ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Güncel Haberler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 04-05-2007, 09:40   #1
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
Varsayılan ABD Gülen'i yollama hazırlığında

‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’




Akşam gazetesi yazarı Güler Kömürcü,"ABD, Gülen"i yollama hazırlığında..." başlıklı yazısında Gülen cemaati hakkında ve de önümüzdeki günlerin politik kader çarkı adına çok önemli iddiaları aktardı...
Başbakan Erdoğan"ın yakın dost halkasında yer alan bir işadamı ile geçtiğimiz günlerde özel bir yemekte beraber olduk. AKP içindeki "Gül-Erdoğan-Arınç" gruplaşmasında her zaman Erdoğan"ın yanında duruş sergilemiş olan bu işadamı, yaptığımız özel sohbet esnasında, Gülen cemaati hakkında ve de önümüzdeki günlerin politik kader çarkı adına çok önemli iddialarda bulundu, aynen aktarıyorum;

"Güler Hanım, geçtiğimiz ay Washington"daki çeşitli düşünce kuruluşları ve de ABD Dışişleri"nin Türkiye masasındaki bazı uzmanlarla temaslarda bulundum. Bu görüşmelerim sonucunda Washington"ın karar vericilerinin, yeni cumhurbaşkanını AKP"nin belirlemesini istemediklerini ve ayrıca AKP"nin yeni dönemde bir defa daha tek parti olarak iktidar olmasını istemediklerini fark ettim. Çok çok üzüldüm elbette. Üstelik Washington sadece AKP"yi değil, Fethullah Gülen Hocaefendi"yi de artık gözden çıkarmış gözüküyor. Yakında Hocaefendi ve etrafını Türkiye"ye geri yollama hazırlığında oldukları izlenimi edindim. Anladığım kadarıyla da Türkiye"de seçim tarihinin netleşmesini bekliyorlar, sandıktan büyük ihtimalle CHP-MHP iktidarı çıkacağını varsayıyor ve seçimlerin hemen ardından da Gülen"i Türkiye"ye geri yollama hazırlandığında oldukları söyleniyor.

Gülen ve etrafının Türkiye"ye gelmekten çekindikleri, Avrupa"daki bir ülkeye yerleşme hazırlıkları içinde oldukları da öne sürülüyor. Kısacası Washington"ın karar vericilerinin, radikal İslamı durdurmak için geliştirdikleri ılımlı İslam projesini rafa kaldırdığı, bu kapsamda da hem AKP hem de Gülen cemaatini etkisizleştirme-tasfiye etme niyetleri olduğu öne sürülüyor.

Bu arada Gülen"in de Sayın Erdoğan"a çok kızgın olduğu, cemaatin Sayın Abdullah Gül"e daha yakın durduğu belirtiliyor. Hocaefendi ve etrafının Sayın Erdoğan"a kızgınlığının sebebine gelince; Fethullah Gülen Hocaefendi, ABD"de din adamı olarak bulunuyor ve duyduğuma göre geçtiğimiz aylarda vizesi doluyor, vizeyi yenileme işlemi esnasında Washington, Türk Dışişleri"ne de "Hocaefendi hakkındaki görüşlerini" soruyor. Washington"ın Hocaefendi ile ilgili talebine, Bakan GÜL olumlu görüş vermeyi planlar iken güya Erdoğan gelişmelerden haberdar olup, GÜL"ün Hoca hakkında Washington"a olumlu görüş bildirmesine karşı çıkıyor. Washington bu durum karşısında Gülen"in vizesini uzatıyor ama Hocaefendi"nin asıl ihtiyacı olan "sürekli oturma hakkı için yaptığı başvurusunu" askıya alıyor.

Bu gelişmelerden anında haberdar olan Hoca ve etrafının Erdoğan"a çok kızdıkları-karşı cephe hareketi başlattıkları öne sürülüyor. Sayın Erdoğan"ın da "son aylarda kendilerini devletin bazı birimleriyle karşı karşıya getirmek isteyenlerin bu cemaatin üyeleri olduğu iddialarından etkilendiği öne sürülüyor."

Evet, okuduklarınız son derece önemli iddialar değil mi efendim? Şimdi hemen tam bu noktada duralım ve tüm bu iddiaları güçlendiren bir röportaja bakalım, Fethullah Gülen"e yakın isim olan Hüseyin Gülerce"nin geçtiğimiz haftalarda Devrim Sevimay"la yaptığı söyleşiyi okuyalım. Diyor ki Gülerce; "Hocaefendi mayıs ayında Türkiye"ye dönebilir ama Türkiye"de bir erken seçim söz konusu olursa dönüşünü geciktirir. Ama seçimin hemen peşi sıra Türkiyeye döner. Dönünce de belki İzmir"de yaşamayı isteyebilir. Hatta şu anda yeni bir şey söylüyorum; Gülen ABD"den çıktıktan sonra sürekli Türkiye"de yaşamayabilir de. Özellikle Avrupa"da yaşayacaktır. Yoğun istek var Avrupa"dan...."

Gazeteci, Hüseyin Gülerce"ye soruyor; "Bu arada Gülen"in ABD"de oturma izni bitmedi mi? Ve işte Gülerce"nin cevabı; "Gülen"in ABD"deki oturma izni her defasında uzatılıyor. Din adamı olarak bulunuyor. Ayrıca Sayın Gülen sürekli oturma hakkı için de başvurdu. Bunu da ilk kez size söylüyorum, ama henüz bir yanıt alınmadı..."

Okuduklarınız hakkında ne düşündünüz ey değerli okur? Mevcut siyasi gelişmeleri yukarıdaki öngörülerin etkisiyle değerlendiriniz...

Türkiye"de, siyasi arenada artık tüm kartların bozulup-yeniden dağıtıldığı bir süreç başladı. Dengeler sil baştan yeniden oluşturuluyor, her şey çoook kısa bir sürede hızla olup bitecek efendim.

Güler Kömürcü - Akşam

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-05-2007, 15:31   #2
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 739
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

hoca efendinin geleceğini sanmıyorum bunu ülkesi için yapmaz ABD gönderdi gönderecek gibi cümleler kurmalarıda çok çirkin çünkü burda hoca efendiyi rencide etme olayı var ABD nın elinde oyuncak oldugu gibi bi anlam ortaya çıkıyor buda hiç hoş bişey değil emeğine sağlık..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-05-2007, 21:13   #3
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Feb 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 568
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

abd+ılımlı islam+gülen+diyalog+din istismarı+bölücülük+ben bencilik+iktidar= güle güle.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-05-2007, 23:08   #4
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 238
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

öncelikle Türkiye de hoşgörü ve diyalog iklimiyle müslümanların kalbini hristiyanlara karşı yumuşatmaya çalışan dinler arası diyalog diye "İnned diyne indallahil islam" ayeti kerimesine adeta muhalefet eden, ilk etapta avrupa ikinci etapta asyayı hristiyanlaştırdık üçüncü etapta ortadoğu bunun içinde pilot bölge Türkiyedir diyen vatikanın ılımlı islam sayesinde bu amacını gerçekleştirme gayretinde olmasının tüm bunlar ışığında ilgili şahsın da ABD de uzun süredir bu yönde beyanatlarda bulunması hepimizi endişelendirmekte ve kaygılandırmaktadır. İslama hizmet eden kim olursa olsun başımızn tacıdır ancak bu tür kirli emellerle binlerce doğru arasına küçücük yanlışlar koyarak müslümanların imanına zarar veren kişiler hep tehlikeli olmuşlardır. Hatırlayın osmanlıda ulema ve alim kılığına giren yahudilerin lowrence gibi abdullah ibni sebe gibi kişilerin yaptıklarını. Bu nedenle gülen hocayı bu tür yanlışlara düşmekten allahın yardımcı olmasını temenni ederiz. Yahudi ve hristiyanlardan asla dost edinmeyiniz diye Allahın açık emri varken, iman etmeden kimse cennete giremez derken Gülen hocanın ve talebelerinin edison elektiriği buldu oda cennete girecektir demesi yada diyenlerin çokça olması misyonerlerin emellerine ulaşmaya başladıklarının açık emaresidir. Diyalogtan ve dinler arası hoş görü den medet umarak onları müslüman yapacağız diye bir saplantı gerçekten vahim bir hatadır. Bu amaçlarında ki samimiyyeti bilmeden direkt olarak da onları ithaf etmekte çok doğru olmaz tabi. İnşallah vahim bir hata dan dönülür, dünyanın her tarafında okullarımızda ülkemizde bir çok ilde yurt ve benzer hizmetlerin yapıldığı yerlerde olan kardeşlerimizn akılları sulanmaz. Daha büyük hizmetler için Allah yardımcınız olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-05-2007, 12:56   #5
derdest
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

Alıntı:
Yahudi ve hristiyanlardan asla dost edinmeyiniz diye Allahın açık emri varken, iman etmeden kimse cennete giremez derken Gülen hocanın ve talebelerinin edison elektiriği buldu oda cennete girecektir demesi
kanıt varsa öyle konuşalım lütfen. müslümanlar hakkında böyle zanlarda bulunmak haramdır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-05-2007, 21:10   #6
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 238
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’


Bu size kaynak olarak yetermi bilmiyorum ama gerçekten olmayan bir şeyi hatta kafire kafir demenin yanlış olduğunu söyleyen bir inancın mümessili olarak sıradan bir fikir kulak tan duyma bir laf atmak söz söylemek bizim haddimiz değildir. Gülen hocanın Papaya mektubu



'Pek muhterem Papa cenapları,


Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekan kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatıalilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.

Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik.

İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam'ın asırlarla ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkanını bağrına basacaktır.

Beşeriyet, çelişen görüşler ortaya koydukları gerekçesiyle, zaman zaman bilim adına dini, din adına da bilimi inkar etmiştir. Bilginin tamamı Allah'a aittir ve din Allah'tandır. O halde bu ikisi nasıl çelişebilir? İnsanlar arasında anlayışı ve hoşgörüyü artırmaya yönelik dinlerarası diyaloğa yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir.

Kendi memleketimizde şimdiye kadar çeşitli Hıristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naçiz gayretlerin boşa çıkmadığını acizane ifade etmek isteriz. Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatışmasının gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karşı durabiliriz.

Geçen yıl bazı ünlü uluslararası bilim adamlarının katıldığı medeniyetlerarası barış ve diyalog konulu bir sempozyum düzenledik. Bu gayretin başarısından aldığımız teşvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Halihazırda üç büyük dinin bağlıları arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik olarak dinler arası diyalog konusunda Vatikan'ın da temsil edileceğini ümit ettiğimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz.

Yeni fikirlerimiz varmış iddiasında bulunmuyoruz. Yine müsamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hıristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu'daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlikler önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Demirel'in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanları göstermeye davetini tekrarlamak için bir fırsat addediyoruz. Anadolu halkı size misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlamayı hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs'ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek şehri Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adım teşkil edebilir.

Üç büyük dinden liderlerin işbirliği ile, ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz. İsa'nın doğumunun 2000. yıldönümü ideal olabilir.

Bir öğrenci değişim programı da çok faydalı olacaktır. İnançlı genç insanların birlikte eğitim görmesi birbirlerine yakınlıklarını artıracaktır. Öğrenci değişim programı çerçevesinde üç büyük dinin babası olduğu ikrar edilen Hazreti İbrahim'in doğum yeri olarak bilinen Urfa şehrindeki Harran'da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran Üniversitesi'ndeki programların genişletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarını da temin edecek şumullü bir müfredata sahip bağımsız bir üniversite şeklinde gerçekleştirilebilir.

Önerilen programlar aşırı büyük işler gibi algılanabilir; ama bunlar erişilmez değildir. Dünyada iki tip insan vardır. Bazıları kendilerini topluma adapte etmeye çalışır. Diğer bazıları ise topluma uymaktansa toplumu kendi değerlerine adapte etmek ister. Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borçludur. Onları yarattığı için Rabb'e şükürler olsun.

M. Fethullah Gülen / Rabb'in aciz kulu / 9 Şubat 1998

Eski Kaynak : http://arsiv.aksiyon.com.tr/arsiv/167/

Not: Bu mektubun Aksiyon'daki adresi iptal edilmiş.

Kaynak: Mehmet Kamış, Medeniyetler Buluşması, Aksiyon Dergisi, Sayı: 167, 14–20 Şubat 1998.

http://www.zaman.com.tr/1998/02/10/g...olitika/1.html "
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-05-2007, 21:18   #7
derdest
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TUNAHAN BERAT
Bu size kaynak olarak yetermi bilmiyorum ama gerçekten olmayan bir şeyi hatta kafire kafir demenin yanlış olduğunu söyleyen bir inancın mümessili olarak sıradan bir fikir kulak tan duyma bir laf atmak söz söylemek bizim haddimiz değildir. Gülen hocanın Papaya mektubu



'Pek muhterem Papa cenapları,


Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekan kılma yolundaki kutsal misyonumuzu tam manasıyla bilen halkından size en içten selamları getirdik. Yoğun gündeminizde bize zaman ayırarak sizinle müşerref olmayı bahşettiğiniz için zatıalilerinize en derin kalbi teşekkürlerimizi sunarız.

Papa 6. Paul cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik.

İslam yanlış anlaşılan bir din olmuştur ve bunda en çok suçlanacak olan Müslümanlardır. Uygun bir yerdeki vakitli bir gayret bu yanlış anlamanın büyük oranda azalmasına katkı sağlayabilir. Müslüman dünyası, İslam'ın asırlarla ölçülen yanlış algılanmasını silip atacak bir diyalog imkanını bağrına basacaktır.

Beşeriyet, çelişen görüşler ortaya koydukları gerekçesiyle, zaman zaman bilim adına dini, din adına da bilimi inkar etmiştir. Bilginin tamamı Allah'a aittir ve din Allah'tandır. O halde bu ikisi nasıl çelişebilir? İnsanlar arasında anlayışı ve hoşgörüyü artırmaya yönelik dinlerarası diyaloğa yönelik ortak gayretlerimiz çok iş görebilir.

Kendi memleketimizde şimdiye kadar çeşitli Hıristiyan mezheplerinin liderleriyle diyalog içinde olduk. Bu naçiz gayretlerin boşa çıkmadığını acizane ifade etmek isteriz. Amacımız bu üç büyük dinin inananları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik tesis etmektir. Bizler bir araya gelmek suretiyle sözde medeniyetler çatışmasının gerçekleşmesini görmek isteyen yolunu şaşırmış ve şüpheci kimselere karşı dalgakıranlar gibi, isterseniz bariyerler gibi deyin, karşı durabiliriz.

Geçen yıl bazı ünlü uluslararası bilim adamlarının katıldığı medeniyetlerarası barış ve diyalog konulu bir sempozyum düzenledik. Bu gayretin başarısından aldığımız teşvikle bu tür etkinlikleri tekrarlamak istiyoruz. Halihazırda üç büyük dinin bağlıları arasındaki bağları güçlendirmeye yönelik olarak dinler arası diyalog konusunda Vatikan'ın da temsil edileceğini ümit ettiğimiz bir konferans düzenleme sürecinde bulunuyoruz.

Yeni fikirlerimiz varmış iddiasında bulunmuyoruz. Yine müsamahanıza sığınarak, bu misyonun hedeflerine yakından hizmet etmek için üstlenmek istediğimiz birkaç teklifte bulunmayı arzu ediyoruz. Hıristiyanlığın üçüncü bin yılına girişi münasebetiyle yapılacak kutlamalar vesilesiyle Ortadoğu'daki Antakya, Tarsus, Efes ve Kudüs gibi bazı kutsal yerlere müşterek ziyaretleri içeren birçok etkinlikler önermek istiyoruz. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımız Demirel'in, cenaplarının ülkemizi ziyaretine ve mezkur kutsal mekanları göstermeye davetini tekrarlamak için bir fırsat addediyoruz. Anadolu halkı size misafirperverliğini göstermeyi ve şevkle selamlamayı hararetle beklemektedir. Filistinli liderlerle diyalog kurmak suretiyle Kudüs'ü birlikte ziyaret etmemize davetiye çıkarabiliriz. Bu ziyaret bu mübarek şehri Hıristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanların, hiçbir kısıtlama, hatta vize dahi olmaksızın serbestçe ziyaret edebileceği uluslararası bir bölge olarak ilan etme gayretlerine yönelik dev bir adım teşkil edebilir.

Üç büyük dinden liderlerin işbirliği ile, ilki Washington DC'de olmak üzere muhtelif dünya başkentlerinde bir konferanslar serisinin gerçekleştirilmesini teklif ediyoruz. İkinci serinin zamanı için Hz. İsa'nın doğumunun 2000. yıldönümü ideal olabilir.

Bir öğrenci değişim programı da çok faydalı olacaktır. İnançlı genç insanların birlikte eğitim görmesi birbirlerine yakınlıklarını artıracaktır. Öğrenci değişim programı çerçevesinde üç büyük dinin babası olduğu ikrar edilen Hazreti İbrahim'in doğum yeri olarak bilinen Urfa şehrindeki Harran'da bir ilahiyat okulu kurulabilir. Bu, ya Harran Üniversitesi'ndeki programların genişletilmesi suretiyle ya da üç dinin ihtiyaçlarını da temin edecek şumullü bir müfredata sahip bağımsız bir üniversite şeklinde gerçekleştirilebilir.

Önerilen programlar aşırı büyük işler gibi algılanabilir; ama bunlar erişilmez değildir. Dünyada iki tip insan vardır. Bazıları kendilerini topluma adapte etmeye çalışır. Diğer bazıları ise topluma uymaktansa toplumu kendi değerlerine adapte etmek ister. Toplum bütün ilerlemeleri bu ikinci tip insanlara borçludur. Onları yarattığı için Rabb'e şükürler olsun.

M. Fethullah Gülen / Rabb'in aciz kulu / 9 Şubat 1998

Eski Kaynak : http://arsiv.aksiyon.com.tr/arsiv/167/

Not: Bu mektubun Aksiyon'daki adresi iptal edilmiş.

Kaynak: Mehmet Kamış, Medeniyetler Buluşması, Aksiyon Dergisi, Sayı: 167, 14–20 Şubat 1998.

http://www.zaman.com.tr/1998/02/10/g...olitika/1.html "
ben bu metinde hristiyan ve yahudileri cennete götüren bir söylem bulamadım siz bana yardımcı olur musunuz
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-05-2007, 21:29   #8
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 238
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

Fetullah GÜLEN efendinin açıklaması beni de epey şaşırttı. Nedeni mi çünkü ben de açıklamasında ifade ettiği Müslümanlardanım fakat;

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman’ın ağzından üç büyük din ifadesi çıkmaz, çünkü sade Müslüman için ayette de ifade edildiği gibi Allah katında tek bir din var o da İslam’dır. Fakat Gülen Efendi papa ziyaretinde yazdığı mektuptan beri üç büyük din diye yatıp kalmıyor mu?

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman’ın diğer din mensuplarıyla amentüde ortak bir tek noktamız yokken, Gülen şakirtlerinin ifadelerinde ortak noktaları olduğu ifade edilmektedir.

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman’ın Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası değiliz. Fetullah Gülen hangi sade Müslümanlıkla bu misyonun bir parçası olduğunu ifade etmiştir.

Ne ben ne de herhangi bir sade Müslüman, imanımız gereği Kur’ an’ın ve hadislerin hükümlerinin kıyamete dek geçerli hükümler olmadığını söylemeyiz. Fetullah Gülen hangi sade Müslümanlıkla “Yahudileri ve Hıristiyanları kınayan ve azarlayan ayetler ya Hazreti Muhammed (as) döneminde yaşayan ya da kendi dönemlerinde yaşayan bazı Yahudi ve Hıristiyanlar hakkındadır ”(Küresel Barışa Doğru,s.45) diyebilmektedir.

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman başörtüsü teferruattır diyemeyiz. Bu manada Fetullah Gülen’in sade Müslüman’dan farklarını sıralamak başlı başına bir kitap konusudur. Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

mektubunda da belirtmiş ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz derler. Bu ve buna benzer açıklamalarını sizde rahatça bulabilirsiniz. Başka kaynaklarda var bence gözlükleri çıkartıp sizde geniş bakarak tabuları yıkın.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2007, 17:17   #9
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 739
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi TUNAHAN BERAT
Fetullah GÜLEN efendinin açıklaması beni de epey şaşırttı. Nedeni mi çünkü ben de açıklamasında ifade ettiği Müslümanlardanım fakat;

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman’ın ağzından üç büyük din ifadesi çıkmaz, çünkü sade Müslüman için ayette de ifade edildiği gibi Allah katında tek bir din var o da İslam’dır. Fakat Gülen Efendi papa ziyaretinde yazdığı mektuptan beri üç büyük din diye yatıp kalmıyor mu?

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman’ın diğer din mensuplarıyla amentüde ortak bir tek noktamız yokken, Gülen şakirtlerinin ifadelerinde ortak noktaları olduğu ifade edilmektedir.

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman’ın Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası değiliz. Fetullah Gülen hangi sade Müslümanlıkla bu misyonun bir parçası olduğunu ifade etmiştir.

Ne ben ne de herhangi bir sade Müslüman, imanımız gereği Kur’ an’ın ve hadislerin hükümlerinin kıyamete dek geçerli hükümler olmadığını söylemeyiz. Fetullah Gülen hangi sade Müslümanlıkla “Yahudileri ve Hıristiyanları kınayan ve azarlayan ayetler ya Hazreti Muhammed (as) döneminde yaşayan ya da kendi dönemlerinde yaşayan bazı Yahudi ve Hıristiyanlar hakkındadır ”(Küresel Barışa Doğru,s.45) diyebilmektedir.

Ne benim ne de herhangi bir sade Müslüman başörtüsü teferruattır diyemeyiz. Bu manada Fetullah Gülen’in sade Müslüman’dan farklarını sıralamak başlı başına bir kitap konusudur. Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

mektubunda da belirtmiş ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz derler. Bu ve buna benzer açıklamalarını sizde rahatça bulabilirsiniz. Başka kaynaklarda var bence gözlükleri çıkartıp sizde geniş bakarak tabuları yıkın.

oooo sizi baya doldurmuşlar hocam!!! sizin bu davranışınız ak partiye saldıran muhalefet gibi bişey..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-05-2007, 19:57   #10
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 238
Varsayılan Ynt: ‘ABD, GÜLEN’İ YOLLAMA HAZIRLIĞINDA...’

değerli kardeşim öncelikle hamdolsun başkalarının yönlendirmesiyle dinimize hizmet eden kişileri eleştirmek yada küçültmek için bir noktaya çekilecek kişi değilim. Benim inancım bana verilen temelde itikatta mezhebimiz ehli sünnet amelde dört hak mezhepten hanifi mezhebi. Benim dinim islam ve Allah katında tek muteber din islam. Bu nokta da bu gün AKP ye yüklenen kişilerin dinimize ve islama bakış açıları zaten belli. Gökten inme şeylerle devlet yönetemeyiz diyen kişiler Allahın dinini ve kuranı kerimi inkar eden kişilerdir. Biri bize çıksın desinki islamında içinde bulunduğu üç büyük din grubu var demenin mantığını, yahudi ve hristiyanlardan dost edinmeyiniz derken, biz birbiirmizi çok seviyoruz demenin mantığını buna benzer bir çok şey. Bizler talebeler yetişsin diye evlere iaşe sağlarken bunları duymak kanımıza dokunuyor. Dinimize en büyük zararı alim olarak kendini lanse ettirmiş ama içinde saklı tuttuğu gizli niyyeti islamı saptırarak ortaya koyan kişiler vermiştir. İngiliz casusunun itirafları kitabını okumanızı isterim. Ülkemizde dinini tam anlamıyla bilmeyen abdest kuran maneviyyat evliyaullah mezhep bilmeyen binlerce eğitimsiz kardeşimiz varken bu tür açılımlara ne gerek var. Önce kendi evimizi düzeltelim sonra onlara bakalım. Cihad her zaman müminlere farzdır ama önce kendi nefsimizle cihadı yapalım. Hocanın bu güne kadar çok açıklaması var biz islama hizmet eden herkese kucak açıp karşılıksız sevgi besleriz. Ama aklımızı bazı şeyler karıştırdığında da kafa yormak müteala etmek bir mümine düşen en önemli görevdir. Eğer gerçekten olaydaki samimiyyete inanıyorsanız ilgili ayetlerde ki manalara muhalefet bir durum görmüyorsanız saygı duyarım. Allah hakiki iman eden kullarından eylesin ve itikatten kimseyi ayırmasın.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 23:45


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats