![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Gıybet edenin yanında durmayın! Kur’ân ve hadislerde kesin bir ifadeyle yasaklanan, dinî, millî ve içtimaî onca zararlarına rağmen, günümüz Müslümanlarının bir türlü önemsemediği gıybet, ciddi bir ruh hastalığıdır. Zinadan, faizden kaçarcasına yaşayanlar bilmiyorlar ki, sürekli gıybet ederek yüzlerce zina ve faiz günahını yüklenmiş oluyor. İşin kötüsü, gıybet günahı artık basın-yayın yoluyla yapılıp, milyonlara mal ediliyor. Başka insanların gizli yanlarını araştırmak (tecessüs) ve onları sağda solda konuşmak (koğuculuk/gıybet) lanetli sıfatlardandır ve binbir çilelerle yerine getirdiğimiz amellerimizi bir çırpıda boşa çıkarmaktadır. Uyanık mü’min sermayesini his ve hevesatına uyarak kolayca zayi etmez. Bu kötü ahlak bir milletin top yekün çökmesine, asla kalp birliğini gerçekleştirememesine yol açabilecek bir hastalıktır. Bu konuda bir prensip kararına varmak iyi bir yöntem olabilir. Gıybete giden yolları baştan kapamalı. Belki, bu dünyada verilecek bir ceza diye vasıflandırabileceğimiz böyle bir amel ile nefis uyanır ve sonrasında aklın hakim, nefsin mahkum olması sağlanabilir. Kim bilir belki de bunun sonunda Rabb’imiz, gıybet etmemeyi fıtratımızın bir parçası haline getirir. Kuvvet, hikmetin insanlığın hizmetinde kullanılması istikametinde ne kadar yardımcı oluyorsa o ölçüde kıymet kazanır. Kuvveti birilerinin üzerinde baskı kurmak ve tahakkümde bulunmak için istemek -en hafif ifadesiyle- bir zorbalıktır. Doğrular yalanlarla temsil edilemez. Onun için ne kadar yüce hakikatleri temsil ettiğimizin ve davranışlarımızın da ne ölçüde müstakim olduğunun farkında olmalıyız. İmanın, insanın sinesine tastamam yerleşmesi ancak amelle mümkün olur. Salih amelle beslenmeyen imanın solması hatta sönmesi her zaman muhtemeldir. Gıybet ve dedikodu kadar bir toplumu fesada sürükleyen ikinci bir virüs gösterilemez. Mübarek bir gayeden ve onun yolundaki mukaddes hafakandan mahrum bir neslin önce içten içe yanarak karbonlaşması, sonra da bir alev topuna dönüşerek, etrafındaki her şeyi yakıp kül etmesi kaçınılmazdır Göz ibret için, ağız Hakk’a tercüman olmak için, kulak O’ndan gelenleri duymak için ve beden O’nun karşısında kemerbeste-i ubûdiyet içinde durmak içindir. Bunlara dikkat etmeyenler hayatlarını israf etmiş olurlar. Çünkü, yaratılış gayesi istikametinde kullanılmayan her şey boşa harcanmış sayılır. Allah (azze ve celle) eşhâsa (şahıslar) değil de evsâfa (vasıflar) bakar. Gönülden “âh!” edenin her ‘âh’ına icabet edilmiştir. O’na doğru içten yükselen hiçbir ses cevapsız kalmamıştır. Elverir ki, biz sesimizi gönlümüzün sesi haline getirelim. Tefekkür, zatında çok kıymetli bir ibadet olmakla beraber, ona asıl derinliğini kazandıran, tefekkürde bulunulan mevzuun ehemmiyeti ve kıymetidir. |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| eskiden gıybet edildiğinde dünyayı kötü bir koku sarar ve herkes bundan rahatsız olurmuş şimdilerde o kokuya öyle alıştık ki burnumuz almıyor artık . Rabbim bizleri ıslah eylesin inşallah... |
| |
| | #3 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Jun 2008 Yaş: 45
Mesajlar: 655
| gıybet zinadan betermiş bazı gıybetler varki on binler,yüz binlerce kişiye karşı yapılmış oluyor sonuç ise ötelerde müsriflerden olmak ihtimali bazıları vardır yedikleri yağın sağlamlığı ,kolonya vs yi çok tartışır ,kılı kırk yararda böyle bir kebair konusunda çok cömerttir Allah bizi böyle sevabları bitiren cömertlik ve müsriflikden muhafaza buyursun |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Selamün aleyküm. Allah (c.c) sizden razı olsun. Ah keşke bunları, anlamakta güçlük çeken kardeşlerimize de anlatabilmenin bir yolu olsa! Karşındaki anlamayınca uyarmanın da bir faydası olmuyor. Allah (c.c) hidayet versin diyorum, başka bir yolu yok. Benim düştüğüm en zor durumlar ne yazık ki misafirlerle oluyor. Anlayışlı biriyse zaten "İyiki uyardın,kendimi kaptırmışım; farkında değildim. Allah razı olsun" diyor. Ama tersi durumlarda ne yapacağımı şaşırıyorum. Uyaracak olsan mutlaka bir tepkiyle karşılaşıyorsun. Günaha varacak sözler ediyorlar. (Ah bilmiyorlar ki! Bir bilseler!!! ) Dediğim gibi anlayış da olmadığı için sonu tartışmaya varıyor, kalpler kırılıyor ve elimize de hiç bir iyilik geçmemiş oluyor. E kendi evini de bırakıp gidemeyeceğine göre, misafiri de düzeltemediğine ya da kovamayacağına göre...yapacak hiç bir şey kalmıyor. Sadece kalple buğz etmek dışında. Neyse ki Yüce Allah'ım böyle durumlardaki kişilere bu kolaylığı vermiş! (Elhamdülillah!) Aksi halde işimiz çooook çok zor olacaktı. Allah bu durumlarda kalan kardeşlerimize kolaylık versin! Allah'a emanet olun...![]() |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,279
| Güzel ifade ettin olanları mavi çiçek ARO cengiz hacılar Düzenleyen: =LaLeZaR= , 17-09-2008 - 08:12. |
| |
| | #6 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| |
| |
| | #7 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,231
| gıybet olmayan yer olmaması insanı çıkmaza sokuyor demek istemiyorum .. ama bazı değerler öylesine yozlaştırıldıki bu gibi kötülükler insanlar tarafında kanıksandı artık... rabbim başta beni olmak üzere tüm nefisleri ıslah eylesin inşaaallah... ![]() ![]() ![]() |
| |
| | #8 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem sordu: "Gıybet nedir bilir misiniz?" "Allah ve Resûlü bilir" dediler. "Birinizin, kardeşini hoşlanmadığı şey ile anmasıdır." Bunun üzerine bir adam dedi ki: "Ey Allahın Resûlü! Anlattıklarım ya o kardeşimde bulunursa?" "Anlattıkların o kardeşinde bulunursa, onun gıybetini yapmış olursun. Anlattıkların onda yoksa, o zaman ona iftira etmiş olursun!" buyurdu. Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî. 673. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Haksız yere müslümanın namus ve şahsiyetine sataşmak, günahların en büyüğüdür." Saîd radıyallahu anh. Ebû Dâvud. 674. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bana bir kimse, sahabilerimin birinden bir şey ulaştırmasın! Zira ben, onların yanına, içim arınmış ve rahat olarak çıkmak istiyorum." İbn Mesûd radıyallahu anh. Tirmizî. |
| |
| | #9 | |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
katılımın ve paylaşımların için sağolasın allah razı olsun.. pincico.. | |
| |
| Konu Araçları | |
| |