![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2007 Yaş: 25
Mesajlar: 428
| ![]() ![]() Insan, dünya hayatinda nefsindeki kötülükleri yenip ömrünü Allah'in razi olacagi sekilde geçirmekle sorumludur. Bunun içinse kendisine ortalama altmis yetmis yil gibi çok az bir süre verilmistir. Allah, rizasini kazanan kullari için, dünyadaki bu kisa yasamin ardindan, sonsuz ve essiz bir hayat yaratmistir. Dünya hayatindaki bu ömür göz açip kapayincaya kadar, hizla tükenip geçmektedir. Bu süre içerisinde sabir gösteren, güzel ahlakta kararli davranan, Allah'a samimi bir kul olan kimseler ahirette çok büyük bir mükafatla; sonsuz cennet hayatiyla karsilasacaklardir. Kuskusuz bu Rabbimiz'in kullarina olan ihsaninin, rahmetinin ve sevgisinin çok önemli bir tecellisidir. Rabbinizden olan magfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavusmak için) yarisin; o, muttakiler için hazirlanmistir. (Al-i Imran Suresi, 133) Allah her insani, herseyin en güzelinden, en mükemmelinden zevk alacak ve bunlara karsi büyük bir özlem duyacak bir ruh ile yaratmistir. Bu nedenle insan, hayati idrak etmeye basladigi andan itibaren bu mükemmellige ulasabilmek için, içinde sürekli olarak büyük bir istek duyar. Daima bir güzellik ve nimet arayisi içerisinde olur. Ancak buna ne kadar çok istek duyarsa duysun ve bunun için ne kadar çok çaba harcarsa harcasin, dünya hayatinda hiçbir zaman aradigi mükemmellikle karsilasamaz. Çünkü Allah dünya hayatini özel olarak kusurlu ve eksik olarak yaratmistir. Elbette Allah'in bu yaratisinda pek çok hikmet vardir. Çünkü "O Allah ki, yaratandir, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'sekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlarin tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Hasr Suresi, 24) ayetiyle bildirildigi gibi, Allah'in yaratisi kusursuzdur. Rabbimiz herseye güç yetiren, diledigini yaratmaya kadir olandir. Dolayisiyla dünya hayatindaki bu eksikliklerin bir amaci vardir. Rabbimiz'in bu yaratisinin hikmetlerinden biri, insanin cennetin varligini kavramasina ve bunun için samimi bir gayret harcamasina yöneliktir. Allah insanin fitratini ancak cennette rahat edebilecegi ve nefsinin isteklerini ancak burada karsilayabilecegi sekilde yaratmistir. Kuran'in pek çok ayetinde bu gerçek insana bildirilmistir. Asil hayatini cennette yasayacagini, bu nedenle tüm çabasinin da sonsuz güzellikler yurdu olan cennete yönelik olmasini hatirlatmistir. Bu konudaki Kuran ayetlerinden bazilari söyledir: Bu dünya hayati, yalnizca bir oyun ve '(eglence türünden) tutkulu bir oyalanmadir'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asil hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64) Gerçek su ki, ebrar olanlar (iyiler, dogru olanlar), elbette nimetler içindedirler. Tahtlar üzerinde bakip-seyretmektedirler. Nimetin pariltili-sevincini sen onlarin yüzlerinde tanirsin. Onlara mühürlü, katiksiz bir saraptan içirilir. Ki onun sonu misktir. Su halde yarismak isteyenler, bunun için yarissinlar. (Mutaffifin Suresi, 22-26) Iste bunlarin karsiligi, Rablerinden bagislanma ve içinde ebedi kalacaklari, altindan irmaklar akan cennetlerdir… (Al-I Imran Suresi, 136) Allah diledigine rizki genisletir-yayar ve daraltir da. Onlar ise dünya hayatina sevindiler. Oysaki dünya hayati, ahirette (ki sinirsiz mutluluk yaninda geçici) bir meta'dan baskasi degildir. (Ra'd Suresi, 26) Orda diledikleri hersey onlarindir; Katimiz'da daha fazlasi da var. (Kaf Suresi, 35) Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i serifinde dünya hayatinin yaninda, cennetin insan için nasil büyük bir nimet oldugunu söyle bir örnek ile açiklamistir: Cennette, yay kadar bir yer, Günes'in üzerine dogdugu veya battigi seyden (dünyadan) daha hayirlidir. [Kütüb-i Sitte-14, s. 429/2] Insan, bu konuda hiçbir bilgisi olmasa dahi, dünya hayatinin eksikliklerini ve nefsindeki nimetlere karsi duydugu özlemi kisaca düsündügünde, bu gerçegi kolaylikla anlayabilecektir. Zira Allah, dünya hayatinin asil hayat olmadiginin anlasilmasi için insana pek çok delil yaratmaktadir. Insan hemen her gün, basta kendi bedeninde olmak üzere, dünya hayatinin eksiklikleriyle karsilasmaktadir. Sadece hayatta kalabilmek için dahi, çok sayida tedbir almak zorundadir. En küçük bir ihmalde hastaliklarla, yaralanmalarla ve hatta ölümle yüzyüze gelebilmektedir. Ömrünün büyük bölümünü vücudunun acizliklerini telafi etmeye ayirir. Ancak tüm bu çabaya ragmen geçen yillarla beraber vücudu büyük bir bozulmaya ugrar. Insan bedeni gibi, en güzel çiçekler bile zamanla solar; en güzel renkli, en hos kokulu güller, laleler, menekseler çürüyüp bozulur. En lezzetli ve en taze görünümlü meyveler, sebzeler kisa süre içinde çürüyüp yenemeyecek hale gelir. En ihtisamli evler, esyalar, arabalar zamanla eskir, kirilip dökülür. Iste bunlarin karsiligi, Rablerinden bagislanma ve içinde ebedi kalacaklari, altindan irmaklar akan cennetlerdir… (Al-I Imran Suresi, 136) Bu sayilanlar, insanin dünya hayatinda muhatap oldugu milyonlarca eksiklikten yalnizca birkaç tanesidir. Ancak sadece bunlar bile, insanin özlem duydugu asil yerin dünya olmadigini anlamasi için yeterlidir. Insan, tüm bu eksiklikler karsisinda içten içe, daima mükemmelligi, bu eksikliklerin hiçbirinin olmadigi bir dünyada yasamayi ister. Hastaliklarin, ölümlerin, savaslarin, kavgalarin, kötülüklerin, eksikliklerin, sikintilarin hiç yasanmadigi bir dünyanin özlemini çeker. Bu amaçla, hiçbir sorunun olmadigi mutlu bir hayati, dünya sartlarinda olusturabilmenin yollarini arar. Oysa Allah, Kuran'da insanlara bu hayati ancak cennette yasayabileceklerini bildirmistir. Insanin bunun için yapmasi gereken ise son derece kolaydir: Rabbimiz'in rizasina uygun bir yasam sürmek. Bunun ardindan -Allah'in takdiriyle- kendi istek duydugundan ve hayal edebildiginden çok daha üstün, kusursuz ve sonsuz mutlulukla dolu bir hayatla karsilasacaktir. Insanin aradigi, özlem duydugu, sevdigi herseyin sadece cennette oldugunu anlamasi için, Allah Kuran'da cennet nimetleri hakkinda pek çok bilgi vermistir. Kitabin ilerleyen bölümlerinde Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri dogrultusunda Rabbimiz'in bizler için hazirladigi bu essiz nimetleri anlatacagiz. Rableri onlara Katindan bir rahmeti, bir hosnutlugu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (Tevbe Suresi, 21) Ayrica Incil'den, Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ile mutabik olan sözlere de yer verecegiz. Kuran ayetlerinde bizlere Incil'in zaman içinde tahrif edildigi, bu nedenle içinde çesitli yanlis inanislari barindirdigi bildirilmektedir. Günümüzde mevcut olan Incil'de hak bölümler olabilecegi gibi insanlar tarafindan eklenmis hatali bilgiler de bulunmaktadir. Bu nedenle Incil'de yer alan açiklamalari Kuran ayetleriyle ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle uyumlu olduklari ölçüde degerlendirmeye almak gerekmektedir. Bu kitapta da bu ölçü göz önünde bulundurulmus ve Islami kaynaklara uygun olan Incil açiklamalarina yer verilmistir. Bu kitapla amaçlananlardan biri, insanlara asil hayatin dünyada degil cennette yasanacagini, nefislerinin istek duydugu güzelliklerin dünyada degil cennette oldugunu hatirlatmaktir. Daha önce hiç düsünmemis olsalar dahi, ruhlarindaki, mükemmelige karsi duyduklari özlemi karsilayabilecek tek hayatin cennette oldugunu kavramalarina yardimci olmaktir. Diger bir amaç ise, insanlarin, cennetin essiz güzelliklerini, sonsuza kadar sürecek olan zevklerini derinlemesine tefekkür edebilmelerini saglamaktir. Zira hem Kuran ayetleri hem de Peygamberimiz (sav)'in hadisleri, bizleri pek çok insanin daha önce hiç düsünmemis olabilecegi cennet nimetlerinden haberdar etmektedir. Cennetteki ihtisamin, sinirsiz nimetin ve yasanacak olan güzel hayatin anlasilmasi, insanlarin cennete olan özlemlerini ve bu hayati kazanmak için harcayacaklari çabayi artiracaktir. Allah'in sonsuz rahmetine ve essiz nimetlerine layik olabilmek için büyük bir sevk ve azimle hayirlarda yarismalarina vesile olabilecektir. Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadinlara içinde ebedi kalmak üzere, altindan irmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vadetmistir... (Tevbe Suresi, 72) Elbette ki kitap boyunca yapilacak olan cennet tasvirleri, insan aklinin ve bilgisinin kavrayisiyla sinirlidir. Gerçekte Allah'in Kuran'da bildirdigi ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleriyle tarif ettigi cennetin mükemmelligi ve güzelligi, insanin dünyada kendisine verilen akilla kavrayabileceginden ve tefekkür edebileceginden çok daha üstün ve benzersizdir. Insan cennete dair güzellikleri ancak dünya hayatinda bildigi nimetlerle kiyaslayip, bunlarla özdeslestirerek anlayabilmektedir. Ancak Rabbimiz'in orada salih kullari için hazirladigi nimetlerin güzelligi, gerçek sekliyle ancak ahirette kavranip yasanabilecektir. Insan ruhunun bunlardan alacagi zevk ancak orada tadilabilecektir. Bunun bir hikmeti ise, Rabbimiz'in tüm bu nimetleri ve güzellikleri yalnizca iman eden kullarina lutfetmis olmasidir. Allah inkar edenleri cennet nimetlerinden mahrum kilmistir. Ayetlerde, cennete giremeyen kimselerin ahirette cennete karsi duyacaklari derin özlemden ve yasayacaklari büyük pismanliktan bahsedilmektedir. Bu kimseler hasretle cenneti anacak, sonsuza kadar büyük bir pismanlikla cennete girmis olmayi dileyeceklerdir. Elbette ki onlar da dünya hayatinda cennetin varligindan, oradaki güzelliklerden haberdar olmus ancak bu gerçegi göz ardi etmislerdir. Nefislerindeki bu istegi dünya hayatinda karsilayabileceklerini düsünerek var güçleriyle dünyaya yönelmislerdir. Umulur ki bu kitapta anlatilanlar, böyle büyük bir yanilgiya kapilan insanlarin gerçek hayatin ahirette yasanacagini anlamalarina ve yasamlarini, Rabbimiz'in rizasini kazanarak geçirmelerine vesile olur. Iman edenlerin ise cennete kavusma özlemlerini, sevk ve azimlerini artirarak Allah'in en sevdigi kullarindan olabilmek için hayirlarda yarismalarini saglar. |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 29
Mesajlar: 808
| Paylaşımın için teşekkürler. Nediyeyim rabbim hepimizi cennetine giren kullardan eylesin. ![]() |
| |
| Konu Araçları | |
| |