ilahi-Tr Forum

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Peygamberler > Güllerin Efendisi Hz.Muhammed (S.A.V)

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 02-01-2010, 17:53   #11
Yarbay
 
bera's Avatar
 
Katılım Tarihi: 03/2007
Yaş: 36
Mesajlar: 2,858
Rep Gücü: 172
bera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to beholdbera is a splendid one to behold
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Kendi adıma bende aranızda olmaktan çok mutluyum
Rabbim salavatlarımızı ve dualarımızı kabul etsin
efendimizin şefaat ettklerinden olmayı da nasip etsin bizlere inşaaAllah
selam ve dua ile
__________________
Hoştur bana senden gelen
Ya gonca gül yahut diken
Ya hil'at-ü yahut kefen
Narın da hoş lütfun da hoş
bera şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-2010, 21:10   #12
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bera Mesajı Göster
Kendi adıma bende aranızda olmaktan çok mutluyum
Rabbim salavatlarımızı ve dualarımızı kabul etsin
efendimizin şefaat ettklerinden olmayı da nasip etsin bizlere inşaaAllah
selam ve dua ile
amin inşallah kardeşim..Allah cc razı olsun
selam ve dua ile
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-2010, 21:18   #13
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

.






Hz peygamberi sevmek



Hz.Peygamber’e iman etmek farzdır. Hz.Peygamber (sav)’e iman etmek İslamın erkanından birisi, imanın da şartlarından bir şarttır. Bundan dolayı her Müslümanın O’nun Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna şehâdet etmesi, O’nun Rabbinden getirdiği her şeyi tasdik etmesi ve O’ndan gelen bütün sözleri ve fiilleri kabul ederek, O’nu hayatında kendisine örnek alması gerekir.
Hz.Peygamber’i sevmek, her mümin için en gerekli taatlerden biridir. Zîrâ sevgili Peygamberimiz (sav), Buhârî ve Müslim’in Enes b. Mâlik (r.a)’den rivayet ettikleri bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:


Sizden birinize ben, annesinden, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadığım müddetçe tam iman etmiş olamaz.(Buhârî, İman: 8; Müslim, İman: 69,70.)


Bu zikretmiş olduğum hadis-i şerif başka bir rivayette şöyle nakledilmiştir:


Sizden birinize ben, kendi nefsinden, annesinden, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadığım müddetçe tam iman etmiş sayılmaz.


Bu sevgi bir insanda gerçekleşmezse, o insan gerçek mümin olamaz. Nitekim, Abdullah b. Hişâm, Hz.Ömer (r.a)’ın bir gün Peygamber (sav)’e şöyle dediğini rivayet etmiştir:


Ey Allah’ın Resulü sen bana, nefsim hâriç her şeyden daha fazla sevimlisin” demiştir.
Hz. Peygamber (sav) ise, O’na
“Hayır ey Ömer, nefsim elinde olan Allah’a yemin olsun ki; sen, beni nefsinden de daha fazla sevmedikçe gerçek iman etmiş olamazsın.” buyurmuştur.

Hz.Ömer (r.a)’de O’na;
“Vallâhi şimdi sen bana nefsimden de daha fazla sevimlisin” dediğinde,
Hz.Peygamber (sav);
“Şimdi imanının kemâle ermiştir ey Ömer” demiştir.
(Buhârî, Muhtasarı Tecrid-i Sarih Terc, I,31.)



Şüphesiz ki insan, iyiliğin esiridir. Kalpler kendisine iyilik yapana karşı sevgi duymak üzere yaratılmıştır. Eğer bir insan, kendisine iyilik yapan bir insanı severse, ya ona bir hediye verir veya dar zamanında ona yardım eder. Bir kişi başka bir kişiyi sevince bunları yaparsa, o halde, bütün âlemlere hidâyetle gelen, bütün insanlık için rahmetle gönderilen insanlara kitabı ve hikmeti öğreten, dünya ve ahiret saadetine kavuşma yolunu açıklayan bu Yüce Peygamber’e karşı tutumumuzun nasıl olması gerekir?
Burada hemen şunu ifade etmemiz gerekir. Hiç şüphesiz ki; Allah sevgisinden sonra sevgiye en lâyık olan Hz.Muhammed (sav)’dir. Zîrâ Yüce Allah, bir ayet-i kerimede Hz. Peygamber (sav)’e hitâben şöyle buyurmaktadır:


(Ey Habibim!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz kiAllah’da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
(Al-i İmrân, 3 / 31.)


****************************** ****************



Selamün aleyküm
Allah cc 'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Yukarıdaki ayet ve hadislerdeki önemine binaen Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta payartesi günleri akşam 20:00 (8) de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizde bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
Saat 20:00 de başlıyor ve 15 dakika salavat okuyor ve sonunda duamızı yapıyoruz
evet önemle sizide bu okumalara davet ediyor ve bu davetimize icabet edeceğinizi ümit ediyoruz.



Biz daveti yaptık Sen Şahid Ol YaRab


.
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-2010, 21:21   #14
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: 08/2007
Mesajlar: 1,402
Rep Gücü: 104
hilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the roughhilal-34 is a jewel in the rough
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

ben yeni gördüm konuyu..seve seve icabet ederiz bu hoş davete..Allah razı olsun..
hilal-34 şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-2010, 02:48   #15
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi hilal-34 Mesajı Göster
ben yeni gördüm konuyu..seve seve icabet ederiz bu hoş davete..Allah razı olsun..
selamün aleyküm kardeşim

ilginizden dolayı Allah cc sizden razı olsun..
bizler iki yıldır türkiyenin bir çok şehrinden ve avrupanın ülkelerinden katılan kardeşlerle aynı saatte salavat okumalarına devam ediyoruz. her nerede olursak olalım aynı saatte tek yürek olarak Efendimizin teveccühünü kazanmaya çalışıyoruz ve akabinde dua ediyoruz ayrıca özel dua isteyen olursa o kişinin haceti içinde duamızda yer veriyoruz..
sizi de aramızda görmekten çok mutluyuz.
selam ve dua ile...
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-01-2010, 02:49   #16
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler

O, lütfu ilahinin hayatına nasıl yön verdiğini gerçek hayatından kısa kesitlerle şöyle anlatacaktı...:

Orta öğrenimimi yaptığım yıllarda kitap okumaya olan ilgim ve sevgim atmıştı. Roman türü kitapların yanısıra en fazla ağır basan dini eserlere olan ilgim dini yönümün etkisinden olmalıydıki, yayın evlerinden ciddi eserler getirtiyordum. Bunlardan birisi de KaraDavut ismiyle meşhur olan Delâil-ül-Hayrât ve Meşârık-ul-Envâr idi. Aslında okulların açık olduğu bir sırada kitap okumaya çok zaman ayıramadığımdan, kitab içerik olarak salavatı şerifeler ve tercemesi içerikliydi. Nasıl olsa salavatı şerifeleri her fırsatta anlık olarak okuyorum diyerek bu kitabı tatillerde okurum düşüncesiyle kısa bir bakıp kitaplığıma koymuştum...
Taaki zaman olgunlaşıp ya da ham meyvenin olgunlaşması gibi, Yunus Emrenin: ''hamdım, piştim, yandım'' misali ham halimin pişmiş hale dönöşmesi anına kadar!

Zaman nelere gebe değilki, gün doğmadan neler doğmazdıki, ilahi kudret nelkere kadir değildiki!...


devam edecek...



.............................. .................... .........................
Selamün aleyküm
Allah cc 'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Yukarıdaki ayet ve hadislerdeki önemine binaen Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 (8) de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizde bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-01-2010, 01:55   #17
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler -devamı-




Zamanın akışı içerisinde gerek öğrenimimi sürdürdüğüm yıllarda gerekse daha sonra islami camianın içerisinde, acizane hizmetlerim devam ediyordu inancımda/imanımda hiç bir sapma olmadan yaşamımı idame ettirmeye çalışırken, içimde yinede bir boşluğun olduğunu hissediyordum. Kaderin bir tecellisi, yaşamıma yurtdışında devam ettirmeye başlamıştım. Burada da hizmetlerim devam ediyordu. Öyle zaman olduki, çok acılar yaşadım. Fakat beni ayakta tutan, güçlü kılan sadece ve sadece inancım, imanımdı.
'' Her ne hayır gelirse Hakk'tan, her ne şer gelirse kendi nefsinden'' sırrını hakkıyle idrak edecek durumda değildim.
Acılar, hüzün, belalar sağnak sağnak yağıyordu sanki. Halbuki bütün bunlara maruz kalan ben, belanın/acıların özünde yatan gizli hayırı idrak edemiyordum, Ya da kabüllenemiyordum çünkü bu bana daha fazla acı veriyordu. Cephesini savunamayan bir asker gibi, yaşadığım ülkeyi yıllar sonra terketmem gerekiyordu. Bunun kararını çok zorda olsa aldım.
Evet bana hicret görünmüştü, öz yurda tekrar hicret edecektim. Fakat bunun hiçte kolay olmayacağını ve orada çok daha çetin bir mücadeleye maruz kalacağımı biliyordum. Biliyordum ama bu hicret kendi nefsim için olmadığı için katlanmaya değerdi. Kendi nefsimden gelen belalar olmasaydı tüm bu belalara maruz kalırmıydım hiç!
Bu hicret, bu kaçış aslında kendimden kendimeymiş/zahirden batınaymış!
O an bunu bilebilirmiydim hiç...



devam edecek...





.............................. .................... .........................
Selamün aleyküm
Allah cc 'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Yukarıdaki ayet ve hadislerdeki önemine binaen Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 (8) de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizi de bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-01-2010, 00:01   #18
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler
-devamı-


Tüm hazırlıklarımı yapmıştım, artık öz vatana dönebilirdim. Geçen onca yıllarımı, acısıyla tatlısıyla her şeye ve verdiğim onca emeğe sırtımı dönüp gidiyordum, ne acıydı bu!..
Öyleya, yaşanması gereken yaşanacaktı, ilahi tecelli ne ise o gerçekleşecekti, bundan kaçış yoktu.
Cereyan eden olaylara karşı bütün gücümle, yılmadan mücadele ettim ama insanın kadere karşı koymaya gücü yetebilirmiydi, bazı şeyleri değiştirebilirmiydim? Elbette hayır. Bir çok şey benim iradem dışında cereyan ediyordu. Gardım düşmüş, teslim olmuştum...
Halbuki ''Bu gün Allah için ne yaptın'' ikazının gereği, azami gayret göstererek müslümanların sorunlarıyle hemdert olup islama ve müslümanlara sırf Allah rızası için adeta gecemi gündüzüme katarak hizmete devam ediyordum. Ama yinede bir boşluk vardı tarif edemediğim!..

Nihayet vatana dönmüştüm, dönmüştüm ama bu dönüş o kadar buruk o kadar emri vaki idiki, sevincini dahi yaşayamıyor, nereden başlayacağımı, nasıl hareket edeceğimi dahi bilemiyordum.
Burada yeni bir hayata başlayabilecekmiydim, her şey normale dönecekmiydi, bunun gibi onlarca yüzlerce sorular sorular, kendi kendime sorduğum yığınlarca cevabını alamadığım sorular...
Aman Allahım bu nasıl bir imtihan, bu nasıl bir süreç...
Babamlara geldikten bir müddet sonra oradan ayrılmak zorundaydım, hayat insana bazen ne kadar acı da gelse, o acıları istenmeden de olsa yudumlamak gerekiyordu,
o acılar boğazımda düğümlense, yüreğime çakılsa bile...


devam edecek....


.............................. .............................. .............................. ..................
Selamün aleyküm
Allah cc 'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Yukarıdaki ayet ve hadislerdeki önemine binaen Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 (8) de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizde bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-01-2010, 02:10   #19
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler
-devamı-


Ben ülkeme döndükten bir müddet sonra, problemlerin mislince artacağını biliyordum. Zaman fazla geçmediki, her yerde aranıyordum. Artık ne babamlarda nede başka akrabalarımda kalamazdım. Oradan hemen ayrıldım, artık kaçak hayat başlamıştı benim için. O şehirden o şehire gidiyor, izimi kaybettirmeye çalışıyordum. Her seferinde yakalanmaktan kıl payı kurtuluyordum. Zaman akıp gidiyordu. Bazen babamlar ziyaretime geliyorlar, çok nadir de olsa ben de onları geceleri ziyaretlerine gidiyordum. Benim için böyle bir yaşam, piskolojik olarak dayanılmaz hal alıyordu. Gıyabımda yurt dışında ve yurt içinde iki ayrı dava açılmış ve baskılar artmıştı. Benim maruz kaldığım durumlar kadar, yakınlarımda maruz kalmışlar, onlarında huzurları kaçmıştı. Yurtdışındaki mahkeme aleyhime sonuçlandığını öğrendim. Bütün sınırlara hakkımda yazı gönderilmiş ve artık yutdışınada çıkmam imkansızlaşmıştı. Hiç olmazsa türkiyedeki mahkemede suçsuzluğumu kanıtlamam gerekiyordu. Bunun için bir avukat tutmuştum. Kendisi türkiye çapında tanınmış birisi olmasına karşın benim davamda ihmalkar davranıyordu. Çaresiz değiştirmek zorunda kaldım. O kadar tedbirli davranıyordumki, adresimi avukatıma dahi söylemiyor, annem ve babamın dışında kimse bilmiyordu. Ne acıdırki, artık insanlara güvenim kalmamıştı. Tek sığındığım sığınak, tek güvendiğim varlık Allah cc idi. Ben hep dua dua dua ediyordum. Öyle bir süreç başlamıştıki, sanki hiç bir şeyden fayda olmuyordu. Allah'ın yardımı gelmeden, ben içinde bulunduğum bu durumdan kurtulamıyacaktım. Aslında Allah'ın yardımı olmadan hangi başarı elde edilebilirdiki!?
Bir yandan vesileler arıyor, her an da dualarımda Rabbimden yardım diliyordum. Büyük bir çabayla, var gücümle mücadele edip insanlardan da yardım talep etmeme karşın, onların hiç bir faydası dokunamıyordu. Sanki Rabbim kaza ve kaderin ne olduğunu benim idrakimi açarak bana göteriyordu. Evet şu kesinki, Rabbimin yardımıyle benim idrakim açılmaya başlamıştı.


Hayat bana o kadar anlamsız gelirdiki, sağlam bir inanç ve imanım olmasaydı. Bütün bunlar bir bakıma bu inancım gereği olmasaydı!..


devam edecek...


.............................. .............................. .............................. ..................
Selamün aleyküm
Allah cc 'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Yukarıdaki ayet ve hadislerdeki önemine binaen Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 (8) de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizde bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-01-2010, 01:19   #20
Onbaşı
 
makes's Avatar
 
Katılım Tarihi: 12/2009
Mesajlar: 33
Rep Gücü: 20
makes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası varmakes 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: NÛR-U MUHAMMEDÎ

Muhammedi muhabbete mübtela olan bir aşığın hayatından kesitler
-devamı-


Anavatana geldiğim ilk günün sabahına ezanlarla uyanmıştım. O an ezanların hiç bitmemesini istedim. Ruhuma öyle nüfuz ediyorduki, yıllardır minarelerden okunan ezan sesine hasrettim, bu duyduğum sabah ezanı yüreğime öyle dokunuyorduki, gözlerim doldu. Yarabbi bu ne büyük nimett...

''Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli''...

Demirci ateşten çıkardığı demire şekil vermek için nasıl dövüyorsa, belalar da üstüme üstüme öyle geliyordu. Demirci dövdükçe nasıl demir şekilleniyorsa, belalar geldikçe ben Rabbime daha da yakınlaşıyordum sanki!..

Bu dünyada müslümanca yaşamak yasakmıydı, bu dünyada müslümanın hakkını teslim edecek bir kanun ya da bir merci
bulunmayacakmıydı. Heyhât

Öz yurdunda garip, öz vatanında parya...

Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
Haykır! Kime lakin?...


İçim kan ağlıyordu, hangi kanun benim hakkımı teslim eder, hangi merci beni haklı bulurduki.
Şükür rahmet ayı ramazan geldi. Şükürki, bu defa ramazanı ülkemde ifa edecektim...
Ve yine babamlarla beraberdik, oruç bana daha bir başka haz verecekti. Ramazan günlerinden bir günde, babamın tanıdığı emekli bir imam ziyaretine gelmişti. İslami konularda sohbet ediliyordu, ben onları büyük bir nezaketle dinliyordum. Bir ara hoca efendi bana yönelerek:
-''Bak delikanlı sana Karadavut ismiyle meşhur Delâil-ül-Hayrât ve Meşârık-ul-Envâr kitabının müellifinin neden o kitabı yazdığı hakkındaki hayat hikayesini nalatacağım, iyi dinle'' dedi.
Ben de buyurun hocam anlatın dedim. Bu kitabı ismen hatırlamıştım, çünkü ben bu kitabı almıştım ama okuma fırsatı bulamamıştım. Hoca efendi anlatmaya başladı:


Talebelerinin sayısının on binleri bulduğu rivâyet edilen Muhammed Cezûlî, bir gün yolculuk esnasında vakit namazını kılmak için abdest alması gerekiyordu, etrafta su aramaya başladı. Nihayet bir kuyu gördü, kuyunun yanına vardığında kuyunun yanında su çekmek için kova ve ip yoktu. Ne yapacağını şaşırmıştı. Ne yapacağını şaşırmış bir şekilde etrafına bakınırken elinde bir su testisi bir kız geldi. İmam Cezulinin kuyuya şaşkın ve çaresiz bakışlarını farkedip ona şöyle dedi:
-"Sen kimsin ve niye şaşırdın?"
Muhammed Cezûlî, onun kova getireceği ümîdi ile kendisini tanıttı ve hâlini bildirdi.
Kız bunun üzerine ona;
-"İnsanlar sizi hayır ve kerâmetle överler. Siz ise kuyudan su çıkarmaktan âcizsiniz." dedi ve gelip kuyunun içine doğru bir şeyler okudu.
Allahü teâlânın izni ile su, kuyudan taşıp dışarıya akmaya başladı. Muhammed Cezûlî abdest aldıktan sonra kıza:
-"Sen bu kerâmete hangi amelin sebebi ile nâil oldun?" dedi. Kız da:
-"Resûl-i ekreme salevât-ı şerîfeyi çok getirmekle ve salevât okumaya devâm ederek kavuştum." diye cevap verdi.
Muhammed Cezûlî, bu duruma hayret ederek:
-"Acabâ hangi salevât-ı şerîfeyi okumaya devâm etsem?" diye düşünmeye başladı.
O gece, bu düşünceden dolayı uyuyamadı. Bu düşünce içerisinde yatakta yatarken, hanımı yatağından kalktı. En güzel elbisesini giyip, örtüsünü örtüp evden dışarı çıktı. Bunu görünce, hanımının bu saatte nereye gittiğini merak ederek arkasından dışarı çıktı ve onun deniz kıyısına doğru gittiğini gördü. Önünde ve ardında bir arslan ona bekçilik ediyordu. Merakı daha fazla arttı. Hanımı kıyıya varınca denize girdi ve yürümeye devâm etti, sonunda küçük bir adaya ulaştı. Arslanlar denizin kıyısında yattılar. Orada abdest alıp, namaz kılmaya başladı. İbâdetten sonra, yine su üzerinde yürüyerek kıyıya geldi. Arslanlar da kalkarak, biri önde, diğeri arkada yürümeye başladılar. Muhammed Cezûlî daha önce eve gelip, uyuyor göründü. Hanımı, eve gelip elbiselerini değiştirip, yattı. "Hanım bunu her gece mi yapıyor?" diye düşünerek, üç gece onu gözetledi. Hanımının her gece böyle yaptığını gördü.Üçüncü gecenin sabahında, bu durumu hanımına sordu. Hanımı ona:
-"Siz, bu işe şimdi mi vâkıf oldunuz? Uzun senelerdir ben böyle yapıyorum." dedi.
Bunun üzerine Muhammed Cezûlî:
-"Acabâ, bu kerâmete ne sebeple kavuştunuz?" diye sorunca, hanımı:
-"Resûl-i ekreme salevât-ı şerîfe okumayı hiç bırakmadım. Nîmete bu yüzden kavuştum." dedi.
Muhammed Cezûlî:
-"Devâm ettiğiniz bu salevât-ı şerîfe hangisidir?" diye suâl etti.
Hanımı cevap vermedi. Isrâr edince:
-"Bu gece istihâre edeyim, izin olursa, cevap veririm." dedi.
Sabahleyin hanımı:
-"Açıkça söyleyeyim, haber vermeye izin yoktur. Ancak salevât-ı şerîfeleri topla, onların içinde varsa, "Vardır" diye haber veririm." dedi.
Bunun üzerine Muhammed Cezûlî, birçok kitaplarda bulunan salevât-ı şerîfeleri topladı ve bir kitap yazdı. Hanımına, yazdığı bu kitabı okuduğu zaman, hanımı:
-"İçinde birkaç yerde vardır." dedikten sonra:
-"Bu kitabı okumaya devâm edenin, Allahü teâlânın rahmetine kavuşacağında şüphe yoktur." dedi. Muhammed Cezûlî bu eserine; Hayırlara deliller ve nûrların doğuşu mânâsına gelen Delâil-ül-Hayrât ve Meşârık-ul-Envâr ismini verdi.


devam edecek...




.............................. .............................. .............................. ..................
Selamün aleyküm
Allah celle celalühu'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Yukarıdaki ayet ve hadislerdeki önemine binaen Peygamberimiz -sallallahü aleyhi vesellem'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 (8) de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizde bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
__________________
*** NÛR-U MUHAMMEDÎ ***

makes şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 13:05


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2010 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2010 ilahi-Tr Forumları
Web Stats | ilahi Sözleri | şarkı sözleri