ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Güncel Haberler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 12-10-2006, 16:09   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 306
Varsayılan Türkiye'den Fransa'ya sert tepki

Sözde Ermeni soykırımını inkarına ceza getiren yasa tasarısını kabul eden Fransa'ya Türkiye'den tepki yağdı. Dışışleri Bakanlığı, "yasa ahlaka aykırı" dedi.

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Fransız Ulusal Meclisinin kararıyla ilgili olarak, ''Utanç verecek bir karardır. Türk milletine karşı hasmane bir tutumdur. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir' değerlendirmesinde bulundu. Arınç, sonucun bu şekilde çıkabileceği konusunda herkesin beklentisi olduğunu bildirerek, ''Utanç verecek karardır. Bu, Türk milletine karşı hasmane bir tutumdur. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Türk halkının temsil yeri olan TBMM'de, Fransa Parlamentosunun aldığı veya alacağı bu kararı, üzüntüyle ve esefle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum'' dedi.

Geçen aylarda gündeme gelen teklifin ertelendiğini hatırlatan Arınç, ancak Fransız Sosyalist Partisi'nin inisiyatifinde getirilen yasa teklifinin kabul edileceğinin görüldüğünü anlattı. ''Bu, öncelikle 3. bir ülke hakkında parlamentoların tarihte kalmış olaylar konusunda karar almasıdır. Külliyen yanlıştır'' diyen Arınç, tartışmalı bir konu üzerinde bir parlamentonun başka bir ülkenin halkı için suçlayıcı karar alamayacağını, alması halinde ise bağlayıcı olamayacağını vurguladı.

''DÜNYA YÜZÜNDE GÖRÜLMEDİ''

Böyle bir kanunun dünya yüzünde bugüne kadar görülmediğini belirten Arınç, şunları kaydetti: ''Özgürlüğün ifade edildiği ya da beşiği sayılan bir ülkede, böylesine bir karar alınması hele hele böyle bir kanunun sadece iç politika hedefleriyle gündeme gelmesi, yani yaklaşan seçimlerde belli bir etnik unsurun oylarına yönelik bir politika olarak kabul edilmesi, çok acı ve çok acınacak bir olaydır. Fikir ve ifade özgürlüğüne tamamen zıt bir karardır. 'Ermeni soykırımı vardır' diyen ile 'Ermeni soykırımı yapılmamıştır, bu sözde bir Ermeni soykırımıdır' diyenlerin aynı özgürlükten istifade etmeleri gerekir. Bir tarafıyla 'vardır' diyeni kabul ederken, 'yoktur' diyene ceza öngören bir kanun teklifinin kabul edilmesi, birilerinin benzetmesiyle, akıl tutulması olarak benzetmesiyle ama gerçekten fikir, düşünce ve ifade özgürlüğüne vurulmuş büyük bir darbe olarak görüyoruz.''

''İLİŞKİLERİ ZEDELEYECEK DAVRANIŞ...''

Arınç, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin çok eskiye dayandığını, Tanzimat'tan bu yana Türkiye'nin siyasi, ekonomik, sosyal hayatında, yaşadığı değişim ve dönüşümlerinde Fransa'nın etkisinin büyük olduğunu söyledi. Fransa'dan örnek alınan bazı kurumlarla Cumhuriyet'in temel kurumları olarak onlara bir fonksiyon verildiğine işaret eden Arınç, ''Ama ne yazık ki Fransa, bu ve buna benzer davranışlarıyla Türk halkında büyük bir tepki meydana getirmekte ve bu ilişkilerimizi toptan zedeleyecek davranış içine girmektedir'' dedi. Yasa teklifinin yeniden gündeme geleceğinin görülmesinin ardından milletvekillerini Fransa'ya gönderdiklerini hatırlatan Arınç, temaslar sonucunda girişimden vazgeçilebilir mi çalışmasının yapıldığını, halen bazı milletvekillerinin Fransız Parlamentosundaki görüşmeleri yakından izlediğini söyledi.

''ÜZÜLÜYORUZ, UTANÇ DUYUYORUZ''

Arınç, sözlerini şöyle tamamladı: ''Böyle bir kanun çıkarsa, bu kanuna karşı geldiğini ifade edecek Türkiye'de pek çok siyasetçi, işadamı, bilim adamı, sanatçı ve yazar mutlaka bulunacaktır. Fransa'ya giderek, 'siz böyle bir kanun çıkardınız. İşte ben Ermeni soykırımı yoktur diyorum, hadi beni hapse atın' diyecek pek çok insanın bulunacağına hepimiz inanıyoruz. Sadece iç politika hesabıyla bunu yapanlar bu yaptıklarından utanç duymalıdırlar. Bunu Başkanlık Divanı olarak hiçbir parti farkı gözetmeksizin oybirliğiyle bir düşünce olarak ifade ediyoruz. Üzülüyoruz, utanç duyuyoruz. Bunun Parlamentodan çıktıktan sonra yine de engellenmesini ve Senato tarafından hiçbir zaman kabul edilmemesini temenni ediyoruz. Ama bu tür olayın gündeme gelmesi bile bizi üzmüştür. Kanunlaşmasından ziyade, bu konuların yine Fransız Parlamentosunda konuşulmasından bile üzüntü ve utanç duyuyoruz. Eminiz ki Fransa, yaptığı hatayı anlayacaktır, Senato Başkanı ve senatörler, bunu kanunlaşmamak üzere görüşmeyeceklerdir."

DIŞİŞLERİ'NDEN SERT TEPKİLER

Dışişleri Bakanlığı da yasa tasarısını kabul etmesinin ardından sert bir açıklama yaptı. Kararın “derin esefle” karşılandığını, ikili ilişkilerin darbe aldığını vurgulayan Bakanlık, “Bu yasa tasarısı ile Fransa Türk halkı nezdinde sahip olduğu ayrıcalıklı konumunu ne yazık ki kaybetmektedir” denildi.

Dışişleri açıklamasında, “Uzun bir geçmişe dayanan ve asırlar boyunca özenle geliştirilen Türkiye-Fransa ilişkileri, izledikleri politikaların sonuçlarını görmekten uzak bir kısım Fransız siyasetçinin asılsız iddialara dayanan sorumsuz girişimleri sonucu, bugün ağır bir darbe almıştır” denildi.

Uzun bir süredir Fransa’da yerleşik Türk vatandaşları, sivil toplum örgütleri ve iş çevreleri ile ele ele en üst düzeyde diplomatik ve parlamenter girişimlerin yapıldığına dikkat çekilen açıklamada bütün bu girişimlere karşın yasa tasarısının Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin “derin esefle” karşılandığı belirtildi.

HAYAL KIRIKLIĞINI YARATTI

Yasa tasarısının yasallaşması, Senato’da da ele alınmasına bağlı olarak Meclis’e geri gelmesinin ardından yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığına sunulmasını içeren uzun bir sürece tabi olacağına dikkat çekilen açıklamada bununla birlikte Ulusal Meclis tarafından anılan yasal süreçte atılan bu ilk adımın Türkiye’de büyük hayal kırıklığı yarattığı belirtildi. Açıklamada şöyle devam edildi:

“Tasarının bu yasal süreçte akim kalmasına yönelik tüm çaba ve girişimlerimiz her düzey ve kanaldan sürdürülecektir. Son günlerde Fransa’da yasa tasarısına karşı güçlü eleştirilerin dile getirilmesi, Fransa’nın da bu yasa teklifini içine sindiremediğini, tasarı üzerinde kamuoyunda oydaşma sağlanamadığını ve bu talihsiz girişimin ciddi destek bulamadığını göstermektedir. Ancak bütün bunlar olayın vahametini azaltmamaktadır.”

AVRUPA SÖZLEŞMESİ’NİN İHLALİ

Dışişleri açıklamasında yasa tasarısının, ifade özgürlüğünü tüm diğer Anayasal hakların üzerinde gören Fransız Anayasal düzeni ile düşünce ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumlarda hangi istisnai hallerde yasalarla sınırlandırılabileceğinin sınırlarını açıkça ortaya koyan Avrupa Sözleşmesi’nin ihlali anlamına geldiği vurgulandı.

ÇİFTE STANDART

Tasarının çağdaş temel hak ve özgürlüklerin beşiği ve “Özgürlük, Eşitlik ve Kardeşlik” kavramlarıyla hür dünyaya ilham kaynağı olmuş Fransız milleti ile bugüne kadar özdeşleştirilen değerlere ters düştüğüne dikkat çekilen açıklamada şu unsurlar da vurgulandı:

“Kendi tarihi ile hesaplaşmaya geldiğinde, yetkili ağızlardan, parlamentoların tarihi yeniden yazmak gibi bir görevlerinin bulunmadığını ve bu sorumluluğun tarihçilere ait olduğunu ikrar eden bir ülkenin parlamentosunun başka devletlerin tarihi üzerine hükümde bulunması ve cezai yaptırım yetkisini kendisinde görmesi ibret verici bir çelişki teşkil etmektedir.

Temel hak ve özgürlüklerin daha da geliştirilmesi amacıyla son yıllarda gerçekleştirdiğimiz önemli reformlara karşın, ülkemize ifade özgürlüğü konusunda ilave adımlar atılması gerektiği yönünde telkinlerin yapıldığı bir dönemde Fransa’da böyle bir yasa tasarısının gündeme gelmesi de ayrı bir çifte standardı ortaya koymaktadır. Devletlerin inandırıcılığı, vaaz ettikleri değerlere öncelikle kendilerinin sahip çıkmalarından geçmektedir.”

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ REHİN ALINDI

Dışişleri Bakanlığı, tasarının demokratik bir rejim ile bağdaştırılamayacak şekilde düşünce ve ifade özgürlüğünü rehin aldığını belirterek tasarının Türkiye’de Ermeni vatandaşları dahil Türk milletinde derin bir infial yarattığını belirterek açıklamasını şöyle noktaladı:

“70 milyonluk Türk halkı asılsız iddialara istinaden düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasını reddetmektedir. Bu yasa tasarısı ile Fransa Türk halkı nezdinde sahip olduğu ayrıcalıklı konumunu ne yazık ki kaybetmektedir.”

HÜRPARTİ Genel Başkanı Yaşar Okuyan ise Fransa Parlamentosundaki oylama sırasında, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, bu Fransa'nın tarihe adını fikir özgürlüğüne karşı olan ve düşünce özgürlüğünü reddeden bir ülke olarak geçeceğini söyledi. Fransa'nın insanları düşündüğü ve düşündüğünü söylediği için 5 yıla kadar mahkum edecek bir yasa tasarısını müzakere etmesini bile büyük bir ''ayıp'' olarak niteleyen Okuyan, şunları söyledi: ''Bu ayıp tarih boyu Fransa'nın yüzüne sürülmüş bir leke olarak kalacaktır. Tıpkı geçmişte masum yüzbinlerce insanı soykırıma tabi tutarak, katletmesi gibi. Nasıl Cezayir denilince akla Fransa geliyor ve Fransızlar bu lekeyi taşıyor, şimdi de bu yasa tasarısı Fransa'nın taşıyacağı 2. bir lekedir.''

Yasa teklifinin kabul edilmesi, yurdun çeşitli yerlerinde protesto edildi. Saadet Partisi İzmir İl Teşkilatı üyeleri, Fransa'nın İzmir Konsolosluğu önüne siyah çelenk bıraktı. Partinin İzmir İl Başkanı Şerafettin Kılıç, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'ye karşı bu yaklaşımın, açıkça düşmanlık duygularının dışa vurumu olduğunu söyledi. Kılıç, ''Olmamış bir soykırım iddiasını reddetmeyi suç sayacak bir yasa çıkarmak, akılsızlık ve ahlaksızlıktan da öte düşmanlık göstermektedir'' dedi. Fransa'nın daha önce de ''Soykırım Anıtı'' diktiğine ve ''Ermeni Soykırımı''nı resmen tanıdığına dikkati çeken Kılıç, ''Onlarca Afrika ve Asya ülkesinde yaptığı işgallerle arkasında milyonlarca katledilmiş insan bırakan Fransa'nın, asılsız iddialarla bizim adımızı ağzına bile almaya hakkı yoktur'' diye konuştu. -
"DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE VURULMUŞ BİR DARBEDİR''
Bitlis Barosu Başkanı Mezher Yürek, yaptığı açıklamada, yasa teklifinin düşünce özgürlüğüne vurulmuş önemli bir darbe olduğunu söyledi. Din, düşünce ve ifade hürriyetinin köklendiği bir ülkede böyle bir yasa teklifinin görüşülmesinin, Avrupa'nın insan hakları ve temel özgürlüklere karşı duyarsızlaşacağını gösteren önemli bir olgu olduğunu belirten Yürek, Bitlis Barosu olarak insan düşünce ve hürriyetlerine karşı olacak girişimlere karşı duracaklarını bildirdi. Yürek, AB'ye uyum sürecinde olan bir ülkeye soykırım iddialarını dayatmayı, ''sürece engel olmak'' olarak değerlendirdiklerini kaydetti.

''SOYKIRIM TİYATROSUNU KINIYORUZ''

Uşak Tabip Odası Başkanı Zafer Aydın, düzenlediği basın toplantısında, Ermenilerin Osmanlı topraklarında 600 yıl yaşadıklarını ve bu süre zarfında din, dil, gelenek ve göreneklerine müdahale edilmediğini belirtti. Batılı ülkeler ve Rusya'nın, Osmanlı topraklarını paylaşmak için Osmanlı Ermenilerini araç olarak kullandıklarını ifade eden Aydın, ''Nice karanlık siyasi emellere malzeme edilen Osmanlı Ermenilerinden, günümüzde bir Ermeni meselesi daha çıkarılmıştır'' dedi. Türklerin geleneklerinde farklı kültürlere karşı ayrımcılık olmadığını vurgulayan Aydın, şunları kaydetti: ''Yahudilere yüzyıllarca toprak edinme hakkı vermeyen ve şehir dışındaki gettolarda sefil bir hayata mahkum eden Batı, her şeyden önce kendi tarihiyle hesaplaşmalıdır. Avrupa ülkesi Fransa'da ifade hakkını suç sayan bir yasanın oylanabilmesi ise Avrupa tarihine utanç vesikası olarak geçecektir.''

KARAMÜRSEL'E CEZAYİR SOYKIRIM ANITI

Kocaeli'nin Karamürsel İlçe Belediye Başkanı İsmail Yıldırım, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin bütünlüğü ve tarihi kimliğine yapılan ''siyasi hücumların'' son günlerde kasıtlı olarak yoğunlaştırıldığını savundu. Cezayir'in 100 yıllık bir süreçte soykırıma uğradığını belirten Yıldırım, tarihi ve kültürel bağları da dikkate alarak bu ülkenin yerel yönetimleriyle ''Kardeş Kent'' ilişkilerine girme konusunda ön çalışmalara başladıklarını söyledi. Yıldırım, ''Gerçek anlamda soykırıma uğradığına inandığımız Cezayir halkının yerel yönetimleriyle bundan böyle daha dostane ve daha kalıcı ilişkiler kurmayı hedefliyoruz. Cezayir'in uğradığı soykırım anısına Karamürsel'de bir anıtın açılması için Kocaeli Valiliği ile İçişleri Bakanlığına başvurduk'' dedi.

''FRANSA ATEŞLE OYNUYOR''

Çorum'un Sungurlu İlçe Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Şahiner, yaptığı açıklamada, yasa teklifinin oylanmasının, Ortaçağ'daki haçlı zihniyetinden farklı olmadığını söyledi. Türkün tarihinde katliam olmadığını ifade eden Şahiner, ''Eğer katliamsa Diyarbakır, Erzurum, Sarıkamış'ta bulunan toplu mezarlara baksınlar. Cezayir'de 1,5 milyon insanı katleden Fransa, bugün çıkmış Ermeni katliamından bahsediyor'' dedi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 01:10


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats