![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Zilhicce ayının fazileti Sual: Zilhicce hangi aydır, önemi nedir? CEVAP Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir: (Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.) [İbni Mace] (Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.) [Beyheki] (Terviye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.) [Ramuz] [Terviye, Arefe gününden bir önceki güne denir.] (Zilhiccenin ilk 9 gününde oruç tutan, her günü için, helal malından yüz köle azat etmiş veya Allah yolundaki mücahidlere yüz at vermiş veya Kâbe�ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevaba kavuşur.) [R. Nasıhin] (Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin] (Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat] (Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on bin güne eşittir.) [Beyheki] (Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani] Tesbih: SübhanAllah, Tahmid: Elhamdülillah, Tehlil: Lâ ilâhe illAllah, Tekbir: Allahü ekber, demektir. Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya ResulAllah, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir) dediklerinde, (Evet cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden harbe gidip şehid olan kimsenin cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhari) Hz. Ebüdderda buyurdu ki: (Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve çok dua ve istiğfar etmelidir! Çünkü Resulullah, (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevap verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır, Mizan�da sevabı ağır gelir ve Cennette yüksek derecelere kavuşur.) [Şir�a] Bu on gün içinde, bir hasta ziyaret eden, Hak teâlânın dostları olan kulların hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnete uygun bir kitap okumak çok sevaptır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir. Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek, koltuk, kasık temizlemek sünnettir. İbni Âbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını ve tırnağını kesmesin) hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehaptır. Ama daha fazla geciktirmek ve hele kırk gün uzatmak günah olur) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehaptır. Fakat vacip değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz. |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Arefe gününün önemi Sual: Arefe hangi güne denir ve önemi nedir? CEVAP Kıymetli geceye kendinden sonra gelen günün ismi verilir. Fakat Arefe ve Kurban bayramının üç gecesi böyle değildir. Bu dört gece, bugünleri takip eden gecelerdir. Arefe, yalnız Zilhiccenin 9. günüdür. Başka güne Arefe denmez. Arefe günü yapılacak işlerden bazıları şunlardır: 1- Arefe günü sabah namazından, Kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar, erkek-kadın herkes, cemaatle kılsın, yalnız kılsın, 23 vakit farz namazda selam verir vermez, (Allahümme entesselam...) demeden önce, bir kere, vacip olan teşrik tekbirini söylemeli, yani, (Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahü vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) demelidir. Camiden çıktıktan veya konuştuktan sonra, artık teşrik tekbirini okumak gerekmez. (Halebi) 2- Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmak sevaptır; fakat Arefe günü oruç tutmak daha çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr�a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nasıhin] (Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberani] (Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gafilin] (Arefe günü [Besmele ile] bin İhlas okuyanın günahları affolup duası kabul olur.) [Ebuşşeyh] (Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim] (Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberani] (Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [İ. Malik] (Allahü teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder.) [Gunye] (Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani] (Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye] İbadet olarak ilim öğrenmek en faziletlisidir. Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun ilmihal okumalıdır. 3- Bugünü fırsat bilip dua etmeli! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Duanın faziletlisi, Arefe günü yapılanıdır.) [Beyheki] 4- Arefe gününü ibadetle, Allahü teâlâyı anmakla ve tefekkürle geçirmeye, insanlara iyilik etmeye çalışmalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği bir gündür.) [Deylemi] (Hürmet etmek, günah işlememekle olur.) (Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberani] Kulağına sahip olmak, gıybet, çalgı gibi haram olan şeyleri dinlememektir. Eğer biz istemeden kulağımıza gelmişse, bize günah olmaz. Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almaktır. Diline sahip olmak ise, yalan söylememek, dedikodu etmemek, laf taşımamak, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi dili ile incitmemek demektir. Bunlara riayet eden Arefe gününü değerlendirmiş olur. |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Bire yediyüz sevap Sual: Yapılan iyilik ve ibadetlere, en çok ne kadar sevap verilir? CEVAP Allah rızası için yapılan iyiliklerin, sadakanın, zekatın karşılığı verenin ihlas derecesine göre, bire ondan bire yediyüze, hatta daha fazla olur. Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Mallarını Allah yolunda harcayan kimselerin hâli, yedi başak bitiren ve her başağında yüz tane bulunan bir tohuma benzer. Allahü teâlâ, dilediğine daha fazla da verir. O vâsi ve âlimdir.) [Bekara 260] [Vâsi, takat ve kudret sahibidir, ihsan ettiği şeyler Ona darlık vermez. Âlim, her şeyi, haliyle, hakikat ve özüyle bilicidir. İnfak edenin niyetini, ihlaslı olup olmadığını ve infak kudretini bilir. İnfak, harcama, ihtiyaç karşılamadır.] Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki: (Bir iyiliğe on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Ancak oruç hariç, Allahü teâlâ, onun mükafatını ben [hesapsız] veririm buyurdu.) [İbni Huzeyme] (Rabbiniz, rahimdir. Bir iyilik yapmak isteyip de yapamayana, bir sevap verir. On mislinden 700 misline kadar veya daha fazla sevap yazar. Kötülük yapmak isteyip de yapmayana bir sevap, yaparsa bir günah yazar.) [Taberani] Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağ kadar sevap verir. Mülk Onundur, dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Kimse Ondan hesap soramaz. Sevap-günah miktarını, göklerin büyüklüğünü, uzaklıkları ve ahiretteki zamanları ve dünyanın yaratılışını ve mahlukların sayısını bildiren rakamlar, miktar sayısını göstermek için değil, miktarın çokluğunu anlatmak içindir. |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kurban kesmenin fazileti Sual: Kurban kesmenin önemi nedir? CEVAP Kurban nisabına malik olan kimsenin kurban kesmesi vaciptir. Zaruretsiz kurban kesmemek günah olur. Kurban kesmesi vacip iken, içindekilerin kurban kesmediği ev, inleyerek, sahibine beddua edip, �Kurban kesmediğin gibi Cenab-ı Allah sana iyilik yapmayı nasip etmesin!� der. O ev, o yıl belalara düçar kalır. Kurban kesenin evi ise, memnun olur, sahibine hayır dua eder. Bu bakımdan kurban kesmeyi bir nimet bilmelidir! Kurban kesen müslüman, kendini Cehennemden azat etmiş olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Cimrilerin en kötüsü [vacip iken] kurban kesmeyendir.) [S.Ebediyye] (Hali vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!) [Hakim] (Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevap vardır.) [Hakim] (Kurbanlarınız, semiz olsun. Onlar, Sıratta bineklerinizdir.) [Zâd-ül mukvin] (Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevap vardır. Kanının her damlası kadar mükafat vardır. O sizin mizanınıza konacaktır. Müjdeler olsun!) [İbni Mace] (Kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin! Çünkü hiçbir müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyamette kendi mizanına konan sevabı olmasın!) [Deylemi] (Sevap umarak kurban kesen, Cehennemden korunur.) [Taberani] (Kurban bayramında yapılan amellerden Allahü teâlâ katında kurban kesmekten daha kıymetlisi yoktur. Daha kanı yere düşmeden Allahü teâlâ, onu muhafaza eder. Onunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin!) [Tirmizi] (Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur.) [İbni Mace] (Ya Fatıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Yere akacak ilk kan damlası ile, geçmiş günahların affedilir.) [İbni Hibban] (Kesilen kurban, Kıyamette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mizana konur.) [İsfehani] |
| |
| | #5 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kurban kesmek kimlere vaciptir Sual: Kimler kurban keser yani kurban kesmek kimlere vaciptir? CEVAP Maddeler halinde bildirelim: 1- Kurban, davar [koyun, keçi], sığır [manda, inek, dana, öküz, boğa] veya deveyi, Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Kurban, vacip vazifesini yerine getirerek sevaba kavuşmak için kesilir. Mukim olan, akıllı, büluğa ermiş, hür ve Müslüman erkeğin ve kadının, ihtiyaç eşyasından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, Kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kurban kesmeleri vacip olur. Dinen karı kocadan hangisi zengin ise kurbanı o keser, ikisi zengin ise ikisi de keser, ikisi de fakir ise ikisi de kesmez. Fakir kurban kesmek zorunda değildir ama keserse çok sevap olur. Kurban, dünyada vacip vazifesini yerine getirmiş olmak ve ahiretteki sevabına nail olmak için kesilir. Babanın, çocuğu için, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. Deli ile bunak, çocuk hükmündedir. Büyük çocuk ve hanımdan izinsiz, onlar adına kurban kesilmez. 2- Mukim, akıl-baliğ müslümanın, ihtiyacından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, kurban kesmesi vacip olur. Kurban kesmenin vacip olmasında, bayramın üçüncü gününe itibar olunur. Bayramın birinci ve ikinci günü, zengin-fakir, mukim-misafir, akıllı-deli, baygın-ayık olmaya bakılmaz. Bayramın üçüncü günü nisaba malikse, diğer şartlar da varsa kurban kesmek vacip olur. Demek ki, bayramın ikinci günü de baliğ olmayıp, üçüncü günü büluğa erene, bayramın ilk günü fakirken üçüncü günü zengin olana, bayramın ilk günü seferiyken, üçüncü günü mukim olana, diğer şartlar da varsa, kurban kesmek vacip olur. 3- Bayramın ilk günü komada iken, üçüncü günü ayılanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacip olur. Bayramın ikinci günü bayılıp, üçüncü günü güneş battıktan sonra ayılan zenginin kurban kesmesi vacip olmaz. 4- Fakir bir kimse, bayramın birinci veya ikinci günü, bir kurban kesse, bayramın üçüncü günü zengin olsa, bir kurban daha kesmesi lazımdır. Çünkü üstüne vacip olmadan kesmiştir. Ancak, Bezzaziyye gibi muteber eserlerde, sonradan gelen âlimler, �Fakir, bayramın birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kurban kesmesi gerekmez� demişlerdir. 5- Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, ilk günü kurban kesmesinde mahzur yoktur. 6- Bir zengin, bayramın birinci ve ikinci günü kurban kesmeden ölse, kurban borcu ile ölmüş olmaz. 7- Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacip olmaz. Keserse vacip olarak eda etmiş olur. 8- Mukim iken, bayramın birinci ve ikinci günü sefere çıkanın, kurban kesmesi vacip olmaz. Daha önce kesmişse, vacip sevabı alır. Kesmemişse, sefere çıktığı için borç üzerinden düşer. 9- Mukim bir zengin, seferdeki bir vekile kurban kestirse, vacip sevabı alır. 10- Esir iken, üçüncü günü hür olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacip olur. Hür iken, bayramın üçüncü günü esir olup, güneş batana kadar esir kalanın kurban kesmesi vacip olmaz. 11- Tarlasından aldığı mahsul veya tarlanın, evin, dükkanın [atölyenin, kamyonun] bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamayan kimse, imam-ı Muhammed�e göre fakirdir. Fetva da böyledir. Şeyhayn�e göre zengin sayılır. Mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacını karşılar ve nisabı da bulursa, bunun kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek fıtra vermesi ve kurban keserek büyük sevaba kavuşması gerekir. Böyle bir kimse, fıtra vermez ve kurban kesmezse, imam-ı Muhammed�e göre, günahtan kurtulur. Tarlasından hiç mahsul almayan, kiraya da veremeyen kimse ve ihtiyacından fazla malı olup da, parası bulunmayan kimse, imam-ı Muhammed�e uyarak, fıtra vermez ve kurban kesmez. Verir ve keserse, ikinci ictihada göre, fıtra ve kurban sevabına kavuşur. Aldığı kira ile güç geçinen kişi, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirip gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Aile efradı çok olup güç geçinenin, kurbanın etini evinde bırakması müstehaptır. Sual: Akıl baliğ olma yaşı kaçtır? 13 yaşındaki oğluma kurban düşer mi? CEVAP Kızlar 9 yaşında, erkekler 12 yaşında büluğa erebilirler. Bazıları gecikebilir. 15 yaşını geçtiği halde ergenliğe ermezse artık o ergen kabul edilir. Büluğa ermişse ve 96 gram altın veya o kadar parası varsa kurban kesmesi gerekir. Büluğa ermemişse zengin de olsa kurban kesmez. Sual: Şuursuz olan zengin annemin kurban kesmesi gerekir mi? CEVAP Emrederse kesersiniz. Bilmiyorsa kesilmez. Sual: Zekat nisabına ulaşmış altınları olan çocukların kurbanlarını babalarının mı kesmesi gerekir? CEVAP Büluğa ermemiş zengin çocukların kurban kesmesi gerekmez. Sual: Tam İlmihal�de (Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacip olmaz. Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhiccenin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecr vaktinde vacip olur) deniyor. Hemen devamla yine (Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misafir olmaya bakılmaz) deniyor. İlk ifadedeki (..fecr vaktinde vacip olur) ne demek? CEVAP (Keserse vacip sevabı alır) demektir. |
| |
| | #6 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü Sual: Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü nedir? CEVAP Maddeler halinde bildirelim: 1- Fıtra ve kurban nisabına malik olana zengin denir. Bunun fıtra vermesi vacip olur. Mükellef ise, yani akıl, baliğ ve mukim ise, yalnız kendisi için kurban kesmek de vacip olur. Bunun zekat alması haram olur ve fakir olan kadın mahrem akrabasına ve çalışamayan fakir erkek akrabasına yardım etmesi vacip olur. 2- Miras ve mehir malları, nisap hesabına katılır. Nisap miktarı malı teslim aldıktan bir yıl sonra yalnız o yılın zekatı verilir. 3- İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı veya parası bulunan her hür müslümanın kurban kesmesi vaciptir. Kurban nisabı ve eşyanın kıymeti, altın ve gümüş ile tespit edilir. 4- Kurban nisabı hesabına katılacak malın, ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lazım değildir. Borçlar alacaklardan ve mevcut maldan çıkarılır. Kalan alacaklar, zekatta olduğu gibi, kurban nisabına dahil edilir. 5- İhtiyaç eşyaları kurban nisabına dahil edilmez. İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl evdeki 3 kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bu eşyanın mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut iseler, zekat, fıtra ve kurban için nisap hesabına katılmazlar. 6- Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, kiradaki evler, evindeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz. Yani, bunlar kurban nisabına dahil edilir. Hepsi hesaplanınca 96 gr altın değerinde olursa, böyle kimsenin kurban kesmesi vacip olur. Oturduğu ev büyük olsa, ihtiyacından fazla, kullanılmayan odaları olsa, nisaba katılmaz. 7- Kadınların incisi ve her çeşit süs, ziynet eşyası kurban nisabına katılır. 8- Evde kullanılan tabanca, teypler, kasetler, kıymetli dini levhalar, avizeler kurban nisabına dahil edilmez. Bunlar kullanılan eşyadır. 9- Nisap değerinde Mushafı, hadis, fıkıh ve diğer ilim kitapları bulunan kişi, bunları okuyorsa, nisaba dahil etmez. Okumuyorsa, okumayı bilmiyorsa, dahil eder. 10- Evde kullanılmayan eşyalar nisabın üzerinde olursa, kurban kesmek vacip olur. Mesela çeyiz olarak alınan eşyalar, kimin ise, o kurban keser. Baba, çeyiz olarak aldığı halde, kızına hediye etmemişse, çeyiz hâlâ babanın malıdır. Babanın kurban kesmesi gerekir. Hediye etmişse, kızının kesmesi gerekir. Çeyiz, nisabı buluyorsa böyledir. 11- Her yıl evdeki 3 kat elbise ihtiyaç eşyasıdır. Fazlası eski de olsa nisaba dahil edilir. Kullanılmayan eski ev eşyaları, kapkacak da, kurban nisabına dahil edilir. (Üç kat elbise demek, üç ceket, üç pantolon, bir palto, üç gömlek, üç atlet, üç don ve bir kazak demektir. Bundan fazla olanlar kurban nisabına katılır.) 12- Bir evi olan kadın, zengin sayılır, içinde otursa da, oturmasa da, kurban kesmesi gerekir. Bir evi olan erkek zengin sayılmaz. Ama hanım için ev nafakadan sayılmaz. Kocası onu bir ev bulup oturtmaya mecburdur. Ama kadının kocası yok ise, oturduğu evi nafakadan sayılır. 13- Biri yazlık, diğeri kışlık iki evi olanın kurban kesmesi gerekir. Sual: 120 gr. altınım var, borcum yok, gelirim yok. Ne yapmam lazım? CEVAP Zengin kimse, elinde parası olmasa da, ödünç alarak veya altınlarını yahut herhangi bir malını satarak kurban kesip büyük sevaba kavuşmalıdır. Yani altın para demektir, bozdurup kurban kesmeniz gerekir. Sual: Ne zaman verileceğini bilmediğim on bin lira alacağım var. Borcum yok. Bu alacağımı nisap hesabıma katacak mıyım, zekatını verecek miyim, kurban kesecek miyim? CEVAP Senetli veya inkâr edilmeyen alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince, geçmiş yılların zekatı da verilir. Eğer kurban kesecek kadar paranız varsa, kurban kesersiniz. İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Şirkette çok malı olup da alamayanın, kurban kesecek kadar parası, malı varsa, keser. Sual: Reklam şirketim var. Sipariş üzerine reklam hazırlıyor, film çeviriyor, tercüme yapıyor, web sitesi hazırlıyoruz. Bunlarda yapacağımız iş ve iş sonunda alacağımız bedel anlaşmada yazılı. Bu bedeli zekat ve kurban nisabına dahil edecek miyim? CEVAP Hayır. Ancak anlaşmasını yaptığınız işi veya hizmeti yapıp teslim ettikten sonra alacak tahakkuk eder. Bu tahakkuk eden miktarı zekat ve kurban nisabına dahil edersiniz. İş teslim edilmeden böyle alacaklar nisaba dahil edilmez. Sual: Kurban nisabı 96 gr. ama neden bazıları 80 gr. diyor? 80 gr olursa altınlarım nisap miktarını buluyor. Şimdi kurban bana vacip mi oluyor? CEVAP Nakli esas almadıkları için yanlış konuşuyorlar. Borçlarınızı düştükten sonra nisap miktarı 96 gramı bulunca kurban size vacip olur. Sual: Şu anda nisap miktarı malı olmayan ancak Kurban bayramından hemen sonra eline nisap miktarından çok fazla para geçecek kimsenin kurban kesmesi gerekir mi? CEVAP Gerekmez. Vacip olması için, bayramın üçüncü günü eline geçmesi gerekir. Sual: Nisabı aşan alacağım var ama alamıyorum. İhtiyacımdan fazla malım var ama param yok. Kurban kesmem vacip mi? CEVAP Alacaklar zekatta olduğu gibi nisaba dahil edilir, fakat elinde parası olmayan, ihtiyacından fazla malı olsa da fıtra vermeyen, kurban kesmeyen imam-ı Muhammede göre günahtan kurtulur. Ödünç alıp veya bir malı satıp keserse Şeyhayn�e göre vacip sevabı alır. Sual: Kıymeti nisabın üstünde olan bir arsam var. Kurban kesmem gerekir mi? CEVAP Kurban kesmeniz gerekmez Sual: İçinde oturduğum bir evim, bir binek otomobilim, borsada hisse senetlerim var. Borçlarım da var. Bu durumda kurban kesmem vacip oluyor mu? CEVAP Bir ev ve araba nisaba dahil edilmez. Borçlarınız mevcut paranızdan ve hisse senetlerinizden çıkarılır, geriye nisap kadar paranız kalırsa kurban kesmeniz gerekir. Sual: Borsada hisse senetlerim var. Kooperatife 1000 lira ödemem gereken borcum var. Ayda 360 lira olmak üzere 30 ay ödemem gereken araba taksiti var. Kirada oturuyorum. 470 lira taksitli okul borcum var. Bu durumda kurban kesmem gerekir mi? CEVAP Bütün borçlarınızı, mevcut paranızdan ve hisse senetlerinin rayiç değerinden çıkarırsınız, geriye nisap miktarı paranız kalırsa, kurban kesmeniz gerekir. Sual: Çeyiz eşyalarım var. Beyaz eşya, mobilya, süs eşyaları, halı, mutfak malzemeleri, bunlar kullanılmadığı için tamamı mı nisaba dahil olur, yoksa sadece beyaz eşyalar mı? CEVAP Kullanılmayan her eşya dahil edilir. Sual: Kurban bayramına tekabül eden ama bayram tatil olduğu için bayramdan sonra ödenmesi gereken elektrik, telefon, su vb... paraların tutarı cebimizde iken bunları da kurban nisabına dahil edecek miyiz? CEVAP O paraları hesaba katmazsınız. Çünkü o paraları bayramdan sonra vereceksiniz. Yani o para sizde emanet gibi durmaktadır. O paralardan fazla nisap miktarı kadar parası olanın kurban kesmesi vacip olur. Sual: Benim borcum var. Ancak borcumun karşılığı elimde para da var. Bu miktar nisap miktarını aşıyor. Borcu düşersem nisap miktarını bulmuyor. Kurban kesecek miyim? CEVAP Borcu olan önce borcunu öder, kalan miktar nisap miktarını bulmuyorsa kurban kesmez. Sual: Alacağım var ama elimde para yok. Alacağım olan şahısa desem ki, (Bir hayvan 300 lira) benim için beş tane kurban kes, 1500 lirayı da hesabımdan düş. Bu caiz olur mu? CEVAP Evet caiz olur. Hatta hiç alacağınız olmasa, benim için bir kurban kes deseniz, o da kesse vacip sevabına kavuşursunuz. Zekat verirken de böyledir. Birini vekil etseniz, benim için şu kadar zekat ver deseniz o da verse, zekatınız verilmiş olur. Para vermekle ilgisi yok. Yani vekil kendi parasından verebilir. Vekil kendi parası ile kurban kesebilir. Daha sonra isterse sizden para alabilir veya hediye de edebilir. Sual: 96 gr. altını olan kişinin borcu varsa vacip kurban mı kesmeli yoksa akika borcunu mu ödemeli? CEVAP Akika borç değildir, kesilmesi müstehaptır, yani kesilmese de olur. Kurban vaciptir. Fakat borcu olan, borcunu çıkardıktan sonra nisabı bulmazsa, kurban kesmesi gerekmez. Nisabı bulursa kesmesi vacip olur. Sual: Babamın gecekondu tipi iki katlı evi var başka ihtiyaç fazlası malı, parası yok. Altta kiracı var. İhtiyaç fazlası evdir diye babam kurban kesiyor. İhtiyaç fazlası ev denilince böyle altlı üstlü evler iki ev hükmünde mi tek ev hükmünde mi? CEVAP Alt kattaki müstakil ise ayrı ev demektir. Bir evin odaları hükmünde ise bazı evler öyledir onlar bir ev kabul edilir. Bir merdivenle yukarı çıkılan evler gibi. Sual: Kovanlar ile bal nisabı buluyor. Kurban kesmem lazım mı? CEVAP Evet. Sual: Altını olan bir kişinin zekatını verdiği takdirde kurban kesmesi de gerekir mi? CEVAP Zekat ayrı, kurban ayrı. Altın hem kurban nisabına dahil edilir hem de zekat nisabına. Yani nisabı buluyorsa, hem zekat vereceksiniz, hem de kurban keseceksiniz. Sual: Bana ait, beyaz eşya gibi çeyizlerim var. Kurban kesecek miyim, bunların zekatını verecek miyim? CEVAP Fırın, çamaşır makinesi, buzdolabı, bulaşık makinesi gibi çeyizlerinizi kullanıyorsanız, kurban nisabına katılmaz. Kullanmıyorsanız, nisabı da buluyorsa, her yıl kurban kesmeniz gerekir. Çeyiz için zekat olmaz. |
| |
| | #7 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kimler nasıl seferi olur Sual: Seferilikte vatan ve önemi nedir? CEVAP İnsanın mukim olduğu, yerleştiği yere Vatan denir. 3 çeşit vatan vardır: 1- Vatan-ı asli: İnsanın doğup büyüdüğü, daha sonra evlendiği yerdir. Bundan sonra da hep kalmak niyetiyle yerleştiği yerdir. Burayı da değiştirip temelli kalmak üzere başka yere göçebilir. O zaman göçtüğü yer vatan-ı asli olur. 2- Vatan-ı ikamet: 15 gün veya daha çok kalıp, sonra çıkmaya niyet edilen yerdir. 3- Vatan-ı sükna: İnsanın uğradığı yer olup, 15 günden az kalmak için niyet edilen, yahut bugün yarın çıkarım diyerek uzun müddet oturulan yerdir. Vatanın değişmesi: Vatanın değişmesi aşağıda belirtilen örneklerdeki gibi olur: Bir kimse, evlenip veya temelli kalmak üzere bir yere yerleşmedikçe, doğup büyüdüğü yer vatan-ı asli olmaktan çıkmaz. Evlenirse, eski vatan-ı aslisi bozulur. Evlendiği yer vatan-ı asli olur. Başka bir yerde temelli kalmak üzere yerleşirse, bu sefer evlendiği yer vatan-ı asli olmaktan çıkar. Temelli yerleştiği yerden ayrılıp başka bir yere temelli yerleşirse, önceki yerleştiği yer vatan-ı asli olmaktan çıkar. Yani bir kimse, Haymana�da doğsa, vatan-ı aslisi Haymana olur. Bu kişi, Samsun�da evlense, Haymana vatan-ı asli olmaktan çıkar ve vatan-ı aslisi Samsun olur. Daha sonra Fatih�te temelli yerleşmeye karar verirse, o zaman vatan-ı aslisi Fatih olur. Samsun vatan-ı asli olmaktan çıkar. Vatan-ı aslide bir saat de kalınsa namazlar kısaltılmaz. Bir kimse, evlenip bir yere yerleştikten sonra, hanımı o şehirde ikamet ettirse, iş icabı kendisi gidip başka bir şehre temelli yerleşse, iki vatan-ı aslisi olur. Bir köyde, ikamet eden bir kadın, şehirdeki doğum evine giderek çocuğu olsa, çocuğun vatan-ı aslisi annesinin ikamet ettiği köydür. Çünkü orada büyüyecektir. Birkaç gün kaldığı yerde, yani vatan-ı süknada doğmuş sayılmaz. Bir kimse 60 km.lik mesafeye gitmek için bir otobüse binse, otobüste uyuyup 150-200 km.lik mesafeye gitse bile yine seferi olmaz. Çünkü buraya gelmeye niyet etmemiştir. Burada iken 60 km. ilerideki şehre bir iş için gitse, yine seferi olmaz. Dönerken ilk çıktığı yere gelmeye niyet ederse, dönüşte seferi olur. Bunun gibi, bir kişi, 60 km. olan Çatalca�ya gitmek üzere Fatih�ten çıksa, otobüste uyuduğu için Edirne�ye gelse, Edirne�ye kendi isteği ile gitmediği, niyetsiz gittiği için, Edirne�de namazlarını mukim olarak yani 4 rekat olarak kılar. Edirne�den tekrar Fatih�e gitmeye niyet ederek yola çıksa, Edirne�den çıkar çıkmaz, namazlarını kısaltır. Seferilikte mesafe Üç günlük yola, süratli bir araç ile, mesela trenle daha az zamanda giden de seferi olur. Keşfedilecek yeni bir vasıta ile, bir saniyede, bir anda Amerika�ya giden de seferi olur. Kerametle bir anda başka ülkelere giden evliya da seferi olarak namazlarını kılar. Bir yere iki başka yoldan gidilse, biri kısa, öteki uzun olsa, uzun yol, üç günlük yürüyüş ise, bu yoldan her vasıta ile giden seferi olur. Bir kimse, üç günlük mesafede bulunan bir yere, süratli yürüyen bir at ile iki günde veya daha az bir zamanda varmış olsa da, yine seferi olur, dört rekatlık namazlarını kısaltır. Âlimlerin hepsi, seferiliği fersah denilen, bir saatte gidilen yolun uzunluğu ile bildirmiştir. Üç günlük yol ise, 15, 18 ve 21 fersahtır. Fetva 18 fersaha göredir. Bir fersah, 5.800 m. kadardır. Bazısı yaklaşık olarak bunu 6.000 m., bazıları da 5.000 m. kabul etmiştir. Seferilik için gerekli uzaklığı net olarak hesaplamak için 5.800 m. ile 18 fersah çarpılır, yaklaşık 104 km bulunur. Maliki, Şafii ve Hanbeli�de ise 80 km.den biraz fazla giden seferi olur. Mestli bir kimse, abdestli olarak sefere çıksa, 3 günlük mesh süresi abdest bozulduğu anda başlar 3 gün devam eder. Seferilik müddeti Maliki, Şafii ve Hanbeli'de, 80,640 kilometre mesafeye gidip, giriş ve çıkış günleri hariç, 4 günden az kalan seferi olur. 4 veya daha fazla gün kalan mukim olur. Sefere çıkan kimse, sabah ezanları okunurken bir şehre girse, o gün sayılmaz. Ezanlar okunurken o şehirden çıksa çıktığı gün de sayılmaz. 3 gün kalınca 3 sabah namazı kılar, bir girişte, bir de çıkışta sabah namazı kılınmış olur ki, hepsi 5 sabah namazı eder. Demek ki, 3 sabah namazı değil, en fazla 5 sabah namazı kılan bile seferi oluyor, mukim olmuyor. Şer'i gün, imsak vakti girince başlar. Giriş çıkış günlerinde ölçü imsak vaktidir Gün, oruçta olduğu gibi imsak vaktinde başlar. Ertesi günü imsak vaktine kadar devam eder. Mesela, İstanbul�a imsaktan sonra, sabah ezanı okunurken giren kimse, giriş günü olduğu için o günü saymaz. Eğer imsak vaktinden önce girerse, imsak vaktinden sonraki gün giriş günü olmaz. İmsak vaktinden sonra çıkarsa, o gün çıkış günüdür. Demek bir kimse, bir yere güneş doğarken girse, o gün giriş günü olduğu için hesaba katmaz. Üç gün kaldıktan sonra, dördüncü günü imsaktan sonra, mesela güneş doğarken oradan çıksa, giriş-çıkış günleri sayılmadığı için o kimse, üç gün o yerde kalmıştır ve seferidir. |
| |
| | #8 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Seferilik ve kurban Sual: Evli olup ailesi ile beraber gurbette bulunduğu şehirde uzun yıllar bulunsa ve fakat ömür boyu yerleşmeyi düşünmese, buradan doğup evlendiği yere bayramda 15 günden az süre ile gidip orada kurban kesse kesilen kurban vacip kurban olur mu? CEVAP Bir günlüğüne de gitse orada mukim olur kestiği kurban vacip olur. Sual: Birçok insan Kurban bayramında memleketine gidip kurbanı orada kesiyorlar. Bunlar bilerek veya bilmeyerek yaşadıkları şehre yerleşmeye niyet etmişse, fakat kurbanları bayram vesilesiyle gittiklerinde doğdukları yerde kesseler bunlar vacip olan kurban borcundan kurtulur mu? CEVAP Gittikleri yerlerde mukim oluyorlarsa vacip olarak keserler. Seferi iseler zaten kurban vacip olmuyor, keserlerse nafile olur. Sual: Vatan-ı aslimiz İstanbul�dur. Hanımım nisap miktarı mala sahip olduğu için kurban kesmesi vacip. Bayramda Tekirdağ�a gidiyoruz. Tekirdağ�da birisine kurban için vekalet verdik. Fakat Tekirdağ�da seferi oluyoruz. Vacip sevabı almak için ne yapmak gerekir? CEVAP Tekirdağ�da kurban kesilirken İstanbul�da bulunursanız yani mukim olursanız kurban vacip olur. Telefonla öğrenirsiniz. Kestik derlerse buradan hareket edersiniz. Sual: Seferde olan zengin birisi kurban bayramının üçüncü günü vatan-ı aslisinin içinden transit geçse kurban kesmesi vacip olur mu? CEVAP Şehir küçük ise, içinden geçiyorsa vacip olur. Büyük şehir ise, evleri ile çevre yolu arasında, mezarlık, fabrika, kışla, ırmak, deniz, harman yeri, futbol sahası gibi yerler var ise, o zaman vatan-ı aslisine girmemiş olur, vacip olmaz. Sual: Namazda Maliki�yi taklit eden bir zengin, 10 gün kaldığı yerde kurban kesmesi gerekir mi? CEVAP Kurban için taklit etmiyorsunuz. 10 gün kalan Hanefi�de seferi olur, kurban kesmesi gerekmez. Sual: Bir zengin, işi olduğu için bayramın birinci günü kurban kesmeden sefere çıksa günaha girer mi? CEVAP Kurban, bayramın üçüncü günü kesilmesi vacip olduğu için sefere çıkmakla günaha girilmiş olmaz. Sual: Bir zengin, kurban kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü de seferde olsa, vekalet verip o koyunu kestirmesi gerekir mi? CEVAP Kestirmesi gerekmez, yani seferde olduğu için kurban kesmesi vacip olmaz. Ama alınmış bir kurbanı kesmek, nafile de olsa çok sevaptır, Sırattan geçirir. Bu bakımdan zengin olan kimse, sevaptan mahrum kalmamak için seferi de olsa kurban kesmelidir. Kendi kesemezse, kesen birine vekalet verip kestirmelidir. Sual: Zengin, bayramın üçüncü günü, kurbanını kesmeden sefere çıkarsa, günaha girmiş olur mu? CEVAP Üçüncü günü kesmeden çıkarsa, üzerine vacip olduktan sonra çıktığı için günaha girer. Bedelini bir fakire altın olarak vermesi gerekir. Birinci veya ikinci günü çıksa idi kendisine vacip olmadan çıktığı için günah olmazdı. Sual: Zengin, sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil etse, gittiği yerde mukim olsa, vekilin, kestiği hayvan vacip kurban olur mu? CEVAP Evet. Sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil eden zengin, gittiği yerde mukim olsa, vekilin kestiği hayvan, vacip kurban olur. Çünkü zengin mukimdir ve vekaletle istediği şehirde kestirebilir. Sual: Hacca giderek, orada 15 günden fazla kalan kimse, mukim olduğundan kendisine kurban vacip olur. Bu vacip kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye�deki bir yakınına vekalet verip kestirebilir mi? CEVAP Evet kestirebilir. Fakat şükür kurbanını Harem�de kesmesi gerekir, vekaletle Türkiye�de kestiremez. Sual: İstanbul�a temelli yerleştik. Bayramda memleketim olan Rize�ye gidip orada kurban kesmemde mahzur var mıdır? CEVAP Hiç mahzuru yoktur. İstanbul�a temelli yerleşmekle Rize, vatan-ı asli olmaktan çıkar. 15 günden az kalmak üzere Rize�ye gidince orada seferi olursunuz. Seferde, kurban kesmek gerekmez. Kesilirse sevap olur. Sual: Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkan, vacip sevabı alır mı? Üçüncü günü seferden dönenin, tekrar kurban kesmesi gerekir mi? CEVAP Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkarsa, vacip sevabı alır. Üçüncü günü seferden dönene, artık tekrar kurban kesmek gerekmez. Sual: Kurban kesmeden sefere çıkan ve üçüncü günü memleketine gelip mukim olan zengin günaha girer mi? CEVAP Kurban kesmeden sefere çıkan zengin, seferde iken kurban kesmiş olsa bile, üçüncü günü mukim olunca, tekrar kesmesi vaciptir. Mesela, İstanbul'da oturan ve kendisine kurban kesmek vacip olan bir kimse, bayramda Ankara�ya gidip ikinci gün kurbanını Ankara�da kesse, üçüncü günü İstanbul�a gelse, Ankara�da seferi olduğu için kestiği nafile olur, İstanbul�a gelince bir kurban daha kesmesi gerekir. Sual: İstanbul�da doğdum büyüdüm, vatan-ı aslim İstanbul�dur. Fakat bir seneyi aşkın bir zamandır yurt dışında yaşıyorum. Nasipse birkaç sene daha kalacağım.Yaklaşan kurban bayramı için İstanbul�a gitmeye niyetliyim.10 gün kalmayı planlıyorum. Bu durumda İstanbul�da kalacağım süre için seferi sayılır mıyım? Kurban kesmem vacip mi? CEVAP Vatan-ı aslide bir saat bile kalsanız mukim olursunuz. Kurban kesmeniz vacip olur. Sual: İstanbul�da oturuyorum. Her yıl bayramda memleketim olan Kayseri�ye gidip kurban kesiyorum. Bir mahzuru oluyor mu? CEVAP Kayseri vatan-ı asliniz ise, bir günlük için de gidilse mukim olursunuz ve kurban kesmeniz vacip olur. Eğer İstanbul�a temelli yerleşmişseniz, Kayseri vatan-ı asli olmaktan çıkar. Gittiğinizde seferi oluyorsanız kurban kesmek gerekmez. Şayet keserseniz çok sevap alırsınız. Sual: Seferi olan vekil, vekaleten kurban kesebilir mi? CEVAP Vekilin seferi olmasının önemi yok. |
| |
| | #9 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kurbana ortak nasıl olunur Sual: Kurbana ortak olacaklarda aranan şartlar ve ortakların dikkat edeceği hususlar nelerdir? CEVAP Bazıları şöyledir: 1- Ortakların Müslüman olmaları, kurban ve ibadete niyet etmeleri ve hisselerinin yedide birden az olmaması şarttır. 2- Sırf eti için ortak olan varsa ve biliniyorsa, hiçbirinin kurbanı sahih olmaz. 3- Ortakların bir kısmı ölmüş olsa, yahut bunak olsa, zararı olmaz. 4- Ortaklardan biri mutlak nezir için giremez. Yani şu koyunu keseceğim diye adayan, bunun yerine başkasını kesemez. 5- Ortaklardan biri geçen sene kesmediği kurbanı niyet eylese caiz olmaz. 6- Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar Müslüman, baliğ kimse, ortak olarak da satın alıp kesebilirler. Bunlara adak veya akika kurbanı da ortak edilebilir. 7- Zenginin satın aldığı sığıra, sonradan ortak olmak caiz ise de mekruhtur. Fakir, bir sığırı kurban etmek için satın alsa, sonra başkalarını ortak edemez. 8- Bir sığırı mesela bir ineği, en çok 7 kişi kesebilir. Yediden fazla kişi, bir veya birden fazla, ineğe ortak olamaz. Mesela, 8 kişinin 7 sığırı ortak satın almaları caiz olmaz. Çünkü, her birinin her hayvanda hissesi vardır. Hiçbirinin hissesi yedide birden az olamaz. Bunun gibi, 10 kişinin 15 ineği, kurban etmek için, ortak satın almaları da caiz olmaz. Çünkü 10 kişi, 15 ineğin her birine onda bir oranında ortak olmuş olur. Onda bir, yedide birden azdır. Bunun gibi, 3 kişinin 9 koyunu ortak satın almaları da caiz olmaz. Çünkü 3 kişi, 9 koyunun her birine üçte bir nispetinde ortaktır. Bir koyunu ise, ancak bir kişi kesebilir. Birden fazla kişinin, bir koyunu ortak alıp, kurban olarak kesmeleri caiz olmaz. 9- Bir sığıra 3,5,7 gibi tek ortak şartı yoktur. 2,4,6 gibi çift de olur. Fakat her işte teke riayet iyidir. Sünnet-i zevaiddir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ tektir, teke riayet edeni sever. Ey Kur�an ehli, teke riayet edin!) [Tirmizi] Sual: Dört kişi ortak kurban almaya niyet edip bir dana aldık, sonradan birkaç kişi daha bu kurbana katılabilir mi? CEVAP Eğer dört kişi alırken yedi kişiye kadar ortak oluruz diye düşünülmüşse ortak olmak caizdir, düşünülmemişse, mekruh olur. Mekruhtan kurtulmak için, onu bir başkasına satarsınız veya içinizden biri de satın alabilir. Sonra o kimse bunu alırken yedi kişiye kadar ortak ederim diye alırsa yeniden ortak olabilirler. Sual: Üzerine kurban kesmek vacip olan üç zenginle, üzerine kurban kesmek vacip olmayan bir fakir birlikte bir sığırı ortak olarak kurban kesebilir mi? CEVAP Evet kesebilirler. Sual: Kurban bayramında bir kişi tanımadığı kişilerin almış olduğu sığıra ortak olabilir mi? CEVAP Kim olduğu bilinmeyen kimselerle ortak olmamalı, içlerinde Allah rızası için değil de et içen kesen olursa diğerlerinin de kurbanı olmaz. Niyeti bilinmiyorsa o zaman sorumlu olmayız. Onun için bilinen salih kimselerle ortak olmalıdır. Sual: Şafii mezhebinde kurban kesmek vacib olmadığı için, kurban ortakları arasında Şafii birinin bulunmasında mahzur olur mu? CEVAP Mezhep farkı kurban ortaklığını etkilemez. Onunki de sünnet olur. Akika kesen de, ölü için kesen de ortak olabilir. Gayri müslim ortak olamaz. Bir de sırf et için kesen ortak olamaz. Sual: Üç ortak, farklı para verseler kurbanları sahih olur mu? Mesela 2800 liraya bir inek alınsa, ortağın birisi 800 lira, biri de 1600 lira, üçüncü ortak da 400 lira verse, eti de verdikleri para oranında paylaşsalar caiz olur mu? CEVAP Bir sığırı mesela bir ineği, en çok 7 kişi kesebilir. Yani, bir ortağın verdiği para yedide bir hisseden az olursa caiz olmaz. Her ortak kaç hisseye girmek istiyorsa o kadar para verir. Etin paylaşılması da bu hisseye göre yapılır. En az veren üçüncü ortağın parası, yedide birden az olmadığı için caizdir. Eti paylaşırken üçüncü ortak bir hisse alır, ikinci ortak dört hisse, birinci ortak ise iki hisse alır. Hepsi yedi hisse olur. Birisi yedide bir hisseden yani 400 liradan az para verseydi olmazdı. Sual: Kurbanlık ineğe yedi kişi ortak girse, ortaklardan birisinin parası olmasa, diğer ortaklardan birisi ben senin yerine veririm dese, herkes kendi parasını verse, biri de kendi parası ile birlikte param yok diyeninkini verse, kurban sahih olur mu? Yani kurban için para vermeden kurban sevabı alır mı ve kurban borcundan kurtulur mu? CEVAP Evet sahih olur. Kurbanlık ineği birisi yedi kişiye hediye etseydi, hiç birisi para vermeden kesseydi, hepsinin de kurbanı sahih olurdu. Kurban için illa para vermek gerekmez. Başkasının hediye ettiği hayvan da kurban edilir. Vacib sevabı alınır ve kurban borcundan kurtulmuş olunur. Sual: Biri adak, biri akika, biri vacip olan bayram kurbanı, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için kurban kesmek istese, bir inek kesebilirler mi? CEVAP Evet kesebilirler. Yedi kişiye kadar ortak olmak caizdir. Sual: Kurbanlık ineğe en az ve en çok kaç kişi ortak girebilir? CEVAP Bir ineğe yedi hisseye kadar girilir. Yani 1,2,3,4,5,6,7 kişi girebilir. 3 kişi girerse inek üç hisseye bölünür. Dört kişi girerse dörde bölünür. Sual: İki kardeş bir dana almışlar. Bunlar çocukları için şimdiye kadar akikalarını kesmemişler. Şimdi akika kesmenin müstehap olduğunu öğrenmişler. Aldıkları kurbanlık dana için akikaları için de niyet edip aldıkları bu kurbana katılıp akikalarını kesebilirler mi? Adağı olan birisi böyle alınmış bir kurbana adağını da dahil edebilir mi? CEVAP Akika, vacip, adak hepsi katılır. Ancak ilk alırken yedi kişiye kadar ortak olmak niyetiyle hayvan alınmalıdır. Sırf kendisi için alıp da sonradan başkasını ortak etmesi mekruh olur. Sual: Kurbanı kesen kasaba bir para veriliyor. Bu parayı bir kişinin ödemesinde ve sonra herkesin payını ödemesinde ya da bu parayı veren kişinin eksik ya da fazla, önce ya da sonra bu paraları kurban sahiplerinden almasında veya almamasında bir mahzur olur mu?. CEVAP Hepsi caizdir. Bir kişi öder, diğerlerinden alabilir, isterse almayabilir. Sual: Bayramda annem, babam, eşim ve ben, birisi evli ikisi üniversitede okuyan oğullarım için (toplam 7 kişi oluyor) dana kurban kesmek istiyorum. Kurbanın parasını ben vereceğim. Bu kurbanın bedeli olan parayı onlara tek tek verip onların kurban alınması için bana vekalet vermesi mi gerek yoksa ben onlara birer haklarını hediye kurban mı edeyim? CEVAP Sizin onlara, onların size para hediye etmesi gerekmez. Sadece herbiri, Benim için bir kurban kesmeye veya dilediğine kestirmeye seni umumi vekil ettim demeleri yeter. Vekil asıl gibidir, kendi parası ile de keser. |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kurban için vekalet nasıl verilir? Sual: Kurban için vekalet nasıl verilir? CEVAP Maddeler halinde bildirelim: 1- Kurban kesmesini bilmeyenin, başkasına kestirirken, (Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demesi ve kalben de niyet etmesi gerekir. Eğer kurbanı da başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de, kesmeyi bilmediği için başkasına kestirecekse, Allah rızası için bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumi vekil ettim der. 2- Bir kimse, kendisine kurban kesmesi vacip olmasa da, vekil vacip diye kesse, kurban yine sahih olur. Adak hayvanı, akika veya nafile kurban yanlışlıkla vacip diye kesilse mahzuru olmaz. 3- Bir kimsenin kendi hayvanını başkası adına kesmesinin caiz olması için, bu kimsenin, kendi hayvanını başkasına veya onun vekiline hediye etmesi, onların da teslim alması, sonra bunu vekil ederek geri verip kestirmeleri gerekir. 4- Başkasının hayvanını ondan habersiz, onun için kurban etmek caizdir. 5- Başkasının hayvanını, ondan izinsiz, kendi için kurban eden, sonra kıymetini öderse, caiz olur. Sahibi kıymetini kabul etmeyip, kesilmiş hayvanı alırsa, sahibi için kurban edilmiş olur. 6- Bir kimse, birine, kurban işimi hallet dese, ona para bile vermese, vekalet vermiş olur. O kişi de bir hayvan alıp kesebilir. 7- Vekaleten kurban kesene, kimi çok, kimi az para verebilir. Kimi de hiç para vermeden, (Bana da bir hisse verin) diyebilir. Vekil asıl gibidir. Vekil, vekalet aldığı kimseler adına kurban keser veya kestirebilir. Daha sonra vekil, ondan para ister veya istemez. İki kurbana yetecek para veren için de iki kurban alır veya ona iki hisse verir. Yahut iyisinden bir kurban alır. Çünkü umumi vekil, tam yetkilidir. 8- Kurban kesmeye vekil olan, zekat hariç, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya, (İstediğini yap) diyerek umumi vekil edilmedikçe, başkasını kendine vekil yapamaz. Umumi vekil ise, başkasını, o da bir başkasını vekil yapabilir. 9- Birden çok kişiye vekalet vermek sahihtir. Bir işe vekil olan iki kişiden biri, tek başına yetkili olamaz. Ancak emaneti vermede, borcu ödemede, kurban kesme gibi işlerde birisi tek başına yetkili olabilir. Çünkü bu işlerde vekillerden birisinin, diğerinin görüşünü sormaya ihtiyacı yoktur. Bir kimse, kurbanını kesmek üzere dört kişiye vekalet verse, bu vekillerden biri kesince ötekilerin görüşünü almaya ihtiyaç yoktur. Kurban dinimize uygun kesilmiş olur. 10- Üzerinde birçok kimsenin vekaleti bulunan kimse, herhangi bir mazeretle bayramın üçüncü günü de kesememişse, Şafii�yi taklit edip dördüncü günü de kesebilir. 11- Kurbanda kanın akması yeter, etin dağıtılması şart değildir. Kan akıtılmakla vacip olan kurban kesilmiş olur. Eğer eti de uygun yerlere verilirse daha çok sevap olur. Etin üçte birini evine, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehaptır. Hepsini fakirlere vermek de caizdir. 12- Derisi namaz kılan fakire verilir. Ne olduğu bilinmeyen kimselere verilmez. Veya evde kullanılır. Yahut devamlı kullanılacak bir şey karşılığı verilir. Tükenen bir şey veya para karşılığı satılmaz. Derisi, eti satılırsa, parası fakire sadaka verilir. Sual: Kurbanını hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse nasıl vekalet verir? CEVAP Kurbanını, bir hayır kurumuna hediye etmek isteyen kimse, kurban parasını, bu işle vazifeli kimseye teslim ederken, Allah rızası için bayram kurbanımı almaya aldırmaya, kesmeye ve dilediğine kestirmeye ve etini ve derisini dilediğine vermeye seni umumi vekil ettim demelidir. Vekalet, mektupla, faksla, e-maille veya telefonla da verilir. Kurban parası, önceden verilebildiği gibi, daha sonra da gönderilebilir. Vazifeli kimse, satın aldığı kurbana bir numara bağlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken sahiplerinin ismini söyleyerek kasapları vekil eder. Ancak böyle kesilen kurbanlar sahih olur. Sual: 7 kişiyiz. Keseceğimiz kurbanı paylaştırmanın kolay bir yolu var mı? CEVAP Kolay yolu var. Ortaklar ilk size vekalet verirken, Bayram kurbanımı kesmeye, kestirmeye ve etini ve derisini istediğin gibi kullanmaya seni umumi vekil ettim derlerse, artık et de sizin olur, istediğinize istediği kadar verebilir veya vermeyebilirsiniz. Et sizin demektir. Hiç ayırmadan öylece fakirlere de verebilirsiniz. Yedi ortağa göz kararı ile de verebilirsiniz. Sual: Biri adak hayvanı, biri akika, biri de bayram kurbanı kesmem için bana vekalet verdi. Alacağım ineğe bunları da ortak etmem caiz midir? CEVAP Evet caizdir. Sual: Kurban vekaletimi verdiğim kişi, 3 defa "kabul ettim" demesi mi lazım? CEVAP Hayır, bir kere demek yeter. Başını sallaması da yeter veya itiraz etmemesi kabul etmesi demektir. Sual: Bir tanıdığa (benim kurban işini hallet) diye para gönderdim. O da peki dedi. Bu vekalet oldu mu? CEVAP Evet, kurban vekaleti verilmiş olur. Ayrıca kesmeye kestirmeye etini derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim demek gerekmez denirse güzel olur, denmezse yine vekalet verilmiş olur. Sual: 7 kişi, vacip kurbanlarını, almaya, aldırmaya, kesmeye kestirmeye, eti dağıtmaya Veli�yi umumi vekil etse; bu 7 kişiden birinin vekaleti vacip değil de Adak olsa, bu kesilen tosunun eti, fakirlerle birlikte zenginlere de verilmiş olsa, ne olur? CEVAP Adak olan payı fakirlere vermesi gerekir. Zenginlere yedirirse yedirdiği kadarını tazmin etmesi gerekir. O kadar et alıp fakirlere vermesi gerekir. Kurbana zarar gelmez. Sual: Bu kimse vatan-ı aslisinin dışında, mesela İzmirli birisi Bursa�da birisine vekalet verip orada kestirebilir mi? CEVAP Evet kestirebilir, kendisi mukim ise vacip sevabı alır kendisi seferi ise nafile sevabı alır. Sual: Almanya�dan kurbanın parasını Türkiye�ye memleketime gönderdim. Onlarda Kurbanlık hayvanı almışlar bir yoksul müslüman aileye vermişler. Tabii bu kurban benim ismime kesiliyor, vekaleten bu bizim yaptığımız iş caiz midir? CEVAP Kurban senin adına kesiliyorsa eti kime verilirse verilsin kurban işi tamamdır. Senin adına değil de canlı bir hayvan birisine hediye edilirse kurban olmaz, hayvan hediye edilmiş olur. Senin adına, kurban diye kesilmişse mesele yok. Sual: Bazı sebeplerden dolayı vekaleti verirken gerçek isim verilmeyip takma bir isim verilebilir mi? CEVAP Evet takma isim de verilebilir. Çünkü Allahü teâlâ onu kimin verdiğini bilmektedir. Sual: Kurban vekaleti verirken: Benim kurbanımı al kes dağıt bu görevi sana veriyorum denilmiş, umumi vekalet kelimesi kullanılmamış. Vekil edilen kişi de ben senin kurban işini hallettireceğim demiş o da tamam istediğin gibi yap demiş. Bu durumda umumi vekil olmuş sayılır mı? CEVAP Evet, umumi vekil olmuş demektir. Sual: Bir dernekte kurban vekaleti alıyoruz. Bazı kimselere, (Kurbanını almaya, kesmeye kestirmeye bana vekalet verdin mi?) diyoruz. Sadece evet diyorlar. O cümleyi tekrar etmiyorlar. Böyle bir vekalet sahih olur mu? CEVAP Sahih olur. Sual: Ailece kurbanlarımızı hep vekaletle memlekette kestiriyoruz. Bazı kimseler aklımızı karıştırdılar. Bir kaza geçirmiştim. �Bak kurbanınızın kesildiğini bile görmediniz. Kurban belaları def eder. Sizin ki belki de kabul olmadı. Bu sene kurbanınızın kanını görün, kendi elinizle alın kestirin� dediler. Acaba kurbanı görmek, keserken başında bulunmak şart mıdır? CEVAP Öyle bir şart yok. Kurbanın kanını görmeyince kurban kabul olmaz diye bir şey yok. Vekil, asıl gibidir. İmkan olursa kurbanın başında bulunmak iyi olur. Sual: Almanya�da çalışıyorum ve kurbanımı Türkiye�deki ablama göndermek için ne yapmam gerekiyor? CEVAP Ablanıza bir kurban parası gönderirsiniz. (Benim adıma bir kurban almaya, etini ve derisini istediğin yere vermeye seni umumi vekil ettim) dersiniz. O da bir kurbanlık aldırır, istediğine kestirir. Etini de dilediği gibi yer. İsterse başkasına da verebilir. Sual: Bir kişi kurban vekaleti verdi, fakat parasını eksik verdi. 100 lirayı sonra vereceğim dedi veremedi. Başka 2 arkadaş 100 lirayı verdi. Bunu götürüp verdik bu oldu mu? CEVAP Evet. Kurban vekaleti verenin para verme şartı yoktur. Eğer gücünüz yetiyorsa, kesecek paranız varsa, o kişiden hiç para almasanız da onun kurbanı sahih olur. Sual: Zengin, seferde iken, kurbanını vekile kestirse, adak olur mu? CEVAP Hayır. Nafile olur. Sual: Birine, (Benim için bir kurban al, kes) dedim. Alıp kesmiş. (Alacağımı da hediye ettim) dedi. Kurban sahih oldu mu? CEVAP Evet. Sual: Birine (Bana bir koyun getir. Fakat bayramdan önce getirme! Bakacak yerim yok) dedim. O da, ben yok iken, bayramdan önce eve bırakıp gitmiş. Koyun gece ölmüş. Bu koyunu kim öder? CEVAP Alış-veriş tahakkuk etmemiştir. Siz ödemezsiniz. Sual: Zengin, bayramın ilk günü, kurbanını kesmek üzere birine verse, vekil de kesmese, bayram da geçmiş olsa ne yapmak gerekir? CEVAP Bu hayvanı tasadduk gerekir. Hayvan alınmamışsa bedeli altın olarak yine bir fakire verilir. Böylece borçtan kurtulmak mümkün olur ise de, kurban sevabına kavuşamazlar. Sual: Eşimden vekalet almadan, onun adına vacip kurban kesmesi için bir arkadaşa vekalet verdim. Sonra hanımdan vekalet aldım. Böyle yapmam sahih oldu mu? CEVAP Sonra eşiniz bunu kabul etmişse sahih olur. Birini vekil yapmak, îcâb ve kabul ile olur. Yani, (Seni vekil yaptım) ve (Kabul ettim) sözleri veya yazıları ile olur. Vekil, cevap vermeden, işi yapmaya başlasa, kabul etmiş olur. İş habersiz yapıldıktan sonra, sahibinin, izin verdim demesi ile de, vekil etmiş olur. (S. Ebediyye) |
| |
| Konu Araçları | |
| |