDİR. |
| |
| Konu Araçları | |
| |