![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 320
| Türkiye’yi sevinçten ağlatan ezan Tam 55 yıl önce okunan bir ezan için halk sokaklara döküldü. Gözler minarelere çevrildi. Ve ilk 'Allahuekber' nidasıyla birlikte ülkeyi bir gözyaşı seli kapladı... Tarihçi yazar Doç. Osman Özsoy, o günün hikayesini bakın nasıl anlatıyor: Türkiye’yi ağlatan ezanlar ... Tam 55 yıl önce bugün, yani 16 Haziran 1950 de, 1933 yılından beri Türkçe olarak okutulan ezanın Arapça orijinal haliyle okunabilmesine imkan sağlayan kanun Meclis’te kabul edildi. Meclis’in aldığı karar radyolardan ilan edilince, Türkiye’nin dört bir yanında halk sevinçten sokaklara döküldü. Tüm gözler minarelere çevrildi ve ilk ezan sesi beklenmeye başlandı. Halk sevinçten çılgına döndü. Gözyaşları tüm Türkiye’de sel olup aktı. O gün ne olduğunu ayrıntılı anlatacağım. Ama önce, o günlere nasıl gelindiğine bir bakalım. Diyanet İşleri Başkanlığı, 18 Temmuz 1932 tarih ve 636 sayılı genelge ile, ezan ve kametin birkaç ay içinde Türkçe okunacağını bildirdi. İşte o Türkçe ezan ... Aralarında Hafız Burhan, Sadettin Kaynak, Hafız Nuri gibi isimlerin bulunduğu komisyonun çevirisini yaptığı "Türkçe ezan" metni şöyleydi: ‘‘Allah uludur, Allah uludur Şüphesiz bilirim, bildiririm Allah’dan başka yoktur tapacak. Şüphesiz bilirim, bildiririm ALLah’ın elçisidir Muhammed. Haydin namaza, haydin namaza Haydin felâha, haydin felâha Allah uludur, Allah uludur Allah’dan başka yoktur tapacak.’’ Ezanın Türkçe’ye çevrilmeyen tek kelimesi "felâh" oldu. Sebebi, halkın ‘‘felah’’ kelimesinin ‘‘kurtuluş’’ anlamına geldiğini bilmemesini sağlamak ve ‘‘haydin kurtuluşa’’ mânâsına gelecek bir çağrıda bulunmamaktı. Yasanın 17 Haziran 1950 tarihli resmi gazetede yayınlandığı gün, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk günüydü. Bu durum halktaki duygu yoğunluğunu daha da artırdı. O gün Türkiye’nin dört bir yanında yaşananlar, başlı başına ansiklopedik bir kitap olur. O gün Türkiye’nin dört bir yanında, cami sayısınca bir sevinç yumağı, insan sayısınca mutluluktan ağlayan bir yürek vardı. Fethullah Gülen o günleri anlatırken şunları söyler: ‘‘Ben o zaman Erzurum'daydım. Ekin mevsimiydi. 1950'nin Ramazan ayı idi. Vakit ikindi vaktiydi. İnsanlar kurbanlıkları hazırladı. Müezzin efendi minareye çıktı. Müezzin "Allahü Ekber" deyince öyle bir bağırıştılar ki, millet sevincinden hıçkırıklara boğuldu. Ardından kurbanlar kesildi.’’ Antalya Aksekili işadamı Ali Katırcıoğlu; ‘‘Bir cuma günü idi, ikindi kılıyordum, ilan ettiler ‘bugün ezan okunacak' diye. Herkes sokaklara döküldü. O cuma günü Allahü Ekber, Allahü Ekber diye duyduğum o ilk ezanı asla unutamıyorum. Demokratikleşme dediniz de, benim için en büyük demokratikleşme işte o ezandır" der. O gün İstanbul’da neler olduğunu, aynı günlerde Eyüp’te asker olan babamdan dinlemiştim. Ezanın orijinal haliyle okunacağını haber alan İstanbulluların Eyüp Camii avlusunu doldurduğunu ve herkesin ezanı dinlemek için gözlerini minareye diktiğini söylemişti. Minareden, ‘‘Allahü Ekber, Allahü Ekber’’ sesleri yükselmeye başladığı andan itibaren, insanların sevinçten kendilerini yerlere attığını, ezanların bitişini müteakip de, kurbanların kesildiğini söylemişti. O gün Erzurum’un bir başka yerinde yaşananları Mehmet Kırkıncı şöyle anlatılır: "Erzurum halkı ikindi vaktinden itibaren ezanın aslıyla okunacağını haber aldı. Bütün halk sokaklara döküldü. Bir bayram havası yaşanıyordu. Herkes kurban keseceği ne varsa alıp, Tebriz Kapı mevkiinden Lâlâ Paşa Camii'ne kadar dizildi. Minarelerden Ezan-ı Muhammedi okunmaya başladığı an, herkes sonsuz bir sevince gark oldu. Müftü Solakzade Sadık Efendi, ‘'Ya Rabbi! Ölmeden önce bize bu günleri gösterdin’’ diye hıçkırıklar halinde ağlamaya başladı |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,182
| paylasılmıs bir konuydu ama tekrar hatırlattıgınız için tesekkurler |
| |
| | #3 | |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,182
| Alıntı:
http://www.ilahi-tr.org/makaleler/23890-ezani-dinlerken-hic-titrediniz-mi.html | |
| |
| | #4 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 320
| s.a nefer kardeşim daha önce paylaşıldığını bilmiyordum Alllah razı olsun |
| |
| | #5 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Jun 2008 Yaş: 45
Mesajlar: 655
| Allah o günleri ezansız günleri yani bir daha göstermesin bu millete Bazen çok hazırdan yiyen,miras mediler gibimiyiz? diye düşünüyorum O dönemlerde Allah demek zor,avuçta kor taşımak kadar tabutluklar Allah diyenlerle dolu kahveye gider gibi hapishaneye gidenlerle dolu o deliler olmasaydı din bu günlere gelirmiydi Osman Yüksel im espirisidir (merhum) 9 defa mahpus olmuş bir defa mebus Çıkardaığı derginin her sayısında neredeyse hapse girmiş Bediüzzaman hazretleri,Süleyman HİLMİ TUNAHAN HZ. nECİB fAZILLAR VE daha niceleri Bu dinin bu günlere gelmesinde dertlenen çilekeşlere biraz daha saygılı olmak lazım,kadirşinas olmak lazınm BU DÖNEMLERİ BİLMEK LAZIM bİR ÇOK iSTİKLAL sAVAŞI GAZİSİ,Allah şu ezanların tekrar okunduğu gösterdi ya ,artık ölsem gam yemem, demiştir Çünkü köylerinin heykeli kırılsa Allah diyenden bilmişler bende bu konu bu çağrışımları yaptı |
| |
| | #6 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| allah gerçekten o günleri bir daha göstermesin... |
| |
| | #7 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,182
| |
| |
| Konu Araçları | |
| |