![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 314
| Allah’a ulaşmayı dileyenlerle dilemeyenler arasındaki farklar nelerdir? Sevgili okuyucular, bir dizayn yaşanıyor. Allah’a ulaşmayı dilemeyen bir insanın kurtuluşu mümkün değildir. Allahû Tealâ Yunus Suresinin 7 ve 8. âyetlerinde bu konuyu kesinleştirmiş. Allahû Tealâ’nın bu istikametteki dizaynında Allah’a ulaşmayı dileyen insanlarla dilemeyen insanlar söz konusu. Dilemeyen kişi için. Allahû Tealâ: “İnnelleziyne lâ yercûne likaâenâ ve radû bilhayâtiddünyâ vatme’ennû bihâ velleziyne hüm an âyâtinâ gaâfilûn.” Yunus-7 Onlar ki Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler, dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır, onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. “Ulâike me’vâhümünnârü bimâ kânû yeksibûn.” Yunus-8 İşte bunların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer cehennemdir. Öyleyse sevgili okuyucular, bu muhteva içerisinde görüyoruz ki Allahû Tealâ’nın dizaynı bütün insanlar için açık ve kesin. Allah’a ulaşmayı dilemeyen bir insanın gideceği yer cehennemdir. O Allah’a ulaşmayı dilemeyen bir insan bu dünyada da mutsuzdur. Çünkü nefsindeki bütün afetler hep aynı standartlarda kalacaktır. Bu durumda olan bir insanı düşünün. Allahû Tealâ diyor ki “Onların gideceği yer cehennem.” Allah’a ulaşmayı dilemiyor, böyle bir şeyin kendisi tarafından gerçekleştirileceğine dair bir inancın sahibi değil. Bu kişinin kurtuluşu mümkün değildir. %100 cehennem. Peki bu kişinin dünya hayatı. Dünya hayatı da mutsuz. Çünkü nefs tezkiyesi diye bir şey yapmıyor kişi. Nefsindeki afetleri tanıyabilmek istikametinde harekete geçmiyor. Böyle bir işlemi gerçekleştirmiyor kişi. Öyleyse bu dizayna baktığımız zaman bir sonuç görüyoruz Allahû Tealâ’nın bu dizaynında Allah’a ulaşmayı dilemeyen bir kişi mutsuzdur, huzursuzdur. Nefs tezkiyesi yapamaz. Yapmadığı sürece de nefsindeki afetler aynen yerinde durur. Ve iç âleminde mutluluğu yakalayamaz. Nefsinin afetleri her zaman onu huzursuz ve mutsuz edeceği için dış âleminde de mutlu ve huzurlu olamaz. Allah ile olan ilişkilerinde de mutlu ve huzurlu olamaz. Bütün cephelerde mutsuzluğu yaşamaya mahkûmdur. Bu dünyada mutlu olamayan bir insan ahirette mutlu olabilir mi? Olabilir. Bir insan Allah’a ulaşmayı dileyene kadar mutsuz bir insandır. Nefsindeki afetler onu devamlı huzursuz kılacaktır. Böyle bir insanın Allah’a ulaşmayı dilediğini düşünün. Diledikten sonra hiçbir amel yapamadan, nefs tezkiyesi yapamadan öldüğünü düşünün. Bu kişi Allah’ın cennetine gidecektir. Bu kişi dünyadayken mutsuzdu. Allah’a ulaşmayı dilediği zaman Allahû Tealâ kalbindeki dileği görür. Ama kişi ertesi gün öldü. Allah’a ulaşmayı dilemek, bu dileğin sahibi olmak o kişiyi cennette huzura ve mutluluğa kavuşturur. Öyleyse böyle bir dizaynı yaşamak söz konusu sevgili okuyucular. Bütün insanlar için bir mutluluk ve huzur böyle bir dizaynda cereyan eder. İnsanlar için huzursuz bir ortamdayken, kişi Allah’a ulaşmayı diledi. Ulaşmak için yola çıksaydı, dünya saadetini yaşamaya başlayacaktı. Ama hiç başlayamadı. Kişi öldü. Ama bu kişi kıyâmetten sonra cehenneme değil, cennete gidecektir. Dünyada mutluluğu hiç yaşamayan, hep huzursuz olan bir kişi tam mutluluğa başlayacakken Allah’a ulaşmayı dilemiş ve ölmüşse, o kişi dünyada hep mutsuzsa cennette mutluluğu yaşayabilir. Allah razı olsun. |
| |
| Konu Araçları | |
| |