ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 27-12-2006, 18:31   #1
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 45
Varsayılan risaleinurun görevi nedir?

Risâle-i Nur, yalnız cüz'î bir tahribâtı ve bir küçük hâneyi tâmir etmiyor; belki küllî bir tahribâtı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kal'ayı tâmir ediyor.
Ve yalnız husûsi bir kalbi ve has bir vicdânı ıslâha çalışmıyor; belki bin seneden beri tedârik ve terâküm eden müfsid âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umûmiyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umûmun ve bâhusus avâm-ı mü'minînin istinadgâhları olan İslâmî esasların ve cereyanların veşeâirlerin kısmen kırılmasıyla bozulmaya yüz tutan vicdân-ı umûmiyeyi, Kur'ân'ın i'câzıyla ve geniş yaralarını, Kur'ân'ın ve îmânın ilâçlârıyla tedâvi etmeye çalışıyor. Elbette böyle küllî ve dehşetli rahnelere ve yaralara hakkalyakîn derecesinde, dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve binler tiryak hâsiyetinde mücerreb ilâçlar ve hadsiz edviyeler bulunmak gerektir. İşte bu zamanda, Kur'ân-ı Mücizü'l-Beyânın i'câz-ı mânevîsinden çıkan Risâle-i Nur, o vazifeyi görmekle beraber, îmânın hadsiz mertebelerinde terakkiyât ve inkişâfâta medâr olmuştur ve olmaktadır."

Bu paragrafın lügatçesi:
Teraküm:Birikme,yığılma
Müfsid:Bozucu
Rahne:Yara
Mücerreb denenmiş
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-12-2006, 18:46   #2
..meLike
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

Risâle-i Nur, yalnız cüz'î bir tahribâtı ve bir küçük hâneyi tâmir etmiyor; belki küllî bir tahribâtı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kal'ayı tâmir ediyor.

ALLah senden razı oLsun Üstad'ım..
80 küsür yıLLık hayatını tamire adamışsın..tahribe diiL..
bizLerse ne kadar tahripkarız..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-12-2006, 19:23   #3
***SofiSefa***
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

üstadın koyduğu sabit hizmeti...
kendi tahripleriyle hizmet adı altında kullananlara lanet olsun...lanet olsun....lanet olsun....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-12-2006, 00:29   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ***SofiSefa***
üstadın koyduğu sabit hizmeti...
kendi tahripleriyle hizmet adı altında kullananlara lanet olsun...lanet olsun....lanet olsun....
Hadis No : 5331
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'min ne ta'n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır."

Kaynak: Tirmizi, Birr 48, (1978)


Hadis No : 5332
Ravi: Ebu'd-Derda
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Laneti çok yapanlar kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar."

Kaynak: Müslim, Birr 85, (2598); Ebu Davud, Edeb 53, (4907)


Hadis No : 5333
Ravi: Semüre İbnu Cündüb
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birbirinize, Allah'ın laneti, Allah'ın gadabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın."

Kaynak: Ebu Davud, Edeb 53, (4906); Tirmizi, Birr 48. (1977)


Hadis No : 5334
Ravi: Ebu Hureyre
Tanım: Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!" denilmişti. Şu cevabı verdi: "Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil!"

Kaynak: Müslim, Birr 87, (2597)


Yanlış varsa buna yanlışla yaklaşarak doğru bulunmaz.. Belki farkında değilsindir yanlışının ama Efendimiz (s.a.v) bile kendisi lanetleyici olarak gönerilmedim diyerek bu kadar ılımlı yaklaşırken bizlere onun yolunu itmek düşmez..

Daha dikkatli olalım mümin kardeşim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-12-2006, 00:50   #5
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 186
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ***SofiSefa***
üstadın koyduğu sabit hizmeti...
kendi tahripleriyle hizmet adı altında kullananlara lanet olsun...lanet olsun....lanet olsun....
Sorumluluğu buyuk bir cumle. Ben her insanın soyledikleriyle bir gun bir sekilde imtahana tutulduğuna inanıyorum. O yuzden cumlelerimizi ne anlama geldiğini bilerek kurarsak daha doğru bir iletişim kurmuş oluruz. Amacımız diyalog olmalı, monolog değil. Hakkını helal et kardeşim eğer seni kıracak ya da alındıracak bir cumlem olduysa..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-12-2006, 18:26   #6
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 45
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

Diyalog ve Hoşgörü hakkında Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden Abdulkadir Badıllı ağabey'in yorumu

Diyalog, Fransızca bir kelime olup “dialoque” şeklindedir. Manası, iki veya daha çok kişinin beraber oturup, herhangi bir mevzuyu tartışıp konuşması demektir. Ancak birkaç senedir “Dinlerarası Diyalog” veya “Semavi Dinler Arasında Diyalog” tarzında bir girişimin başlamasına öncü ve vesile olmuş çok muhterem, çok müttaki ve çok alim olan Fethullah Gülen Ho­caya, dinin ve vicdanın kabul edip kaldıramayacağı kadar ağır gıybetler ve şeni’ ittiham ve iftiralar yapılmaktadır. O çok ağır ittihamları yapan çevreler, doymak ve usanmak bilmez bir hırs ile meseleyi gündemde tutmaya devam ediyorlar. Fethullah Gülen Hocanın Bediüzzaman Hazretleriyle bir münasebeti, bir bağlılığı olduğu için, o çok aşırı taarruzlarının bir ucunu Bediüzzaman’a da uzatmak istiyorlar.
Baş mı, haşhaş mı tefrik edemediğim bir kişinin yandaşları tarafından o vefakar, cefa­kar ve 8 yaşından 88 yaşına kadar Kur’an, iman, din, İslami­yet, millet ve memleket için cansiperane, fedakarane hizmet etmiş ve İslam tarihinde –Peygamber(asm) ve sahabelerinden sonra– ilimde, mantıkta, müteşabihatı te’vilde, şeriat, tefsir ve hadis usulünde; ayrıca cihadda, ihlas ve takvada vesaire vesairede misli çok nadir bir allame-i cihan, bir mürşid-i nigahban ve bir mütefekkir-i azam hakkında şeni’, kaba büh­tanlar ve cahil bir ehl-i imana bile ya-kışmayacak galiz ittihamlar yapılıyor. Her ne ise...
Şimdi Bediüzzaman Hazretleri hayatta iken, şu oldukça genişletilen diyalog dedikleri şeyle bir münasebeti olup olma­dığı, İslam şeriatı açısından bunun bir mahzuru olup olmadığı nok-tasını dinin usulünü bilenlere bırakarak, onun iki teşebbü­sünü anlatalım:
Birincisi: Şubat 195l’de Üstad’ın izin ve müsaadesiyle talebesi İnebolulu Salahaddin Çelebi, İslam hattıyla yazılmış Risale-i Nurlardan derlenmiş Zülfikar kitabını, Hıristiyanlığın bir nevi dinî reisi olan Papa’ya, müellifi Hz. Bediüzzaman na­mına göndermiş. Zülfikar kitabını teslim alan Papalık Başka­tibi de, Hz. Üstad’a mektupla şu mukabelede bulunmuştur.
“Papalık Makam-ı Âlisi
Kalem-i Mahsusu Başkitabet
No: 232247
Vatikan Dairesi
22 Şubat 1951
“Efendim!
“Zülfikar nam el yazısı olan güzel eseriniz, İstanbul’daki makam-ı vekâleti vasıtasıyla Papa Hazretlerine takdim edil­miştir. Bu nazik saygınızdan dolayı gayet mütehassis oldukla­rını bildirirken, üzerinize Cenab-ı Hakkın lütuflarını diledikle­rini tebliğe beni memur ettiklerini arzeylerim. Bu vesileyle saygılarımı sunarım efendim.
İmza
Vatikan Beyin Başkatibi”[29]

Papa’ya gönderilen Zülfikar kitabı neydi, neden bahsedi-yordu?
Cevap: Zülfikar kitabı üç ana bölümden ibaret çok harika bir kitaptır. Bu bölümler:
1. Kur’an’ın Allah(cc) kelamı olup mu’cizatlı olduğu.
2. Risalet-i Muhammediyenin hakkaniyetinin harika hüc­cet ve delillerle ispatı.
3. İnsan öldükten sonra, tekrar dirilip haşrolunacağının is-patlarından ibaret bir kitap.
Nur risaleleri içinden hususiyle bu kitabı seçip gönderme­sinin herhalde ve elbette bir mana ve bir hikmeti vardı. Kur’an, Risalet-i Ahmediye ve haşir gibi, imanın üç büyük rükünlerini Hıristiyan aleminin reisine tebliğ etmesi herhalde bir vazife idi.
İkinci Teşebbüsü: 1953 yaz aylarında, yanına üniversiteli talebelerinden birisini alarak, İstanbul Fener Patriği Athenagoras ile görüşmüştür. Bu görüşmede Hazret-i Üstad Patrik’e sormuş: “Hıristiyanlığın din-i hakikisi olan tevhid ve nübüvveti kabul ettiğiniz gibi; Hz. Muhammed’i(asm) de pey­gamber ve Kur’an-ı Kerim’i de kitabullah olarak kabul ederse­niz ehl-i necat olacaksınız.”
Patrik Athenagoras cevabında: “Ben kabul ediyorum.” de­yince, Bediüzzaman: “O halde siz bunu dünyanın diğer ruhani reislerine de söylüyor musunuz?”
Patrik: “Söylüyorum amma, onlar kabul etmiyorlar” de­miş.[30]
Bediüzzamanın Papa’ya gönderdiği Zülfikar kitabıyla, Hıristi-yanların başı ve reisine yazılı bir tebligatta bulunduğu gibi, şu Fener Patriği’ne de şifahi bir tebligatta bulunmuştur. Şu iki mühim teşebbüs, yani İslam dini adına İslamın temel akidesini tebliğinde olsun, yazımızın üst taraflarında eserlerin­den yaptığımız alıntılardaki manalar olsun dinimize, İslam akidesine ters düşen yanlış bir şey var mıdır?.. Şeriat, usuliddin ve akaid ilimlerine dayanarak “Vardır!” diyen varsa, hemen fi­kir meydanına çıksın görüşelim. Kuytu köşelerde, karanlık mihrakların emirber neferliğinde fısıltı ile şeriatsız bir şekilde konuşmasınlar.

Mevzuya bir iki nokta daha ilave edelim:
1. Tevhid akidesini ve İslam dininin temel prensiplerini ehl-i kitaba (Hıristiyan ve Yahudilere) tebliğ etmenin iki yolu vardır. Birisi, mektup ve kitap göndermekle; ikincisi şifahi gö­rüşerek tebliğ etmektir. Bu iki tebliğ yolu, şahsî teşebbüs ve gi­rişimdir. Kuvvetli müslüman devletler, maalesef şimdiki de­virde mevcut olmadığından, devletten devlete umumi tebligat yapılamamakta, gereği de yerine getirilememektedir. Halbuki, Kur’an bu tebligat ve davetin yapılmasını emrediyor.
[31] diyor. Ve bu çağrı ve nida, Kur’an-ı Kerim’in daha birçok ayetlerinde geçmektedir. Bu durumda Bediüzzaman Hazretleri bu emre uyarak, şahsen Hıristiyan ruhanilerinin en ileri gelen-lerine o tebliğ ve daveti yapmamalı mıydı?.. Yani bazı alim-i cahillerin, örümcekli kafalarındaki gibi; ta ezelden onları (yani Hıristiyan siyasilerini değil, ruhani dindarlarını) kendimize ebedi can düşmanı ve bî-eman hasım olarak sayıp asla ve kat’a hiçbir görüşme, hiçbir yanaşma göstermeme tarzında mı olma­lıydı?.. Hayır!..

[29] Emirdağ Lâhikası, s. 62.; Mufassal Tarihçe-i Hayat, C. 3, s. 2042.

[30] Şu ahirki hadisenin izahatı için bkz.: Mufassal Tarihçe-i Hayatı, C. 3, s. 1837.

[31] Âl-i İmran Suresi, 64.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-12-2006, 18:36   #7
..meLike
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

ALLah razı oLsun abLa..
ben de ekLemiştim ama oLsun..
tekrar aLLah razı oLsun..

"Et-tekrar-ı ahsen, veLev kane yüzseksen.."

http://ilahi-tr.org/index.php/topic,....html#msg34016


dipnot: şimdie kadarki yazıLarınız için de ALLah razı oLsun..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-12-2006, 20:11   #8
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 45
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

cümlemizden kardeşim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-2007, 01:49   #9
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Oct 2006
Yaş: 22
Mesajlar: 607
Varsayılan Ynt: risaleinurun görevi nedir?

lanetleyen değil dua eden olmalıyız
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 15:12


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats