![]() |
| | #61 | ||
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
Alıntı:
| ||
| |
| | #62 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 990
| |
| |
| | #63 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| |
| |
| | #64 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| 23. Bir taneme de dua et! Enes ibni Malik radıyallahu anh şöyle diyor: Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem annem Ümmü Süleym ile görüşmek üzere bize geldi. Annem de ona yağ ve hurma ikram etti. Hz. Peygamber, ''Yağınızı tulumuna, hurmanızı kabına koyunuz; ben oruçluyum" buyurdu. Sonra evin bir köşesine gidip nafile namaz kıldı. Biz de arkasına durduk ve onunla birlikte namaz kıldık. Peygamber Efendimiz Ümmü Süleym'e ve ailesine dua etti. Annem, Allah'ın Elçisi! Benim bir taneme de dua et!" dedi. "Bir tanen kim?" "Hizmetkarın Enes." Bunun üzerine Hz. Peygamber, dünya ve ahirette ne kadar bahtiyarlık varsa hepsine sahip olmam için dua etti: "Allah'ım! Enes'e çok mal ve evlat ver, ve onları kendisine mübarek eyle!" buyurdu. Şimdi ben Medineli Müslümanların en zenginiyim. Büyük kızım Ümeyye'nin söylediğine göre, Haccac'ın Basra'ya geldiği tarihe (75/694 yılına) kadar 120'den fazla çocuğum vefat etmiş. Buhari, Müslim, Ahmed b. Hanbel |
| |
| | #65 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| 24. Karnına Taş Bağlamıştı Enes ibn Malik radıyallahu anh anlatıyor: Bir gün Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi vessellem'in yanına gitmiştim. Ashabıyla oturmuş konuşuyordu; karnına da bir be bağlamıştı. Bazı arkadaşlarına, "Hz. Peygamber karnına niçin bez bağlamış?" diye sordum. Onlar da, "Açlıktan" diye cevar verdiler. Bunun üzerine üvey babam Ebu Talha'ya gittim ve "Babacığım! Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi vessellem) karnına bir bez bağladığını gördüm. Bazı arkadaşlarına bunun sebebini sordum; onlar da açlık yüzünden olduğunu söylediler" dedim. Babam anneme, "Evde yiyecek birşey var mı?" diye sordu. Annem, "Evet, evde bir kaç parça ekmek ve birkaç hurma var. Eğer Allah'ın Elçisi (sallallahu aleyhi vessellem) evimize tek başına gelirse, karnını doyururuz; yanına b aşkası da gelirse, onlara yetmez" dedi. Sonra arpa ekmeğinden yapılmış birkaç çörek çıkardı. Onları kendi başörtüsünün altına yerleştirdi; örtünün bir kısmını da belime sardı ve beni Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi vessellem) yanıan gönderdi. Ekmeği götürdüm; Hz. Peygamberin mescidde, cemaatle birlikte oturduğunu gördüm ve onların yanında ayakta durdum. Allah'ın Elçisi (sallallahu aleyhi vessellem) bana, "Seni Ebu Talha mı gönderdi?" diye sordu, ben de, "Evet" dedim. "Yemek için mi?" buyurdu. yine, "evet" dedim. Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi vessellem) yanındaki sahabilere, "Haydi kalkınız" deyip yürüdü; ben önden gidip Ebu Talha'ya durumu bildirdim. Bunun üzerine Ebu Talha anneme: "Ümmü Süleym!" dedi. Hz. PEygamber (sallallahu aleyhi vessellem) cemaati alıp getirdi, ama evde onları doyuracak birşey yok; ne yapacağız?" Ümmü süleym, "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" dedi. Ebu Talha hemen kalkıp Resul-i Ekrem'i (sallallahu aleyhi vessellem) karşıladı. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vessellem), Ebu Talha ile birlikte eve girdi. Allah'ın Elçisi anneme, "Ümmü Süleym! Neyin varsa getir" buyurdu. Annem de o ekmeği getirdi. Resul-i Ekrem (sallallahu aleyhi vessellem) ekmeğin doğranmasını emretti; ekmeği doğradılar. Annem yağ tulumunu sıkarak ekmek parçalarının üzerine yağ sürdü. Sonra Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem) bu yemeklere, Allah ne dilediyse öyle dua etti. Ardından da Ebu Talha'ya, "On kişiyi içeri al!" buyurdu; Ebu Talha da on kişiyi içeri aldı; onlar da doyuncaya kadar yiyip çıktılar. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) "Bir on kişiyi daha içeri al" buyurdu. Neticede bütün cemaat yemek yiyip doydu. Hepsi yetmiş veya seksen kişiydi. Buhari, Müslim, Tırmizi Düzenleyen: derdest , 19-07-2008 - 17:47. |
| |
| | #66 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jun 2008 Yaş: 18
Mesajlar: 87
| Allah razı olsun çok güzeller |
| |
| | #67 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| |
| |
| | #68 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| 25. "Bir daha kıl!" Mihcen ibn Ebu Mihcen radıyallahu anh şöyle diyor: Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ile mescitte oturuyordum. O sırada ezan okundu. Hz. Peygamber kalkıp namaz kılmaya gitti; sonra dönüp geldi. Ben hala yerimde oturuyordum. Onunla birlikte gidip namaz kılmamıştım. Peygamber Efendimiz bana dönerek, "Sen niye herkesle birlikte namaz kılmadın? Yoksa Müslüman değil misin?" diye sordu. "Ey Allah'ın Elçisi!" dedim. "Elbette Müsıümanım. Ama ben namazı evimde kılmıştım." Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: "Daha önce namaz kılsan bile, mescide geldiğinde cemaatle beraber bir daha kıl!" Buhari, Müslim, Ahmed b. Hanbel Buradan anlamış bulunuyoruz ki, namazı eğer cemaatle kılmamışsak cemaat yapılıyorsa gidip cami de kılmamız lazım |
| |
| | #69 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| 26. Lanetli deve İmran ibni Husayn radıyallahu anhüma anlatıyor: Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem ile yapılan bir yolculukta Medineli bir hanım devesinin üzerinde seyahat ediyordu. Devesi hızlı gitmediği için canı sıkıldı ve hayvana lanet etti. Onun sözlerini duyan Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Devenin üstündeki eşyaları alınız, deveyi de salınız gitsin. Çünkü o hayvan lanetlenmiştir." Bu olayı anlatan İmran sözünü şöyle tamamladı: O boz deve hala gözümün önündedir. İnsanların arasında dolaşırdı da, kimse ona dokunmazdı. Müslim, Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud |
| |
| | #70 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,392
| Alıntı:
ALLAH razı olsun derdest | |
| |
| Konu Araçları | |
| |