![]() |
| | #1 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 45
| ÂYET-İ KERİME MEÂLİ Daha sonra gelenler arasında İlyas'a da güzel bir nam nasip ettik. İlyas'a selâm olsun. Sâffât Sûresi: 129-130 HADİS-İ ŞERİF MEÂLİ Sol elle yemek yemeyin. Çünkü şeytan sol elle yer. Câmi'ü's-Sağîr, c: 3, 3851 “Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ” Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî’nin “Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere, Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber” dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de hergün bir taşı düşmekle yıpranıyor. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim kopmaya başladılar. Hadsiz dostlarımdan ve sevdiklerimden mufarakat zamanının yakınlaştığını hissettim. O mânevî ve çok derin ve devâsız görünen yaranın merhemini aradım, bulamadım. Yine Niyazi-i Mısrî gibi dedim ki: “Dil bekası, Hak fenâsı istedi mülk-ü tenim, Bir devâsız derde düştüm, ah ki Lokman bîhaber.”(Haşiye) O vakit birden merhamet-i İlâhiyenin lisanı, misali, timsali, dellâlı, mümessili olan Peygamber-i Zîşan Aleyhissalâtü Vesselâmın nuru ve şefaati ve beşere getirdiği hediye-i hidayeti, o dermansız, hadsiz zannettiğim yaraya güzel bir merhem ve tiryak oldu. Karanlıklı ye’simi, nurlu bir ricaya çevirdi. Haşiye: Yani, benim kalbim bütün kuvvetiyle beka istediği halde, hikmet-i İlâhiye cesedimin harabiyetini iktiza ediyor. Hekîm-i Lokman da çaresini bulamadığı, dermansız bir derde düştüm. Lem’alar, s. 282 *** Bir zaman ihtiyarlığa ayak bastığımdan, gafleti idame ettiren sıhhat-i bedenim de bozulmuştu. İhtiyarlıkla hastalık müttefikan bana hücum etti. Başıma vura vura uykumu kaçırdılar. Çoluk çocuk, mal gibi beni dünya ile bağlayacak alâkalar da yoktu. Gençlik sersemliğiyle zayi ettiğim sermaye-i ömrümün meyvelerini, bütün günahlar, hatîatlar gördüm. Niyazi-i Mısrî gibi feryad eyleyerek dedim: Bir ticaret yapmadım, nakd-i ömür oldu hebâ, Yola geldim, lâkin göçmüş cümle kervan bîhaber. Ağlayıp, nâlân edip, düştüm yola tenhâ, garip, Dîde giryan, sîne biryan, akıl hayran, bîhaber. O vakit gurbetteydim. Me’yûsâne bir hüzün ve nedametkârâne bir teessüf ve istimdatkârâne bir hasret hissettim. Birden, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan imdada yetişti. Bana o kadar kuvvetli bir rica kapısını açtı ve öyle hakikî bir teselli ziyasını verdi ki, o vaziyetimin yüz derece fevkindeki ye’si dahi izale eder ve o karanlıkları dağıtabilirdi. Lem’alar, s. 283 Bediüzzaman Said NURSÎ |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 500
| elimize defterimizi aldığımızda Allah (cc) bizleri hüsrana uğrayanlardan eylemesin.. ibadetlerimizde ihlasımızı arttırsın ve bizlere lütfu ve rahmetiyle muamele etsin inşaallah... selam ve dua ile... |
| |
| | #3 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 45
| a.s. EyvAllah rabbim razı olsun |
| |
| Konu Araçları | |
| |