![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Kurban Bayramı’yla yılbaşının aynı günlere denk gelmesi ilginç görüntüler oluşturdu. Belki de bize yılbaşı kültürüyle, Kurban Bayramı arasındaki farklılığı görme imkanı tanıdı. Yılbaşı öncesinde çocuğuna yılbaşını anlatmak isteyenler için büyük marketlerin özel reyonlarında çeşit çeşit eşyaya rastlamak mümkündü. Noel Baba’lar bir yana, ren geyikleri bile yılbaşını simgeliyor raflarda. Enva-i çeşit hediyelik eşya, çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini çekiyor. Amma velâkin kurbanla ilgili bir tek şey var mı diye bakın, bulabilecek misiniz raflarda? Hayır yok! Kurban ibadetimizle ilgili ne görsel bir öykümüz ne de hediyelik eşyamız var! Kurbanı anlatmak, anlamaktan geçiyor. O güzelim ren geyiğini isteyen çocuğunu çekiştiren annenin durumunu düşünün. Çocuk için o bir oyuncak. Ama ya anne için... Başka bir gün olsa “Neden olmasın, tabii ki alırım.” diyen anne neden almamakta direniyor dersiniz? Gözü, “Gel kızım sana şunu alayım, hem de Kurban Bayramı’nı anlatıyor!” diyebileceği bir şeyler arasa da nafile! Kurban Bayramı üzerinde biraz daha düşünmeye ihtiyacımız var. Kurbanı anlamak ve anlatmak için daha fonksiyonel şeyler yapmak durumundayız anlaşılan. Kurbanı soğuk bir yardımlaşma ritüelinden çıkarıp hayatımızın bir parçası yapmamız lazım. Kurban kesmek denildiğinde ilk akla gelen şey zahmet ve yorgunluk olmamalı. Kurbanın bize fısıldadığı “Allah’a yakınlık” terennümünü duyabilmek gerek. Belki de gelecek yıl annesinin elini çekiştirerek Noel Baba’lı ren geyiği almak için gözyaşı döken küçük kıza, yan rafta Kurban’ı anlatan bir oyuncak bulunur, ne dersiniz? *** Ailem dergisine gösterilen ilgi azalmadan devam ediyor. Fonksiyonel olabildiğimiz ve ihtiyaçlara karşılık verilebildiği sürece bu ilginin azalmayacağını da biliyoruz. Ailem dergisi ekibi olarak tüm okurlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyoruz. |
| |
| Konu Araçları | |
| |