ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Güncel Haberler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 07-06-2007, 09:27   #1
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
Varsayılan Erdoğan, operasyon için konuştu

Erdoğan, operasyon için konuştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Kanal 24'te canlı yayında soruları yanıtladı. Başbakan Erdoğan sınır ötesi operasyonla ilgili olarak medyadan ricada bulundu...




Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak'taki terör örgütü ile mücadele konusunda ''Bizim muhatabımız oradaki Kürt liderler değildir, Irak'ın Merkezi Hükümetidir. Ben Merkezi Hükümetin Cumhurbaşkanıyla da Başbakanıyla da görüştüm. Bunun dışındaki bir kabile reisi ile ben görüşemem. Görüşmesi gereken olursa onlara 'git görüş' de deriz, bunu da yaparız ben görüşemem, Barzani veya bir başkası... Ama ben bir Talabani'yle Cumhurbaşkanı olduğu için görüştüm, Maliki ile görüştüm, bundan sonra da görüşürüm'' dedi.

Kanal 24 Televizyonunun canlı yayınına katılan Başbakan Erdoğan, çeşitli konulardaki soruları yanıtladı. Başbakan Erdoğan, son günlerdeki terör olayları ve sınır ötesi harekete ilişkin tartışmalarla ilgili bir soru üzerine, sınır ötesi harekatın gerek yazılı ve gerek görsel basında sürekli olarak gündemde tutulmasını, doğru bulmadığını ifade ederek şunları söyledi: ''Türkiye eğer bir sınır ötesi operasyon yapacaksa, böyle bir şey düşünüyorsa, bunu davul zurna ile yapmaz. Bunun sorumluları, ilgilileri kararını verir. Kaldı ki sınır ötesi bir harekatla ilgili Parlamento kararı da gerekmektedir, bütün bunların adımları buna göre atılır. Bizler, gerek Türk Silahlı Kuvvetleri gerekse emniyet teşkilatımızla, bu noktada içli dışlı bir dayanışma halinde bu süreci yakından takip ediyoruz, sıcak bir şekilde takip ediyoruz ve atılabilecek adımların hepsi atılıyor.''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bugüne kadar teröre 10 binlerce kurban verdiğini belirterek şunları kaydetti: ''Bunu asla bir siyasi istismar vesilesi yapmamak gerekir. Siviliyle, devletiyle el ele vermek suretiyle buna karşı bir mücadele oluşturmamız lazım. Fakat bugün olduğu gibi, bakıyoruz ki yabancı bir ajanstan çıkan bir haberde 'Türkiye bir sınır ötesi operasyon yapıyor' diyor. Ardından Silahlı Kuvvetlerimiz, Dışişlerimiz bunu yalanladı. Şimdi bununla ne yapılmak isteniyor, nereye varılmak isteniyor? Böyle bir şey yapılacaksa gereği, gerektiği zamanda yapılır, biryerleri haberdar ederek, bilgilendirmek suretiyle yapılmaz.''

Erdoğan, ''bu konuda devlette görüş ayrılığı olduğu iddialarının ortalıkta dolaşmaya başladığının'' belirtilmesi üzerine şöyle konuştu: ''Bu konuda Genelkurmayımızla aramızda herhangi böyle bir tartışma, ayrışma söz konusu değil. Biz her zaman güvenlik güçlerimize, şunu söyledik, şunu söylüyoruz; nedir ihtiyacınız? Bize düşen bu noktada ne varsa bunu söyleyin. Herhangi bir eksik var mı? Sınır ötesiyle alakalı olarak bir adım atılacaksa, biz bunun, öncelikli olarak güvenlik güçlerimizle müzakeresini yaparız, böyle bir şey gerektiği anda da bunu Parlamento'ya taşırız. Tabii bu lafla olan şeyler değil, bunların bir prosedürü var, o prosedür içinde bunlar yürütülür. Benim medyadan ricam şudur; ne olur bu işi bu kadar kaşımayın, bunu kaşıdıkça muhaliflerimize, düşmanlarımıza koz veriyoruz. Atacaksak adımı, zamanı geldiğinde atarız. Güvenlik güçlerimiz bizden bir şey talep ettiklerinde asla onların önlerinde durmayız, duramayız. Biz kendi içimizde bu müzakereyi zaten yapıyoruz, yapmaya devam ederiz. Vakti, saati geldiğinde, ne gerekiyorsa, o adım atılır.''

''BİZ NETİCELERİ GÖRMEK İSTİYORUZ''

Başbakan Erdoğan, ''ABD ile eşgüdümde bir sorun var mı? ABD bu işin neresinde?'' sorusunu ise şöyle yanıtladı: ''Bu konuda münasebetler, yakın çalışma devam ediyor, ama bunlar bizi tatmin etmiyor. Biz netice istiyoruz. Bu netice nedir? Özellike Kuzey Irak'taki bölücü terör örgütünün konuşlanmasının dağıtılması noktasında müşterek atılması gereken adımlar. ABD, Türkiye ve Merkezi Irak Hükümeti, bu konuda mutabakatlarımız var, ama henüz netice yok. Biz bu neticeleri görmek istiyoruz. Gerek ABD ve gerekse Irak'la görüşmeler devam ediyor. Neticeyi almadan 'burada iyi bir konumdayız' demem mümkün değil. Önce neticeyi alacağız, bunu göreceğiz ki 'güzel gelişmeler var' diyebilelim. Ama şu andaki gelişmeler 'çok çok nispi' diyebileceğim gelişmeler.''

Başbakan Erdoğan, ''Türk halkı bundan sonra ABD'nin sözden öteye gitmesini ne kadar inandırıcı bulur?'' sorusu üzerine şunları söyledi: ''İnandırıcı bulamadığı için de zaten anti Amerikancı bir yapı Türkiye'de oluştu... Biz artık söz değil, laf değil, icraat bekliyoruz. Bu icraatı Amerika bize karşı da göstermeli, biz şu ana kadar stratejik ortaklığın gereği olarak üzerimize ne düşüyorsa bunları hep yerine getirdik, ama siz henüz bunları yerine getirmediniz. Bu konudaki serzenişimize hak verdiler''

''MUHATABIMIZ IRAKTAKİ MERKEZİ HÜKÜMET''

Başbakan Erdoğan, ''Kürt yönetiminden liderlerin Türkiye'ye gelmek istediğine dair haberlerin basında yer aldığı'' belirtilerek yöneltilen, ''konuşulacak bir şey var mı?'' sorusuna şu karşılığı verdi: ''Onlar farklı bir süreç. Onlarla da neyin konuşulacağı, konuşulmayacağı noktasında atılması gereken adımlar varsa bu adımları zaten yine biz siyasiler atarız. Ama bizim muhatabımız oradaki Kürt liderler değildir, Bizim muhatabımız Irak'ın Merkezi Hükümetidir. Ben Merkezi Hükümetin Cumhurbaşkanıyla da görüştüm, Başbakanıyla da görüştüm. Bunun dışındaki bir kabile reisi ile ben görüşemem. Görüşmesi gereken olursa onlara 'git görüş' de deriz, bunu da yaparız. Ben görüşemem, Barzani veya bir başkası... Ama ben bir Talabani'yle Cumhurbaşkanı olduğu için görüştüm, Maliki ile görüştüm, bundan sonra da görüşürüm. Bakanım onların Dışişleri Bakanıyla görüşmüştür. Niye? Biz, sorun çözmek istiyoruz. Ortada bir sorun var, buna 'yok' diyemeyiz, bu sorunu çözmek için de masaya gelmek şart, çağırmak şart. Bunu sadece medya aracılığıyla çözme yoluna eğer gidersek, çözemeyiz. Bu işi çözmenin tek yolu var; görüşmek, konuşmak, neticeye bağlamak.''

Başbakan Erdoğan, ''Kürt grupların terör örgütüne açıktan destek verdiği görüşünde misiniz?'' sorusuna ''açık veya gizli var tabii'' karşılığını verdi.

Başbakan Erdoğan, ''seçimle eş zamanlı olarak terör olaylarında bir sıklık var. PKK'nın daha çok aktif hale gelmesini ayrıca yorumluyor musunuz?'' sorusunu şöyle cevaplandırdı: ''Şunu bir defa bilmemiz, görmemiz gerekiyor; Malum bir partinin bu ülkede bölücü terör örgütüne yönelik bir yaklaşım tarzı var. Komplo teorileri üzerine de yoruma girmek istemem, ben gördüğümle konuşmak istemem. Kaldı ki bölücü terör örgütü, benim siyaset anlayışımın, bir seçime giderken aslında hareket noktasını da temsil etmez. Çünkü biz illegal bir yapıyla şu anda seçime gitmiyoruz, legal muhataplarımızla bir seçim yapacağız. Legal muhataplarımız da bu seçime girme şansını yakalamış olanlardır. Ama illegaliteyle, legal olmayan örgütlerle bağ içerisinde olanlara da benim halkım zaten gerekli dersi seçim sandığında verir.''

Erdoğan, ''Partinizden birçok milletvekilini listeye koymadınız, yorumlar geldi. Bunlardan bir tanesi partiyi merkeze taşıma projesi miydi? Milli görüşü tasfiye kararı mı? Bu yönde haberler çıktı. Bu listenin mesajı neydi?'' biçimindeki soru üzerine, ''Gazeteler bizi yanlış mı anlıyorlar? Bizi yanlış yere mi koymak istiyorlar? Ben bunu anlamıyorum. Biz 'din eksenli bir parti değil, insan eksenli bir partiyiz' dedik ve yolculuğumuzu böyle başlattık'' dedi. 3 Kasım 2002 seçimleri süreci öncesinde de aday belirlemede değerlendirmelerini yaptıklarını anlatan Erdoğan, son dönemde patilerinin milletvekili sayısının 352 olduğunu kaydetti.

Erdoğan, ''Bu dönemde arkadaşlarıma çok teşekür ediyorum, yani biz 352'de kalabildik. Böyle büyük bir grubu koruyabilmek kolay değil. Bu noktaya kadar arkadaşlarımız sadakatle geldiler'' diye konuştu.

Siyasal partilerin uzun ömürlü olabilmesinin, sürekli bir hücre tazelemesine bağlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: ''Yani bu uzun soluklu bir yolculuk. Bu uzun soluklu yolculuğun içinde siz eksikliklerinizi gördükçe, bu eksikliklerinizi gidermek durumundasınız. Bu eksikliklerinizi gidermediğiniz sürece, bir sonraki döneme aynı güçle katılamazsınız.''

''38 SAAT UYUMADAN''

Erdoğan, partisinin aday belirleme sürecine de değinerek, aday belirleme sürecinde 38 saat uyumadan çalıştığını bildirdi. Aday belirleme sürecinde kendilerine ait bir 'kozmik dairede' çalıştıklarını anlatan Erdoğan, adayların elene elene geldiklerini ve en son çalışmayı 8 arkadaşıyla yaptıklarını kaydetti. Erdoğan, ''Tek başına verilmiş bir karar yok, kararı 8 kişilik heyet vermiştir'' dedi.

''KENDİNİZİ GÜNCELLEMEYE MECBURSUNUZ''

Erdoğan, ''Eğer bu listeleri kalıcı kılsaydık, mevcut milletvekili arkadaşlarımla yola devam etseydik, o zaman yeni bir seçime gitmenin anlamı yoktu. Aynı listeleri koyarsınız, yeni aday adayı almanın da anlamı yok. Ama ülke gelişiyor, siz parti olarak gelişmeye mecbursunuz, kendinizi güncellemeye mecbursunuz. Kendinizi günceleyemeseniz, bir sonraki seçimde sadece partiniz değil, ülke de bunun bedelini ağır öder'' diye konuştu. Türkiye'de toplumsal merkeze oturan bir parti olduklarını ifade eden Erdoğan, toplumsal merkezde olduklarını kurulduklarından bu yana işleyen bir parti olduklarını kaydederek, şöyle konuştu: ''Ama hala bizi bu noktada görmek istemeyen, farklı yerlere çekmek isteyenler var. Biz, sağın merkeze yakın olanlarına da solun merkeze yakın olanlarına da açığız. Siyaset yelpazesindeki yerimiz toplumsal merkezdir ve muhafazakar demokrat bir kimliğe sahibiz. Ne sağın, ne solun aşırılarıyla işimiz yok, yolumuz orta yol demiştik.''

Başbakan Erdoğan, bir seçim bildirgesi çalışması yaptıklarını belirterek, bu çalışmanın 2-3 gün içerisinde tamamlanacağını ve ardından kamuoyu ile paylaşacaklarını bildirdi. Bu yola ''her şey Türkiye için diyerek'' çıktıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bizim bir Türkiye aşkımız var. Milletimize olan sevdamız var. Tabii özgürlükler sorumluluklar, bu noktadaki attığımız adımlar var. Ve bir de umudun adresi AK Parti olma anlayışı var. Tabi biz bu yolculukta bir şeye çok önemli bir vurgu yapıyoruz. O da şudur; başından beri söyledik, tek millettir, tek vatandır, tek bayraktır, tek devlettir. Ayrıştıran değil, birleştiren bir parti, bir iktidar olduk.''

BÜTÜN İNANÇ GRUPLARINA EŞİT MESAFE

Bölgesel, etnik, dinsel milliyetçiliğe karşı olduklarını vurgulayan Erdoğan, vatan topraklarını tek bir bütün olarak üniter yapı içerisinde mütalaa ettiklerini kaydetti. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında bütün halkı beraber, bütün olarak gördüklerini belirterek, şunları söyledi: ''Ülkemizin her ne kadar yüzde 99'u Müslümansa da bunun dışında Hristiyan, Yahudi, Süryani çeşitli din ve mezheplere mensup insanlar da var. Burada bir milliyetçi yaklaşımla onları dışlamak olmaz burada da yine devletimizin demokratik, laik yapısı içerisinde her inanç gruplarına eşit mesafede olan anlayışla bu süreci de çalıştıran bir iktidar olduk, bunu korumakta kararlıyız.''

''SÜRECİ BAŞLATAN PARTİYİZ''

Mitinglerde sadece AK Parti olarak kendilerini anlatacaklarını vurgulayan Erdoğan, ''Biz şu anda savunmada olan değiliz. Biz süreci başlatan bir partiyiz. Biz yol almış olan bir partiyiz. Biz şu anda yapmaya devam ettiklerimizi anlatacağız. Ama bizim dışımızdaki partiler ya bize vuracaklar, ya da -cek -cak diyecekler'' diye konuştu. Geçen dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin en önemli başarı hanesine yazdıkları kısmın kalkınma olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi nasıl zor günlerden aldık, nereye getirdik çok açık ortada. Bu dönem daha çok adalet kavramı oturması gereken yeri iyice bulacak'' dedi.

AB'YE ÜYELİK SÜRECİ

AB ile ilgili bir soru üzerine Erdoğan, AB reformlarına ara verilmeyeceğini belirtti. Kısa bir süre önce Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yi telefonla aradığını belirten Başbakan Erdoğan, ''Kendisine başarılar diledim. Danışmanınızı benim danışmanımızla buluşturursanız geleceğe yönelik çalışmalarımızı planlasınlar' dedim. Bu da güzel bir çalışma oldu'' diye konuştu. AB'ye üyelik sürecinde asla boşluk bırakmalarının mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, ''Çalışmalarımız ekiplerimiz tarafından başarılı bir şekilde yürütülüyor ve her ilgili birimin sorumluları var. 2 bini aşkın bu konuda yetişmiş elemanımız var. Hepsi çalışıyor ve bu konuda bir boşluk söz konusu olamaz'' dedi.

Erdoğan, AB sürecinde, AB tarafından yapılan bazı açıklamaların kendilerini de üzdüğünü belirterek, ''İnanıyorum ki bunları da zaman içerisinde gidereceğiz. Mesela şu anda 4 tane fasılla ilgili, bunların müzakeresine olumsuz yaklaşmayacaklarını da açıkladılar. Bu konuda ilk önemli adım'' şeklinde konuştu. ''Keşke olsaydı dediğiniz şeyler var mı?'' sorusuna Erdoğan, ''Türkiye'deki bütün yavrularımızın, özellikle YÖK noktasındaki itirazlarının cevabını bulması önem arz ediyor'' dedi. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de arzuladığını belirten Erdoğan, ''Hatta keşke Sayın Cumhurbaşkanımız bu kararı verse de 22 Temmuzda halkın önüne iki sandık birden gelse'' diye konuştu.

Futbolla ilgili bir soru üzerine, Erdoğan, doğup büyüdüğü yerin İstanbul'un Kasımpaşa semti olduğunu hatırlatarak, Kasımpaşaspor'un 43 yıldan sonra Türkiye Birinci Futbol Liginde yer alacak olmasının çok önemli olduğunu kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de kendi belediye başkanlığı döneminde performansının yükselmeye başladığını ifade eden Erdoğan, aynı zamanda birinci ligde İstanbul ve Ankara takımlarının 9 takımla yer almasının bir dengesizlik oluşturduğuna dikkat çekti. Fenerbahçe'nin uluslararası alanda da başarılı olmasını dilediğini belirten Erdoğan, bunun Türkiye'nin tanıtımına da katkı sağlayacağını belirtti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in aday olmamasına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, ''Ben buraya geldim şu anda Abdüllatif bey seçim beyannamesiyle ilgili çalışan 20 yakın arkadaşımın başında bana vekalet ediyor ve toplantıyı idare ediyor. Başka cevaba gerek var mı, başkanlık ediyor. Abdüllatif bey aday olmayacağını açıkladı. Israrlarımıza rağmen aday olmayı düşünmediğini söyledi'' dedi.

''Neden?'' sorusuna da Erdoğan, ''O kendi dünyası onu bilemem, o konuda kendisine daha fazla ısrarlı olmam. Asıl olan burada şudur; partimin Merkez Karar ve yönetim kurulu üyesi ve şu anda bakanım. Beraberce çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Olan bu, olması gereken de bu. Şimdi Abdüllatif kardeşimden, bizim böyle ayrılmak, şu bu gibi böyle bir şey söz konusu değil'' yanıtını verdi.

Başbakan Erdoğan, Haziran ayının 13'ünde hem yeni genel merkezlerinin açılışını yapacaklarını, hem de il başkanlarıyla bir toplantı yapacaklarını bildirdi.

Erdoğan, il başkanlarıyla birlikte adaylarını tanıtacaklarını söyledi. Erdoğan, şu anda listelerde olmayan partililere de davette bulunduğunu belirterek, şunları söyledi: ''14 Haziran'da da yeni genel merkezimizde o arkadaşlarımla bir sohbetim olacak, bir ikramımız olacak, start vereceğiz. Veda olmayacak yola devam'' dedi.



DOĞUDA GÜVENLİK BÖLGESİ

Başbakan Erdoğan, ''Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Şırnak, Siirt ve Hakkari'de bazı bölgeler geçici güvenlik bölgesi ilan edildi, bu ne anlama gelir?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti: ''Bu konuda güvenlik güçlerimiz, özellikle bu hassas bölgede, bir askeri hareketlilik alanı olarak bunu ilan etmiştir. Bir defa rutin olarak her sene yapılmakta olan zaten bir çalışma vardır. Ama şu anda mevcut hassasiyetler göz önüne alınarak, güvenlik güçlerimiz bu hareketi yapmıştır, kendilerine de zaten bu konuda bizzat, bizim de vermiş olduğumuz yetkiler vardır. Bu yetkileri kullanmaktadırlar.'' ''Önümüzdeki günlerde kapsamın genişletilmesi bekleniyor mu?'' sorusuna da Erdoğan, ''Yani olağanüstü hal gibi filan alamazsınız. Öyle bir şey söz konusu değil. Ama orada güvenlik güçlerimiz, bu hareket alanı içerisinde tabii bazı bölgelerde yoğunlaşma yapabilir, bunu araç gereciyle vesairesiyle yapabilir. Yani yığma yapabilir, bunların hepsi ülkemiz, halkımız içindir. Özellikle bu son Tunceli'deki gelişme ister istemez böyle bir yoğunlaşmayı gerektirebilir, bunun detaylarına girmeye gerek yok'' yanıtını verdi.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Erdoğan, ''11. Cumhurbaşkanını kim seçecek?'' sorusu üzerine, şunları söyledi: ''Biliyorsunuz bunun adımlarını attık halkımız seçsin istiyoruz. Bu talep bize zaten halkımızdan geldiği gibi, muhalefetteki ANAVATAN Partisinden de geldi. Bu Türkiye'de yıllardır konuşulur ama bu adım atılmazdı. Biz de bu adımı atmıyorduk, atmayacaktık, niye? Çünkü bir taraftan isteniyor ama kimse buna yanaşmıyor. Fakat, rahmetli Özal, sayın Demirel, sayın Sezer hangi sistemle seçildiyse aynı seçimi biz yapıyorduk. Ve ana muhalefet partisi işi Anayasa Mahkemesine götürdü, anlamamız mümkün değil. 3 tane Cumhurbaşkanı hangi yasayla seçildiyse o yasayla yapılacak olan bir seçim Anayasa Mahkemesi tarafından biliyorsunuz değişme tabi tutuldu. Anayasa Mahkemesi'nin şu anda aldığı karara göre Türkiye'nin önü kilitlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimi kilitlenmiştir, bir defa 367'yi eğer herhangi bir parti bu seçimlerde tutturamazsa, parlamento içinde bir mutabakat sağlanamazsa Cumhurbaşkanını seçemezsiniz.''

''Nereye götürür?'' sorusuna da Erdoğan, ''Yeni bir seçime götürür'' yanıtını verdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde aday olmadığını anımsatan Başbakan Erdoğan, 2,3 ay boyunca ana muhalefet partisinin, şahsına söylemediği laf bırakmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı adaylarının Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül olduğunu hatırlatan, Başbakan Erdoğan, şunları ifade etti: ''Kamuoyundaki kabul önemli değil ki bunlara göre, parlamentodaki kabul önemli. Eğer Parlamentoda kabul varsa eyvallah, ama kamuoyu hayır. Buyurun gidelim millete diyoruz, milletten kaçıyorlar. Milleten kaçan kim, CHP. Çünkü hiç bir zaman milletle hareket etmediler. Eğer millet sizin göstereceğiniz adayı seçecekse, başımız gözümüz üstüne, ama sizin değil de bizim veya bir başkasının gösterdiğini seçecekse başımız gözümüz üstünde yeri var. Niye milletten kaçıyoruz o zaman?''


''AK PARTİ UMUDUN ADRESİDİR''

Erdoğan, şu anda yükselişi en yüksek oranda olan partinin AK Parti olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İstikrarlı bir şekilde yükselen bir parti. Herkes şunu söylüyor 'AK Parti gerçekten toplumsal bir merkeze oturmuş bir parti' bu çok önemli. AK Parti ne sağ, ne sol. Aşırılıklarla ilgisi olmayan bir parti. Merkez, halkını yakalayan bir umut. Umut partisi. Zaten AK Parti umudun adresidir. Halkımız da bunu görüyor.'' Erdoğan, kadın adaylara ilişkin bir soru üzerine de kadın adaylarda ciddi bir artışın olduğunu kaydetti.

Siyasete yeniden dönen adaylara ve bağımsız adaylara ilişkin soruya da Erdoğan, ''Bu arkadaşlara başarı diliyorum'' yanıtını verdi. Erdoğan, ''Rize'ye mesaj vermeyecek misiniz?'' sorusuna da ''Rizeli hemşehrilerimiz, orada yaptığımız yatırımlarla, ortaya koyduğumuz performanslarla almaları gereken mesajları şu ana kadar almışlardır. Kendilerinden bize 3 Kasım'da verdikleri desteği daha fazlasıyla vermelerini özellikle beklerim'' diye karşılık verdi.

AA

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-06-2007, 19:10   #2
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 25
Mesajlar: 238
Varsayılan Ynt: Erdoğan, operasyon için konuştu

Allah devletimize milletimize zeval vermesin devlet büyüklerimize de ihlasla Allah için çalışma aşkı versin. Hata yapmalarını vebale girmelerini ve nefilserine uymalarını önlesin.

Hakimiyyet Yalnız Allahındır.
slm ve dua ile
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 23:43


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats