![]() |
| | #31 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Atatürk’ü seviyor musun, sevmiyor musun?” sorusuna verdiği cevap nedeniyle günlerdir hakkında linç kampanyası başlatılan Nuray Bezirgan, programın perde arkasını Vakit’e anlattı. Kanal 1 televizyonunda yayınlanan Teke Tek programında Fatih Altaylı'nın, “Atatürk'ü seviyor musun, sevmiyor musun?” sorusuna verdiği cevap nedeniyle günlerdir hakkında linç kampanyası başlatılan Nuray Bezirgan, programın perde arkasını Vakit'e anlattı. Programda verilen aralarda Altaylı'nın kendisinden bir türlü istediği cevabı alamadığını itiraf ettiğini kaydeden Başaran, “Programa Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını tartışmak için davet edilmiştik. Atatürkçü Düşünce Derneği'nden katılan bayan, sorulara, 'bunu geçelim, burası Türkiye Cumhuriyeti, herkes kanunlara uymak zorunda' gibi bildik cevaplar veriyordu. Altaylı ise sorularıyla beni bir türlü sıkıştıramayınca verilen arada, 'ya sen ne kadar rahatsın, beni mahvettin' dedi. Programın sonunda son çare olarak Atatürk'e başvurdu. Adeta topu taca atarak meseleyi 'Atatürk'ü sevmek ya da sevmemek'e dönüştürdü. 2,5 saat süren programdan geriye bu kaldı” dedi. ATATÜRK'Ü BÖYLE “SEVDİRDİLER”! Başörtülü olduğu için üniversiteye alınmadığı 2000 yılında hakkında “Eğitim ve öğretimi engelleme” suçlamasıyla dava açıldığını kaydeden Bezirgan, “Şu komediye bakar mısınız, okula alınmayan benim, 'eğitimi engelliyor' diye hakkında dava açılan yine benim. Bu zihniyetten mantık ve adalet beklenir mi? Dava sonucu hakkımda 6 ay hapis kararı verildi” diye konuştu. Yine 2000 yılında katıldığı bir başörtüsü eyleminde karşılaştıkları polis müdahalesiyle gözaltına alındığını anlatan Bezirgan, “O dönem ben hamileydim ve karnımda ikiz bebek taşıyordum. Polislere söylememe rağmen ite kaka araca bindirilerek gözaltına alındık. Uzun süre nezarette kaldım. Açlıktan kan şekerim düştüğü için baygınlık geçirdim. Beni hastaneye kaldırmışlar. Hastanede yapılan muayenede bebeklerden birinin öldüğünü öğrendik. Aynı gün kollarımdan serum iğnelerini sökerek mahkemeye çıkarıldım, tüm bunları belgeleyebilirim” diye anlattı. Bezirgan daha sonra bir telefon görüşmesinde, araya giren üçüncü bir şahsın küfürler ederek hayatta kalan çocuğunu da öldürmekle tehdit ettiğini anlatan Bezirgan, bu olaydan sonra yurtdışına gitme kararı aldıklarını söyledi. KARTELDEN YALAN HABERLE TEHDİT Atatürkçülerin, fikri yetersizliklerini kapatmak için Atatürk adını kullandıklarını dile getiren Bezirgan, “Başörtüsü düşmanlığının tutar hiçbir yanı olmadığı için bu zulmü de Atatürk'e dayandırıyorlar. Oysa belki Atatürk yaşasaydı benim giyimime saygı duyacaktı, bunu onlar da bilemez. Benim programdaki sözlerim de gayet açık, Atatürk'ün kişiliğine dönük bir hakaret asla söz konusu değil. Ancak Atatürk adına yaşadığımız bunca şeyden sonra 'benden nasıl Atatürk'ü seviyorum' dememi bekleyebilirler” diye konuştu. Programın ardından kartel medyasının kapılarına gelerek ısrarla röportaj talep ettiklerini, Uğur Dündar'ın da programına katılması için para teklifinde bulunduğunu kaydeden Bezirgan, son olarak eşi hakkında Star televizyonu tarafından asker kaçağı yalanı ortaya atıldığını dile getirerek, “Kanalı arayarak neden böyle asılsız bir iddia attınız ortaya, diye sorduk, 'Ama siz programlara çıkmazsanız böyle olur' dediler, bu gazetecilik mi?” dedi. İŞTE 5816 SAYILI KANUN “Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir...” ----------------- '5816 çağdışı' Yazar Gülay Göktürk, “Herhangi bir halk önderinin yasayla koruma altına alınması ne mantığa, ne hukuk devletine sığar” dedi. “Böyle bir şey son derece çağdışıdır” diyen Göktürk, “Diktatörlüklerde görülür böyle bir şey. Kimin kimi sevdiği kendisini bağlar. Bu konu hukukun meselesi değildir. Soruşturma açılması hukukun evrensel ilkelerine aykırıdır.” “ATATÜRK'Ü SEVMİYORUM DEMEK SUÇ DEĞİL” Eski savcı Gültekin Avcı da bu yasanın dünyada bir emsali olmadığını vurguladı. Avcı, “Atatürk'ü koruma kanunu”na rağmen “Atatürk'ü sevmiyorum” demenin hakaret kapsamına girmeyeceğini ve suç teşkil etmeyeceğini ifade etti ve “Bir irade açıklamasıdır bu. Soruşturma da hukuki değil” diye konuştu. İfade özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğunu ve ideolojilere kurban edilemeyeceğini bildiren Mazlumder Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Tarihsel bir kişilik olan Atatürk hakkında ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı açık olan bir beyan nedeniyle kişilerin suçlanması insan haklarına aykırıdır” diye konuştu. vakit |
| |
| | #32 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 17
Mesajlar: 1,522
| Ben kızlar adına üzüldüm .çünkü "Atatürkü sevmiyorum" cümlesini Türkiye de söyleyen herkese dava açılmıştır ve sonucu hapis olmuştur.Ayrıca artık başörtülülerin hepsinin bu görüşe sahip olduğu düşünülecek ki bu çok kötü bir şey."Atatürk'ün düşünceleri ile beni okuluma başörtüm ile almıyorlarsa benden onu sevmemi bekleyemezsiniz" cümlesi bütün başörtülüleri kapsıyor.ve ayrıca Atatürk hayatta olsaydı biz rahatça başörtümüz ile bütün resmi kurumlara girebilirdik.Ben bu şekilde düşünüyorum. Birde geçen sene okulumuzun katılmış olduğu bir yarışma vardı.Bizim okulumuzu bir abi temsil edicekti ve bu yarışmanın konusu belirli bir sürede bir konu üzerinde ne kadar konuşulabilinecekti.Abi konuşmasını arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda bir Fransız düşünürünün görüşlerinden yararlanılanılmıştır. cümlesini söyledi ve bu doğru bir cümle ayrıca Atatürk'e karşı hiç bir hakaret içermiyor ama sonuç abinin 1,5sene hapse çarptırılması oldu. Düzenleyen: kır çiçeği , 14-06-2008 - 12:55. |
| |
| | #33 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
| |
| |
| | #34 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 17
Mesajlar: 1,522
| ben bunu olay olarak düşünmedim ama Atatürk zorla mı inkılaplarını halka yaptırmaya çalışmış sizce?Ki zorla yaptırmış olsaydı bu halde olmazdık.Ha bu halde derken kastım Tükiye toprakları içinde rahatça başörtümüz ile gezemezdik.Bence şu andaki başötüye karşı olan insanlar başörtünün Türkiye'yi gelişen bir ülke göstermediğini zannediyorlar ve çok yanlış düşünüyorlar |
| |
| | #35 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
| Alıntı:
Ayrıca bunlar benim sorumun cevabı değildi ... | |
| |
| | #36 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Şapka takmadıkları için idam edilenleri ne de çabuk unuttunuz... Benim anlayamadığım kraldan çok kralcı kesilen arkadaşlarımızdır. Herşey gün gibi ortadayken neyi savunuyorsunuz Allah aşkına? |
| |
| | #37 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 17
Mesajlar: 1,522
| Siz okumuş olabilirsiniz.Ama ben okulda bize anlatılan YANLIŞ tarihe dayanarak söyledim özür dilerim efendim Ki ben birşeyleri yanlış biliyorsam bunu siz büyüklerim düzeltmekle ve bizleri bilgilendirmekle görevlisiniz |
| |
| | #38 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| |
| |
| | #39 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,794
| |
| |
| | #40 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| "Yine 2000 yılında katıldığı bir başörtüsü eyleminde karşılaştıkları polis müdahalesiyle gözaltına alındığını anlatan Bezirgan, “O dönem ben hamileydim ve karnımda ikiz bebek taşıyordum. Polislere söylememe rağmen ite kaka araca bindirilerek gözaltına alındık. Uzun süre nezarette kaldım. Açlıktan kan şekerim düştüğü için baygınlık geçirdim. Beni hastaneye kaldırmışlar. Hastanede yapılan muayenede bebeklerden birinin öldüğünü öğrendik." ------------------------- yok böyle bir olay ya ![]() ![]() hangi mantığa hangi akla hizmetle karnında bebekle eyleme gidilir ki .. sonra bir de marifet gibi anlatılır .. yazık ..kendisine verilen emanete sahip çıkarmada hasasiyet göstermeyen birinin ... |
| |
| Konu Araçları | |
| |