![]() |
| | #1 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,190
| İşte yapılan son anketin sonuçları Toplumun yüzde kaçı türban yasağının kalkmasını istiyor? 09.02.2008 08:38 Ankethane Araştırma Şirketi'nin araştırmasına göre toplumun yüzde 80'i üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkmasını istiyor. Başı açık kadınların haklarının savunulması konusunda ortak bir tavır sergileyen katılımcılar, yasağın kalkmasıyla toplumsal barışın bozulacağı ve baskının ortaya çıkacağı iddialarını ise çürütüyor. Zaman Gazetesi'nin haberine göre ankette 12 il ve 140 ilçede 7 bin 422 denek üzerinde gerçekleştirildi. İlk kez, başörtülü, başı açık kadınlar ve erkekler olmak üzere üç kategoride sorgulamaya gidildi. Araştırma konusu, örtünme nedeninden bağlama biçimine, türban-başörtüsü ayrımından kapalı-açık ayrımcılığına, mahalle baskısından laiklik kaygılarına kadar on başlıkta değerlendirildi. Anket sonuçlarına göre, başörtüsü siyasi bir simge olarak görülmüyor, aksine dinî bir gereklilik olarak algılanıyor. Büyük çoğunluk üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkmasını isterken (ortalama yüzde 80), lise ve ortaöğretime ise serbestiyet getirilmesi istenmiyor, tartışılmıyor. Anketin ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri ise başı açık bayanların haklarının savunulması konusunda gösterilen ortak tavır. Başörtülü bayanlar ile erkek katılımcılar, 'Başörtüsünün serbest olmasını savunan başı açık kadınların 'başları açık olma' hakkını savunur musunuz?' sorusuna (yüzde 83,6-yüzde 75,1) 'evet' cevabı veriyor. Siyasilerin ve kimi medya kuruluşlarının son bir aydır oluşturmaya çalıştıkları puslu havayı dağıtan bu cevap, başörtülü-başı açık kadınların birbirlerine bakışlarını ortaya koyan sorularda da öne çıkıyor. Örneğin başörtülüler başı açık kadınlara bakışını yüzde 80,3 'olumlu', başı açık kadınlar başörtülü bayanlara bakışını yüzde 79,8 'olumlu' şeklinde özetliyor. Yani kadınlar birbirlerine başı örtülü-açık ayrımı yapmaksızın 'demokratik destek' veriyor. Başörtüsü yasağının kalkmasıyla toplumsal barışın bozulacağı tezleri ise sosyal katmanlarda hiç yer bulmuyor. Araştırmacı-stratejist Hüseyin Kocabıyık'ın tespitleriyle Türkiye genelini temsil eden araştırma toplumun zaten 'başörtüsünde sosyal bir çözüm' ürettiğinin çok net fotoğrafını veriyor. Başörtülülerle ilgili 'bağnaz ve ideolojik' bir kitle şeklinde üretilmeye çalışılan imaj ve paranoyaların aksine özgürlükçü, huzur isteyen, toplumla barışık bir portreye sahip olduklarını ortaya koyuyor. Aynı şekilde başı açık bayanlar da medya ve siyaset eliyle yapılan tüm polarizasyon çalışmalarına rağmen 'toplumsal barıştan' yana. Birbirleriyle ilgili sorularda verdikleri cevaplar da kadınların başı açık-örtülü ayrımı yapmaksızın karşılıklı 'özgürlükçü-demokrat' bir bakışın bulunduğunu gözler önüne seriyor. Herkes başörtüsü sorunun çözümünden yana bir halet-i ruhiye içinde. Araştırmanın ortaya koyduğu bir başka nokta ise 'başörtüsü' 'türban' tartışmalarının bizzat erkeklerin eliyle yönetildiği ve daha çok onların tavırlarıyla sorun olarak algılandığı. Yani başörtüsü sorununun akut hale gelmesinde kadınlardan çok erkekler rol oynuyor. Kadınların 'Türkiye'nin Sorunları ve Korkular' başlığı altındaki sorulara verdikleri cevaplar da, erkeklere nazaran onların daha rasyonel bir pencereden, sağduyu ile Türkiye meselelerine yaklaştıklarını gösteriyor. Başörtülülere yöneltilen 'Babanız, eşiniz veya erkek arkadaşınız başörtünüzü çıkartmanızı isterse çıkartır mısınız?' sorusuna fevkalâde küçük bir azınlık 'evet' diyor. 2.445 başörtülü bayandan sadece yüzde 2,9'u, birinci derecedeki yakınlarının telkinini kabul edebileceğini ifade ediyor. Başı açık bayanların ise sadece yüzde 10'u aynı derecedeki yakınlarının baskısı olması durumunda başörtüsü takmayı kabul edebileceğini söylüyor. 'Baskılardan dolayı başı açık olan tanıdığınız var mı?' sorusuna başörtülü bayanlar yüzde 6, başı açık bayanlar ise yüzde 4,3 oranında 'evet' diyor. 'Baskılardan dolayı başörtüsü takan tanıdığınız var mı?' sorusuna başörtülü bayanlar yüzde 8, başı açık bayanlar ise yüzde 13 oranında 'evet' diyor. Bu sorular da kimsenin çevreden gelen örtünme ya da açılma yönündeki baskıyı dikkate almadığını gösteriyor. Kadınların 'Bütün kadınlar kapanmalı mı veya bütün kadınlar başını açmalı mı?' sorularına verdiği yüzde 60'ın üzerinde hayır cevabı, baş açma ve örtmeyi ideolojik ayrışma görmediğinin göstergesi. 'Başımı, dinim emrettiği için örtüyorum' Araştırmada hem başörtülü hem başı açık bayanlar ayrı denek grupları olarak ilk kez bir çalışmada yer aldı. Baş örtme ve açma sebebiyle ilgili yöneltilen sorularda da bu anlamda Türkiye'yi şaşırtacak netlikte sonuçlar çıkıyor. Örneğin 2 bin 445 başörtülü katılımcı, 'Başınızı neden örtüyorsunuz?' sorusuna; 'inancım gereği örtüyorum' (yüzde 54,1), 'İslamiyet'in emridir' (yüzde 12,4), 'Müslüman'ım ondan' (8,2) cevabını veriyor. Aynı soruda, kapanma nedeni olarak 'eşimin talebi' (yüzde 4) 'ailem istiyor' cevabı (yüzde 6,7) olarak ortaya çıkıyor. Başını örten de, açan da toplumda ayrımcılık yapıldığına inanmıyor Başı açık ve kapalı kadınlara yöneltilen en önemli sorulardan biri, 'Size karşı ayrımcılık yapılıyor mu?' şeklindeydi. Başörtülülerin yüzde 91'i başörtüsü nedeniyle ayrımcılığa uğradığını söylüyor. 'Ne tür bir ayrımcılığa uğradınız?' şeklinde yöneltilen açık uçlu soruya 'eğitim hakkım engellendi' (yüzde 33,2), 'özel sektörde iş bulamıyorum' (29,6), 'kamuda çalışamıyorum' (yüzde 20,4) şeklinde cevaplar verilmiş. Ancak açık uçlu soruların yüzdesi düşük cevapları başörtüsünün neden toplumsal sorun olmadığının da adeta delillerini ortaya koyuyor. Buna göre başörtülü kadınlar, 'hizmet alırken zorluk çıkartılıyor' (yüzde 6,7), 'sosyal hayatta yadırganıyorum' (yüzde 5,6), 'mekânlara alınmıyorum' (yüzde 2,4) oranlarında cevap vermiş. Bu cevaplar başörtüsü meselesinin eğitim hakkının engellenmesinden başlayıp kamu ve özel sektörde iş bulamamaya kadar uzanan bir süreçle sınırlı. Eğitim ve özgürlük hakkının tanınması ile toplum daha da rahatlayacak. Kamuda iş bulamama sıkıntısının yanında başörtülülerin özel sektörde de iş bulamamaları ise ayrıca dikkate değer. Başı açık kadınların, 'Ayrımcılığa uğradınız mı?' sorusuna cevabı ise 'yüzde 20,4' şeklinde yansıyor. Bu mağdur kitlesinin ise sadece yüzde 68,2'si mağduriyeti laf atma ve taciz şeklinde tanımlıyor. Muhafazakarların şu meşhur mahalle baskısı ise yüzde 9,9'u geçmiyor. Vatandaşların yüzde 80'i yasağın kalkması taraftarı 'Başörtüsünün üniversitede serbest olmasını ister misiniz?' sorusuna başörtülü bayanlar yüzde 96,5, başı açıklar yüzde 73,1, erkekler ise yüzde 78 oranında evet cevabı veriyor. Katılımcılar başörtüsünün lise ve ilköğretim okullarında serbest olmasın ister misiniz?' sorusuna 'hayır' diyor. İlköğretim ve liselerde başörtülü eğitim serbestisi sorusuna başörtülülerin hayır ve fikrim yok şeklinde verdikleri toplam yüzde 68'lik cevap, bu kitlenin başörtüsüne ideolojik yaygınlık kazandırma amacı taşımadığını gösteriyor. Özgürlükler ve eğitim hakkı açısından başörtüsü yasağının kaldırılmasını isteyen başı açık bayanların bir kısmı türbanın kamuda görünürlüğünü istemiyor. Katılımcılar, başörtüsü tartışmalarından hoşnut olmadıklarını belirtiyor. 'Sizce başörtüsü tartışmaları Türkiye'nin ilerlemesi yolunda enerji kaybettiriyor mu?' sorusuna yaklaşık yüzde 80'lik bir oranda 'evet' cevabı veriliyor. 'Laiklik elden' gidiyor endişesi gerçekçiliği yok Anket sonuçlarına göre halk, 'serbestiyet gelirse laiklik tehlikeye girer' söylemlerine itibar etmiyor. Başörtülü bayanların yüzde 74,19'u, başı açık bayanların yüzde 51,5'i, erkeklerin yüzde 54,6'sı laikliğin başörtüsü yüzünden tehlikeye gireceğine inanmıyor. 'Şeriat kurallarına göre yönetilen bir ülkede yaşamak ister misiniz?' sorusuna katılımcıların yüzde 73'ü 'hayır' cevabını veriyor. Başı örtülü bayanlar başörtüsü yasağını savunanları tamamen haksız buluyor. 'Hangi kaygıları haklıdır?' şeklinde açık uçlu soruya ise empati yaparak 'çatışma çıkacağını, ülkenin şeriata gideceğini' düşünüyorlar; baskıya inanıyorlar şeklinde 'medyadan öğrenilen yorumlar ışığında' cevap veriliyor. Açık uçlu sorunun cevapları arasında iki ilginç nokta öne çıkıyor. Buna göre yasağı savunanların laikliğin elden gideceği, bütün kadınların kapanacağı korkularını kimse gerçekçi bulmuyor. Aileler çocuklarının giyimlerine karışmıyor Başı açık bayanlar kendilerine yöneltilen 'başınız neden açık?' sorusuna birbirinden ilginç cevaplar verdi. Cevapların önemli bir bölümü şöyle oldu: Açık olmasını istediğimden (yüzde 42,3), kendimi böyle mutlu hissediyorum (16,2), neden açık olmasın (yüzde 14,2), hiç düşünmedim (yüzde 11,2), ailem öyle istiyor (yüzde 3,1) eşim örtünmemi istemiyor (yüzde 2,1) cevapları verilmiş. Eş ve erkek arkadaşlarından ötürü başı açık olduklarını söyleyenlerin oranı yüzde 5 olarak gerçekleşti. Bu cevaplar, hem başı örtülü hem açık kadınların aile, eş ve geleneklerin etkisiyle örtündüğü ve açıldığı tezlerini çürütüyor. Eşi yüzünden örtünenler yüzde 4, ailesinin isteğiyle kapananlar yüzde 6,7 ile sınırlı. Başını açma sebepleri arasında da eş yüzde 2,1, aile ise sadece yüzde 3,1'lik paya sahip. Örtünme ya da açık olmakta 'eş ve aile baskısı'nın önemli bir etken olmadığı görülüyor. Zaman |
| |
| Konu Araçları | |
| |