ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 26-08-2008, 14:15   #1
mavi çiçek
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan İslamda Güzel Ahlak


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Bir Müslümanın en önemli görevlerinden biri de güzel ahlaklı olmaktır. Güzel
ahlaklı olmanın temel unsurlarından biri, kişinin diline, yani ne söylediğine dikkat etmesidir. O, susmanın gerektiği yerde susar. Konuşmayı arzu ettiği zaman da usulüne göre konuşur. Yüce Allah güzel sözü, kökü yerin derinliklerinde sabit, dalları göğe doğru yükselmiş Rabbinin izniyle her zaman meyvesini veren bir ağaca, (İbrahim, 14/24–25) kötü sözü ise gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağaca benzetmiştir. (İbrahim, 14/25-26) Kur’an’da zikredilen bu “kötü söz” kavramı, sadece konuşmadaki kötülüğe ve kabalığa değil, aynı zamanda yanlış inanç ve düşüncelere de işaret etmektedir.

Peygamberimiz bu konuyla ilgili bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: “Kul Allah’ın rızasına uygun olan bir sözü çok fazla önemsemeden sarf eder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazen), Allah’ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarf eder de Allah o sebeple onu yetmiş yıllık çukura atar.” (Buhari, Rikak 23; Müslim, Zühd 49; Tirmizi, Zühd 10.)
Boş sözlerden uzak durmak, olgunluk ve kurtuluş alâmetidir. Allah Teala gerçek müminlerin özelliklerini sayarken, “Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler” (Mü’minun, 23/3) buyurmak suretiyle, bu kişilerin özelliklerinden birinin de faydasız ve boş sözlerden uzak durmak olduğunu belirtmiştir.
Ayrıca alay etme, dedi kodu ve kötü lakap takmayı Allah (c.c) yasaklamıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline!” (Hümeze, 104/1) “Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir. (Hucurat, 49/11) Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat, 49/12) buyurulmaktadır.
Yüce Allah, müminler arasında iyilik ve takvayı emrettikten sonra, kardeşlik ve iyilikleri zedeleyecek cahilane tavırlardan sakındırmaktadır. Ayette müminler arasında iyilik ve takva duygusunu en yükseğe çıkarmak, karşılıklı saygı ve sevgiyi telkin etmek suretiyle İslâm'ın yayılıp gelişeceğine işaret ediliyor ve dindeki kardeşlik mefhumunun önemi ortaya konularak kişinin din kardeşine karşı ahlaki sorumluluğu izah edilmiş oluyor.
Bir defasında Ebu Zerr el-Gıfari (r.a) Hz. Bilal’e “Siyah kadının oğlu.” deyivermiştir. Bu söz Peygamber (sav)’e ulaşınca Ebu Zerr’i şu şekilde eleştirdi: “Ey Ebu Zerr! Sen onu anasından dolayı ayıplıyorsun öyle mi? Demek ki sende hala cahiliye ahlâkından kalıntılar var.” Ebu Zerr (r.a) söylediği o sözden o kadar pişman oldu ki yanağını yere koyarak “Bilal yanağıma ayağıyla basmadıkça yanağımı yerden kaldırmayacağım!” diyerek özür diledi.
Peygamberimiz de “güzel söz sadakadır” (Buhari, Edeb, 34) derken gönül kazanmanın değerini bildirmiştir. Gerçekten insanın ağzından çıkan sözü kulağının işitmesi gereklidir. Başka bir deyişle insanın konuşmasını tartarak yapması yerinde olur. Çünkü dilden çıkan yalan, dedikodu ve alaycı sözler gönül kırar. İnsanlar arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebep olur.
Netice olarak hepimizin bize verilen iradeyi ve dili doğru kullanma sorumluluğumuz vardır. Bu sorumluluk bilincinde olarak güzel söz söylemeye itina göstermeli ve kötü sözden uzak durmalıyız. İnsan, iradesini hayırda kullanarak konuşmasına yön vermelidir. Maruf ve güzel konulardan konuşmalı aksi halde susmalıdır. Çünkü hem din hem de örf açısından güzel görülen konuşmalar, insan için bir sevap sebebi olabilecekken, aksi durumda bir günah sebebi haline gelebilmektedir. Çoğu zaman önemsenmeden sarf edilen bir sözün çok önemli neticeler verebileceği üzerinde düşünülmelidir.
Sevgili peygamberimiz insanı tarif ederken "İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır", "Müslüman, müslümanın elinden ve dilinden zarar görmeyen kişidir" buyuruyor. Bu nedenle iyilikte yarışmak esastır. Kötülüklerin ve yanlış olan şeylerin yayılmasına vesile olmak da onu yapmak gibidir. Ayette "Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın" (Bakara, 2/148); "İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir." (Maide, 5/2) buyuruluyor.
İslâm, ideal bir toplumun oluşmasında iyiliklerin ve ahlâkî değerlerin öne çıkarılıp desteklenmesini, bunun yanında, kötülük ve her türlü olumsuzluğa karşı topyekün mücadele edilmesini, fert ve toplumun sorumluluk alanı içerisinde saymaktadır. "Siz, insanlar içinde çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a iman edersiniz..." (Âl-i İmran, 110) âyeti, İslâm toplumunda sorumluluğun çerçevesini ve olması gereken boyutunu ortaya koymaktadır.
Sorumluluğun şartlarını taşıyan her fert, sahip olduğu bu duyarlılığını, her durumda ve hayatının her safhasında taşımakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şu hadisi, gayet güzel bir şekilde ifade etmektedir: "Sizden biriniz bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin." (Müslim, İman, 78) Fert ve toplumun, sorumluluklar konusunda daima duyarlı olması gerektiği vurgulanan bu hadiste, işlenilen kötülüklere, el ile müdahele görevinin yetkili otoriteye; dil ile engel olmanın ve halkı bu yönde bilgilendirmenin bilginlere; kötü davranışlara iltifat etmeyerek, kalbiyle buğz etmenin ise, fertlere ait olduğu belirtilmektedir.
Bu şekilde, yukarıda ifade ettiğimiz karşılıklı hak ve sorumluluklar dengesi çerçevesinde ve toplumsal dayanışma anlayışı içerisinde, her kesimin sorumluluğunu yerine getirmesiyle, kötülükler ve ahlâksızlıklar toplumda uygun zemin bulamayacak ve engellenmiş olacaktır. Nitekim Rasûlüllah (s.a.v.), övülen veya yerilen bir faaliyette bulunan kişilerin, yaptığı işin neticesine göre mutlaka bir karşılık alacağını bildirmiştir. "Her kim müspet (örnek) bir çığır açar da, kendisinden sonra onunla amel edilirse, yaptığı güzel şeyin sevabını aldığı gibi, o davranışı örnek alarak iyilik yapanların sevabından da kendisine bir pay verilir, ama onların sevabından hiçbir şey eksilmez. Her kim de menfî bir çığır açarsa kendi davranışının cezasını üstlendiği gibi, kendisini örnek alarak o davranışı sürdürenlerin günahlarından da kendisine bir pay verilir, ama onların günahlarından da hiçbir şey eksilmez." (Müslim, İlim, 15)
Netice olarak bir müslümanın dedikodu, alay etme, su-i zan vb. kötü davranışlardan uzak durması gerektiği gibi, bu tür meclislerde de bulunması uygun değildir. Şayet bir şekilde bu gibi yerlere giden kişiler; mümkün olduğunca bu tür şeylere de engel olmalıdır ve yapılanların yanlışlığına işaret etmelidirler.
Bu arada akrabalarımızla ziyaretlerimizi de aksatmamalıyız. Eğer onlarda yanlış, hoş olmayan şeylerle karşılaşırsak, dargınlık ve küskünlüğe yer vermeden, dinimizin bize öğrettiği en güzel şekilde onları uyarmalı ve yapageldikleri hatalardan vazgeçirmeye çalışmalıyız.
Kaynak: Diyanet

Düzenleyen: mavi çiçek , 29-08-2008 - 11:49. Sebep: "Başında ALLAH'ın adı zikredilmeyen her söz kısırdır, hayırlı sonuç vermez." (Nesai)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2008, 16:54   #2
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 82
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

allah razı olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2008, 19:48   #3
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Ellerine sağlık kardeşim
Rabbim bizleri Kuran ahlakı ile ahlaklandırsın .
Aminnn ...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2008, 22:50   #4
mavi çiçek
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Aminn... Allah (c.c) sizlerden de razı olsun, bütün Ümmet-i Muhammed'i gaflet uykusundan uyandırsın inşallah! Allah'a emanet olun. Selamün Aleyküm...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2008, 23:03   #5
cengiz hacılar
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Kur’an-ı Kerim, olgun müminleri; zor günlerde yoksulu doyuran, birbirine doğruyu tavsiye eden, Allah’ın koyduğu sınırları aşmayan, kötülüğün gizlisine de açığına da yaklaşmayan, cana kıymayan, ölçü ve tartıda adaleti gözeten, ölçülü konuşan, verdiği sözde duran, insanlara karşı büyüklük taslamayan, verilen emaneti koruyan, sözü özü bir olan, ana babaya, akrabaya, komşuya, arkadaşa ve yönetimindekilere güzel davranan kişiler olarak yaşamamızı nasip etsin....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-08-2008, 09:53   #6
mavi çiçek
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi cengiz hacılar Mesajı Göster
Kur’an-ı Kerim, olgun müminleri; zor günlerde yoksulu doyuran, birbirine doğruyu tavsiye eden, Allah’ın koyduğu sınırları aşmayan, kötülüğün gizlisine de açığına da yaklaşmayan, cana kıymayan, ölçü ve tartıda adaleti gözeten, ölçülü konuşan, verdiği sözde duran, insanlara karşı büyüklük taslamayan, verilen emaneti koruyan, sözü özü bir olan, ana babaya, akrabaya, komşuya, arkadaşa ve yönetimindekilere güzel davranan kişiler olarak yaşamamızı nasip etsin....
Amin... Allah (c.c) bütün hayır dualarımızı kabul etsin inşallah!
Günlük yaşantımızda sıklıkla, bilmeden veya farkında olmayarak yaptığımız gıybet (dedikodu) hakkında birkaç hadisi sizlerle paylaşmak istiyorum:
***"Allah Resulü, bir gün ashaba sordular:
-Gıybet nedir, biliyor musunuz?
Ashap:
-Allah ve Resulü daha iyi bilir, dediler.
Allah Resulü (sav) de:
-Kardeşinin (işittiğinde) hoşuna gitmeyecek şeylerle insanların yanında bahsini yapmandır.
Sahabilerden birisi:
-Dediğim o (nahoş) şeyler kardeşimde varsa, ne buyurursunuz? dedi.
Allah Resulü şu açıklamayı yaptılar:
Söylediklerin eğer onda varsa, onu (sadece) gıybet etmiş olursun.
(Ama) eğer bahsettiklerin onda yoksa, (sadece gıybet günahıyla kalmazsın) ona iftira da etmiş olursun." (Müslim)
***Enes'den:
"Kim ki yanında müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü de yeterken ona yardım etmezse, Allah dünya ve ahirette onu zelil kılar (yardımsız bırakır). (İbn-i Ebi'd-Dünya)
***Allah Resulü, ölü bir katırın yanından geçiyordu.
Ashabına dönerek şöyle buyurdular:
-Kişinin karnını doyuruncaya kadar şu ölü hayvandan (leşten) yemesi, elbette bir müslümanın (gıybetini yaparak) etini yemesinden daha hayırlıdır." (İbn-i Hibban)
***Hz. Enes bin Malik'ten:
Resul-i Ekrem (sav) buyurdu ki:
-Mi'raca çıkarıldığım gece, bakırdan tırnakları bulunan bir insan topluluğunun yanından geçtim. Bu insanlar, bu tırnaklarla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı.
Ben:
-Ya Cebrail! Bunlar, kimlerdir? diye sordum.
Cebrail (a.s):
-Bunlar, gıybet edip insanların etlerini yiyenlerdir, karşılığını verdi. (Ahmet, Ebu Davud)
İnşallah bu hadis-i şerifler, gıybet konusunda daha ziyade dikkatli olmamıza vesile olur. Allah'a emanet olun...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-08-2008, 11:54   #7
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Güzel ahlak hidayetin kaynagıdır. Hidayet bulamak isteyen kimse öncelikle ahlakını güzelleştirmelidir. Güzel ahlak sahibi olmayanlar hidayete ulaşamaz. Rabbimiz bakara suresinin ilk ayetlerinde;" Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır." buyurarak güzel ahlakın; yani takvanın başı olan kalp temizliğinin hidayete vesile olduğunu vurgulamıştır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-08-2008, 16:19   #8
mavi çiçek
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Nurullah... Mesajı Göster
Güzel ahlak hidayetin kaynagıdır. Hidayet bulamak isteyen kimse öncelikle ahlakını güzelleştirmelidir. Güzel ahlak sahibi olmayanlar hidayete ulaşamaz. Rabbimiz bakara suresinin ilk ayetlerinde;" Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır." buyurarak güzel ahlakın; yani takvanın başı olan kalp temizliğinin hidayete vesile olduğunu vurgulamıştır.
Önemli bir noktaya değinmişsiniz, Allah razı olsun.
Peygamber Efendimizin (sav) güzel ahlakla ilgili birkaç hadisini buldum, sizinle paylaşmak istiyorum:
***Üsame bin Şerik anlatıyor:
"Allah Resulünün huzurunda bulunuyorduk. Adeta başımızın üstünde bir kuş vardı da, onu kaçırmamak için hiçbirimiz çıt bile çıkarmıyorduk. O sırada bazı kimseler huzuruna girerek, Allah Resulüne:
-Allah katında, Allah'a en sevgili kullar kimlerdir? diye sordular.
Peygamberimiz (sav) şu cevabı verdiler:
-Ahlakı en güzel olanlardır." (Taberani, İbn-i Hibban)
***"Gerçekten siz, mallarınızla insanları (memnun etmeğe) güç getiremezsiniz.
Ancak, onları güler yüz ve güzel ahlakınızla kendinizden memnun bırakabilirsiniz." (Ebu Ya'la, Bezzar)
***Bir hadis-i kutside Allah (c.c) şöyle buyurmuştur:
"Muhakkak ki İslam Dini, Benim hoşnut olduğum bir dindir.
O dine ancak cömertlik ve güzel ahlaklı olmak yakışır.
Dindarlığınızı, bu iki nitelik ile güzelleştirip, yüceltin." (Taberani)
***"Ya Eba Zer!
Ne tedbirli olmak gibi bir akıllılık,
Ne haramdan kaçınmak gibi bir Allah'a bağlılık,
Ne de güzel ahlak sahibi olmak gibi bir dindarlık söz konusu olabilir!" (İbn-i Hibban)
***Hz. Aişe'den:
"Resulullah Efendimiz şöyle söyleyerek dua ederdi:
-Allah'ım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi, ahlakımı da güzelleştir." (Ahmed bin Hanbel) (bendeki bir dua kitabında "aynaya bakarken okunacak dua" olarak bu hadisi zikretmişler)
***"Allah kişiyi güzel ahlakı ile (fazla) namaz kılan ve (fazla) oruç tutanların derecesine yükseltir." (Ebu Davud, İbn-i Hibban, Hakim)
***"Allah kime iyilik dilerse, ona güzel ahlak verir.
Allah, kime de kötülük dilerse, ona da kötü ahlak verir." (Taberani)
***Umeyr bin Katade'den:
Bir adam:
-Ya Resulullah! Hangi namaz daha faziletlidir? diye sordu.
Allah Resulü (sav):
-Devamlı yapılan ve huşu ile kılınan namaz, dedi.
Adam:
-Peki hangi sadaka daha faziletlidir? dedi.
Resulullah Efendimiz:
-Yoklukta verilen sadakadır, dedi.
Adam:
-Hangi mü'minin imanı daha kamildir? deyince de, Allah Resulü (sav):
-Ahlakı en güzel olanların imanıdır, buyurdu. (Taberani)
SELAMÜN ALEYKÜM...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-08-2008, 17:37   #9
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Allah sizden de razı olsun kardeşim. O kadar oyunun arasında bu güzel konuyu bizimle paylaşmışsınız.Çok ibadet ile salih olunmaz;ama temiz kalp ve güzel ahlak ile mukarrebunlaşılabilir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-08-2008, 19:28   #10
mavi çiçek
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: İslamda güzel ahlak

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Nurullah... Mesajı Göster
Allah sizden de razı olsun kardeşim. O kadar oyunun arasında bu güzel konuyu bizimle paylaşmışsınız.Çok ibadet ile salih olunmaz;ama temiz kalp ve güzel ahlak ile mukarrebunlaşılabilir.
Çok doğru. Bunun üstüne bir de, ibadeti akıllarına bile hiç getirmeyen ve "ben müslümanım" diyenleri de ekleyin. Herşeyi eğlence zanneden bu kardeşlerimizi, nasıl yapsak ta uyandırsak bilemiyorum. Yine hadis eklemek istiyorum:
***Enes'ten:
"Eğer ecelini ve onun sana doğru (kararlı) gelişini görseydin; uzun emeller beslemekten ve dünyaya aldanmaktan nefret ederdin." (Beyhaki)
***İbn-i Ömer'den:
Allah Resulü (sav) ile beraberdim. Ensardan bir sahabi, Allah Resulüne gelerek selam verdi. Sonra da sordu:
-Ya Resulullah! Mü'minlerin en faziletlisi, üstünü hangisidir?
-Onların ahlakı en güzel olanıdır.
-Ya Resulullah! Peki, mü'minlerin en zekisi, akıllısı kimdir?
-Onların ölümü en çok hatırlıyanı, ölümden sonrası için en güzel şekilde hazırlananı (ahiret hazırlığını güzel yapanı) dır.
İşte gerçek zekiler,akıllılar, bu mü'minlerdir. (İbn-i Mace)
Biz dünya düşkünleri ne yapıyoruz. Hiç ölmeyecek gibi bu dünya için çalışıyoruz. Yarın ölecek gibi ise... hiç bir şey! Çünkü bizler hiç ölmeyeceğimizi zannediyoruz. Ancak sayılı günler tükenip, o an geldiğinde çok geç olmuş olacak. Hidayeti verecek olan yalnızca Allah (c.c)'tır. Allah'tan bu kardeşlerim ve kendim için hidayet diliyorum. O'nun mağfiret deryasının yanında, bizim günahlarımız hiç kalır. Allah hepimizin günahlarını affetsin inşallah.

"VÜCUDUNA TAVATTUN ETMEYE NİYETLİ HASTALIKLAR, ÖLÜMÜN KEŞİF KOLLARIDIR; öLÜM SEKERATI UYANDIRMADAN EVVEL... UYAN!!!"
BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 15:10


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats