![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 199
| SEVİLEN HEP AYAKTA Rabia'dır O kitaplarda RABİATÜ'L-aDEVİYYE ...Tanıyanların gönlünde parıltılı bir yerin sahibi ,Hakk'ın kadın aşıklarından Rabia... Ömrünün her gecesine ,uyku vakti geldiğinde, fakir külübeciğinin bir köşesine serdiği saccadeyle başlayan, Rabia.. Her gece insanlar yataklarına çekilirken,Rabia,seccadesini usulca serip fısıltıyla seslenir. ALLAH'IM şu dakikalarda bütün sevenler sevdiklerinin yanına gidiyorlar,ben sana geldim..... Ve sonra,ömrünün her gecesi Rabia.'nın o seccada üzerinde tan ağarıncaya kadar bir destan yazılmaya başlanır.Gözyaşıyla yıkanan dua Kur'an ,rukü ve secde ile taçlanan bir destan.... Ömrünün her gecesi böyle geçer Rabia sultanın...Bu gecelerden biri henüz bitmiş,sabah namazı da kılınmış maddi olarak yorgun ve halsiz bir vücut,hasırın üzerine yeni uzanmış,uykuya varmıştır. "hırsız" denilenlerden zavallı bir kem talih ise,kapının kilidini sessizce halledip kulübecikten içeri süzülmüştür. İlkingözü, köşede uyumakta olan yaşlı Rabia'ya kayar...ilgilenmez.Sonra,kulüb eyi gözden geçirir....canı sıkılır..Yalnış yere girmiştir..çünkü para edecek cinsten hiçbir şey yoktur, o kulübede...Hırsızın canı sıkılsada "eli boş çıkmayalım" düşüncesiyle kap kacak cinsi bir şeyleri çuvala atar ve sessizce kapıya yönelir. Hırsızı bir şok beklemektedir.kapı yerinde yoktur.Ufacık bir kulübe ve az önce içinden süzüldüğü tek kapı... Fakat yerinde yoktur işte.. Faltaşı gibi açar gözlerini hırsız, dört duvarı tek tek gözden geçirir,elleriyle de yoklar... Fakat karşısında duran görüntü dört adet kapısız duvardır.... Ve o sırada olup bitenden habersiz Rabia sultan ,hasır yatağının üzerinde uyumaktadır.Bu dünyanın dışına uzanan bir tecelliyle karşı karşıya bulunduğunu hisseden hırsız bütün tüyleri diken diken olmuş bir halde ve sırtından soğuk bir ter boşanırken çaldıklarını çuvaldan çıkartır...Yaptığınada tövbe eder... Kapı karşısındabelirmiştir...Sevini r tekrar heveslenir... Kap kacak ne varsa yeniden çuvala doldurulur..Başını kaldırır...Gözleri kararır...Kapı yine kaybolmuştur..Bu kedi fare oyunubirkaç kez tekrarlanır... Ve sonuçta kesin olarak anlarki, kendisini çaldıklarıyla beraber o kulübeden çıkarmayacaklardır. O sırada Rabia sultan, hasır yatağının üzerinde olup bitnden habersiz uyumaktaydı..Hırsız bambaşka bir manevi iklime doğru adım atmakta olduğunu hissederek, samimi bir tevbe ile çuvalı boşaltır...Bu yaşadığı olay ,onun" hırsızlıkkariyerinide" noktalamıştır.Artık amacı ,hasır üzerinde uyuyan o yaşlı Hak dostu gibi olmanın yolunu aramaktır.hırsız olarak girdiği Rabia kulübesinden ,Rabbinin Rahmetini uman tevbe etmiş bir mü'min olarak çıkmaktadır.Fakat daha göreceği duyacağı şeyler kalmıştır,geriye... Tam kapının eşiğinden geçerken ..Dört duvarın ,dördü birden dile gelir, konuşur... yeni tevbekar, duyduklarıyla inler... Sarsılır "SEVEN UYUDU AMA SEVİLEN HEP AYAKTA !" RABİA , hasır yatağının üzerinde sessiz ve dingin uyumaya devam etmektedir.... ALLAH'I SEVEN GÖNÜL ALLAH İÇİN DİKİLMEYİ AYAKTA KALMAYI ZORLUKLARA KATLANMAYI DA SEVER... ,, ALLAH SENDEN İLLE DİLEKÇE YAZMANI İSTEMEZ "Derdini antamamaktan yakınıyorsun Sesini duyuramamak canını yakıyor. Varlığını hiçe sayanlara içerliyorsun. Anlaşılmamak yüreğini kanatıyor. Seni sen sölemeden anlayan bir dostun olsaydı,ne çok sevinirdin. Yüreğini senin göğsüne koyan Yaratıcın yüreğinden geçenleri bildiğini bildiriyor sana Sen dile getirmesende ,içini oyan sızıları,ruhunu kemiren pişmanlıkları açık bir söz gibi duyuyor. Diyor ki, başkalarından sakladığını bilmediğim gibi, kendinden sakladıklarını bile biliyorum. Seni en çok o anlıyor. Sesini bir yükselt de öyle konuşalım, demiyor. BİR DİLEKÇE YAZDA SONRA DEĞERLENDİRELİM, demiyor." ALINTI |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Paylaşım için ALLAH razı olsun... |
| |
| Konu Araçları | |
| |