ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Peygamberler > Güllerin Efendisi Hz.Muhammed (S.A.V)


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 30-03-2007, 12:33   #1
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Feb 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 972
Varsayılan Peygamberimiz

Hepimizi eğiten bir Muallim-i Ekmel (sas) (En mükemmel öğretmen) var


Kur'an'ın ilk ayeti 'oku' olmuştu. Peygamberimiz de bir eğitim seferberliği başlatmış ve insanları 'düşünmeye, 'ilme' teşvik için her türlü gayreti sarfetmişti. Mescidin bir kenarına çardak şeklinde inşa edilen Suffa ilk İslam üniversitesidir.
Her meslek ve meşrepten insan, Hz. Peygamber’in hayatından kendisi için örnek olabilecek birçok yön bulabilir. Çünkü bütün bu insanlığı bir şahsiyette toplayıp misallendirmek zor değildir. Hz. Peygamber’in sireti, hayatın her safhasını kapsayan bir bütünlük içindedir. O, Allah’ın kendisine verdiği yetki ile ülkelerinde devlet başkanlarına, valilere, idarecilere, okullarda öğretmenlere, sınıflarda öğrencilere, evlerde ana-babalara, yolda yürüyenlere, alışveriş yapanlara, tarladaki çiftçiye, işçi çalıştıranlara, çalışanlara, emek sarf edenlere velhasıl herkese aynı çağrıyı yapmakta ve kendisinin izlenmesini istemektedir. Çünkü onun hayatı bütün insanlık için en güzel örnektir.

O (SAS) BİR ÖĞRETMENDİ

Peygamberimiz (sas) hem sözleriyle hem de yaşayışıyla bizi eğiten, öğreten bir muallim-i hakiki idi. Ümmetine her konuyu öğretmiş, onların izzet ve şerefine yaraşır davranışları, dünya ve ahirette kurtuluşa erdirecek yolları göstermişti. Hz. Peygamber’in bir peygamber olarak savaş, barış, ibadet, ticaret, hak ve adalet gibi konularda yol göstermesi herkes tarafından tabii karşılanırken, günlük insan hareketlerinin biçim ve şekilleriyle de meşgul olması bazıları tarafından yadırganmaktaydı. Nitekim bir müşrik ashab-ı kiramın ileri gelenlerinden Selman-ı Farisi’ye hitaben biraz da alaylı şekilde şöyle demişti: “Görüyorum ki dostunuz (Muhammed), size her şeyi ama her şeyi hatta helaya nasıl oturacağınızı bile öğretiyor!” Hazreti Selman gayet ciddi bir tavırla “Evet” dedi, sonra da Hz. Peygamber’in tuvalet adabıyla ilgili tavsiyelerini sıraladı. (Müslim)

EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATMIŞTI

Kur’an’ın ilk ayeti ‘oku’ olmuştu. Peygamberimiz de bir eğitim seferberliği başlatmış ve insanları ‘düşünmeye, ‘ilme’ teşvik için her türlü gayreti sarf etmişti. Mescidin bir kenarına çardak şeklinde inşa edilen Suffa ilk İslam üniversitesidir. Bizzat Resulullah burada dersler veriyordu. Allah Resulü’nün (sas) okuma ve yazmaya verdiği ehemmiyet, Bedir savaşında esir düşen müşrik düşman askerleri için fidye olarak adam başına 4.000 dirhem ücret biçildiği halde, bunlar arasında okuma-yazması olanların Medineli 10 Müslüman çocuğa öğretmek suretiyle serbest bırakılmasını emretmesinde görülür.

ÖĞRENCİLERLE ÖZEL İLGİLENİYORDU

Medine’de yatıp kalkacak bir evi bulunmayanlar için Suffa aynı zamanda geceleri yurt-yatakhane olarak kullanılmaktaydı. Yine burada, İslam’ın temel esaslarının neler olduğunu öğrenmek üzere dışarıdan gelen yabancılar da kalmaktaydı. Bir defasında Temim kabilesine mensup 80 kadar yabancı barındırılmıştı Suffa’da. Medineli cömert insan Sa’d ibn Ubade, her gün bu 80 talebenin yiyecek ve içeceğini temin etmekteydi. Öyle bir zaman geldi ki Suffa’da okuyan talebelerin sayısı 400’e kadar yükseldi. Resulullah (sas) elinde-evinde bulunan şeyleri daima bu talebelerle bölüştü.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-2007, 12:34   #2
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Feb 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 972
Varsayılan Ynt: Peygamberimiz

KADINLAR YETİŞİRSE TOPLUM YETİŞİR

O dönemde kadının adı yoktu. Hiçbir hakka sahip değillerdi. Resulullah tarafından özel bir ihtimam ve yetiştirilmeye tabi tutuldular. Buhari’nin belirttiğine göre, Allah Resulü (sas) haftanın bir gününü tamamen onlara tahsis etmiş ve günde sadece onlara hitap etme ve onların suallerine cevap vermeye çalışmıştı. Peygamberimizin zevcesi Hafsa, okuma-yazma bilmekte, Aişe ise hukuk alanında yüksek bilgiye sahip bulunmaktaydı. Hatta Hazreti Peygamber’in vefatından sonra birçok erkeklerden ilimde ileri olan birçok sahabi Hz. Aişe’nin hukuk bilgisinden istifade için onu ziyaret etmiş, onunla istişare etmişlerdir.

HEDEF “DÜNYAYI KUCAKLAYAN İNSAN”

İslam ruhbanlığı kabul etmediği için yetiştirdiği insanın günlük hayattaki işlerini görebilecek bir seviyeye gelmesini şart koşar. Ahiretin bu dünyadaki hayatla kazanılacağını belirterek, Müslümanları bu dünyanın işlerini görebilecek bir şahsiyet olarak eğitmeyi gaye edinir. Dinimiz iyi vatandaş yetiştirmekten ziyade iyi insan olmayı hedefler. Bu konuda Muhammed Kutup, “İslam kendini dar sınırlar içinde hapsetmez. Bütün gayretini sadece, iyi vatandaş yetiştirme işlemine bağlamaz. Aksine, İslam daha büyük, daha şümullü bir gayenin gerçekleşmesi için çalışır. Gaye, dünyanın şu ya da bu bölgesinde bir vatandaş olması itibarı ile değil, insan olması hasebiyle bir insan yetiştirmektir.” demektedir.


ALLAH RESULÜ’NÜN EĞİTİM METODUNU BUGÜN DÜNYA UYGULUYOR

Resulullah Efendimiz’in (sas) ashabına bir şeyler öğretirken takip ettiği yol eğitim ile alâkalı çok önemli kuralları da ortaya koymaktadır. Allah Resulü’nün eğitim metodunda çağdaş eğitimde ‘öğrenmeye hazır olma’ denilen prensibe öncelikle dikkat ettiğini görüyoruz. Hadislerdeki kısalık ve özlük, her birinin birer vecize niteliğinde oluşu bu sebebe dayanır. İbn-i Mesud bu durumu şöyle anlatır: “Ashabı usanıp sıkılır düşüncesiyle Resul-i Ekrem bize her gün değil, arada bir va’z ve nasihat ederdi.”

EFENDİMİZ (SAS),ÖĞRETTİĞİNİN UYGULANMASINI İSTERDİ

Resulullah öğrettiklerinin anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol eder, öğrenilenlerin de uygulanmasını isterdi. Sahabeye, ibadetlerini tam ve noksansız yapmalarını emreder, onlara nasıl yapacaklarını anlatır, murakabe eder, gerektiğinde hatalarını gösterirdi. İyice anlaşılması ve zihinde yer etmesi için önemli konularda sözü üç defa tekrar ederdi. Bu tekrar esnasında onun mübarek ağzından çıkan kelimeler, adeta sayılabilirdi. Peygamberimiz her söylediğini üç defa tekrar ederdi. Bunu gerektiğinde ve özellikle önemli şeylerde yapardı. Resul-i Ekrem, her suale cevap verir ancak cevabını bilmediği sualler karşısında sükut eder, vahyi beklerdi. Vahiy geldikten sonra derhal sual sahibini arayıp bulur ve İlahî cevabı iletirdi.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-2007, 12:34   #3
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Feb 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 972
Varsayılan Ynt: Peygamberimiz

MUHATABINI ASLA MAHCUP ETMEZDİ

İnsanlara yol gösterirken ya da onlara örnek olacak hayatını devam ettirirken devamlı surette kolay olanı tercih ederdi. Hz. Aişe validemiz bu hususta “Peygamber, iki şey arasında muhayyer bırakıldığında -günah değilse- kolay olanı tercih eder, günah olduğu zaman ise insanlar içinde ondan en çok sakınanı olurdu.’’ der. Allah Resulü muhatabını asla mahcup etmezdi. Bazı hatalara göz yumar, beğenilmeyen hareket ve davranışta bulunan olsa bile onu mahcup etmez, hatalarını yüzüne vurup utandırmazdı. Hiç kimseyi kusurları sebebiyle -bilhassa başkalarının yanında- küçük düşürmezdi. Peygamber Efendimiz muhataplarına karşı son derece yumuşak ve müsamahalı davranırdı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-2007, 12:35   #4
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Feb 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 972
Varsayılan Ynt: Peygamberimiz

KIZ ÇOCUKLARININ HOR GÖRÜLMESİNİ İSTEMİYORDU

Hz. Muhammed (sas) o dönemlerde insanları kendi evladını diri diri toprağa gömecek kadar canavarlaştıran kız-erkek ayrımını ortadan kaldırmış, onlara eşit davranılmasını istemişti. Nitekim bir gün bir adam, Peygamberimizin yanında oturduğu sırada, adamın erkek çocuğu çıkagelmişti. Adam çocuğu öpüp, dizlerine oturttu. Daha sonra aynı şahsın kız çocuğu gelince babası onu yanına oturttu. Peygamber Efendimiz derhal, “Niçin ikisini bir tutmadın?” diye kınadı. Bir başka vesile ile de “Çocukların senin üzerindeki haklarından birisi de, onlara eşit davranmandır.’’ buyurmuştu.


ÇOCUKLARA HEDİYELERLE SEVİNDİRİYORDU

Yolda karşılaştığı çocuklara selam verip, hal-hatırlarını soran, hasta çocukların ziyaretine giden, kendi yanına gelen çocukları kabul eden, çocuklara hediyeler, armağanlar alan ve onları sevindiren bir insandır O. Muhammed Mustafa (sas), hareketleriyle çocukların son derece önemli ve lüzumlu olan “sevilme’’ ihtiyacını karşılarken, insanların da aynı şekilde davranmasını istemiş ve “Kişinin kendisi, ailesi ve çocuğu için harcadıklarının hepsi sadakadır.’’ demiştir.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 07:52


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats