ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Peygamberler > Güllerin Efendisi Hz.Muhammed (S.A.V)


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 12-11-2006, 01:06   #1
büşra nur eymen
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

Cenab-ı Hakk'ın,
"Andolsun ki, Rasûlullah'da sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için bir "üsve-i hasene: en güzel örnek" vardır." (Ahzab, 21) diye takdim etmiş olduğu bir insan hakkında, sû-i zanda bulunmak ve hatta iftiralar atmak cahillikten öte, kötü niyet ve dinden uzak bulunmanın alâmetidir.

Zira Rabbimiz, bize sevgili Peygamberimizi her hususta örnek kılmıştır. Bunların en başında ve en önemlisi aile hayatıdır.
Bilindiği üzere Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- çok evlilik yapmıştır. Ama her bir evliliğinin pek çok sebep ve hikmeti bulunmaktadır. Biz burada Peygamberimizin evlilik hayatının bütün safhalarını ve bütün annelerimizi anlatacak durumda değiliz. Bu bir beşer olarak bizim sınırlarımızı aşacağı gibi, satırlarımız da bunun için kâfî gelmeyecektir.

Ancak bu evliliklerin belli başlı vasıflarını sayacak olursak, herhalde yeterli bir bilgiye ulaşabiliriz.

*Efendimizin gençlik devresiyle ile ilgili iffet ve namustan öte bir şey bilinmemektedir. Bu Mekkelilerin takmış olduğu "el-Emîn" isminden de rahatça anlaşılabilir. Yine onu karalamak için fırsat kollayan müşrikler, Peygamber olduğunu söylediği andan itibaren vefat edene kadar, hiçbir zaman Allah Rasûlü hakkında böyle yakışıksız bir iftirada bulunmamışlardır.


*Peygamber Efendimiz, Mekke devri boyunca bir defa evlenmiştir. Hazret-i Hatice validemizle vukû bulan bu evlilik esnasında Peygamberimiz 25 yaşında, Hazret-i Hatice annemiz de 40 yaşında, dul ve çocuk sahibiydi. 25 yıl süren bu evlilik hayatı boyunca, Allah Rasûlü başka bir kadınla evlenmedi. Halbuki örf ve gelenekler başka kadınlarla evlenmesine müsaitti.

*Ancak Hatice annemizin vefatından sonra ev işlerini görmek ve çocuklarının bakımı için, yine yaşlı ve dul bir kadın olan Hazret-i Sevde ile evlendi. Hazret-i Sevde'nin eşi Habeşistan hicretinden sonra orada vefat etmiş ve Hazret-i Sevde yalnız başına ortada kalmıştı. Akrabaları da o müslüman olduğu için baskı yapıyorlardı. Yalnız kalan bu muhtereme hanımın taltîf edilmesi için, Peygamber Efendimiz bu hanımla evlenmiştir.

*Medine devri'nin başlamasından itibaren yepyeni bir dönem oluşmaktaydı. O -sallallâhu aleyhi ve sellem-, bir Peygamber olmanın yanı sıra yeni kurulan devletin başkanı, bir komutan ve çağlara ve bütün insanlara mesajını en güzel şekilde ulaştırması gereken bir eğitimciydi. Evliliklerine de bu vasıfların yansıması çok rahat bir şekilde fark edilir. Onun evlilikleri dînî, içtimâî, iktisâdî ve ahlâkî bir çok sebep ve hikmete dayanmaktaydı.

*Hazret-i Âişe: Peygamberimizin hanımları arasında yalnız Hazret-i Âişe genç ve bakire idi. Yaşı oldukça küçük olmasına rağmen, oldukça zeki ve anlayışlı olan Âişe validemiz sayesinde hanımlara ait fıkıh yerleşecek, peygamberimizin vefatından yaklaşık elli-altmış yıl sonraya kadar bu fıkhî meseleler birinci ağızdan ashâb-ı kirama, onların hanım ve kızlarına, hatta torunlarına ulaştırılacaktı. Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-, "Dininizin yarısını Aişe'den öğrenin" buyurmak sûretiyle bu gerçeğe işaret etmiştir. Nitekim Peygamber Efendimizden en çok hadis rivayet eden (muksirûn) 7 şahıstan biri olan Hazret-i Âişe, 2210 hadis rivayet etmiştir. (Anahatlarıyla Hadis, İsmail Lütfi Çakan, s: 99) Bunlardan 194'ü hem Buhârî, hem de Müslim tarafından birlikte (müttefekun aleyh) rivayet edilmiştir. (Peygamberimiz, Zekai Konrapa)
Ayrıca, Peygamber Efendimiz bu evlilik sayesinde dostluğu çok eskilere dayanan Hazret-i Ebûbekir ile akrabalık bağı da tesis etmiş olacaktı.


*Aynı şekilde Hazret-i Ömer'in kızı Hazret-i Hafsa ile de evlenen Peygamberimiz bu akrabalık bağını gözetmiştir. Eşi, Bedir'de yaralanıp sonra da şehid olan Hafsa validemiz, Hazret-i Ömer tarafından sırasıyla Hazret-i Ebûbekir ve Hazret-i Osman'la nikahlanmak istenmiş, fakat onlar bu teklifi karşılıksız bırakınca Hazret-i Ömer hüzünlenmişti. Nihayet hicretin üçüncü senesinde Peygamberimiz Hazret-i Hafsa'yla evlendi. Ve bu evlilik, eski dostların arasını da düzeltmişti.
*Peygamberimizin Hazret-i Zeyneb ile evliliği ise en çok tartışılan ve pek çok hikmetlerle dolu bir evliliktir. Zira Peygamberimiz, halasının kızı olan Zeyneb'i, Zeyneb validemizin çok fazla gönüllü olmamasına rağmen kendi azatlı kölesi Zeyd ile evlendirmiş ve böylece "zengin-fakir, asil-köle" ayırımını yıkmış, insanların bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu en yakınları vasıtasıyla göstermiştir. Daha sonra bu evlilik, Zeyneb validemizin ve akrabalarının ısrarlarıyla dayanılmaz hale gelmiş, kocası Zeyd'in Peygamberimize olan boşanma müracaatları da sonuçsuz kalmıştır. Nihayet Zeyd bu hâle dayanamamış, Zeyneb'i boşamıştı.

Daha sonra inen âyetlerle (Ahzâb, 37), halasının kızı Zeyneb'le Peygamber Efendimizin nikahı emredilmiştir. Böylece cahiliye devrinin "evlatlığın hanımı ile evlenme yasağı"nı, Peygamberimiz tatbikatıyla kaldırmış ve "öz evlat" ile "evlatlık"ın birbirinden farkı ortaya çıkmıştır.

Bu olay hakkında, "Hazret-i Peygamber Zeyneb'in güzelliğine hayran kalıp da onunla evlenmiştir." şeklinde ileri geri konuşanlar, şu hususları görmezden gelmektedirler:


a. Zeyneb, Peygamberimizin halasının kızıdır. Çocukluğundan beri onu defalarca görmesi mümkündür.

b. Peygamberimiz, Zeyd ile evlendirmeden önce evlilik teklif etse, Zeyneb validemiz bunu seve seve kabul ederdi ve evlenmesine de herhangi bir mani yoktu. Aksine Peygamberimiz, onu elleriyle başka birisiyle evlendirmiş ve Zeyd'in boşanma taleplerini de defalarca reddetmiştir.
Kısacası bütün bu hâdiseler olacaktı ki, İslam'da bir "hukuk" meydana gelebilsin.

*Hayber'deki Yahudi liderinin kızı Safiyye validemiz ile evliliği ise Yahudilerle mevcut münasebetleri düzeltmek içindir.
*Bir kabile reisinin kızı olan Cüveyriye -radıyallahu anha- ile evliliği de binlerce harb esirinin aynı anda özgürlüğe kavuşmasına ve bu vesileyle hidayetlerine sebep olmuştur.

*Ebu Süfyan'ın kızı Ümmü Habibe ile evliliğinde ise Ümmü Habibe'yi taltif etme (ödüllendirme) durumu sözkonusudur. Zira Ümmü Habibe, eşi Habeşistan'da irtidad ettiği ve kendisi çok zor şartlar altında kaldığı halde dinini müdafaa etmiş ve o sırada Mekke'nin lideri olan babası müşrik Ebû Süfyan'a müracaat etmemişti. Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- onu himayesine alıp, kendisiyle evlenmiş ve onu ortada kalmaktan kurtarmıştı. Aynı zamanda bu evlilikle Mekke müşrikleri arasındaki soğukluk da azalmaktaydı.



Rasûl-i Ekrem, sırf şehvet yüzünden evlenmiş olsaydı, Medine'de Muhâcirler ile Ensâr'ın çok güzel kızları vardı. Herhangi bir Müslüman, kızını Peygambere vermeyi şeref sayar, kızlar da "Peygamber zevcesi" ve "müminlerin annesi" olmaya can atardı. Fakat Peygamberimiz bu yola hiç müracaat etmemiştir.

İşte bütün bu ve benzeri bir çok siyasî, dînî ahlâkî ve içtimâî sebeplerden ve bilhassa İslam hukukunda kadınları ilgilendiren konularda yeterli sayıda bilgili, tecrübeli, yetişmiş insan bırakmak gayesiyle Allah Rasûlü, Cenab-ı Hakk'ın izni ve emriyle bir çok hanımla evlenmiştir.
Zira bazı fıkhî meselelerde yalnız bir kadının görüşü kifayet etmeyebilirdi. Bütün iklim, tarih ve zamanları içine alacak olan İslam'ın, özellikle kadın ve aile ile ilgili hukuk anlayışı bir kişiden tam anlamıyla bize kadar gelemeyebilirdi. Üstelik o kadının Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem-'den önce ölmeyeceğini de kimse garanti edemezdi. Bu ise İslam kadın hukukunun ihmal edilmiş olmasına kadar götürebilirdi.



Öyle bir çok mesele vardır ki, hanımlar bunu erkeğe sormaktan utanıp haya edebilir. Fakat aynı meseleyi bir hanıma rahatlıkla sorabilir. Bu sebeple İslam cemiyetinin yetişmiş, bilgili, müslüman hanımlara ihtiyacı vardır.
Acaba Peygamberimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- ile birlikte yaşayan ve bizzat meseleleri ondan öğrenen, iltifat ve nazarlarına muhatab olan zevcelerinden daha bilgili bir kadın düşünülebilir mi?

Bütün bunların ötesinde, onların tamamı yaşadıkları zühd ve takva hayatlarıyla bize ve çocuklarımıza en güzel örneği vermişlerdir.

Kısaca, Peygamberimizin evliliklerinin hikmetlerini şöyle özetleyebiliriz:

1. Peygamberimizin aile hayatı hakkında ümmetin öğrenmesi gereken bütün hususlar, çok farklı ve muhterem kimseler tarafından ümmete intikal ettirilsin. Böylece "üsve-i hasene" olan bir zâtın hiçbir hâli gizli kalmasın. Nitekim, Hazret-i Hatice hariç bütün vâlidelerimizden hadis rivâyet edilmiştir. (Özellikle Hazret-i Âişe)


2. Dinin tamamı en mükemmel bir şekilde öğrenilsin ve öğretilsin.

3. Himayeye muhtaç, dine hizmeti geçmiş hanımlara "mü'minlerin annesi" olma şerefi verilsin. (Hazret-i Sevde, Huzeyme kızı Zeyneb, Ümmü Seleme, Ümmü Habîbe, Meymûne)
4. Çeşitli kabile ve cemaatlerle tesis edilen akrabalık sebebiyle düşmanlıkları hafiflesin ve dine meyletmeye başlasınlar. Hidayete vesile olsun. (Hazret-i Cüveyriye, Hazret-i Safiyye, Mariye)

5. Dinin ahkâmı otursun. Allah Rasûlü yeni hükümleri bizzat kendisi tatbik ederek veya akrabalarına tatbik ettirerek, cahiliye geleneklerini yıkmış ve İslâm nizamını oturtmuştur.

6. Çocuklarının bakım ve terbiyesi aksamadan devam etsin. Bu sayede ümmete örnek insanlar yetişsin.


7. Çok yakın ve eski dostluklar, akrabalık bağlarıyla güçlensin ve kalıcı olsun. (Hazret-i Aişe, Hazret-i Hafsa, Cahş kızı Zeyneb)

Değerli okuyucularımız, mâlumunuz olduğu üzere, geçen sayımızda İslâm'ın erkeğe hangi şartlarda birden fazla (yani dörde kadar) evliliğe izin verdiğini açıklamaya çalıştık. Bunun müslüman erkekler için bir emir mâhiyetinde değil, bazı zarûrî durumlarda (hastalık, savaş vb.) adâleti gözetmek şartıyla ruhsat (izin) olduğunu gördük.
Şimdi ise Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimizin, birden fazla evliliklerini, hangi dînî, içtimâî ve siyâsî sebeplerle yaptığını gördük.

Bugün bazı beylerin, âilelerinden ve toplumdan gizli olarak gûyâ Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in sünnetini îfâ etmek (!) gâyesiyle, herhangi bir zarûret olmadan ve adâlet hassâsiyeti gözetmeksizin yaptıkları evlilik, sizce hiç Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimizin evliliklerine benziyor mu?

Eğer illâ Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimizin bir sünnetini yapmak isterlerse, Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- daha pek çok hususta sünnetleri vardır. Onlara yönelsinler.

Peygamber Efendimizi -sallallâhu aleyhi ve sellem- bahâne edip, böyle bir işe tevessül edeceklerine; kendilerine yıllarını vermiş âilelerine ve daha önemlisi herhallerinden mesûl oldukları çocuklarına yakınlaşıp onları topluma kazandırmak için çabalasınlar.

Tabiî hanımlara da bu hususta biraz daha fazla gayret düşüyor. Zevcelerine gereken ilgi ve muhabbeti gösterip, onların duygu ve düşüncelerinin dışarıya yönelmesine mâni olmalıdırlar.
Velhâsıl, güzel bir toplumun oluşabilmesi güzel insanlarla olur. Bu da başkasını suçlamaya başlamadan önce kendini güzelleştirmekle mümkündür


...alIntIdIr...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-11-2006, 01:52   #2
karakan
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

ALLAH razıolsun kardeşim ........

Bugün bazı beylerin, âilelerinden ve toplumdan gizli olarak gûyâ Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-'in sünnetini îfâ etmek (!) gâyesiyle, herhangi bir zarûret olmadan ve adâlet hassâsiyeti gözetmeksizin yaptıkları evlilik, sizce hiç Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimizin evliliklerine benziyor mu?

Eğer illâ Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimizin bir sünnetini yapmak isterlerse, Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- daha pek çok hususta sünnetleri vardır. Onlara yönelsinler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-11-2006, 01:56   #3
büşra nur eymen
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

amin ecmain inşaALLAH..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-11-2006, 11:34   #4
..meLike
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

Allah razı olsun canım ama şu an okuyamayacağım ama en yakın zamanda inşallahüteala..
daha önce bu konuyla ilgili bir kitab okumuştum..
Hayra karşı..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-2007, 22:17   #5
GNCR
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

bence bu konu hakkında her müslümanın bilgi sahibi olması.. üzerine bir görev gibi gelior bana... ALLAH razı olsun..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-01-2007, 02:56   #6
derdest
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

NER DE BENİM KÜTÜPHANEM . YA ŞU FORUMU HAZIRLAYANLAR YENİ SÜRÜMLE UYARLAMAYI YAPSALARDA OKUYABİLSEM :
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-2007, 12:24   #7
musab
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

boyle biryaziyi okumustum en kisa zamnda bu yaziyida okurm ama gayri islam bunu anlamiyor emin olun ben kendim gordum >
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-2007, 12:44   #8
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 43
Varsayılan Ynt: Peygamber Efendimizin Çok Evliliği

Konuyla ilgili olarak şu yazının okunmasında fayda var..

Alıntı:
Ali Bulaç Meali

1 - Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.

2 - Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.

3 - Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir.


Hasan Akçay'ın çok farklı yorum ve iddiaları olduğundan benim de ilgimi çekmişti..Fakat anlattıklarını ve savlarını bilirkişilere danıştığımda, kendisinin sapıtmış olabileceği cevabını aldım..Bu görüşe göre, Kur'an-ı Kerim sonradan harekelendirilmişti ve harekelerde yapılan en ufak bir "üstün" "esre" değişimi cümlenin anlamını tamamen değiştiriyordu..




HASAN AKÇAY MEÂLİ
Yetimlere mallarını verin. Temizi pisle değiştirmeyin. Onların malını kendi malınızla yemeyin; büyük günahtır bu (4:2).Yetimlere haksızlık etmekten korkuyorsanız size yetki veren (yetim) kadınları ikişer, üçer, dörder evlendirin. Ama bunda adil olamamaktan korkuyoranız yalnızca birini ya da ant içip edinmiş olduklarınızı. Darda kalmaktan kurtulmanız için uygun olan budur (4:3).Kadınlara mallarını hiçbir karşılık beklemeden verin. Ama onlar gönüllü olarak birazını size bırakırlarsa çekinmeden alın (4:4)***Görüldüğü gibi ayetteki NKH fiili, tıpkı 24:32'deki gibi, "evlendirin" anlamına gelecek şekilde harekelenince mevcut "meal"lerdeki çelişki ortadan kalkıyor.Söylenen şudur:Çok eşli olmanız adaletsizliğe yol açacaksa yetim kadınlarınızın yalnızca birini evlendirin ya da ant içip edinmiş oduklarınızı.devamında
Çok eşlilik zulümdür (4:23):... iki kızkardeşi bir arada almanız size haram kılındı - Hurrimet aleyküm... en tecmaû beyn el uhteynBir adamın baldızıyla evlenmesi helaldır. Yani eşi ölen ya da boşanan bir adam baldızıyla evlenebilir. Ama onları bir arada eş alamaz. Çünkü iki kızkardeş bir arada çok eştir. Ve kötü olan, zulüm olan odur.Karı üstüne karı almak yasaktır (33:52)Ey Muhammed!) Bundan sonra kadınlar sana helal değildir. Onları güzel bulsan bile eşlerini onlar ile değiştirmen de. Ancak, ant içip edinmiş oldukların ile başka.Bu ayet Hz Muhammed'e karı üstüne karı almayı yasaklıyor. Dolayısıyla, çok eşli mevcut aileler hariç, çok eşliliği yasaklıyor. Çünkü çok eşli olabilmek için karı üstüne karı almak gerekir. O, yasak.33:52, ayrıca, karı üstüne karı almayı İslam peygamberinin şahsında bütün müminlere yasak etmektedir. Çünkü çok eşli zulüm, yalnızca Hz Muhammed'in kişisel bir sorunu değildir; bütün toplumu ilgilendirir. Müslümanlar o ortak fesada son vermek için peygamber ne yapıyorsa onu yapmakla yükümlüdür.Yoksa İslam ciddiyetini kaybeder.Ne yazık ki öyle de olmuştur. Çok eşli zulüm, İslamın peygamberine yasak iken ve peygamber o yasağa uyup dururken Müslümanlar karı üstüne karı almayı sürdürdüğü için bu din kargaların bile güleceği hallere düşmüş durumdadır.Eşinden memnun olmayan, onu boşar ve başka bir kadın alır (4:20):Eşinizi bırakıp yerine başka bir kadın almak istiyorsanız eşinize yükler dolusu mal vermiş olsanız bile hiç bir miktarını geri almayın.Allah yalnızca tek eşliliğe razıdır:Evli olmayanlarınızı evlendirin - Ve enkihu'l eyâme minküm (24:32)Bir adam evlenir evlenmez evli olmayanlar sınıfından çıkar. Artık ona ikinci bir karı verilemez. Verilirse Allah'ın razı olmadığı bir iş yapılmış olur. Yüce Allah "Evli olanlarınızı evlendirin!" demiyor; "Evli olmayanlarınızı evlendirin!" diyor.
Sevgi ile,Hasan Akçay
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 08:02


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats