![]() |
| | #1 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 60
| Haddini aşan kadın salyasını akıttı ![]() 2007-04-14 09:22 -------------------------------------------------------------------------------- Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Türkan Saylan, Türkleri barbarlıkla suçladı. TÜRKAN SALYA AKITTI Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Türkan Saylan, Türkleri barbarlıkla suçladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Yerleşkesi'nde 'Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik' konulu toplantıda konuşan Saylan, Türk milletinin tarih boyunca hep yakıp yıktığını öne sürdü. HADDİNİ AŞAN BALERİN Türkan Saylan, çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istediklerini söyledi. Bunun bir alışkanlık haline geldiğini iddia eden Saylan şöyle konuştu: 'Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız.' Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 14 Nisan'da düzenleyeceği mitinge destek talebinde bulunan Saylan, 'ÇYDD olarak 14 Nisan'da Ankara Tandoğan'dayız. Yozlaştırmaya çalışanlar olacaktır. Aramızdan da çıkacaktır. Çağdaş, laik ve demokratik bir Türkiye'nin devamı için yapılması gerekenleri yapalım. Sesimizi duyuralım. Bir kişi bin kişiye, bin kişi binlerce kişiye ulaşabilir.' şeklinde konuştu. Çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istediklerini dile getiren Saylan, şunları söyledi: 'Türkiye'nin bölünmesine, ırkçılığa yönelmesine, binlerce yıl öncesinin Arap ve İran âdetlerinin gelmesine karşıyız. Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. İnancın insanların iç dünyasında saklı olmasını istiyoruz.' HZ. MUHAMMED (S.A.V.) İSMİNE HAKARET EDEN KENDİNİ BİLMEZ KADIN !? KİMLERE HİZMET EDİYOR? ![]() Konuşmasında Gençlik Korosu'nu yöneten müzisyenin isminin Muhammed olmasından yakınan Saylan, 'Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?' yorumunu yaptı. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle Türkiye'yi zor günlerin beklediğini savunan Saylan, seçime katılacak partilerin sembolleri ile dalga geçti. Saylan şunları söyledi: 'İnsanlar okuma yazma bilmesin ki parmak bassınlar. Seçim kâğıtları at, eşek, arı ve kuşlarla dolu. Bilinir ki okuma yazma bilmeyen çoğunluktadır ve onlar ancak parmak basarak oy verirler. Onların ağaları, tarikat reisleri çağırır ve biz ata, eşeğe, arıya ya da kuşa oy vereceğiz derler. Böyle bir topluluk nasıl kalkınır? Böyle bir topluluk cahil bırakılmıştır. Bizi yönlendirmek isteyenlere, bizi koyun sananlara karşı dikkatli olalım. Bu ülkedeki insanları siyah-beyaz diye ayırmak, vatansever veya vatan sevmeyen hain diye ayırmak kimin haddine'' |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 831
| MİT’in misyonerlik raporundaki şok isimler Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlattığı yazıda, Profesör Türkan Saylan’ın da adı geçiyor. Yazıya göre, Türkiye’deki bazı Amerikan okullarının kurucusu olan Amerikan Bord Heyeti, bu faaliyetini SEV vakfı eliyle yürütüyor. -------------------------------------------------------------------------------- “Kuruluşumuzdan beri Atatürk ilke ve devrimlerini korumayı ve çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insana ve topluma ulaşabilme ilkesini kendimize misyon belirledik. Amblemimizde Mustafa Kemal Atatürk’ün yüzünün arkasında bir genç kızın ve bir genç erkeğin hatları vardır. Ve bir yanında bütün toplumun bir ok ucuyla ileriye gidişi simgelenir.” Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Profesör Türkan Saylan, başında bulunduğu derneği, “Güneş Umuttan Şimdi Doğar” kitabında işte bu sözlerle anlatıyor. Ama, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın bir süre önce Başbakanlığa sunduğu ve Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlatan bir raporda, Türkan Saylan’ın ismi ve başında bulunduğu dernek de yer alıyor. Ülkemizde bir süredir misyonerlik faaliyetlerinin yoğunlaştığı tartışılıyordu. Geçtiğimiz ay, başında Sinan Aygün’ün bulunduğu Ankara Ticaret Odası bir “misyonerlik raporu” yayımladı. Rapora göre, görünüşte Hıristiyanlığı yayma amaçlı görülen misyonerlik faaliyetiyle, Türkiye’de etnik ayrımcılık ve dini ayrımcılık körüklenmekteydi. Rapor, “Asıl hedef devletin üniter yapısıdır” demekteydi. Misyonerlik faaliyetlerinin Ankara’da yolaçtığı rahatsızlık, yakın zamana kadar Başbakanlık Müsteşarı olarak görev yapmış olan Ahmet Şağar’ın bu konudaki demeçleriyle sürdü, misyonerlik yapan yabancı kuruluşlar hakkında yayınlar yapıldı. Ancak Aksiyon’un ele geçirdiği bir belge, halen sürmekte olan misyonerlik tartışmasına yepyeni bir boyut getiriyor. Milli İstihbarat Teşkilatı İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören imzasıyla 24 Nisan 2001 tarihinde Başbakanlığa gönderilen iki sayfalık yazıda, sürpriz isimler yer alıyor. MİT’in yazısına göre, Hıristiyanlığın bir kolu olan Protestanlığın Türkiye’de yayılması için faaliyet gösteren Dünya Kiliseler Birliği’nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki Amerikan Bord Heyeti, bu faaliyetini Sağlık ve Eğitim Vakfı eliyle yürütüyor. Yazıda Amerikan Bord adına Türkiye’de faaliyet yaptığı belirtilen Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın mütevelli heyetinin başında ise Gülseven Yaşer’in kocası Yaşar Yaşer bulunuyor. Yazıda, doğrudan Amerikan Bord ile bir ilişkisi olup olmadığı belirtilmemekle birlikte Profesör Türkan Saylan’a ve onun başında bulunduğu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne de genişçe yer veriliyor. MİT’in yazısında Profesör Türkan Saylan’ın annesi Lili Mina Raiman’ın aslen Hıristiyan olduğu, 1936’da Leyla ismini aldığı belirtiliyor. İşte büyük tartışmalara yol açacak olan MİT’in iki sayfalık raporu: “Dünya Kiliseler Birliği temsilcisi olarak 1830’lu yıllardan beri ülkemizde faaliyet gösteren Amerikan Bord Heyeti’nin, Protestan mezhebini benimseyen bir kuruluş olduğu, din eğitimi ve sağlık hizmetleri konularında faaliyet gösterdiği, bünyesindeki Protestan kilisesi ve Kitab—ı Mukaddes (Bible House) şirketi aracılığıyla Protestanlığın yayılması için uğraş verdiği öğrenilmiştir. Üsküdar Amerikan Lisesi, Üsküdar SEV İlköğretim Okulu, İzmir Amerikan Lisesi, İzmir SEV İlkoğretim Okulu, Tarsus Amerikan Lisesi, Tarsus SEV İlköğretim Okulu, Gaziantep Amerikan Hastanesi ile bağlantısı bulunan Amerikan Bord Heyeti’nin sağladığı eğitim hizmetlerinden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı’na, sağlık hizmetlerinden dolayı Sağlık Bakanlığı’na, dini çalışmalarından dolayı ise Diyanet İşleri Başkanlığı’na karşı sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca faaliyetlerini yabancı müessese sıfatıyla yürüten ve son yıllarda yeni mülk edinmeyen Amerikan Bord Heyeti’nin tasarrufu altındaki mülklerini de Sağlık ve Eğitim Vakfı’na (SEV) devrettiği ve halihazırda faaliyetlerini SEV aracılığıyla yürüttüğü intikal eden bilgilerdendir. Öte yandan Amerikan Bord Heyeti’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Kitab—ı Mukaddes şirketinin yöneticisi olan Süryani Asıllı Emanuel Bağdaş’ın, Türkiye Ermenileri Patriği Metrof Mutafyan ile Fener Rum Patriği Bartholomeos Arhondonis’in Haziran 2000 ayı içinde yaptıkları görüşmede vardıkları mutabakat gereği, 17 Ağustos 1999 yılı Marmara depremi ardından ortaya çıkan Kiliseler arası deprem yardım komisyonu başkanlığı yaptığı öğrenilmiştir. Amerikan Bord heyeti ile aynı adreste faaliyet gösteren Sağlık Eğitim Vakfı’nın ise ülkemizde sağlık, eğitim, kültür kurum ve kuruluşlarına yardım amacıyla 1968 yılında kurulduğu, vakfın üye sayısının yaklaşık 12 bini bulduğu, üyelerinin Amerikan Bord heyeti ve SEV’e bağlı okullardan mezun olan şahıslardan oluştuğu, 1999 yılı itibariyle 15 trilyon TL’yi bulan malvarlığına sahip olduğu yönünde duyumlar alınmıştır. Başkanlığını Gülseven Yaşer’in yaptığı Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) ile Amerikan Bord Heyeti ve SEV koordinasyon içerisinde olup, ÇEV deprem bölgesinde eğitim ve öğretim evi projesi hazırlayarak Amerikan Bord’dan yardım talebinde bulunmuştur. ÇEV, ayrıca üç bine yakın öğrenciye burs vermektedir. Başkanlığını Profesör Türkan Saylan’ın yaptığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hakkında, Atatürk İlke ve İnkılaplarını kalkan olarak kullanıp, bir çok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiç bir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini sivil toplum kuruluşları birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulmuş ve Dernekler Kanunu 62 ve 85/2 maddesine muhalefetten 5 Şubat 2001 tarihinde Maltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmıştır. Profesör Türkan Saylan hakkında yapılan incelemede annesinin Raber Ragman ve Mina Verlig kızı, 1324 (1908) Bermingen İngiltere doğumlu ve Katolik Hıristiyan olduğu, Lili Mina Raiman ismini taşımakta iken 1936 yılında Leyla ismini aldığı hususları tespit edilmiştir. Merkezi İsviçre Cenevre’de bulunan Dünya Kiliseler Birliği’nin kurulması ilk defa Birinci Dünya Savaşı sonrasında 1920 yılında Fener Rum Patrikhanesi tarafından gündeme getirilmiş ve 22 Ağustos 1948 tarihinde Katolik kiliseleri haricinde 44 ülkeden 147 kilisenin katılımıyla kurulmuştur. Tüzüğündeki amaçları: Dinî diyalog aracılığıyla kiliseler ve insanlar arasında yakın ilişkiler geliştirmek, İnsanların sahip olduğu maddi ve manevi kaynakların paylaşımını sağlamak, Her yerde ve ortamda İncil’in öğretisi doğrultusunda çalışmalar yapmak, İnsanlar arasında adalet, dayanışma ve barışı sağlamak, Kiliselerin insan ihtiyacını karşılamak, Ekümenik bilincini geliştirmek, Birlik ve beraberlik için gelişme ve yenilenmeyi sağlamak, Diğer ekonomik organizasyonlar ile bağlantı sağlamak, Yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde ekümenik hareketleri desteklemek yönünde belirlenmiştir.” MİT’in yazısı hakkında görüşlerine başvurduğumuz Profesör Türkan Saylan, “Bahsedilen olay adaletin önünde bir konu. Bir görüş vermiyorum. İleride kitaplarımda bu konuyu anlatacağım” diyor. MİT’in yazısında Saylan’ın annesi için sadece ismini “Leyla” olarak değiştirdiği yer alırken, Saylan hayatını anlattığı “Güneş Umuttan Şimdi Doğar” kitabında annesinin Müslüman olduğunu şöyle anlatıyor: “Annem bana hamile kalınca Müslüman oluyor. İngilizcesinden Kur’an’ı okuyor. İyi bir Türk gelini olabilmenin tüm koşullarını yaratmaya çalışıyor. Örneğin oruç tutardı. Biz hiçbirimiz evde oruç tutmazken o tutardı.” MİT’in yazısında yer verilen Çağdaş Eğitim Vakfı’nın yöneticilerinden Bike Karaduman ise Aksiyon’a, “Söylediklerinize inanamıyorum, şoke oldum. Hiçbir şekilde ve asla misyonerlik faaliyeti yapmadık. Kesinlikle öyle şeylerle ilgimiz yok” değerlendirmesini yaptı. Sağlık Eğitim Vakfı’nın görevlilerinden Belkıs Aktürk ise Aksiyon’a şu açıklamayı gönderdi: “Amerikan Bord Heyeti, Türkiye’de malvarlığını dinî kökenli olmayan, mezunları tarafından kurulmuş laik bir vakıf olan Sağlık ve Eğitim Vakfı(SEV)’na devretmiştir. Bu, dünyadaki ilk ve tek örnektir. Dolayısıyla Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın Amerikan Bord Heyeti ve bağlı olduğu merkezle olan bağı eğitim ve sağlık hizmetleri ile sınırlıdır. Cumhuriyet öncesi dönemde anaokulundan üniversite düzeyine ve meslek okullarına kadar pek çok eğitim kurumunun yanı sıra çeşitli yetimhaneleri, hastaneleri ve yayınevi de bulunan Amerikan Bord Heyeti cumhuriyetin kurulmasından sonra da Türk halkına kaliteli eğitim ve sağlık hizmeti götürmeyi amaçlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatına uygun bir program takip eden okullarımızın temel amacı Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı gençler yetiştirmektir. aksıyon dergısı |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Feb 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 568
| bu kadının fikirlerine şer bırakmakla beraber 100 de 66 kalan kesimin hükümete tepkisini anlıyorum. normal sayıyorum. ki bu ülkede pkk şubu birsürü yıkıcı miting yapılırken buna izin verilirken bu gibi normal mitingler ülkenin hiç olmazsa kinini içinde tutacağına bi şekilde rahatlatması acısından güzel ve yerinde. bi duygu boşalması. yani miting te bunları haykırmayıp kendi başlarına bi şekilde zorbalığa mı kalkışmalıydılar. bu tarz şeyler toplumun sinirini alır rahatlatır.o yönden gayet normal gayet medeni. |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 4,660
| Bugünlerde eğlence çoğaldı |
| |
| | #5 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Feb 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 568
| sırf türkiye açısından bakmak olmaz.abd ve ab ninde paçası tutuştu.ordada cafcaflı günler yaşanacak.yaşanıyor. |
| |
| | #6 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
| Ya arkadaşlar iyi de bu haber çok eski o konuşmanın üzerinden iki miting geldi geçti. Ama bu teyze hâlâ süper ya ![]() |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 831
| Bu ülkede her çeşit insan var!... Sevsekte, sevmesekte Birileri sürekli konuşuyor, kısaca ağzı olan konusuyor |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,059
| bu mahlukat neden çok konuşuyo ? kafasını koparmak lazım baltayla falan ama baltaya kıyamam o kadar iğrenç bi kafaya balta bile gitmez . |
| |
| | #9 |
| Er Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 16
| Rasim Özdenören .....@......... -------------------------------------------------------------------------------- Rasim Özdenören (yenişafak) Aşağıdaki şiir değerli şair Cahit Koytak'tan geldi. Şairin izniyle sütunuma almaktan bahtiyarım. * * * 'SİSİFOS'UN KÖYÜ köyün korucuları silahlarını yine köylülere çevirdiler. kuzularımızı kurtlara, çakallara, ekinlerimizi yaban domuzlarına karşı korusunlar diye, bebelerimizin, yetimlerimizin boğazlarından kesip omuzlarına silah astığımız, giyindirdiğimiz, kuşandırdığımız, yedirdiğimiz, içirdiğimiz köyün korucuları tüfeklerini bir kere daha, biz, işinde gücünde, tarlada, bahçede çalışan, kemiklerinin ucuyla toprağı süren, ekini çapalayan 'ağızsız dilsiz' köylülere doğrulttular ve bizden yine diz üstü çöküp postallarının tozunu almamızı buyurdular; köyün fiskosçuları, asalakları, bıçkınları ve kabadayıları da onlara alkış tuttular, yılıştılar, teneke çalıp oynamaya başladılar. böylece, bizi bir kere daha, çocuklarımızın önünde aşağıladılar; kadınlarımızın önünde ağlattılar, elin günün, komşu köylerin önünde yere baktırttılar. böylece, bir kere daha özgür, bayındır, kurda kuşa karşı güvenlik içinde el ele, omuz omuza çalışıp didinme, üretme, bölüşme ve sevişme hevesimizi kursağımızda koydular. ama bunlar olup biterken, olup bitenlerden habersiz köyün delisi, değneğini havada sallayaraktan, meydanın ucundan koşarak geldi ve dilsizlere vergi işaretlerle, dikenli bozkırdaki kurumuş incir ağacının yıllar, yıllar sonra yeşerdiği, çiçek verdiği müjdesini getirdi bize. ve ağacın altında bakire Meryem'in bu kez, nur topu gibi bir oğul değil, nur topu gibi oğullar ve ay parçası kızlar, yani mucize eseri ikizler, beşizler, dokuzlar doğurduğunu ekleyiverdi, ve bebelerin de doğar doğmaz konuşmaya başladıklarını… Cahit Koytak / 28 Nisan 2007 'YOKSULLAR İÇİN TEZLER' Kitabı |
| |
| | #10 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 770
| Way assagilik yaratik wayyyyyy. :P |
| |
| Konu Araçları | |
| |