![]() |
| | #41 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ecmain inşallah SEVAP KAZANMAK İSTİYOR MUSUN? Abdullah ibn Amr radıyallahu anhüma şöyle diyor: Bir adam Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına geldi, ve ondan Allah yolunda savaşmak için izin istedi. Hz. Peygamber, "Ana ve babandan hayatta olan var mı?" diye sordu. "Evet, her ikisi de hayatta." "Allah'tan sevap kazanmak istiyorsun, değil mi?" "Evet, istiyorum." "Öyleyse ana ve babanın yanına dön; onlara hizmet etmeye çalış!" Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi |
| |
| | #42 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| İhlas Suresi Aişe radıyallahu anha anlatıyor: Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bir zatı askeri birliğe komutan tayin edip savaşa göndermişti. Bu zat askerlere her namaz kıldırışında, ikinci rekatta İhlas Suresini okumayı adet edinmişti. Savaştan dönünce, onun bu adetini Resul-i Ekrem'e haber verdiler. Allah'ın Elçisi, "Ona niçin böyle yaptığını sorun, bakalım!" buyurdu. Sordular, o da, "İhlas Süresinde Rahman olan Allah'ın sıfatları anlatılıyor. Bu sebeple onu okumayı seviyorum" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, "Allah Tea1a'nın da onu sevdiğini kendisine müjdeleyiniz!" buyurdu. Buhari, Müslim, Nesai |
| |
| | #43 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Erzak tükenince Seleme ibni Ekva' radıyallahu anh anlatıyor:Huneyn savaşında askerin yiyeceği iyice azalmış, zor duruma düşmüşlerdi. Bunun üzerine Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi vessellem e başvurup develerini kesmek için izin istediler. O da izin verdi. Hz. Ömer ile karşılaşınca bu durumu ona anlattılar. O zaman Hz. Ömer, "Develeriniz olmayınca, bu uzun yolculukta hayatta kalamazsınız" dedi. Daha sonra Resul-i Ekrem'in huzuruna çıkıp, "Ey Allah'ın Elçisi! Bunların develeri olmayınca bu uzun yolculukta ölüp gideerler" dedi. O zaman Hz. Peygamber, "Öyleyse orduya ilan ediniz, herkes elinde kalan rızkı getirsin" buyurdu. Yere bir meşin yaygı serildi. Getirilen erzak onun içine konuldu. Allah'ın elçisi ayağa kalkıp erzakın bereketlenmesi için dua etti. Sonra herkesin erzak kabını alıp gelmesini söyledi. Askerler yiyecekleri erzak kaplarına doldurdular. İşte o zaman Resul-i Ekrem şöyle buyurdu: "Bütün benliğimle şunu söylerim: Allah'tan başka tanrı yoktur; bende Allah'ın Elçisi'yim" Buhari Düzenleyen: derdest , 01-12-2007 - 15:42. |
| |
| | #44 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Çocuğu Öpünce Aişe radıyallahu anha anlatıyor: Çölde yaşayan bazı bedeviler, Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem' in huzuruna geldiler ve, "Siz çocuklarınızı öper misiniz?" diye sordular. Sahabiler de, "Evet öperiz" dediler. Bunun üzerine bedeviler, "Ama Vallahi biz öpmeyiz" deyince, Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Allah sizin kalplerinizden merhamet duygusunu çıkarıp almışsa, ben ne yapabilirim ki!" Buhari, Müslim, İbn-i Mace |
| |
| | #45 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| Allah razi olsun derdest...! Rabbim bu mesajlari hakkiyla anlayabilenlerden ve ihlasla uygulayanlardan eylesin...! |
| |
| | #46 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| |
| |
| | #47 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Bari Bugün yıkansanız! Aişe radıyallahu anha anlatıyor: Hz. Peygamber zamanında halk, Medine civarındaki köylerden, nöbetleşerek Cuma namazı kılabilmek için, sırtlarındaki abalanyla toza toprağa bulanmış halde gelirdi. O zamanlar herkes kendi işini kendisi görürdü. Bu sebeple de çalışırken giydikleri kıyafetlerle namaza gelirlerdi. Toz toprak vücutlanna sindiği için bedenleri ter kokardı. Birgün Resul-i Ekrem benim yanımdayken, bunlardan biri onun huzuruna geldi. Hz. Peygamber ona, "Bari bugün yıkansanız!" buyurdu. Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai |
| |
| | #48 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
| Rabbim razı olsun abim çok saolasın Bu arada alıom bunları hakkını helal ett.. |
| |
| | #49 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Toprağa bulanmış adam, kalk! Sehl ibni Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: Bir öğle vakti ResuI-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem kızı Fatıma'nın yanına gitti. Hz. Ali'yi evde göremeyince, "Amcanın oğlu nerede?" diye sordu. Hz. Fatıma, "Aramızda bir tatsızlık geçti. Birbirimize danldık. O da öğle uykusunu benim yanımda uyumadı" dedi. Hz. Peygamber orada bulunan birine, "Bak bakalım, Ali neredeymiş!" dedi. O zat gidip Hz, Ali'yi aradı; "Mescitte uyuyor" diye haber getirdi. Peygamber Efendimiz kalkıp mescide gitti, Hz. Ali'nin orada yatıp uyuduğunu, hırkasının sıynldığını, vücudunun toprağa bulandığını gördü, Elbisesindeki toprağı eliyle silkelerken, "Kalk Ebu Türab, kalk!" diye seslendi. Bu Turab'ın sözlük anlamı toprağın babası demek olup, "toprağa bulanmış kimse" manasında lakaptır. O günden sonra Hz. Ali "Ebu Turab" diye de çağırılmış, o da kendisine böyle hitap edilmesinden hoşlandığını söylemiştir. Buhari, Müslim, Tirmizi |
| |
| | #50 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| allah razı olsun çok güzel mesajlar bunlar rabbim bunları idrak edecilecek hayatımızda da uygulayabilecek irade versin nefsimize bırakmasın bizleri |
| |
| Konu Araçları | |
| |