![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 155
| Hezeyan içinde yaşayan kesimlerin en çok başvurduğu argümanlardan biri de 'her taşın altında onlar var' sözü. Ya gerçekten buna inanıyorlar veya toplumda o kanaati uyandırmak için bıkmadan usanmadan aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorlar. Eğer böyle bir düşünceye sahiplerse gerçekten bu tam bir paranoya manzarasıdır. Şu cümlelere bakar mısınız? "Telefonlar dinleniyor, arkasında onların olduğu söyleniyor. Şemdinli komplosu gündeme geliyor yine onlar gündeme geliyor... Poliste ve bürokraside kadrolaşma deniliyor onlar yine hedefte. Medya ve iş dünyasında siyasi İslam palazlanıyor derlerken onlar yine birinci örnek... Kısacası kamu ya da özel alanın her yerinde onlardan söz ediliyor. Cemaat adeta alternatif bir siyasi ya da sosyal hareket gibi ortaya çıkıyor ve rövanş için toplumsal hazırlık yaptığı izlenimini veriyor. Belki öyle değildir ama verdikleri fotoğraf budur." "Maalesef bu iddia da, Türkiye'de istikrar havasının hâkim olmasını istemeyen, şöyle-böyle oluşan huzur atmosferini çekemeyen ve olumlu bazı gelişmeleri hazmedemeyen kimselerin demokratikleşme adına atılan adımların önünü almak için kullandıkları argümanlardan biridir. Milletin ikbalini kendileri için idbar kabul eden ve vazifeperver insanları kendi ikballeri açısından birer tehlike olarak gören bir azınlık, yer yer makam ve mevkilerinden ayrılma ve çıkarlarından olma telaşı yaşıyor, kaybettikleri koltukları tekrar elde edememe endişesiyle bunları yapıyorlar. Bohemce yaşayışlarını ve serâzat hayat tarzlarını çirkin bulacak kimselerin çoğalmasını rahatça davranmalarına ve keyiflerince yaşamalarına mâni görüyorlar. Daha sonra da şeytânî hislerine fikir libası giydirerek "İrtica tehlikesi var; her yeri falanlar sardı" türünden yâvelerle ortalığı velveleye veriyorlar. Bu sözleri tekrarlaya tekrarlaya zamanla tam bir irticâ paranoyasına tutuluyor ve kendileri haricindeki herkesi rejim düşmanı ve "başka" görme ruh hastalığına kapılıyorlar. Saniyen; biz de bu devletin adamlarıyız. Ben öz be öz Anadolu insanıyım; kana, damara, kafatasına bağlı bir ırkçılığı asla tasvip etmedim; Turancı da değilim. Fakat, milletimi aşk derecesinde seviyorum. Bir insanın, kendi millet fertlerini yine kendi memleketindeki bazı müesseselere girmeleri için teşvik etmesine sızma denmez. Teşvik edilen insanlar da o müesseseler de bu ülkeye ait. Kastedilen manadaki sızmayı belli bir dönemde Türk milletinden olmayanlar yaptılar, hatta belli yerlere kadar da geldiler. Belki şimdiki endişelerinin altında da o sızıntılarının fark edilmiş olabileceği endişesi var. Ayrıca, bu iddiaların bir psikolojik savaşın parçası olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Bazıları, "şucu, bucu" iftiralarını rical-i devlete tehdit, şantaj ve yıldırma malzemesi olarak kullanıyorlar. Faydalı işler yapabilecek kimseleri gericilikle suçlayıp sindiriyor ve onların önlerini kesiyorlar. Bu vesileyle hükümeti de sıkıştırmış ve bazı işlerini engellemiş oluyorlar." (Fethullah Gülen) 'Söyleniyor, gündeme geliyor, deniliyor, söz ediliyor, izlenimi veriyor' fiilleri bu ruh halinin korkunç bir yansıması. Yani kendi ürettiğiniz şeyleri dedikodu üslûbu içinde sürekli topluma pompalayacaksınız ve insanların da buna inanmasını bekleyeceksiniz. İddia ettiğiniz hususların hiç birini ispatlayacak deliliniz de olmadığı halde. 'Cemaat son olarak Kanaltürk'ü satın alması ve Bilkent Üniversitesi'ne talip olması gibi adımlarla bardağı taşırıyor' ifadeleri bile niyetin ne olduğunu açığa vuruyor. Kanaltürk isimli kanalı cemaat mi satın almış yoksa Fethullah Gülen'e sempati besleyen bir iş adamı mı? Bir işadamı hesabını-kitabını yapmadan sadece 'cemaat' dürtüsüyle hareket edebilir mi? Hem bu kanalın satış sürecinde ortada bırakılan bir adamın kendini kurtarmak için girdiği bir yolda, ona sahip çıkma yerine kanalı alan adamın kimliğine yoğunlaşmak ne kadar doğru? Yani Tuncay Özkan'ı kullanabildiğin kadar kullan, sahip çıkacağın yerde de paçavra gibi kenara at ve ticarî bir iş yapan şahsı 'bu da onlardan' diyerek ademe mahkûm etmeye çalış. Olmaz! Bilkent Üniversitesi'ni satın alma hikâyesini niye uyduruyorlar anlamak mümkün değil? 'Cemaat' bu üniversiteyi ne zaman almak istemiş de teklif götürmüş? Rektör Ali Doğramacı, Fatih Çekirge'ye 'Sülün Osman'ı hatırlar mısınız? Önüne gelene Galata Kulesi'ni satardı. Bizimki de öyle oldu. Bilkent satıldı iddiası tam bir Sülün Osman hikâyesidir. Böyle bir şey olur mu?' demiş ama inanın paranoyaklar 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' diyerek buna kendilerini inandıracak ve hitap ettikleri insanların da inanmasını bekleyeceklerdir. Hem Bilkent gibi bir markayı satın almaya 'cemaatin' gücü yeter mi bunu bile düşünemiyorlar. Kendin uydur kendin inan öyleyse! Hem 'bardağı taşırıyor' efelenmesi ne öyle? Kimsenin bardak taşırdığı filan yok. Külhanbeyliğin bu tarafta geçmediğini bilmeleri lâzım değil mi? Siparişi verenlere mi güveniyorlar acaba? "Daha baştan kabul etmek gerekir ki, saldırmak ve ısırmak bazılarının tabiatı haline gelmiş. Ne yapalım, Cenâb-ı Hak, bize insanları ısırmak için bir diş, parçalamak için de vahşî bir pençe vermemiş! Öyleyse, bu yolun çileleri karşısında sabretmemiz ve hemen hafakanlara girmememiz lazım. Zaten, bizim inancımıza göre, misliyle mukabele etmek zâlimce bir kaidedir; dövene elsiz, sövene dilsiz ve kalpsizlere karşı bile gönülsüz davranmak ise mesleğimizin en önemli esaslarındandır." (Fethullah Gülen) Başka birisinin, yazdığı kitapları fona koyarak verdiği poz eşliğinde karanlıklara hizmet eden bir yere söylediklerinde de aynı ruh halinin izleri var: Bu parayı nereden buluyorlar? Neymiş efendim Zaman gazetesi 835 bin kişiye abone sistemiyle bedava dağıtılıyormuş da bu parayı nereden bulduklarının Maliye tarafından araştırılması gerekiyormuş! Adamın hesaptan-kitaptan anlamadığını söyleseniz hakaret olacak. Bu kadar gazetenin her şeye rağmen bedava dağıtılmasının maddî bakımdan ne demek olduğunu, bu gazetenin tirajının bağımsız bir denetim kurulu tarafından kontrol edildiğini bilmemesi imkânsız olan birisi bu yanlışlarda niye ısrar eder acaba? Tenis kortu maceralarını örtbas etmek için mi acaba? Hem dâvâlı olduğu eski patronuna sorsa 'Zaman'a çıkardıkları faturaların miktarı ne kadar' diye belki ikna olur. Bir de kendi kazançlarının kaynağını açıklasa önce. Yavuz hırsızlığa soyunup baskın basanındır havasına girmesine gerek yok. Selam ve Dua ile |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 26
Mesajlar: 139
| CIAsal İslam... -------------------------------------------------------------------------------- Fethullah Gülen ve ılımlı islam söylemini 'birilerinden' değil 'kuklacıdan' dinleyin. İşte 'kuklacının' o raporu; CIA'nin 88 sayfalık raporunun girişinde şu cümleler dikkat çekiyor: 'İslam Dünyası kendi değerlerini ve doğasını tanımlamanın kavgasını yaşıyor. Peki ABD'nin bu kavgadaki öncelikleri neler? Önce İslamiyet'ten kaynaklanan şiddetin önlenmesi, sonra ABD'nin İslamiyet'e karşı olduğu imajından kaçınılması ve daha sonra da İslam dünyasının demokratikleştirilmesine yönelik atılacak radikal adımların planlanması...İslam dünyası şu an gelişme yoksunluğu ve globalleşme ile uyumsuzluk sorunlarıyla boğuşuyor ve bugüne kadar İslam dünyasında çare için bulunan milliyetçilik, Pan-Arabizm, İslam devrimi vb. kavramların da bu çözümde yetersiz kaldıkları görülüyor.' Bu tanımlamadan sonra raporda İslam dünyası 4 başlıkta şöyle kategorize ediliyor: ' 1) Köktendinciler: Demokratik değerleri redderler ve İslami değerlerle yönetilen otoriter bir dtevlet biçiminden yanadırlar. 2) Tutucular: tutucu bir toplum isterler ve modernleşme ve değişim konularına kuşkulu yaklaşırlar. 3) Ilımlılar: İslam dünyasının, globalleşmenin bir parçası olmasından yanadırlar ve İslamda reform ve modernleşme isterler. 4) Laikler: Din ve devlet işlerinin ayrılmasından yanadırlar. Batı türü demokrasiden yanadırlar ve dini kişi düzeyine indirgemeye çalışırlar.' Bu kategorilendermenin ardından ABD yönetiminin yapması gerekenler raporda şöyle sıralanıyor: 'Önce 'Ilımlı İslamcılar' desteklenecek: Çalışmaları ve görüşlerinin yayınlanması ve dağıtılmasına maddi katkı yapılacak, daha geniş kitlelere ve özellikle gençlere ulaşmaları teşvik edilecek, sivil toplum kuruluşları kurmalarına, eğitim için yer bulmalarına ve politik süreç içinde gelişmelerine destek olunacak, görüşlerini yaymak için web sitesi, okul, enstitüler kurmalarının önü açılacak ve Ilımlı İslam'ın kitlelerin alternatifi olması sağlanacak. Köktendincilere karşı tutucular desteklenecek: Bu amaçla, her iki grubun ittifak kurmalarının önüne geçilecek, tutucularla Ilımlı İslamcıların ittifak kurmaları sağlanacak ve tutucu eğitim kurumlarında ılımlı İslamcılar'ın görüşlerinin yayılmasına çalışılacak, tutucu İslamcılar arasında özellikle Sufizm'in taban bulması için uğraşılacak. Laikler, duruma göre desteklenecek: Laikler'in köktendinci tehhlike karşısında ABD ile aynı görüşte olmaları için uğraşılacak ve bu durum laiklerin milliyetçilik ve sol akımlara yanaşması önlenerek gerçekleştirilecek. Köktendincilerle etkili mücadele edilecek: bu konuda da köktendincilerin terör eylemleri sürekli gündemde tutulacak, gazetecilerin köktendinci akımlar içindeki yolsuzlukları, baskıları, moralsizliği sürekli gündemde tutmaları sağlanacak, aralarındaki bölünmeler hızlandırılacak.' Raporun daha sonraki bölümlerinde kategoriler daha detaylı olarak anlatılıyor ve Türkiye'yi ilgilendiren bölümler başlıyor. Örneğin Köktendinci gruplar arasında El Kaide ile birlikte Kaplancılar da sayılıyor. Laik kategoriye en iyi örnek olarak Türkiye'deki Kemalistler gösteriliyor ve aslında milliyetçilik vb akımlar nedeniyle aslında laiklerin ABD'ye çok yakın bakmadıkları da raporda yer alıyor. Peki bu durumda en iyi ittifak olarak kim kalıyor? Rapora göre bu durumda en iyi ittifak Ilımlı İslamcılar'la yapılabilir... Ve sıkı durun raporun 38. sayfasında Ilımlı İslamcı olark Türkiye'den Fethullah Gülen'in adı örnek olarak veriliyor. 39. sayfada da Ilımlı İslamcılar'ın en büyük eksikliklerinden birinin 'ekonomik güç' olduğu vurgulanıyor ve maddi açıdan desteklenmeleri isteniyor. Raporda Türkiye'nin Ilımlı İslam için iyi bir madel oluşturduğu tespitinde bulunularak, bu konuda Türkiye'deki iktidarın desteklenmesinin altı çiziliyor. Raporun daha sonraki bölümlerinde kategorilendirilen İslami grupların, kadın, evlilik, cihad, demokrasi, eğitim vb. konulara nasıl baktıkları da ayrıntılarla inceleniyor. Raporun son bölümünde 'Derin Strateji' başlığı altında da, ilk başta verilen 'Yapılacaklar' daha da detaylandırılıyor. Burada en ilgi çekici olanı da, 'Ilımlı İslami bir lider oluşturulması' başlığı altında ortaya çıkıyor: 'Ilımlı İslamcılar'ın cesur sivil liderler olmasına çalışılmalı ve demokrasi, insan hakları, kadın hakları konusunda etkili politikalar geliştirmeleri sağlanmalı. İslamın bir üst kimlik olduğundan çok, insanlarının kimliklerinin bir parçası olduğu işlenmeli, sivil toplum örgütleri oluşturarak Ilımlı İslamcı liderlere yardım edilmesine çalışılmalı...' Tabii raporda Türkiye'yi, Irak'ı ve tüm İslam dünyasını ilgilendiren bölümler ve hepimize tanıdık gelecek 'uygulama önerileri' bulunuyor... Biz burada sadece raporu kısaca özetledik...Bilmek sabır ve araştırma istiyor. Bilen, bulmacayı daha kolay çözüyor... (Rand.org 'Civil Democratic Islam: Partners, Resources and Strategies') |
| |
| | #3 | |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
//selametle | |
| |
| | #4 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 155
| Sizin Bin gecenizin Onların bin gecesine tekabul eden kişiler hakkında yorum yapmayın. Bu konu çok su götürür. Lütfen BUrda kapansın. Selam ve Dua ile |
| |
| | #5 | |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 143
| Alıntı:
dinsizlere, bu ülkenin ve milletin önüne geçip ilerlemesine engel olanlara, saman altından su yürütenlere, bu güne kadar meydanı boş bulup kendi atlarını oynatan karaktersizlere, insanları şu yada bu hesapla bölüp parçalayıp yutmak isteyen hainlere çok zarar veriyor.... ![]() | |
| |
| | #6 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 26
Mesajlar: 139
| Valla o rapor resmi bir rapordur ayrıca merak etmeyin aydın doğanda bu hükümet gibi israil ve amerikanın taşeronluğunu yapmaktalar bizim bin gecemize bedel olana insanları ırakta camileri yıkıp müslümanları öldüren insanlara tepki göstermeye bekliyoruz bir kere de amrekika katildir desinler ben susucam saygılar |
| |
| | #7 | |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| Alıntı:
Körü körüne taassup sizinkine deniyor galiba, sizin ne haddinize insanları birbirine kıyaslamak "Üstünlük ancak takva'da dır" buyuruyor" Allah rasulü. Takva ise Allah'tan hakkıyla korkmak demektir yani kalbi ve ruhi bir iştir, Dolayısıyla batini'dir, batında olan herşeye ise Allah c.c. hükmeder, Allah rızası için bir şeylerin ucu size dokunuyor diye hemen muhataplarınız yerden yere vurup hocaefendilerinizi!!! de göklere yükseltmeyin, Ayrıca kaç defa bir geceleri ,bizim bin gecemize tekabül eden kişinin yanında kaldınız ki bu kadar emin konuşuyosunuz. Düzenleyen: SeYYaF , 06-06-2008 - 11:23. | |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Hali hazırda birbirimizin güzel yönlerini görmek zorundayız. Birilerini suçlamanın, biryerlere dayandırmanın anlamı yok.Bu ancak islam düşmanlarını sevindirecek bir uğraştır. Birilerinin yanlışı tüm bir camiayı zan altında bırakmayı gerektirmez. Yanlışlar yok demiyorum;beşerdir her daim şaşabilir. Ama dedim ya öncelikli işimiz bu değil; evvela uhuvveti kuvvetlendirecek bir bakış ve uğraş içinde olmalıyız. |
| |
| | #9 | |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| Alıntı:
Allah razı olsun kardeşim | |
| |
| | #10 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| Huzur islamda kardeşim raporun devamını nerde bulabiliriz ,ingilizce türkçe farketmez, olursa sevinirim inş. selam ve dua ile... |
| |
| Konu Araçları | |
| |