ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Güncel Haberler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 28-11-2007, 11:35   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan PKK'lılar da Şehitdir

“Dağda ölen PKK"lılar da bizim şehidimizdir” dediğinde, yanlış duydum sanıyorum. O devam ediyor, Atatürk"ün Anzakların annelerine söylediklerini hatırlatarak; “Onlar artık bizim de evlatlarımız.

Çünkü onların anne babaları bizim vatandaşımız. Çocukları kandırılmış, dağa çıkmış... Sonunda da bedelini canıyla ödemiş. Onlar artık bizim şehitlerimiz!”


Siz 2003"te "Amerika artık Türkiye"yi stratejik ortak değil stratejik hedef olarak görüyor" demiştiniz. Ya bugün?

Bakın, Amerika 17 yıldır Kuzey Irak"ı kendi istediği gibi şekillendirmeye çalışıyor. Son savaşa da 500 milyar doların üzerinde para ayırdı. Bölgede güçlü Türkiye onların menfaatlerine aykırı. PKK ise ellerindeki bir koz. Niye bu kozu bıraksınlar ki!

Ama anlaşmaya varıldı, Amerika PKK"yı bitirmek için yardım edecek deniyor...

Amerika sana bu imkanı tanır mı? Soğuk savaş bitti, müttefiklik, NATO, hepsi yeniden değerlendirmeye alındı ve Türkiye gözden çıkartılır bir ülke oldu. Amerika stratejisini ortaya koydu, sana sormadı. Sen Amerika"nın koyduğu stratejiye ortak olayım diye debelenirken, o "Hayır, seni ihtiyacım olduğu zaman part-time değerlendiririm" diyor. Şimdi bize ihtiyaç var, yarın yok. İran ve Suriye meselesi olmasa Türkiye"ye bu kadar da taviz vermezlerdi. Amerika"ya, "Kurduğun sistemi yık" diyoruz. Yıkmayacak. Tabii elinden gelirse...

Nasıl?

Ülkemizdeki bu direnç ve birlik süper güçleri de geride bırakır. Şırnak"ta, Hakkari"de, her tarafta, bunun ipuçlarını görüyoruz. Türk milleti, Gürcüsü, Türkü, Kürdü, tümüyle artık şuna inandı; "Bizi bölmek istiyorlar. Bizi birbirimizden ayıracaklar." Bunu DTP"lilerin içinde de bazılarının anladıklarını düşünüyorum. Selahattin Demirtaş onlardan biri... Aysel Tuğluk onlardan biri... Bazıları ise anlamak istemiyor.

Kürt komşularımıza sahip çıkalım!

DTP kapatılmamalı o zaman?

O ayrı. Demokrasi açışından farklı bir bakış getirebilirsiniz. Ama hukukun üstünlüğü açısından kimse mazur görülemez. DTP, kapatılmasını istemiyorsa kapatılmayacak gibi davranacak.

DTP"nin kapatılması tam da barış derken sorunu derinleştirmez mi?

Hukuki açıdan bu şart.

Peki ne yapılmalı?

Kendi insanımıza daha çok sahip çıkacağız. Sevindirici olan bir şey var. Hiçbir yerde PKK"dan dolayı Türk ve Kürt çatışması olmadı. Zaten 700 bin Kürt ve Türk evliliği var. Herkes bütünleşmiş. Ben bu yaşananların geçeceğini düşünüyorum. Direnmemiz lazım. Kürdü, Türkü, Lazı, Hakkari"den Edirne"ye bütün millet ayağa kalktıysa bunu durdurmaya da gerek yok.


Affedilmezse barış mümkün olabilir mi?

Herkes yaptığına katlanacak. "Ben bunu yaptım, pişmanım, cezamı çekeceğim" diyecek. Yani sen bütün topluma zulmetmişsin. Kürt ve Türk"ün birbiriyle bağını çözmeye çalışmışsın. Ama Allah"a çok şükür ki, bugün Hakkari"de de insanlar ellerine bayraklarını alıp sokağa çıkıyorlar... İdil"de geçen gün 250 genç, 10"u Hristiyan, tıpkı Yozgat"taki gibi halaylarla uğurlandı askere. Şehit olan askerlerimize bakarsanız yarıya yakın Doğulu. Yani Kürt, Türk demeden, Çanakkale Savaşı"nda savaşır gibi teröre karşı bir mücadele var... Üstelik de 30 bin insan ölmüş bu uğurda.

30 bin insan içinde sadece asker yok ama. Büyük bölümü de PKK"lı...

Dağda ölen PKK"lılar da öldükleri andan itibaren bizim şehidimiz. Atatürk nasıl ki Çanakkale"de savaşırken ölen Anzaklar"ın anneleri geldiği zaman, "Artık onlar bizim de evlatlarımızdır" diyor. Onun gibi PKK"lıların anne babaları da bizim vatandaşımız. Çocukları kandırılmış, dağa çıkmış. Sonunda da bedelini canlarıyla ödemiş. Onlar artık bizim şehitlerimiz. Biz toplum olarak Hakkari ve Edirne"yi farklı tutamayız! Onların hepsi bizim vatandaşımız. Herkes bunu yüksek sesle söylemeye başlamalı. Ve eğer komşusu Kürtse onu daha çok sahiplenmeli. Çünkü bizim gücümüz şehit verebilmekten geliyor. Amerika"da, 30 asker tabutta gidiyor diye ülkelerine millet ayağa kalkıyor. Biz hâlâ İdil"de bile davul zurnayla yolluyoruz çocuklarımızı askere.

Nazım"a fazla yüklenmişim

Nazım Hikmet"i eleştiren bir kitap yazdınız. "Nazım Memleket mi?" diye... Peki sizi etkileyen dizeleri oldu mu?

Ben Nazım Hikmet"in şair yönüyle ilgili bir şey söyleyecek durumda değilim. O farklı bir konu. Onun, "Dört nala gelip Uzak Asya"dan... Akdeniz"e bir kısrak başı gibi uzanan... Bu memleket bizim" diye başlayan meşhur bir şiiri var. Bir de ağaçlar, kardeşler dediği...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür... Ve bir orman gibi kardeşçesine...

Evet, o... Hatta onun Kuvvayi Milliye Destanı çok güzel ama maddi hatalar var içinde. Bunları kitabımda da yazdım. Beni Nazım"dan çok millilik ve gayrimillilik ilgilendiriyor. Ben milli komünistleri, Mustafa Suphi de dahil olumsuz bulmuyorum. Onlar bir alternatiftir. Ama enternasyonele, yani Sovyetler"e çok fazla biat eden, Türkiye"yi ikinci, üçüncü sınıfa atan yapıya karşı olduğum için eleştirdim Nazım"ı. Yoksa ona, NATO"ya girişimiz hakkında söylediklerinden ötürü fazla yüklendiğimi düşünüyorum. Nazım Hikmet"in o dönemde bunu Sovyet ağzıyla söylemesini kabullenemiyorum.

Ne diyor NATO"yla ilgili?

Kore"ye niye gittin? Ey Mehmet, dön evine dön diye şiirleri var...

Haklı mıymış?

Şu anda haklı ama haksızlığı şurada; o dönemde Amerika bizim için tehdit değil, ama Sovyetler tehdit. Boğazları istiyorlar falan... Türkiye de mecbur kalıyor Amerika"ya. Yani ehven-i şer kabul ediliyor Amerika. Onun için de fedakarlık yapması gerekiyor Türkiye"nin; Kore"ye gidiyor. Türkiye açısından bir zaruret gibi bu... Nazım"ın Amerika"ya çatmalarının, eleştirilerinin doğru olduğunu biliyordum da bugün daha iyi anlıyorum.

Askerlerin hatası Evren mantığından kaynaklanıyor...

Artık askerler bile Kürt sorunu konusunda hata yaptık, onları yok saydık diyorlar...

Hayır, askerlerin hatası ondan kaynaklanmıyor. Askerlerin hatası Kenan Evren mantığından kaynaklanıyor. Amerika"nın eski Başkanı Carter diyor ya, "Bizim çocuklar, iktidarı ele aldı, işe el koydu!" Evren de öyle düşündü. Bu Amerikan mantığı... Büyük Ortadoğu Projesi"nin ön hazırlıkları bunlar. Düşünün federasyon benzeri şeyleri bugün bile savunabiliyor Kenan Evren. Ne badireler atlatmışız? Diyarbakır"da pek çok işkence yapıldı. O dönemde Kürtçeyi yasaklamanın bir anlamı var mıydı?

Diyarbakır cezaevindeki insanlar kendilerini ziyarete gelen ve tek kelime Türkçe bilmeyen anne babalarıyla bu yüzden yıllarca konuşamadılar...

Öyle. İnsanlar konuşacak. Bu bir lehçedir. Türk milletinin ona bir tepkisi yok ki! Türkiye"nin resmi dili Türkçedir. Onun dışında tabii ki herkes istediği dili konuşabilir. Ama DTP"lilerin istediği gibi Kürtçeyi eğitim dili haline getirmek, dil farklılığını kurumlaştırmak anlamına gelir. İki dilli olduğunuz zaman otomatikman iki milletli olmaya başlarsınız... Ama o dönemin basiretsiz yöneticileri adeta bugünkü zemini hazırladı.

Peki siz o dönemde de böyle mi düşünüyordunuz?

Biz de aynı işkencelerden geçtiğimiz için doğru yapılmadığını görüyorduk. "Onlar hain, siz vatanperversiniz", böyle bir mantık olmaz. Yani orada devlet teröre bir ivme kazandırdı. Onlara bir koz verdi. Zaten sorun vardı, Kürtler birden kitlenme imkanı buldular. Bilinçsiz yöneticiler tarafından zulümler yapıldı. Oysa ben daha çocuk yaşta Genç Ülkücüler Teşkilatı"na girdiğimde, "Türklerle Kürtler aynı milletin evladıdır" diyordum. Şimdi de bu fikrimi geliştirerek sürdürüyorum...

Doğrusu aynı milletin değil, aynı ülkenin evladıdır demek olmaz mı?

Hayır. Çünkü milletleşme farklı bir olgudur. İşte Selahattin Demirtaş"ın dediği gibi, Amerika 250 yılda millet oluyor da, biz nasıl olamıyoruz? Bırakın daha önceki etnik süreçleri, Kürt-Türk ayniliğini, bin yıldır İslam inancıyla yoğrulmuşuz. Üç devlet kurmuşuz; Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti... Üç devlette bir arada olmuşuz. Aynı savaşları, aynı mücadeleleri vermişiz. Bugün hâlâ aynı değiliz diyoruz. Demek ki, bir yanlışlık var.

Herkes hata yaptı

"Din kardeşliği bir çimentoydu ama artık o da zayıflıyor" demişti Abdülmelik Fırat...

Zayıflatılmak isteniyor olabilir. Ama hiç de zayıflamadığı anlaşılıyor. Hakkari"de eline Türk bayrağı almış vatandaşımız, "Aynı Kuran"a, aynı dine, aynı Allah"a inanıyoruz. Biz ayrı değiliz!" diyor. Demek ki yapacağımız şey, buluştuğumuz ortak noktaları geliştirmek ve bu konuda eksiklerimiz varsa gidermek olmalı.

Askerlere dönersek...

Ben de hata yaptıklarını kabul ediyorum. Ama sadece onlar değil herkes hata yaptı. Mesela Türk devleti 1990"dan itibaren Kuzey Irak"taki oluşuma katkıda bulunmadı mı? 5 bin peşmergeyi biz eğitmedik mi? PKK"yla mücadele edecek diye... Pasaportlarını biz vermedik mi? Hatta birbirleriyle kanlı bıçaklı olan Talabani ve Barzani"yi biz barıştırmadık mı? Onların milli birlik ve bütünlüğüne hizmet etmedik mi? Onlara günde 1 milyon dolarlık bir sınır ticaretiyle imkan tanımadık mı? Bu hata değil mi? Amerika"nın etkisinde kalan insanlar kanalıyla oldu bu. İçinde askerler de olabilir. Ama bütün bu gerçeklerden sonra ordumuz çok tecrübelendi. 23 yıllık bir hata var ama sonuçta o hatalardan ciddi ders almış bir Türk ordusu var. Bugün orduya Kuzey Irak"a girme müsaadesi verildi aslında. Girmeyip, hazırlık yapıyorlarsa eğer, bu hata yapma endişesinden ve işin sonucunu çok iyi hesaplamalarından kaynaklanıyor.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 11:49   #2
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 237
Varsayılan

şehid kelimesi neyi anımsattıgı degil ne manaya geldigi önemlidir
adam ahkamdan bi haberse kendi düşüncesi dogrultusunda ne derse dogrudur.
yok eger ölçü islamsa ve 1400 küsür yıllık degerlerse o zaman durup bir düşünmek gerekir.
ne diyelim imandan yoksun insanlara (anzaklara)şehid diyenlerin ölçüsü ile ben müslümanım ve benim ölçüm kuranıkerim ve hadisi şeriflerdir RASULULLAHdır diyen insanların ölçüsü bir olmasa gerek
RABBİM herşeyi hakkıyla gözetendir
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 13:56   #3
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,496
Varsayılan

Alıntıladıgınız Yazının Sahibi kim acaba_? Karman Çorman Bir Yazı Sapla Samanı karıştırmak Gibi....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 14:20   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TuaNaA Mesajı Göster
Alıntıladıgınız Yazının Sahibi kim acaba_? Karman Çorman Bir Yazı Sapla Samanı karıştırmak Gibi....

Ben öncelikle sadece tepkilerinizi görmek istemiştim ( kendimle kıyaslamak için )
Yazının sahibini boşverin
bana göre .... ( kusura bakmayın burada hangi sıfatı kullanmam gerektiğini bilemedim, siz doldurun artık boşyerleri. )
olan bu düşüncenin sahibi olan kişidir. Özellikle isminin geçtiği bölümü çıkardım Çünkü bu düşünceye sahip olması gereken en son kişilerden diye düşündüm en başta , sonrada bu kişinin ve partisinin geçmiş serüvenini analiz ettiğimde , bunlardan herşey beklenir düşüncesi hasıl oldu.
Evet yazıdaki cümleleri sarf eden kişi mhp nin içinde en sivri uçta sayılan milliyetçi Mehmet Gül ve onunla söyleşi niteliğinde köşe yazısını kaleme alan ise vatan gazatesinden Mine Şenocaklı ...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 14:25   #5
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,496
Varsayılan

Şimdi taşlar yerine oturdu...bunları işleri zaten mide bulandırmak..Vatana millete faydalı tek söz ettikleri ne zaman görülmüş ki...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 14:37   #6
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 237
Varsayılan

hani bir deyim vardı.
KESER DöNER SAP DÖNER BİRGÜN GELİR HESAP DÖNER
Ogün geldiginde RABBİM onlara bunun hesabını sormayacakmı zannederler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 15:17   #7
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
Varsayılan

Ben anlamadım çok mu kötü bir söyleşi olmuş ki? Bir çok yerde haklı adam. Şehitlik kavramını yanlış anlamda kullanmış o kadar. Bu da "şehit" kelimesinin biraz dînî anlamının dışına çıkıp Türkçe' ye ulanmasından kaynaklanıyor sanırım. Demokrasi şehidi, basın şehidi, devrim şehidi gibi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 16:36   #8
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Dilbeste Mesajı Göster
Ben anlamadım çok mu kötü bir söyleşi olmuş ki? Bir çok yerde haklı adam. Şehitlik kavramını yanlış anlamda kullanmış o kadar. Bu da "şehit" kelimesinin biraz dînî anlamının dışına çıkıp Türkçe' ye ulanmasından kaynaklanıyor sanırım. Demokrasi şehidi, basın şehidi, devrim şehidi gibi.

Tamamda bunu ilhan selçuk söylese dediğin doğru ...
ben Mehmet Gül ün söylemiş olmasını özellikle zamanlama açısından manidar buldum.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 18:02   #9
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Yaş: 36
Mesajlar: 2,231
Varsayılan

fazla tartışmaya gerek yok....
nedense bu ülkede , islam karşıtı milyonlar bir başörtülü çocugu sindiremezken, her fırsatta islamiyetin en büyük şerefine hep sahip çıkarlar,
islamiyetten uzak yaşarlar . şahadet şerbetini kimseye kaptırmazlar...
.
Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz fark edemiyorsunuz." (Bakara, 2/154)

yukarıda görüyorsunuz. Allah yolunda diyor.
Allah yolunda kavramını herkes bir farklı yorumluyor nedense...

rabbim bizleri hakkıyla şahadet şerbetini içbilen o şerefli azınlıktan eylesin inşaallah...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 18:42   #10
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 45
Mesajlar: 1,555
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Protagonist Mesajı Göster
Tamamda bunu ilhan selçuk söylese dediğin doğru ...
ben Mehmet Gül ün söylemiş olmasını özellikle zamanlama açısından manidar buldum.


Mehmet Gül aciklama yapti bu tamamen carpitilmis oldugunu yazan sahsin konulari anlamadigini acikladi...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 00:57


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats