ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 02-02-2007, 11:30   #1
eragon
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan 1- KATRİNA FELAKETİ PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'IN HABER VERDİĞİ BİR KIYAMET ALAM...

KATRİNA FELAKETİ PEYGAMBERİMİZ(SAV)'IN HABER VERDİĞİ BİR KIYAMET ALAMETİ OLABİLİR Mİ? :

“On alamet görülmeden kıyamet kopmayacaktır;…Biri doğuda, biri batıda, bir diğeri de Arap Yarımadası’nda meydana gelecek yere batma hadisesi…” (Müslim, Fiten,39)

Tüm kainatın, canlı ve cansız tüm varlıkların mutlaka bir sonu olduğu Kuran ayetlerinde bildirilmektedir. Bu son günü, ama aynı zamanda ahiretteki sonsuz hayatın da bir başlangıcı olacaktır. O gün, Kuran ayetlerinde haber verildiği üzere, “İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı” gündür. (Mutaffifin Suresi, 6). Kıyamet gününde, canlılarla birlikte tüm evren de yok olacak ve bu yok oluş, şimdiye kadar hiçbiryerde görülmemiş olaylar sonucunda gerçekleşecektir. Rabbimiz Mearic Suresi’nde şöyle buyurmaktadır:

“Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün;
Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengarenk yün gibi olacak.
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz.
Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;
Kendi eşini ve kardeşini,
Ve onu barındıran aşiretini de;
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.
Hayır; (hiçbiri kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir. (Mearic Suresi,8-15)

Kıyamet, Allah’ın yüce kudretinin insanların tümü tarafından idrak edildiği, inkarcılar için dehşet, korku ve acı dolu bir gündür. Rabbimiz Kuran ayetlerinde bu günün hızla yaklaştığını Lokman Suresi, 34 ve insanların hiç beklemedikleri bir anda, aniden geleceğini (Nahl Suresi, 77 ve Araf Suresi, 187) bildirilmektedir. Bir diğer ayette ise Rabbimiz Kıyamet saatinin öncesinde bazı işaretlerin belireceğini haber vermiştir.

Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp-düşünmeleri onlara neyi sağlar? (Muhammed Suresi,18)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) kıyamet öncesinde gerçekleşecek bu alametleri bizlere hadis-I şeriflerinde detaylı olarak tasvir etmiştir. Kıyamet alametlerinin ortaya çıkacağı bu devir “Ahir zaman”dır. Ahir Zamanın ilk döneminde dünya maddi ve manevi sorunlarla doludur; bunun ardından gelecek ikinci devrede ise Allah Hz. Mehdi’yi vesile kılarak insanları yozlaşmadan, savaşlardan adaletsizliklerden kurtaracaktır. Altınçağ olarak da adlandırılan bu dönemde savaşlar ve çatışmalar son bulacak, dünya bolluk, bereket ve adaletle dolacak, İslam ahlakı tüm dünyaya yayılacak ve yaygın olarak yaşanacaktır. Altınçağ'ın sona ermesinin ardından dünya çok hızlı bir çöküş içine girecek ve ardından kıyamet saati gelecektir. Ancak belirtmek gerekir ki, her konuda olduğu gibi kıyamet hakkında da Rabbimiz’in bize öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Kesin olarak gerçekleşecek olan kıyametin vaktini sadece Allah bilmektedir:

De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?" O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) (Cin Suresi, 25-26)

Kıyamet Alametleri Birbiri Ardına Gerçekleşiyor

Ahir zaman hadisleri incelendiğinde çok olağanüstü bir durumla karşılaşılır. Peygamberimiz (sav)'in günümüzden yüzyıllar önce ayrıntılarıyla açıkladığı işaretler, “içinde bulunduğumuz çağda” yeryüzünün hemen her köşesinde, birbiri ardınca ve tam olarak hadislerde belirtildiği biçimde yaşanmaktadır. Dünyanın dört bir yanında yaygın katliamların, savaşların, çatışmaların gerçekleşmesi, fitnelerin çoğalması, haramların helal sayılması, ahlaki dejenerasyonun büyük bir hız kazanması, Allah’ın açıkça inkar edilmesi, Kuran ahlakının terk edilmesi, Müslümanların çok şiddetli zorluklarla karşılaşmaları, masum insanların sebepsiz yere öldürülmeleri, fakirliğin ve açlığın yaygınlaşması, sahte din adamlarının ortaya çıkması, büyüye ve fala rağbet edilmesi, sahtekarlığın, rüşvetin, zinanın artması, sahte mesihlerin ortaya çıkması gibi daha birçok alamet içinde bulunduğumuz ahir zamanda tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir yaygınlık göstermektedir. (Daha detaylı bilgi için Bkz. Hz. İsa’nın Geliş Alametleri, Harun Yahya, Araştırma Yayıncılık)

Hadislerde bildirilen bu ahir zaman alametlerinin bir bölümü İslam tarihinin farklı dönemlerinde, dünyanın farklı bölümlerinde, az ya da çok görülmüştür. Ancak böyle bir durum o dönemin ahir zaman olduğunu göstermez.

Çünkü bir devrin ahir zaman olarak nitelendirilmesi için, Peygamber Efendimiz (sav)’in haber verdiği alametlerin tümünün aynı çağda, birbirlerini izleyerek gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu durum hadislerde şöyle ifade edilmiştir:

KIYAMET ALAMETLERİ BİRBİRİNİ TAKİBEN MEYDANA GELİR. BİR DİZİDEKİ BONCUKLARIN ART ARDA KOPMASI GİBİ. (Ramuz-El Ehadis, 277/6; Camiü's-Sagir, 3/167)

ALAMETLER, AĞI KOPARILIP KAÇAN BALIKLARIN BİRBİRİNİ KOVALADIĞI GİBİ KOVALAR. (Ölüm, Kıyamet ve Diriliş, İmam Şarani, s. 478)

Örneğin hadislerde haber verilen alametlerden biri Ramazan Ayı’nda Ay ve Güneş tutulmalarının gerçekleşmesidir:

RAMAZAN'IN BİRİNCİ GECESİNDEAY, ORTASINDA GÜNEŞ TUTULACAKTIR. (Kıyamet Alametleri, s. 199)

Gerçekten de 1981 ve 1982 yıllarının Ramazan Ayı içinde hem Güneş hem de Ay tutulmaları birbiri ardına gerçekleşmiştir. Hiç şüphesiz Güneş ve Ay tutulmalarının gerçekleşmesi son derece doğal ve çok sık rastlanan bir durumdur. Ancak önemli olan bu tutulmaların Ramazan Ayı'nda ve 15'er gün arayla gerçekleşmesi, bu durumun iki yıl arka arkaya tekrar etmesidir. Üstelik bu tutulmaların, yukarıda bazılarını belirttiğimiz diğer alametlerle aynı dönemde gerçekleşmesi, rivayetlerdeki işaretlerin bu tutulmalar olabileceği ihtimalini güçlendirmektedir. Bir diğer olağanüstülük ise Peygamber Efendimiz (sav)'in bu Ay ve Güneş tutulmalarının hemen ardından bir kuyruklu yıldızın ortaya çıkacağını haber vermesidir:

O YILDIZIN DOĞMASI, GÜNEŞ VE AY TUTULMASINDAN SONRA OLACAKTIR. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)

Hadislerde belirtildiği gibi, 1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamız'ın yakınından geçmiştir. 1981 ve 1982 (Hicri 1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğuşunun da diğer çıkış alametleri ile aynı zamanda meydana gelmesi ve tam Peygamber Efendimiz (sav)'in haber verdiği şekilde gerçekleşmesi bu olayların rivayetlerdeki alametler olabileceğine işaret etmektedir.

Ahir zaman alametlerini incelerken dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus ise, söz konusu alametin büyüklüğü, şiddeti ve meydana getirdiği etkidir. Örneğin Peygamber Efendimiz (sav) depremlerin çoğalmasını bir kıyamet alameti olarak haber vermiştir. Hiç şüphesiz tarihin her döneminde çeşitli büyüklüklerde depremler gerçekleşmiştir. Ancak içinde bulunduğumuz ahir zamanda dünyanın dört bir yanında depremlerin sayısı ve şiddeti çok büyük bir artış göstermiştir. ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS)'nin raporlarına göre 1556-1975 arasındaki yaklaşık 400 yılda meydana gelen 5.0 ve daha büyük şiddetteki depremlerin sayısı sadece 110'dur. Aynı kurumun açıklamasına göre, 1980-2003 yılları arasında sadece 23 sene içinde meydana gelen 6.5 ve daha büyük şiddetteki depremlerin sayısı ise 1685'tir. Bu bilgi Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in verdiği haberi teyit etmekte, ahir zaman alametlerinin tarihin diğer dönemlerinde meydana gelen benzerlerinden çok daha olağanüstü özellikler taşıdığını göstermektedir. Peygamber Efendimiz (sav) bu alametlerin dışında da birçok kıyamet alameti haber vermiştir. İslam alimleri bu alametlerin bazılarını küçük alametler, bazılarını ise büyük alametler olarak nitelendirirler. Peygamberimiz (sav)'in on büyük kıyamet alametini haber verdiği bir hadisi şöyledir:

"On alamet zuhur etmedikçe kıyamet kopmayacaktır: doğuda bir yer batması, BATIDA BİR YER BATMASI, Arap Yarımadası'nda bir yer batması, duman, Deccal, İsa b. Meryem, Dabbetü'l-Arz, Ye'cuc ve Me'cuc, Güneş'in battığı yerden doğması ve Aden toprağının sonundan (Yemen'den) bir ateş çıkarak insanları haşrolacakları yere sürmesi. "
(Müslim, Fiten, 39, 40,128, 129; Ebû Dâvûd Melâhim, 12;
Tirmizi, Fiten, 21; İbn Mâce, Fiten, 25, 28).

Bu yazımızda, Peygamber Efendimiz (sav)'in haber verdiği “DOĞUDA, BATIDA VE ARAP YARIMADASI'NDA ÜÇ YERE BATIŞ” alametlerini, son zamanlarda yaşanan bazı önemli gelişmeler ışığında inceleyeceğiz.

(Diğer kıyamet alametleri hakkında detaylı bilgi için Bkz: Kıyamet Alametleri, Hz. İsa'nın Geliş Alametleri, Deccal'in Ayini Terör, Ahirzaman ve Dabbetü'l Arz, Harun Yahya, Araştırma Yayıncılık)

DOĞUDAKİ YERE BATIŞ:
ENDONEZYA'DAKİ BÜYÜK TSUNAMİ FELAKETİ

Peygamber Efendimiz (sav)’in haber verdiği kıyamet alametlerinden bir tanesi, “doğu tarafında gerçekleşecek olan yere batma” hadisesidir.

Bu alametin büyük bir kara parçasının ya da insan topluluğunun ortadan kalkması, yeryüzünden yok olması anlamına gelmesi muhtemeldir. (En doğrusunu Allah bilir) 2004 yılının son ayında Güney Asya’da gerçekleşen büyük tsunami felaketi bu alametle çok büyük benzerlikler göstermektedir. Dolayısıyla Peygamberimiz (sav)’in haber verdiği “doğudaki yere batış” alameti, bu büyük tsunami felaketine işaret ediyor olabilir. (Hiç şüphesiz en doğrusunu Rabbimiz bilir.)

Tarih boyunca Asya’da, Uzakdoğu’da çeşitli felaketler, depremler ve kasırgalar yaşanmıştır. Bu felaketlerde çok büyük yıkımlar gerçekleşmiş, çok yüksek sayılarda insan hayatını kaybetmiştir. Ancak 26 Aralık 2004 tarihinde Güney Asya’da gerçekleşen ve 225 binin üzerinde kişinin ölümüyle sonuçlanan tsunami bu felaketlerin en büyüğü olmuştur. Bu büyük felaket sırasında, yeraltındaki büyük levhaların hareketi sonucu oluşan 1000 kilometrekarelik kırılmalar ve kıtaların yer değiştirmesinin yarattığı büyük enerji, okyanuslarda meydana gelen çok büyük enerjiyle birleşip, Güney Asya ülkelerinden Endonezya, Sri Lanka, Hindistan, Malezya, Tayland, Bangladeş, Myanmar, Maldiv Adaları ve Seyşel Adaları'nı hatta 5 bin km uzaklıktaki bir Afrika ülkesi olan Somali sahillerini dahi vurmuştur.

Kıyamet alametlerinin birbiri ardına gerçekleştiği ahir zamanda meydana gelen bu tsunami felaketi, çok geniş bir alanı etkilemiş, şehirlerin deniz sularının altında kalıp yok olmasına, dünya haritasının değişmesine neden olmuştur. İşte bu nedenle de “doğudaki yere batış” ifadesi ile Güney Asya’da gerçekleşmiş olan bu felakete işaret ediliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

KIYAMET ALAMETLERİ BİRBİRİNİ TAKİBEN MEYDANA GELİR. BİR DİZİDEKİ BONCUKLARIN ART ARDA KOPMASI GİBİ. (Ramuz –El Ehadis, 277/6; Camiü’s Sagir, 3/167)
RAMAZAN'IN
BİRİNCİ GECESİ AY,
ORTASINDA GÜNEŞ TUTULACAKTIR.
(Kıyamet Alametleri, s. 199)

( DEVAMI İKİNCİ DE)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 13:56


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats