![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Mallarınızı zekat ile koruyun Sual: Mal, zekat ile korunurmuş. Zekat bu kadar önemli mi? CEVAP Kur�an-ı kerimin çeşitli yerlerinde namaz ile zekat beraber bildiriliyor. (Namazı kılın, zekatı verin) buyuruluyor. (2/43) Zekatın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allah�a ve Resulüne inanan, malının zekatını versin!) [Taberani] (Zekat vermekle müslümanlığınız mükemmel hâle gelir.) [Bezzar] (En faziletli ibadet namaz, sonra zekattır.) [Taberani] (Hastalarınızı sadaka ile, mallarınızı zekat ile koruyun!) [Deylemi] (Allahü teâlâ, malınızın temizlenip güzelleşmesi için zekatı farz kıldı.) [Hakim] Zekat vermeyen büyük günah işlemiş olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Zekat vermeyen kimseye Allahü teâlâ lanet eder.) [Nesai] (Zekat vermeyen, temiz malını kirletmiş olur.) [Taberani] (Zekat vermeyen kimse, kıyamette ateştedir.) [Taberani] (Zenginlerin zekatı fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ onlara ayrıca nafaka verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.) [El-Askeri] [Eli ayağı tutup da, çalışabilenlerin zekat istemesi haramdır. İstemediği halde, kendisine zekat verilirse, alması günah olmaz. Zekat, çalışamıyacak kadar hasta, sakat olanlara ve çalışıp da güç geçinenlere verilir. Allahü teâlâ böyle fakirleri de milletin içinde kırkta bir yaratmıştır.] (Zekat vermeyen bir toplum, rahmetten, iyilikten mahrum kalır. Hayvanlar da olmasa, hiç rahmet görmezlerdi.) [Taberani] (Zekatı verilmeyen mallar, karada, denizde telef olur.) [Taberani] (Zekatını veren o malın şerrinden korunmuş olur.) [Beyheki] (Zekat vermeyenin namazı kabul olmaz.) [Taberani] [Zekat vermemek büyük günah olduğu için, böyle günahkârın kıldığı namaz, sahih olup borcu ödenirse de, namazdan hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz. Her günah da böyledir.] Peygamber efendimiz, (Zekatı verilmeyen mallar, yılan olup sahibinin boynuna dolanır) buyurduktan sonra, şu mealdeki âyet-i kerimeyi okudu: (Allah�ın ihsan ettiği mallarda cimrilik edenler [o malların zekatını vermeyenler], iyi ettiklerini [zengin kalacaklarını] sanıyorlar. Halbuki kendilerine kötülük etmiş oluyorlar, o mallar Cehennemde, [yılan şeklinde] boyunlarına dolanacak [onları sokacak].) [Âl-i İmrân 180 - İbni Mace] Bu acı azaplardan kurtulmak için, malların zekatını, tarla mahsullerinin, sebzelerin, meyvelerin uşrunu vermek şarttır. Zekat kırkta bir, uşur onda bir verilir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki: (Altın ve gümüşü [malı, parayı] biriktirip Allah yolunda harcamayanlara [zekatını vermeyenlere] çok acı azabı müjdele! [Zekatı verilmeyen mallar] paralar, Cehennem ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarına, böğürlerine, sırtlarına [mühür basar gibi] basılacaktır. Bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Biriktirdiklerinizi [azabını] tadın denilecektir.) [Tevbe 34, 35] (Parantez içindekiler, tefsirlerdeki açıklamalardır.) Fakire verilen altın, onu zengin edecek kadar fazla olmamalıdır. Borçsuz fakire nisap miktarı veya daha çok zekat vermek mekruh olarak caizdir. 10 gr altın kadar borcu var ise, 100 gr altını alması mekruh olmaz. Altın ile gümüş, ne niyetle saklanırsa saklansın ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı ise zekatı verilir. �Ev, araba almak için biriktirilen paranın bana göre zekatı olmaz� diyenlere itibar edilmemelidir. |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Zekat nisabı nedir Sual: Zekat nisabı nedir, nasıl hesaplanır? CEVAP Daha kolay anlaşılması için maddeler halinde yazalım: 1- Zekat nisabı, 20 miskal, yani 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret eşyasıdır. 2- Senetli, senetsiz alacaklar nisap hesabına dahil edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekatları verilir. Daha almadan da zekatları verilebilir. 3- Borçlar, mevcut paradan veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekatı verilir. 4- On yıl sonra alınacak para, zekat nisabına dahil edilir. On yıl sonra ödenecek borç zekattan düşülür. 5- Kayıp olmuş, gasp olunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal ve inkâr olunan alacaklar, nisap hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki senelerin zekatları verilmez. Senetli veya iki şahitli olan veya itiraf olunan alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekatı da verilir. 6- Bir hanım mehr-i müeccel olarak kocasından alacağı altınları zekat nisabına katar. 7- Zekata tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar edilmez. Nisaba malik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisabı buluyorsa kırkta biri zekat olarak fakirlere verilir. Nisaptan aşağı ise verilmez. 8- Ticaret için olmayan evler, arsalar, vasıtalar, fabrikalar, demirbaş eşyalar zekat nisabına dahil edilmez. Ticaret için alınıp ticaret için saklanan malların, altın, gümüş, yerli ve yabancı paraların ve elden ele dolaşan hisse senetlerinin zekatı verilir. Evin, apartmanın, arabanın, zekatı olmaz. Araba, ev ve arsa alıp satan kimse, bunların zekatını verir. Çünkü bunlar ticaret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekatını vermez. (Dürer) 9- Zekat verirken bilezik, yüzük gibi altınların işçilik ve sanat değerine değil, ağırlığına itibar edilir. Yani 12 ayardan fazla olan bütün altınlar, tartılır. Kırkta biri zekat olarak verilir. 10- Bilezik, zincir, küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan kimse, bunların içinden en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasını hesap ederek vermesi caiz, en düşüğünden vermesi ise, mekruhtur. 11- Kadınların altın ve gümüşten başka diğer süs (ziynet) eşyaları zekata tâbi değildir. Pırlanta, elmas gibi ziynet eşyalarının zekatı verilmez. Şafii'de ise, kadınların altın ve gümüş dahil süs olarak taktıkları ziynetlerin zekatı verilmez. (Hidaye) 12- Zekata tâbi mallar, altın liraların en düşüğünün alış fiyatına göre hesap edilir. 13- Hisse senetlerinin nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz, hâmiline yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yani döviz gibi elden ele dolaşır. İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticaret malı gibi, zekatın hesap edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden nisaba dahil edilir. Nâma yazılı hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın demirbaş mallarının haricindeki parasını zekat nisabına dahil eder. 14- Gölde yetiştirilen balıklar satılınca, bu para diğer zekata tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa zekatı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekatını vermez, fakat sene sonunda sütten elde ettiği para zekat nisabına dahil edilir. 15- Zekat nisabına malik olan zengindir. Sual: Alınacak maaşlar zekat nisabına katılır mı? CEVAP Memur ve işçilerin alacakları maaş ve ücretler, ellerine geçmeden önce nisap hesabına katılmaz. Sual: İşten çıkarılanlara, ödenmeyen maaş ve tazminatlarına karşılık 3-4 ay sonrasına senet veriyorlar. Bu senetlerin, o gün geldiğinde ödenip ödenmeyeceği de kesin değil. Elinde böyle 3-4 milyarlık senedi olan bunu nisaba katar mı? CEVAP Çekler maaş gibi değildir. Bunlar nisap hesabına katılır. Elinde kurban kesecek kadar parası olan kurban keser. Zekat için de, paralar eline geçince zekatını verir. Şimdi de, zekatlarını verse mahzuru olmaz. Sual: Paylaşılmamış miras malımız var. Nisaba dahil edilir mi? CEVAP Evet edilir. Sual: Altın diş nisaba katılır mı? CEVAP Evet katılır. Sual: Sonradan satmaya niyet edilen arsa zekat hesabına dahil edilir mi? CEVAP Edilmez. Sual: Hanımına mehr borcu olan erkek, bu miktarı zekat nisabından düşer mi? CEVAP Evet. Kime borcu olursa olsun, borçlar çıkarılır. Sual: 25-30 senelik vadeli taksitlerle alınan krediler zekat hesabında borç olarak düşülür mü? CEVAP Evet bütün taksitleri düşülür. 30 yıllık taksiti olsa da hepsi düşülür. Sual: Bugün zekat günümdür. On gün sonra, hac için yatıracağım para, zekat nisabından düşülür mü? CEVAP Hayır. Sual: Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü? CEVAP O ay verdiğiniz kira düşer, gelecek aylarınki düşmez. Sual: Devre mülk zekat nisabına girer mi? CEVAP Girmez. Sual: Zenginlik nisabını yeniden ele almalı diyorlar. Zekat nisabı belli değil midir? CEVAP Gazeteleri okuyan, TV�leri seyredenler, sanki din yeni ortaya çıkmış gibi, hakiki İslam âlimlerince açıklanıp, onaylanıp 14 asırdır uygulanan dini hükümleri değiştirmeye kalkanlar çıkıyor. Kimi tesettürü kaldırıyor, kimi bayanlara hayz ve nifas hallerinde namaz kıldırıyor, kimi kaderi inkâr ediyor, (Fakirlik kaderimiz değil) diyerek, güya alınyazısını değiştirmeye kalkıyor. Kimi haricileri, İslam tarihinde ilk demokrat ve cumhuriyetçi fırka diye övüyor. Kimi yakında kıyamet kopacak diyor. Hele tuhaf biri, (İstanbul�da büyük deprem olacak, 5 milyon kişi ölecek, aklı olan İstanbul�u terk etsin) diyor. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah�tan başka hiç kimsenin bilmediği Kur�an-ı kerimde yazılıdır. Depremin de bugün için önceden bilinmesi mümkün değildir. Gaybdan haber verircesine, milleti sıkıntıya sokmak haramdır. Dünyada da reform hareketi sürüyor. İslam�ın beş şartından biri olan namazı, sahih olmasın diye vakti girmeden kıldıran yerler var. Sahih olmaması için hac bir gün önce yaptırılıyor. Zekat, altın, gümüş veya ticaret ettiği maldan verilmesi gerekirken, ticaret malından değil de, başka maldan veriliyor. Böylece zekatlar da sahih olmuyor. Şimdi de kurban ibadeti kaldırılmak isteniyor. Kurban kesilmeyip parası yoksullara verilmesi isteniyor. Dinimiz, (Muhtaç insanlar olduğu zaman kurban kesmeyip parası yoksullara verilsin) diyemez miydi? Peygamber efendimiz böyle bir şeyi düşünememiş mi, 1400 yıldan beri gelen âlimler düşünememiş mi? Son olarak da zenginlik nisabını yeniden ele alıp bozmaya çalışanlar var. Dinimiz kâmil değil midir? Eksik olan nesi vardır? Namazın, orucun, zekatın, nisabın yeni bir şekli olur mu? Reformcu, (Dine göre, malların değeri değişmiş, kim zengin, kim fakir belli değil. Mesela ortalama 40 davarın değeri 2.5 milyar, beş devenin bedeli 5 milyar, 30 sığırın bedeli 10 milyar. Gümüşe göre 60, altına göre 500 milyondur. Bunun ortalamasını almak gerekir. Siz, 500 milyonu olanı zengin sayar, 29 sığırın bedeli olan 9 milyarlık adamı fakir sayarsanız, bu adaletli olmaz) diyor. Biri çıkıp da niye dinimizle oynuyorsunuz demiyor. Böyle bir teklifi, ya dini bilmeyenler veya dini kasten bozmak isteyenler yapar. Dinimizde, bir adamın 29 ineği ve 39 koyunu ve 4 devesi olsa, ayrıca 50 gram da altını olsa zekat vermez. Hatta yün için, yük taşımak için, binmek için olan hayvanları varsa onların da zekatı olmaz. Çünkü deve, sığır gibi başka cinsten sâime hayvanlar, birbirlerine ve ticaret eşyasına eklenmezler. Bu kadar mala sahip olan kimse, yaklaşık 20 milyarlık bu insan zekat vermez. Din böyle bildirmiş. Sen bunları birbirine ilave edersen dinin bildirdiği yolu bırakmış olursun. Bu kadar malı olmayıp da 100 gram altını olan kimse, dinen zengindir. Zekat vermesi gerekir. Reformcunun (malı çok olan zekat vermiyor da, malı az olan zekat veriyor) demesi yersizdir. Hatta bir kimse, fakir de olsa, toprak mahsullerinin uşrunu vermesi gerekir. Problem diye çıkarılan bu meseleler, kitaba uymamaktan ileri gelmektedir. Dinimiz eksik değildir. Kitaplara göre amel edilirse, hiçbir mesele kalmaz. Kitaplarda eşyanın değeri, dövize, koyuna, sığıra veya deveye göre tayin edilmez. (Keşf-i rümûz) kitabında (Eşyanın kıymetleri altın ve gümüş ile anlaşılır) deniyor. Şimdi, gümüşün altına nazaran kıymeti, yedide birden çok düşük olduğu için, zekat hesaplarının yalnız altın lira ile kıymetlendirilmesi lazım olduğu İbni Âbidin�de bildirilmektedir. Ticaret eşyasının kıymeti, para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Hükümet tarafından damgalı altın liralardan kıymeti en az olanı ile hesap edilir. Kitaba inananlar için işin esası budur. Fakirin lehi dinde ölçü mü? Sual: Dinde yenilikçi bir yazar, fakirin lehine diyerek zenginlikteki nisap miktarını 96 gramdan 80�e indiriyor. Yaptığı dinde reform değil midir? CEVAP Ölçü birimleri, Şer�i birimler, Urfi birimler olmak üzere ikiye ayrılır. Şer�i birimler, Peygamber efendimizin zamanında kullanılan birimlerdir. Urfi birimler, şer�i birimlerden farklıdır. Urfi birimler, hükümetin kabul ettiği birimlerdir. Altının nisabı 20 miskaldir. Bir miskalin ağırlığı dört mezhepte farklıdır. Hanefi�de bir miskal, 20 kırât�tır. Bir kırât-ı şer�i ise, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru 5 arpadır. Hassas terazi ile bu vasıftaki 5 arpanın 0,24 gr olduğu tespit edildi. Şu halde bir şer�i miskal, yüz arpadır, yani, 4,8 gramdır. 20 miskal altın ise (20x4,8) = 96 gramdır. Urfi kırâtın ağırlığı olan 0,20 ile çarpılırsa, bulunan 4 gr, miskalin ağırlığı olmaz. Altının nisap miktarını bu yanlış miskale göre yapıp, 4x20 = 80 gr demek doğru olmaz. İbni Âbidin hazretleri, mal zekatı kısmında, (Kırât-ı urfi 4 arpadır) buyuruyor. Yazar, (Önceleri İslam âlimlerine uyarak altının nisabının 96 gr olduğunu açıklamıştım. Fakat fakirin lehine olduğu için şimdi 80 gramı esas alıyorum) diyor. Fakirin lehi her yerde, her zaman dinde ölçü olur mu? Madem ölçü oluyorsa, ne diye 70 gr değil de, 80 gr alınıyor? 10 gr alınsa fakirin daha lehine değil midir? Hatta bu ölçüyü temelli kaldırsalar, fakirlerin lehine olmaz mı? Âlimlerin bildirdiği ölçüye uymadan, fakirin lehine diye altının nisap miktarını değiştirmek dinde reform olur. Kendi görüşüne göre dini değiştirmeye kalkan reformculara itibar etmemelidir! Mutlaka muteber bir kitaptan kaynak istemelidir! Dini emirler çağa göre değişmez Sual: Her yıl, zekat için 20 miskal altından, fıtra için şu kadar ölçek un veya buğdaydan söz edilir. Buna ne lüzum vardır? Zekat ve fıtra miktarlarının Türkiye�de TL�ye, Almanya�da Euro�ya göre hesaplanıp ilan edilmesi gerekmez mi? Bir de Şafiiler, deterjan varken, toprakla necaset temizliyorlar. Niçin zamanımıza uymuyorlar? CEVAP Dini kuran biz değiliz ki, değiştirme yetkisi bizde olsun! Dinimize ilave ve çıkarma yetkisi kimsede yoktur. Dinde yapılacak değişikliklere bid�at denir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Her bid�at dalalettir, dalalet ehli de Cehennemdedir.) [Müslim] Dinimiz, zekat, fıtra ve kurban nisabının ve eşyanın kıymetlerinin altın ve gümüş ile tespit edileceğini bildirmektedir. (Keşf-i rümûz) Nisap miktarları, resmi damgalı, altın veya gümüş paralardan, kıymeti en az olan ile hesap edilir. Para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Kıyamete kadar böyledir. Mesela bugün, Aziz, Hamit gibi altınlardan kıymeti en az olan ile hesap edilir. 20 miskal altını veya bu değerde ticaret malı olan kimse, dinen zengin sayılır. Bu malın üzerinden bir sene geçmişse, zekatını verir. (Redd-ül Muhtar) Koyun zekatı kırkta birdir. Kırk koyunu olan, birini zekat verir. Bunu otuzda bir veya ellide bir yapmaya hiç kimsenin yetkisi yoktur. Sadaka-i fıtr için de belli ölçekte buğday, un, arpa, hurma ve kuru üzüm verilir. Yani bunların bildirilen miktarı ölçü olarak alınır. Muza göre veya cevize göre olmaz. Dinimiz neyi bildirmişse, o ölçü alınır. Mesela dinimiz, (Fıtra olarak, 3500 gr arpa veya değeri kadar altın veya gümüş verilir) diyorsa, Kıyamete kadar bu böyle devam eder. Karadenizli fındığı, Akdenizli portakalı ölçü alamaz. Dini kim koydu ise, değiştirme yetkisi de ondadır. Çağa göre dini emirler değişmez. Her çağa göre yeni yorum getirilmez. Çağa göre tefsir olmaz. Şafii mezhebinde, köpek bir yere yaş olarak dokunursa, orasını bir defa topraklı olmak üzere yedi defa su ile yıkamak gerekir. (Bugün sabun ve deterjan var, toprakla yıkamaya lüzum yok) denemez. Dinimizin bildirdiği emirlere aynen uyulur. Uymak istemeyenlere sözümüz yoktur. |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Zekat ne zaman verilir Sual: Zekat ne zaman verilir? CEVAP Zekat, farz olduktan sonra verilir. Nisaba ulaşan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir yere yazar. Mesela, 3 Recebde zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisap kadar parası ve ticaret malı varsa zekatını verir. Ramazan ayını beklemez. Günü gelmeden zekat vermekte de mahzur yoktur, çok iyi olur. Hatta gelecek birkaç yılın zekatını önceden vermek de caizdir. Bir kimse, zekatını yanlış hesap edip, bir altın zekat vermesi gerekirken iki altın hesap etse, fakire verdikten sonra tekrar hesap etse, bir altın vereceğini anlasa, ikinci yıl vereceği zekata bu bir altını mahsup eder. Zekatı acele etmeden bir yıl içinde vermek gerekir diyen âlimler var ise de, acele edip, hemen vermek vaciptir. Özürsüz geciktirmek mekruh olur. Şafii ve Maliki�de, zekat farz olunca, hemen vermek farzdır. Hadis-i şerifte, (Zekat vermekte acele ediniz!) buyuruldu. (İbni Mace) Sual: Zekat yalnız Ramazan ayında mı verilir? CEVAP Her zenginin zekat verme ayı ve günü farklı olur. Ramazan ayını beklemez. Eğer Şevvalın 23'ünde zengin olmuşsa, gelecek yılın Şevvalin 23'ünde zekat verir. Şevval ayı gelmeden Ramazan ayında verse de olur. Fakat Şevval ayının 23'ünde tekrar malını hesap eder. Az vermişse, üstünü tamamlar. Çok vermişse, fazla verdiği nafile olur. Yani zekatı günü gelmeden önce de vermek caizdir. Fakat gününde tekrar hesap etmek gerekir. Sual: Bir hoca, (Zekat yalnız Ramazan ayında verilir. Bayramdan önce vermek gerekir. Bayramdan sonraya bırakılmaz) dedi. Zekat günü dolmayanlar ne olacaktır? CEVAP Bir yanlışlık vardır. Belki sadaka-i fıtır için söylemiştir. Herkesin zekat verme tarihi farklı olur. Sual: Malımız nisaba ulaştıktan sonra, bir yıl dolunca hemen zekatını vermek farz mıdır? Bugün yarın zekat vereceğim derken ölürse, miras bıraktığı maldan vermek lazım mıdır? CEVAP Zekat, farz olur olmaz hemen vermek gerekmez. Vermeden ölürse, bıraktığı maldan verilmez. Bazı âlimlere göre de zekatı geciktirmek mekruhtur, hemen ilk fırsatta vermek gerekir. Sual: Zengin olduğumuz tarih belli değilse, yani hatırlamıyorsak, zekatı ne zaman vermeliyiz? CEVAP Zannı galibe göre tahmini bir tarih kabul edilir. Bundan sonra o tarih esas alınır. Sual: Nisap tarihim 1 Ramazandır. Mevcut mal varlığım nisap miktarını aşıyor. 1 Ramazan günü hangi saatten itibaren zekat bana farz oluyor? CEVAP Şer'i gün, imsak ile başlar. İmsak vaktinden itibaren zekat size farz olur. Sual: Zekat vereceğim gün öğle vaktinde paramı veya altınımı çaldırsam, imsak vaktinden sonra zekat vermek bana farz olduğu için, zekat miktarını daha sonra elime geçince ödemem gerekiyor mu? CEVAP Hayır. Kendiniz telef etmediğiniz için vermeniz gerekmez. Sual: Zekat verme günü gelip de zekatını vermeyen, daha sonra fakirleşip, elinde hiç parası kalmayan kimsenin zekat borcu af olur mu? CEVAP Malı kendi telef ederse, zekat borcu af olmaz, para kendiliğinden telef olursa zekat af olur. Yani malı, kendi harcar veya telef ederse, zekat af olmaz. Mesela borsada parasını yok ederse veya araba, buzdolabı gibi şeyler alarak parasının hepsini harcarsa zekat af olmaz, zekatını ödemesi gerekir. Malı çalınırsa, kaybolursa, yanıp yok olursa yahut ödünç veya âriyet verip geri alamazsa, o zaman zekat vermek gerekmez. |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Hangi maldan zekat verilir Sual: Hangi maldan zekat verilir? CEVAP Zekatın hangi maldan verileceğini birçok müslüman bilmemektedir. Zekat olarak verilecek mallar yerine, bunların kıymetlerini de vermek caizdir. Kıymet denilince, altın ve gümüş anlaşılır, başka mal, çek, senet, para veya döviz anlaşılmaz. Çünkü eşyanın kıymeti altın ve gümüş ile anlaşılır. (Keşfi rümuz-i gurer) Fülus [bakır] paraların kıymetleri nisabı bulunca zekat olarak, bu fülusun değerlerinin kırkta birini gümüş olarak vermek gerekir. (M.Seade) Bakır paranın zekatı, aynı cins bakır paradan verilmez, gümüş olarak verilmesi gerekir. (İmam-ı Ebu Yusuf buyurdu ki, toprak sahiplerinden uşur ve zekat olarak, altın ve gümüş yerine, başka geçer akçe [para] almak haram olur. Her ne kadar bunlar, herkesin kabul ettiği damgalı para ise de, altın değil, bakır paradır.) [Redd-ül muhtar] Altın ve gümüş olmayan, tedavüldeki para ile zekat verilmez. Zekat, ya altın veya gümüş, yahut ticareti yapılan maldan verilir. İmam-ı Nesefi hazretleri buyuruyor ki: Bir zengin, yemek satın alıp fakire yedirse, zekat vermiş olmaz. (Zahire) Zekat olarak, erkek deve verilmez. Erkek develerin zekatı bile dişi deve olarak verilir. Dişi devesi yoksa değeri kadar altın veya gümüş verilir. Başka mal verilmez. (Hindiyye) Zekat olarak altın ve gümüş yerine, bunların kıymeti kadar uruz vermek sahihtir. (M.Felah) Ticaret malına uruz denir. Elbise tüccarı, ya uruz yani ticaretini yaptığı elbiseden veya değeri kadar altın, gümüş verir. (Tahtavi) Altın ile gümüş, ne niyetle saklanırsa saklansın ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı ise zekatı verilir. Kira ve zekat Bugün fakir için kiralık ev çok mühimdir. Fakat zengin zekatına mahsuben fakiri evinde oturtamaz. Çünkü bir zengin, zekatına mahsuben, bir fakiri evinde oturtsa zekat vermiş olmaz. |
| |
| | #5 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Zekat kime verilir Sual: Anne ve babaya zekat verilir mi? Kimlere verilmez? CEVAP Ana babaya, dedeye, büyük anneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire zekat verilmez. Fakir olmak şartı ile geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa zekat verilir. Hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekat vermek daha çok sevap olur. İmameyne göre, borçlu ve fakir kimseye, hanımı zekat verebilir. (Mevkufat) Sual: Fakir bir çocuğa zekat vermek istiyorum. Yaşı küçük, zekatı babasına verebilir miyim? CEVAP Evet. Sual: Bir kimse, zengin birisinin fakir çocuğuna veya fakir hanımına yahut zenginin fakir babasına zekat verebilir mi? CEVAP Bir kimse, zekatını zenginin küçük oğluna veremez, ama zenginin büyük çocuğuna, zenginin hanımına veya zenginin babasına fakir iseler zekat verebilir. (S. Ebediyye) Burada büyük demek akıl baliğ olmuş demektir. Küçük ise henüz akıl baliğ olmamış demektir. Sual: Kızımın aldığı evlatlığa zekat verebilir miyim? CEVAP Kızınızın aldığı evlatlık, onun çocuğu olmadığı gibi, sizin de torununuz olmaz. Ona zekat verebilirsiniz. Hatta kızınız da ona zekat verebilir. Sual: Fakir kardeşe zekat verilir mi? CEVAP Evet. Sual: Kız kardeşime zekat verebilir miyim? CEVAP Zekatınızı, zengin değilse kız kardeşinize veya çocuklarına vermenizde mahzur yoktur. Sual: Bir fakir aldığı zekatı herhangi bir zengine veya bizzat zekat veren zengine hediye etse, zenginin o parayı kullanması caiz olur mu? CEVAP Fakir aldığı zekatı, zengine verebilir. Verdiği hediye olur. Zenginin bunu alması helal olur. Çünkü fakir kendi mülkünden vermiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Şu beş Müslüman zengin zekat alabilir: 1- Allah yolunda cihad eden, 2- Zekat toplamakla görevli olan, 3- Borçlu ve borcunu ödeyemeyen zengin, 4- Kendi memleketinde zengin olduğu halde, bulunduğu yerde parasız kalan ve çok alacağı varsa da, alamayıp muhtaç kalan. 5- Fakir, aldığı zekatı zengine hediye ederse, zengin bunu alabilir.) [Ebu Davud] Sual: Zekatı her fakire vermek uygun mu? CEVAP Malını israf edene, haramda kullanana zekat ve fitre vermek layık değildir. Verilirse sevabı az olur. Salih olmayan fakir müslümana da, zekat vermek sahihtir. Fakat salihleri tercih etmek çok sevaptır. Fasıka zekat vermek, kıraç yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek ise, mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum atılırsa daha çok mahsul alınır. Kâfir, her ibadet gibi zekat vermekle de mükellef değildir. Gayrı müslime zekat vermek caiz değildir. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebel hazretlerini Yemen�e gönderirken, zekatın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini bildirirken, (Müslüman zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurdu. (Buhari) Bu hadis-i şerifi açıklayan âlimler, zekatın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların [müslümanların] fakirlerine verileceğini, gayrı müslime verilmeyeceğini bildirmişlerdir. Sual: Akrabaya sadaka, zekat vermek çok sevap deniyor. Ama benim akrabalarım fasık, verdiğim para ile gidip içki içecektir. Buna da zekat ve sadaka vermem gerekir mi? CEVAP Salih akrabaları tercih etmek gerekir. Çünkü zekatı, salih olan fakir akrabaya, vermek daha sevaptır. Hadis-i şerifte, (Fakir akrabası varken, başkalarına verilen zekatı, Allahü teâlâ kabul etmez) buyuruldu. Yani, zekat borcundan kurtulursa da, zekattan hasıl olan büyük sevaba kavuşamaz. Sual: Zekat verilirken salih olmayan yakın akrabaya mı yoksa salih birine mi vermek daha makbul? CEVAP Salih olanı tercih etmeli. Sual: Harbi veya zimmi olan gayrı müslime zekat verilir mi? CEVAP Zimmi, İslam idaresi altında yaşayan gayrı müslim vatandaş demektir. Harbi, zimmi olmayan gayrı müslim demektir. Dört mezhepte de, gayrı müslime zekat verilmez. (Mezahib-i Erbea) |
| |
| | #6 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Karı kocanın zekatı ayrıdır Sual: Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır? CEVAP Dinimize göre, erkekle hanımının mal varlığı ayrıdır. Birbirine eklenmez. Siz zengin, beyiniz fakir olabilir, siz fakir beyiniz zengin olabilir. Kim zenginse kendi zekatını verir. Beyinize ait değil, kendinize ait borcunuz varsa, mevcut paranızdan çıkarırsınız. Altınlarınızı tartıp alacaklarınızla birlikte hesap edersiniz. Hepsinin kırkta birini altın olarak, salih fakir bir müslümana verirsiniz. Ev, dükkan, araba gibi şeyler zekat nisabına katılmaz. Yani zekatları verilmez. Sual: Kendi paramı istediğim gibi harcayamam mı, çok bileziğim var, kendi zekatımı veremem mi? CEVAP Kendi paranızı meşru yerlere, dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Beyiniz karışamaz. Karışıyorsa, zulmediyor demektir. Onun parasını onun istemediği yerlere harcamanız uygun değildir. Eğer izin almışsanız, dilediğiniz yerlere verebilir, dilediğiniz gibi de harcarsınız. İzinsiz harcamanız doğru olmaz. Bileziklerinizin zekatını siz vereceksiniz. Kendi paranızdan vermeniz gerekir. Beyinizin hediye ettiği para varsa ondan da verebilirsiniz. Hediye olarak aldığınız para da sizindir. Zekat vermeye beyiniz razı olmasa da, muhakkak vermeniz gerekir. Ondan habersiz verirsiniz. Kocanın razı olması meşru işlerde olur. Siz zekat verdiğiniz için sizden razı olmasa, bunun hiç kıymeti olmaz. Sual: Eşimin nisabı bulan altını var. Zekat konusunda iki ayrı kişi gibi mi davranacağız, yoksa bu altından borçlarımızı düştükten sonra mı kalanı üzerinden zekat vereceğiz? CEVAP İki ayrı kişisiniz. Hanım zengin ise o zekat verir. Borç kiminse borçlarını çıktıktan sonra kalan malı nisaba ulaşıyorsa, üzerinden de hicri bir yıl geçmişse, zekatını verir. Sual: Hanımıma, sormadan onun adına zekat verebilir miyim? CEVAP Zekatı herkes kendisi verir. Sormadan veremezsiniz. Sizi vekil ederse, yani benim zekatımı bir müslüman fakire ver derse kendi paranızdan da verebilirsiniz. Sual: Karı koca çalışıyor ve ortak para biriktiriyorlar. İkisinin parası zekat nisabını geçiyor, ama ayırsalar nisap miktarının altına düşecek. Zekatı nasıl verecekler? CEVAP Diyelim ikisinin toplam paraları 100 gram altın ediyor. Bir kişi için nisabı bulursa da iki kişi için nisabı bulmaz. Yaklaşık 50 gram birinin 50 gramı ötekinindir. Dinimizde herkesin malı ayrıdır. Müşterek değildir. Zekat vermeleri gerekmez. Sual: Hanımın zekatını ondan habersiz bir fakire verdim. Duyunca razı oldu. Zekat sahih oldu mu? CEVAP Evet. Sual: Zekatımı vermek için, beyimi değil de, oğlumu, babamı, amcamı veya dayımı vekil edebilir miyim? CEVAP Elbette vekil edebilirsiniz. Onlar sizin zekatınızı, kendi paralarıyla da verebilirler. Sual: Bey zekat vermezse hanımı mesul olur mu? CEVAP Kendi borçlarınızı düştükten sonra şahsınıza ait 96 gram altın değerinde paranız var ise, zekat vermeniz gerekir. Baba zekat vermezse, hanımı ve çocukları bundan mesul olmaz. Zekat vermemenin birçok zararı vardır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Zekat vermeyen toplum, kıtlıklara, bunalımlara maruz kalır.) [Taberani] |
| |
| | #7 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Zekatla ilgili hükümler Sual: Zekatla ilgili diğer hak mezheplerimizin hükümleri hakkında da bilgi verir misiniz? CEVAP Hanefi�de zekat nisabı 96 gr, diğer üç mezhepte 69 gramdır. Hanefi�de çocuğun ve delinin malından zekat verilmez. Diğer üç mezhepte verilir. Şafii�de zekatı en az üç sınıfa vermek gerekir, diğer üç mezhepte, yalnız bir sınıfa bir fakire vermek kâfidir. Zekat farz olur olmaz, Hanefi ve Hanbeli�de hemen vermek lazım değildir. Şafii ve Maliki�de, zekat farz olunca, hemen ayırıp vermek farzdır. Zekat vermemek için sene dolmadan malını birisine hediye eden veya satan, hile yaptığı için günahkâr olursa da, Hanefi ve Şafii�de zekattan düşer, Maliki ve Hanbeli�de zekattan düşmez. Fakirdeki alacağı zekata saymak Maliki�de caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. Şafii ve Hanbeli�de gücü kuvveti yerinde olup çalışabilen fakire, zekat vermek caiz değil, Hanefi ve Maliki�de caizdir. Maliki �de sene dolmadan zekat verilmez, diğer üç mezhepte vermek caizdir. Zekatı başka şehre göndermek Hanefi�de mekruh, diğer üç mezhepte hiç caiz değildir. Eğer gönderdiği şehirde daha uygun kimseler varsa, zekatı başka şehre göndermek mekruh olmaz. Hanefi�de sebzelerin uşru verilir, diğer üç mezhepte verilmez. Hanefi�de meyvelerin uşrunu tartmadan vermek caiz değildir, diğer üç mezhepte ise, tahmini olarak hesaplayıp vermek caizdir. Balın uşru Şafii ve Maliki�de verilmez, Hanefi ve Hanbeli�de verilir. Hanefi�de kadının ziyneti zekata tâbidir. Diğer üç mezhepte tâbi değildir. Altın ve gümüşten başka madenlerin zekatı Maliki ve Şafii�de verilmez, Hanefi ve Hanbeli�de her madenin zekatı verilir. Hatta Hanbeli�de, sürme taşı gibi yerden çıkan şeylerin zekatı verilir. Hanefi ve Hanbeli�de maden zekatı % 20, Şafii ve Maliki�de % 2.5�tur. Maliki�de dedeye ve toruna zekat vermek caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. İmam-ı a�zama göre ve Hanbeli�de kadın zekatını kocasına veremez, Şafii�de ve İmameyne göre verir. Maliki�de ise koca, aldığı zekatı hanımının nafakasına harcamazsa caizdir. |
| |
| | #8 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Verilmemiş zekatların devri Sual: Verilmemiş zekatların devri nasıl yapılır? CEVAP Verilmemiş zekatların devri değil, bizzat zekatı vermek gerekir. Ama kağıt para ile verilmiştir, yanlışlık yapılmıştır, onun için devir yapılır. Zekat borcunun devir yoluyla verilmesinde dikkat edilecek hususlar: 1- Zekat verilecek fakir (veya fakirler) dinen fakir olmalıdır. 2- Parayı geri iade edeceği için borcu da olmamalıdır. 3- Önceden anlaşma ve hile olmamalıdır. Dinin hükmü anlatılmalı, nasıl yapılabildiği öğretilmelidir. Mesela beş senelik zekat borcu olan nasıl yapar? Bunu tahmini rakamlarla, bir örnekle açıklayalım: Şahsın, birinci sene iki çeyrek altın, ikinci sene üç çeyrek, üçüncü sene yok, dördüncü sene bir altın, beşinci sene 2 altın borcu olsun. Bunların toplamı olan 4 tam bir çeyrek altın, bir fakire verilir. Fakir, altınları alınca zekat işi tamam olur. Başka bir örnek verelim: Şahsın, birinci sene 10 gram, ikinci sene 14 gram, üçüncü sene yok, dördüncü sene 20 gram, beşinci sene 25 gram altın zekat borcu olsun. Bunların toplamı olan 69 gram altın, bir fakire verilir. Fakir, altınları alınca zekat işi tamam olur. Fakir bir kişi ise: Diyelim ki elimizde sadece 10 gram altın (mesela bir bilezik) var. Zekat niyetiyle bunu fakire veririz. Fakir bunu bize hediye edebilir veya satabilir. Her iki halde de bu bilezik tekrar bizim olmuş olur. Tekrar bunu zekat niyetiyle fakire veririz. Bu işlemi böyle 7 sefer, (69 gram zekat borcumuz olduğu için) tekrar ederiz. Yedinci seferde altın fakirde kalır. Bizim zekat borcumuz ödenmiş olur. Fakir isterse bunu bize tekrar hediye edebilir veya satabilir. Ama hediye etmeye ve satmaya zorlanamaz. Çünkü mal onundur, kimse karışamaz. Fakir iki kişi ise: Yukarıdaki örnekte, fakir bir kişi değil de iki kişi ise, birinci fakire zekat niyetiyle 10 gramlık bileziği verdikten sonra, fakir buna geri hediye eder veya satar. Bileziğe tekrar böyle sahip olduktan sonra bunu ikinci fakire aynı şekilde verir. O da bunu geri hediye eder veya satar. Üçüncü sefer yine birinci fakire aynı şekilde verir. Bunu 69 gram tamam oluncaya kadar aynı şekilde yapar. (Önce birinci fakire sonra ikinci fakire, sonra tekrar birinci fakire ve ikinci fakire diye 69 gram olana kadar devam eder.) Fakir üç kişi ise: Yukarıdaki yaptıklarını sırayla birinci fakire, sonra ikinci fakire, sonra üçüncü fakire yapar. Böyle yapması devir sayısını azaltır, başka bir özelliği yoktur. Sual: Ailece 10 senedir zekatı para olarak veriyoruz. Bu zekatı devir yoluyla nasıl veririz? CEVAP Tahmini olarak 10 senedir ne kadar zekat vermişse, yani ne kadar altın vermişse diyelim ortalama her sene yarım altın verdi. On senede 5 altın eder. Bu daha az veya daha fazla da olabilir. 5 altın alınır, bir fakire verilir. Fakir de gönlü ile bunu hediye ederse geçmiş senelerin devri yapılmış olur. Eğer beş altın bulunamazsa bir altın bulunur beş kere aynı fakire verilir. Fakir her alışında bunu verene hediye eder. Ama bir kalemde olursa yani beş altın bulunursa mesele kalmaz. Çok zenginse daha çok altın gerekir. |
| |
| | #9 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Zekat veya sadaka istemek Sual: Zekat veya sadaka istemek uygun mudur? CEVAP Bir günlük yiyeceği olanın, zekat veya sadaka istemesi haramdır. Fakat istemeden verilen sadakayı, zekatı alması caizdir. Muhtaç olmayan fakirin, verilen zekat veya sadakayı almaması iyi olur. Birisi zekat toplamak için vazife isteyince, Resulullah efendimiz, (Seni, insanların yıkayıp attıkları kirleri toplamaya memur etmek istemem) buyurdu. (İbni Huzeyme) Zekat olarak verilen bir deveyi isteyen bir zata, (Şişman birinin, sıcakta terleyip vücudunu yıkadığı kirli su içilir mi? Zekat böyle kir gibidir) buyuruldu. (İmam-ı Malik) (Zekat, karıştığı malı ifsad eder) hadis-i şerifini imam-ı Ahmed hazretleri, (İhtiyacı olmadığı halde, zekat olarak alınan mal, diğer malları helak eder) diye açıklamıştır. (Tergib) Zekatı muhtaçlara vermelidir! Kur'an-ı kerimin birçok yerinde namaz ile zekat beraber bildiriliyor. (Namazı kılın, zekatı verin) buyuruluyor. (Bekara 43) Sual: Fakir, zekat isteyebilir mi? CEVAP Hayır. Fakat fakir olduğunu bildirmesi caizdir. Dilenmekteki ölçü Sual: Zekat kimlere verilir? Dilenmekteki ölçü nedir? CEVAP Zekat, çalışamayacak derecede hasta veya sakat olanlara veya çalışıp da güç geçinen müslümanlara verilir. Allahü teâlâ böyle fakirleri, milletin içinde kırkta bir olarak yaratmıştır. Bunlara zekat veren zengin bir müslüman, hem ibadetlerini yaparak Allahü teâlânın rızasını kazanır, hem de sosyal yardım yapmış olur. Hem de malını, servetini fakirlerin haklarından ve tecavüzlerinden korumuş olur. Zenginler, servetin kırkta birini muhtaçlara verecek olursa, müslüman ülkelerde fakirliğin istismarı önlenmiş olur. Zekat ve sadakalar, aynı zamanda sosyal yardım olup, ekonomik felaketleri önlemek için birer tedbirdir. Fakir, ihtiyacından fazla ve nisaptan az zekat alabilir. Nafakasından fazla; fakat nisap miktarından az malı olana fakir denir. Maaşı kaç lira olursa, olsun, evini idarede güçlük çeken her memur, fakir sayıldığı için zekat alabilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren, 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi] (Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.) [Beyheki] (Mal biriktirmek için dilenen, ateş koru dilenmiş olur.) [Müslim] (Kendisinin veya çoluk çocuğunun katlanamayacakları bir ihtiyacı yok iken, dileneni Allahü teâlâ ummadığı yer ve zamanda muhtaç eder.) [Beyheki] (Dilenci, dilenmekteki vebali bilseydi, hemen dilenmekten vazgeçerdi.) [Taberani] (Gerçek yoksul, ihtiyacını karşılayacak bir şeyi olmayan, hatırlanmadığı için sadaka verilmeyen, kendisi de kalkıp kimseden bir şey istemeyen kişidir.) [Buhari] (Şu üç şey için yemin ederim: Sadaka vermekle asla mal eksilmez. Öyle ise sadaka verin! Zulüm gördüğü şahsı, Allah rızası için affeden, dünya ve ahirette aziz olur. Öyle ise affedin! İsteme kapısını açana da, Allahü teâlâ fakirlik kapısını açar.) [İ.Ahmed] (Dilenmeye mani olan zenginlik, sabah-akşam yiyeceğe malik olmaktır.) [Ruzeyn] Bir günlük yani sabah-akşam yiyeceği olanın dilenmesi caiz değildir. Dilencinin önünde bir günlük yiyecek parası varsa, ona bir şey vermek caiz olmaz. Fakat önünde para yoksa veya çok az varsa, onun bir günlük yiyeceği olduğu bilinmediğinden sadaka vermek caiz olur. Her gün az da olsa sadaka vermelidir. Bir ay bekleyip de daha çok vereyim diyerek sadakasız gün geçirmemelidir. Bilal-i Habeşi hazretleri, misafirlerine ikram etmesi için Resulullah efendimize vermek üzere en iyi hurmalardan bir yığın hurma ayırmıştı. Bir gün Peygamber efendimiz, Hz. Bilal�in evine gelip bu hurmaları görünce, bunların ne olduğunu sordu. Hz.Bilal de, (Bunları misafirlerinize ikram edesiniz diye size vermek üzere sakladım) dedi. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bunların Cehennemde duman olmasından korkmuyor musun? Ya Bilal bunları infak et, azalır diye korkma!) [Bezzar] Hediye için bile uzun müddet saklamak uygun görülmemiştir. |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Memura zekat Sual: Memur; fitre, zekat alabilir mi? CEVAP Dinen zengin olmayan kimse, dolgun maaşlı memur da olsa, fitre ve zekat alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan müslümanın, fitre vermesi vacip olur. Fitre, zekat alması, haram olur. Fitre nisabına katılacak malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez. (Dürr-ül muhtar) Halk arasındaki zenginlikle, dinin bildirdiği zenginlik farklıdır. Nisap miktarı malı veya parası olmayan bir kimsenin lüks arabası bulunsa da zengin sayılmaz. Tersine evi olmayan, kirada oturan bir kimse, nisap miktarı paraya, altına veya ticaret malına sahip ise dinen zengin sayılır, böyle bir kimsenin zekat vermesi gerekir ve zekat alması caiz olmaz. Nisaba malik olmayan herkes fakir sayılır, zekat alabilir. Nisaba malikse fitre vermesi vacip olur. Memur, 600 milyon lira maaş alsa, fakat nisaba malik değilse, yani borçları çıkınca geriye nisap miktarı parası, malı kalmıyorsa, fakir sayılır. Aksine asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan sonra, nisaba malik ise, zengin sayılır, fitre vermesi gerekir. (Redd-ül muhtar) [Nisap, 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret malı demektir.] |
| |
| Konu Araçları | |
| |