ilahi-Tr Forum

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Flora & Fauna > Hayvanlar Alemi

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 16-10-2008, 18:00   #1
Yarbay
 
Katılım Tarihi: 08/2007
Mesajlar: 3,576
Rep Gücü: 119
Lokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Balina

Balinalar



Balinalar

Bilimsel sınıflandırma

Alem:Animalia (Hayvanlar)

Şube:Chordata (Kordalılar)

Alt şube:Vertebrata (Omurgalılar)

Sınıf:Mammalia (Memeliler)

Alt sınıf:Eutheria (Eteneliler)

Takım:Cetacea (Balinalar)

Brisson, 1762Alt takımlarÇubuklu balinalar (Mysticeti)

Dişli balinalar (Odontoceti)
Archaeoceti (soyu tükenmiş)


Balinalar (Latince: Cetacea) içinde balinaları, yunusları ve liman yunuslarını barındıran, memeliler sınıfında bir takımdır. Biyolojik adlarda "balina" için Latince cetus sözcüğü kullanılır, özgün anlamı ise "büyük deniz hayvanı"dır. Latinceye ise Yunanca'dan geçmiştir. Yunanca κῆτος sözcüğü "balina" ya da "herhangi bir dev balık veya deniz canavarı" anlamındadır.
Balinalar suda yaşama tam olarak uyum sağlamış memelilerdir. Gövdeleri mekik şeklinde, ince uzun ve ortada kalındır. Ön uzuvları değişerek yüzgeçe dönüşmüştür. Arka uzuvları ise çok küçülmüştür, belkemiğine bağlı değildirler ve gövde içinde gizlidirler. Kuyrukları yatay olarak düzleşmiştir. Hemen hemen hiç kılları yoktur ve kalın bir yağ tabakası ile soğuktan korunurlar. Grup olarak yüksek bir zekâ düzeyine sahiptirler.

Balinalar takımında doksan tür bulunur. Tatlısu yunusu olan beş türü hariç hepsi deniz ve okyanuslarda yaşar. Takım iki alt takıma bölünmüştür: çubuklu balinalar (Mysticeti) ve yunuslar ile musurlarıda da barındıran dişli balinalar (Odontoceti).



Memeli doğası

Balinalar takımının üyeleri memelidir yani hayvanlar âleminin memeliler sınıfında yer alırlar. Bu takımın üyelerinin yaşayan en yakın akrabası su aygırıdır.[1][2]

Memelilere özgü özellikleri paylaşırlar: Sıcakkanlıdırlar, akciğerleri ile havayı solurlar, canlı doğum yaparlar ve yavrularını kendi sütleri ile beslerler, az da olsa kılları bulunur.

Balina ve yunusları balıklardan ayırmanın bir başka yolu da kuyruklarının şeklidir. Balıkların kuyrukları diktir ve yüzerken sağdan sola hareket eder. Balina ve yunusların kuyrukları ise yataydır ve yüzerken yukarıdan aşağıya doğru hareket eder ve belkemikleri aynı bir insanın belkemiğinin yüzerken hareket ettiği gibi hareket eder.

Soluk alma ve verme


Buzul balinası'nın (Eubalaena glacialis) soluk vermesi sırasında oluşan ayırt edici V şeklinde "buhar" sütunu.



Balinalar, memeli olduklarından hava solumak zorundadırlar. Bu nedenle su yüzüne çıkarak ciğerlerinden karbondioksiti dışarı vererek taze oksijen solurlar. Dalma sırasında kaslar sayesinde nefes delikleri kapanır ve bir daha su yüzüne çıkana kadar kapalı kalır. Su yüzüne çıktıklarında ise nefes delikleri kaslar sayesinde açılarak soluk verirler.

Balinaların soluk alıp vermek için zaman kazanacak şekilde evrimleşen nefes delikleri kafalarının tepesinde yer alır. Soluk verdiklerinde ciğerlerden gelen ılık hava dışarıdaki soğuk hava ile karşılaştığında yoğunlaşır. Karada yaşayan memelilerin soğuk bir günde soluk verdiğinde oluştuğu gibi küçük bir "buhar" sütunu oluşur. Balinalarda da soluk verirken karşılaşılan bu buhar sütunu her tür için farklı bir şekle, açıya ve yüksekliğe sahiptir. Bu özelliklerine bakılarak uzaktan balinaların türü deneyimli kişiler tarafından tanımlanabilir.

Balinalar su altında, diğer memelilerin kaldığından çok daha uzun bir süre kalabilirler. Su altında kalma süreleri, bu takımın üyeleri arasında bulunan büyük fizyolojik farklar nedeniyle türler arasında büyük farklar gösterir.
Memelilerin kaslarında bulunan miyoglobin derişimi çok farklılık gösterir. Miyoglobin oksijene karşı hemoglobinden daha fazla bir affinite gösterir yani miyoglobin oksijen moleküllerini hemoglobinden daha iyi tutar. Dolayısıyla oksijen almak mümkün olmadığında yüksek miyoglobin derişimi olması yararlıdır. Balinaların kaslarında bulunan miyoglobinin derişimi ne kadar yüksekse o kadar uzun süre su altında kalabilir ve besin arayabilirler.
Yüksek vücut kütlesi de balinalarda daha uzun dalış süresine yardımcı olur. Vücut kütlesinin artışı aynı zamanda kas kütlesinin artışı demektir, dolayısıyla da kaslarda bulunan oksijen deposuda artar. Ayrıca Kleiber yasasına göre bir hayvanın vücut kütlesi arttıkça metabolizma hızı yavaşlar dolayısıyla da birim kütle başına daha az oksijen harcarlar.

Görüş

Balinaların gözleri büyük kafalarının her iki yanında ve oldukça geridedir. Özellikle ucu sivri gagası olan yunusların ileri ve aşağı doğru oldukça iyi bir binoküler görüş açıları vardır ama İspermeçet balinası gibi küt kafalı balinaların her iki yanı da görebilir ama önlerini ya da doğrudan aşağıyı göremezler. Gözyaşı bezleri yağlı gözyaşı salgılar ve denizin tuzlu suyundan gözleri korur. Balinaların göz lensleri hemen hemen küreseldir dolayısıyla derin sularda az ışık altında odaklanmayı sağlar. Balinaların, yunuslar dışında oldukça zayıf olan görme yetilerine karşın oldukça mükemmel duyma yetileri vardır.

Taksonomik liste




Yaşayan ve bilinen tüm balina türlerinin boyutlarının karşılaştırılması. Ölçek için sağ altta bulunan dalgıça bakınız.



Balinalar takımı soy ağacı.



Aşağıdaki sınıflandırma, alanında referans hâline gelmiş olan Dale W. Rice'ın Marine Mammals of the World: Systematics and Distribution (Dünyanın Deniz Memelileri:Sistematik ve Dağılım) (1998) eserine uygundur. Bu sınıflandırma ile Wilson ve Reeder'ın 2005 tarihli Mammal Species of the World: 3rd Edition (Dünyanın Memeli Türleri. 3. Basım) sınıflandırması ile yakındır. Aradaki farklar "Rice" ve "MSW3" kısaltmaları ile belirtilmiştir. Diğer farklar ise son zamanlarda yapılan yeni keşifler nedeniyledir.

Sinonimler ve alt türler ilgili cins ve türlerin maddelerinde belirtilmiştir.
__________________
Dünyaya gelen bir insan, Kâmil bir mürşide bağlanıp nefsini terbiye etmezse, O, isterse cinlerin ve insanların sayısı kadar ibadet yapmış olsun, kirli ve pis olarak ölür. Davud iskenderi (k.s)
Lokman Aşkın şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-10-2008, 18:03   #2
Yarbay
 
Katılım Tarihi: 08/2007
Mesajlar: 3,576
Rep Gücü: 119
Lokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: Balina

†Soyu tükenmiş
__________________
Dünyaya gelen bir insan, Kâmil bir mürşide bağlanıp nefsini terbiye etmezse, O, isterse cinlerin ve insanların sayısı kadar ibadet yapmış olsun, kirli ve pis olarak ölür. Davud iskenderi (k.s)
Lokman Aşkın şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-10-2008, 18:16   #3
Yarbay
 
Katılım Tarihi: 08/2007
Mesajlar: 3,576
Rep Gücü: 119
Lokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: Balina

Gök balina


Gök balina

Korunma durumu: Tehlikede[1]


Ortalama bir insana karşı büyüklük mukayesesi

Bilimsel sınıflandırma

Alem:Animalia (Hayvanlar)

Şube:Chordata (Kordalılar)

Sınıf:Mammalia (Memeliler)

Takım:Cetacea (Balinalar)

Alt takım:Mysticeti (Çubuklu balinalar)

Familya:Balaenopteridae
(Çatal kuyruklu balinagiller)

Cins:Balaenoptera

Tür:B. musculus

Binominal adıBalaenoptera musculus
Linnaeus, 1758

Diğer adlarıMavi balina

Gök balinanın dünya denizlerindeki yayılımı


Alt türler
  • B. m. brevicauda Ichihara, 1966
  • ?B. m. indica Blyth, 1859
  • B. m. intermedia Burmeister, 1871
  • B. m. musculus (Linnaeus, 1758)
Gök balina (Balaenoptera musculus), en büyükleri 35 metreyi bulan boyu ve 140 tonu geçebilen ağırlığıyla, gelmiş geçmiş en büyük hayvan olduğuna inanılan bir deniz memelisidir. Cetacea (balinalar) takımının Mysticeti (çubuklu balinalar) alt takımına dahil türlerden olan gök balina, Arktik Okyanus dışındaki tüm dünya denizlerinde yayılım gösterir. Daha çok bireysel ya da anne ve yavrusunu içeren çiftler halinde yaşayan, 2-3 yılda bir ve yaklaşık bir yıllık gebelik süresi sonunda tek yavru doğurarak üreyen gök balina, dünyanın ispermeçet balinasından sonraki en yüksek sesli ikinci hayvan türüdür. 80 yıla kadar yaşayabilecekleri öngörülen gök balinaların tek doğal düşmanı ise katil balinalardır. Diğer dişsiz balinalar gibi, gök balinalar da temelde zooplankton (özellikle kril) avlayarak beslenirler.

Balina avcılığının ilk dönemlerinde görece küçük ve yakalanması kolay olan ispermeçet ve benzeri balinaların nüfuslarının çok azalması sonucunda, balina avcılarının gözü daha büyük balinalara çevrilmiştir. 1864'de buharlı gemiler ile büyük balinaları avlamak için özel olarak tasarlanmış zıpkınların balinacılıkta devreye girmesiyle birlikte, gök balinalar da hedef haline gelmiş ve Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bu canlıların avlanmasını 1966'daki yasaklayışına kadar geçen 100 yıllık dönemde de küresel nüfusları 100 yıl önceki nüfuslarının %1'inin altına inmiştir.

Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin oluşturduğu Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi'nde ilk yer aldığı günden bu yana tehdit altındaki türlerden olduğu kabul edilen gök balinalar, 2002 yılının bir araştırmasına göre (Committee on the Status of Endangered Wildlife in Canada, 2002)[1], 5000 ila 12000 gibi geniş bir tahmin aralığında değişen nüfusları ile en az beş topluluğa dağılmış olarak dünya denizlerine yayılmış durumdadırlar. Koruma altında olsalar da denizlerdeki kirlenme ve giderek artan okyanus trafiğinin seslenişlerini boğarak eş bulmalarını güçleştirmesi gibi etkenler, gök balina nüfuslarının geri kazanılmasının önündeki tehditlerdir.




Evrim, sınıflandırma ve adlandırma

o.a.o.a.Balaenoptera bonaerensisBalaenoptera acutorostratao.a.o.a.Balaenoptera physaluso.a.Balaenoptera edenio.a.Balaenoptera borealisBalaenoptera brydeio.a.Balaenoptera musculusMegaptera novaeangliaeEschrichtius robustusGök balina (Balaenoptera musculus) ve akraba olduğu diğer hayvanların soy ağacı ; o.a. → ortak ata.
Kaynak : İngilizce Wikipedia'nın Blue Whale maddesinde kullanılmış olan Rorqual phylogenetic tree.PNG şemasından uyarlanmıştır.

Evrim

Gök balina Balaenoptera cinsi balinalara dahil olan yedi türden biridir ama kalıtsal çözümlemelerle yürütülen evrimsel akrabalık çalışmalarının gösterdiği üzere, dahil olduğu cins içindeki diğer türlerden çok kambur ve gri balinalara yakın durmaktadır. Buna mukabil, bir gök balina ile aynı cinsin başka bir türü olan uzun balina arasındaki kalıtsal farkın da bir insan ile bir goril arasındaki fark kadar olduğunu belirtilmiştir (Aranson ve Gullberg, 1983). Ayrıca, bugüne kadar, gök balina ile uzun balina melezi olan en az onbir erişkin balina doğada saptanmış ve kaydedilmiştir.
Balaenopteridae ailesinin orta Oligosen devrinde ve Mysticeti (dişsiz balinalar) alt takımındaki diğer ailelerden farklılaştığına inanılmaktadır. Ancak, bu ailelerin üyelerinin ne zaman farklılaştığı henüz bilinmemektedir.


Sınıflandırma

Bazı uzmanlar gök balinayı üç alt türe ayırmaktadırlar ki, bu alt türlere ait gök balina nüfuslarının okyanuslardaki dağılımı da farklıdır:
B. musculus musculus :Kuzey Atlantik ve Kuzey Büyük Okyanus'taki nüfus▪ B. musculus intermedia :Antarktika çevresindeki Güney Okyanusu nüfusu▪ B. musculus brevicauda :Hint Okyanusu ve Güney Büyük Okyanus nüfusu ("cüce gök balina" olarak da bilinirler)Bazı uzmanlar ise B. musculus indica adlı ve Hint Okyanusu'na özgü bir başka alt türü de ayırırlar. Ancak, diğer üç alt türün aksine, Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin oluşturduğu Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi'nde (UDKB'nin Kırmızı Listesi) B. musculus indica yer almaz.

Kimi bilimciler her iki alt tür sınıflamasına da şüpheyle yaklaşmaktadır. Kalıtımsal çözümlemeler ise muhtemelen yalnızca iki gerçek alt türün olduğuna işaret etmektedir.

Adlandırma

Türe özgü ad olan "musculus" Latince'dir ve temelde "kas, kaslı" anlamlarını taşırsa da "küçük fare" olarak da yorumlanabilir. Bu türü 1758'deki önemli çalışmasında adlandıran Linnaeus büyük olasılıkla bunun farkındaydı ve esprili bir insan oluşu da göz önünde bulundurulursa, ironik ikili anlamı nedeniyle bilerek "musculus" adını seçmişti.

Fiziksel özellikler


Baş ve boyun bölgesi

Yandan bakıldığında yassı, üstten bakıldığında ise U şekilli ve geniş olan başın yassı ve üst kısmında, soluk deliği bölgesinden üst dudağın tepesine uzanmak üzere, çok belirgin bir kabarık çizgi vardır.Baş ve boyun bölgesi çok yumuşak olduğundan çok kolay darbe alabilir.

Soluk delikleri ikizdir ve önde ve yanlarda, oldukça büyük, kabarık çıkıntılarla su girişi ya da sıçramasına karşı korunurlar. Bu deliklerden soluk verme sırasında oluşan püskürtü tek ve dikey bir sütun halindedir; genellikle 6-9 m'ye kadar yükselse de 12 m'ye kadar çıkabilir ve durgun bir günde kilometrelerce uzaktan görülebilir.

Ağzın alt çenesinin ön kısmı, üst çeneden aşağıya sarkan balina çubukları nedeniyle, görece kalındır. Siyah renkli olan balina çubuklarının uzunlukları üst çenedeki yerleşim yerlerine göre değişir: ön kısımlarda bulunanlar yaklaşık 50 cm, arkalarda bulunanlar ise yaklaşık 1 m kadardır. Üst çenenin her iki yanında 260-400 kadar (tüm üst çenede toplam 520-800) bulunan ve hayvanın beslenmesinde çok önemli işlevi olan bu yapılar ağız içinde, geriye doğru, yaklaşık yarım metre kadar uzanır (bakınız, Beslenme).
Boyun kısmındaki 60 ila 90 kadar oluk gövdeye paralel olarak uzanır.

Boyunca katlantılı olan ve alt çene bölgesinden neredeyse karına kadar uzanan bu oluklar, beslenme sırasında gök balinanın boğazının olağanüstü genişlemesini ve hayvanın besin dolu deniz suyunu büyük miktarlarda ağzına alabilmesini sağlar (bakınız, Beslenme). Bu olukların bir diğer işlevi de gök balinanın yüzerken karşılaştığı su direncini azaltmaktır. Hayvanın boyun bölgesi soluk, beyazımsı bir renge sahiptir.

Gövde

Biçim: Gök balinanın başından kuyruğuna doğru incelen, uzun bir gövdesi vardır ve diğer balinaların çok daha tıknaz görünümü ile karşılaştırıldığında, daha ince görünmektedir.


Renk:
  • Özellikle suyun üstünden bakıldıklarında düz mavi ya da düz gri renkliymiş gibi izlenebilen mavi balinalarda hakim olan renk alacalı bir mavi-gridir. Genellikle açık renkli zemin üzerindeki koyu renkli beneklerden oluşan alacalı görünümün yoğunluğu bireyden bireye değişebilir; boyun bölgesi dışında ve özellikle sırt, yanlar ve karında belirgindir; bazen de koyu zemin üzerinde açık renkli benekler şeklinde izlenebilir.
  • Kuzey Büyük Okyanusu, Kuzey Atlantik ve Antarktika'nın soğuk sularında diatom adlı mikroorganizmalar ile beslenen gök balinaların gövdesi de ince bir diatom tabakası ile kaplanır. Bu tabaka nedeniyle, hayvanların alt yüzeylerinin sarımsı yeşil ya da turuncumsu kahverengi bir renk tonu aldığı görülür. Eski balina avcılarının gök balinalara "kükürt dipli" anlamına gelen "sulphur bottom" adını yakıştırmış olmalarının sebebi de bu özelliktir.
Yüzgeçler

Sırt yüzgeci genel olarak küçüktür ve daha çok hayvanın dalışa geçtiği sırada ve kısa bir süre için izlenebilir. Bu yüzgecin şekil ve büyüklüğü bireyden bireye değişkenlik gösterebilir; kimisinde ancak farkedilebilecek bir çıkıntı şeklindeyken, kimisinde oldukça belirgin ve orak şekilli olabilir. En belirgini bile en fazla 30 cm yüksekliğe sahip olan sırt yüzgeci oldukça arkaya doğru yerleşimlidir: kuyruktan itibaren, hayvanın boyunun dörtte biri kadar mesafede bulunur.

Göğüs yüzgeçleri 3-4 m kadar uzundur ve uçlara doğru incelir. Bu yüzgeçlerin alt tarafı beyazdır ve bu beyazlık genellikle gri olan üst tarafın kenarlarını ince bir sınırla çevreleyecek kadar üst tarafa uzanır.

Kuyruk yüzgeci de göğüs yüzgeçleri gibi, genellikle düz gridir. Geniş ve üçgen biçimli olan kuyruk yüzgecinin arka kenarı düzgündür ve bu kenarın kuyruk kanatlarından gelen iki yarısı ortadaki bir belirgin girintide birleşir. Kuyruk kanatlarının uçları arasındaki mesafe 7.5 m kadar olabilir. Genel olarak alacalı renkli olan gövdenin aksine, göğüs ve kuyruk yüzgeçlerinin rengi nadiren alacalıdır.

Büyüklük

140 tonu geçebilen ağırlığı ile mavi balinanın gelmiş geçmiş en büyük hayvan olduğuna inanılmaktadır. Dinozorlar çağında yaşadığı bilinen en büyük canlı Argentinosaurus'dur ve Mesozoik devirde yaşamış olan bu canlının ağırlığının bile ancak 90 tona ulaşabildiği tahmin edilmektedir.

Bugüne kadar en büyük gök balinanın bulunup bulunmadığına ilişkin bir belirsizlik vardır. Bu konudaki çoğu veri 20. yüzyılın ilk yarısında Atlantik Okyanusu'nda öldürülmüş olan gök balinalara aittir ve standart zoolojik ölçüm yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmayan balina avcılarınca kaydedilmiştir.

Ağırlık ve boy :

Gök balinaların ağırlığının ölçülmesi, dev boyutları göz önünde bulundurulduğunda, oldukça güç bir iştir. Balina avcılarının öldürdüğü çoğu gök balina bir bütün olarak değil, tartılabilir parçalara ayrıldıktan sonra ölçülmüştür ki, parçalama işlemi sırasında kaybolan kan ve diğer sıvıların ağırlığı dikkate alındığında, elde edilen sonuçların toplam ağırlık hakkında olması gerekenden düşük tahminlere yol açmış olması kaçınılmazdır. Buna karşın, 45 m'ye kadar uzunluğu olan gök balinalar hakkında 300-450 tonluk ölçümlere ait kayıtlar vardır. Yine bu dönemlerden gelen veriler söz konusu olduğunda, kayıtlara geçmiş en uzun bireyler 33.6 ve 33.3 m boyundaki iki dişidir ama bu verilere şüpheyle yaklaşılmaktadır.

Amerikan Ulusal Deniz Memelileri Laboratuvarı (UDML) bilimcileri 30 m'lik bir bireyin 250 tondan fazla olacağına inanmaktadır. UDML'nin bugüne kadar yapabildiği en kesin ağırlık ölçümü 177 tondur ve bir dişi gök balinaya aittir. Aynı laboratuvarın bugüne dek ölçebildiği en uzun gök balina ise 29.9 m'dir. Bu uzunluk, yakşalık olarak, bir Boeing 737 yolcu uçağının ya da arka arkaya duran üç belediye otobüsünün uzunluğuna eşittir.

Tüm alt türler dahil edilerek konuşulacak olursa, gök balinaların uzunluk ortalamasının yaklaşık 25 m ve ağırlık ortalamasının da yaklaşık 115 ton olduğu söylenebilir. 29 m'ye ulaşabilen boyuyla Antarktik B. musculus intermedia en büyük, en fazla 24 m'ye ulaşabilen B. musculus brevicauda ise en küçük alt türdür. Kuzey yarı kürenin hakim alt türü olan B. musculus musculus ise ortalama 25 m'ye ulaşır. Diğer balina çubuğu balinalarında olduğu gibi, gök balinalarda da aynı yaştaki bireylerden dişi olanlar daha büyüktür.


Diğer ölçüm ve karşılaştırmalar :
  • Bir gök balinanın kafası o kadar geniştir ki, dili üzerinde 50 insan ayakta durabilir.
  • 150 tonluk bir mavi balinanın 450 kg'lık kalbinin büyüklüğü küçük bir araba, örneğin bir Volkswagen Beetle kadardır ve toplamda yaklaşık 6500 litre olan kan hacmini dolaştırır. Hayvanın aort gibi büyük bir atardamarının içinde bir insan bebeği emekleyebilir.
  • Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.
Yaşam döngüsü ve davranış


Üreme

Gök balinalar 6-10 yaşlarında, erkeklerin ortalama boyu 23 m ve dişilerinki ise ortalama 24 m iken cinsel olgunluğa erişirler: erkekler belirtilen yaş aralığının sonunda, dişiler başında olgunlaşır. Çiftleşmeler sonbaharın ikinci yarısında başlar ve kış sonuna kadar devam eder. Çiftleşme davranışları ve doğurma yerleri hakkında çok az bilgi olan gök balinalarda dişiler, tipik olarak, her 2-3 yılda bir ve kış başında doğururlar; gebelik süresi 10-12 aydır.

Yeni doğan gök balina yaklaşık 2-3 ton ağırlığında ve 7-8 m boyundadır. Anne yavrusunu 7-8 ay boyunca, yavru ortalama 16 m boya ve 20-21 ton ağırlığa ulaşıp da sütten kesilme dönemine girene kadar emzirir. Emzirme dönemindeki yavru gök balina annesinin yağdan %40-50 oranında zengin sütünden her gün 380-400 litre emer; ağırlığı günde 90 kg (yaklaşık 4 kg/saat) kadar artarken, boyu da günde yaklaşık 4 cm uzar.

Toplumsal yapı

Gök balinaların toplumsal bir yaşamı pek yoktur; tek başlarına ya da çiftler (daha çok anne ve yavrusu) halinde yaşarlar. Buna mukabil, başlıca beslenme bölgelerinde bir ya da birkaç düzinelik, kendi içlerinde dağınık topluluklar halinde bir araya gelebilirler.
Çeşitli sesler çıkararak haberleşmek bireyler arasındaki çok önemli bir iletişim yoludur. Bunun dışında, görece seyrek de olsa su yüzüne sıçramak ya da kuyruk çıkarmak gibi davranışlar da sergileyebilirler.
__________________
Dünyaya gelen bir insan, Kâmil bir mürşide bağlanıp nefsini terbiye etmezse, O, isterse cinlerin ve insanların sayısı kadar ibadet yapmış olsun, kirli ve pis olarak ölür. Davud iskenderi (k.s)
Lokman Aşkın şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-10-2008, 18:21   #4
Yarbay
 
Katılım Tarihi: 08/2007
Mesajlar: 3,576
Rep Gücü: 119
Lokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: Balina

Sesleniş

Bakınız: Balina şarkısı
Gök balina dünyadaki ikinci en yüksek sesli hayvan türüdür; birincilik ispermeçet balinasına aittir. Bir metrelik ölçüm uzaklığında ve bir mikropaskallık başvuru basıncı üzerinden yapılan ölçümlerle, gök balinaların kaynak seviyesinde 155-180 desibellik (dB) ses çıkarabildikleri gösterilmiştir (Cummings ve Thompson, 1971; Richardson ve arkadaşları, 1995)[2]. Bunun, farklı standart başvuru basınçlarına göre ölçümler ve hava ve suyun farklı ses öz dirençlerini dikkate alan hesaplar sonucunda, havadaki 89-122 dB'lik bir ses aralığına denk olduğu bulunmuştur. Karşılaştırmak gerekirse, bir havalı matkap yaklaşık 100 dB'lik ses çıkarır.

Bu kadar yüksek düzeyli sesler çıkarabilmelerine karşın, insanların gök balinaları ikinci en yüksek sesli hayvan olarak algılamaları pek olası değildir:
  • Tüm gök balina toplulukları 10-40 hertz (Hz) aralığındaki temel frekans ile seslenirler.
  • Bir insanın algılayabileceği en düşük frekans ise tipik olarak 20 Hz'dir. Gök balina seslenişleri genel olarak 10-30 saniye kadar sürer. Sri Lanka kıyılarının açıklarında izlenen gök balinaların ise her biri iki dakika kadar sürebilen dört notadan oluşan "şarkılar" tekrarladıkları kaydedilmiştir. Kambur balinaların iyi bilinen şarkılarını hatırlatan bu davranış diğer gök balina topluluklarında gözlenememiştir ve yalnızca B. musculus brevicauda (cüce gök balina) alt türüne özgü olabileceği düşünülmektedir.
Bilimciler gök balinaların niye seslendiklerini henüz çözememişlerdir. Richardson ve arkadaşları (1995) altı olası neden üzerinde durmaktadır:
1. Bireyler arası mesafenin korunması 2. Tür ve bireylerin tanınması 3. Durumsal bilgi aktarımı (örnek: beslenme, kur yapma, uyarı) 4. Toplumsal düzenin korunması (örnek: dişi ve erkekler arasındaki temas seslenişleri) 5. Konum özelliklerinin aktarılması 6. Av kaynaklarının konumlandırılması

Beslenme

Gök balinalar hemen tamamen kril ile beslenir ve bu zooplanktonların hangi türlerini avladıkları okyanustan okyanusa değişir.:
▪ Kuzey Atlantik'te :Meganyctiphanes norvegica, Thysanoessa raschii, Thysanoessa inermis ve Thysanoessa longicaudata▪ Kuzey Büyük Okyanus'ta :Euphausia pacficia, Thysanoessa inermis, Thysanoessa longipes, Thysanoessa spinifera ve Nyctiphanes symplex▪ Güney Okyanusu'nda :Euphausia superba, Euphausia crystallorophias ve Euphausia vallentni

Beslenme mevsimindeki mavi balinaların denizlerdeki dağılımını belirleyen temel unsur besinin bulunabilirliğidir. Bireyler bir bölgede çok uzun kalmazlar ve tekil ya da çiftler halinde dolaşırlar. Bu arada hem kıyıya yakın sularda, hem de açık denizde izlenebilirler.

Daima bulabildikleri en yüksek yoğunluktaki kril sürüleri ile beslenmeyi tercih ettikleri için, gök balinaların gündüzleri tipik olarak beslendikleri derinlikler 100 m'den fazla olabilir ve ancak geceleri yüzeye yakın beslendikleri izlenir. Beslenme için ortalama dalış süresi 10 dakikadır ama 30 dakikaya varabilen, daha kısa süreli (15-20 saniyelik) yüzeye çıkmalar ile bölünen, uzun seriler halinde süren dalışlar da kaydedilmiştir. Bugüne dek kaydedilmiş en uzun dalış süresi ise 36 dakikadır (Sears, 1998). Nefes almak için yüzeye çıkan gök balina soluk deliği ve omuz bölgelerini suyun üstüne diğer büyük balinalara (örneğin, uzun balina) göre daha çok çıkarır. Bu da denizdeyken tür belirlemede kullanışlı bir ipucu olabilir.


Diğer çubuklu balinalar gibi mavi balinalar da genişçe açtıkları ağızları ile ileri hamle yaparak beslenirler:
  • Böyle bir hamleyle, boyun bölgesinde yer alan boyunca katlantılı oluklar sayesinde boğazının olağanüstü genişlemesinin de yardımıyla[3], gök balina besin dolu büyük miktarlarda deniz suyunu ağzına alır.
  • Genişleyen boğazın geri kasılması ve dilin de yukarı doğru ittirmesiyle birlikte, ağızdaki su öne doğru sıkıştırılır ve balina çubuklarının arasından süzülmeye zorlanır.
  • Ağızdaki su boşalınca, balina çubuklarına takılmış olan kril süzüntüsü yutulur.
Ted Dewan'ın "Balina ve Diğer Hayvanların İçinde" (Inside the Whale and Other Animals) adlı kitabına göre, kril yanında küçük balıklar ve mürekkep balıkları da mavi balina tarafından süzülebilir; hatta, kril ile beslenen başka kimi canlılar bile yutulabilir.

Bahsi geçen bu tarzı beslenme sezonu boyunca sürdüren gök balina, deyim yerindeyse, kendini besin ile tıka basa doldurur ve günde 2-4 ton kadar kril tüketir. Bu kadar ağırlık günde ortalama 40 milyon krile denktir.

Göç


Gök balinalar mevsimsel olarak göç ederler:
  • Bahar aylarında kutuplara doğru yapılan göçün amacı, bu bölgelerin besin açısından çok zengin soğuk sularında avlanmaktır.
  • Sonbahar aylarında tropik altı bölgelere yapılan göç ise enerji tüketimini azaltmak, buzlar arasında sıkışmaktan kaçınmak ve sıcak sularda üremek içindir.
Genel olarak izlenen seyir hızları yaklaşık 20 km/saat'tir. Ancak, güçlü ve hızlı yüzücülerdir ve gerekirse 50 km/saat'e yaklaşan hızlara çıkabilirler.

Ömür

Bilimciler gök balinaların en az 80 yıl yaşayabileceklerini öngörmektedirler ancak bireylerin izlenmesine ilişkin kayıtlar balina avcılığı dönemine kadar ulaşmamaktadır. Dolayısıyla da bu öngörünün doğrulanması için henüz çok erkendir. Bugün için, bir gök balina hakkındaki en uzun kayıtlı çalışma kuzeydoğu Büyük Okyanus'ta izlenen bir bireye aittir ve 43 yılı kapsamaktadır (Sears, 1998).

Balinaların tek doğal düşmanı katil balinalardır. Katil balina sürülerinin özellikle genç bireylere saldırdığı bilinmektedir. Erişkin gök balinalar üzerinde yapılan gözlemlerde, katil balina saldırılarını gösteren yara izleri taşıyan bireylerin oranının %25'lere vardığı saptanmıştır (Calambokidis ve arkadaşları, 1990). Böyle saldırılara bağlı ölüm hızının ne olduğu bilinmemektedir.

Gök balinaların karaya vurması çok nadir bir olaydır ve toplumsal yaşam tarzları nedeniyle de örneğin yunuslarda gözlenen toplu karaya vurmalar hiç görülmemiştir.

Nüfus ve dağılım


Kaliforniya Üniversitesi, Santa Cruz Kampüsü'ndeki Long Marine Laboratuvarı'nın dışında yer alan gök balina iskeleti



Balinacılık dönemi

Güçleri ve hızları nedeniyle, gök balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir. Bundan dolayı da gök balinalar balina avcılığının erken dönemlerindeki avcıların hedefi olmaktan uzak kalmıştır. Ancak, daha küçük ve yakalaması kolay olan ispermeçet balinaları gibi türlerin bu erken dönemlerde yaygın olarak avlanması ve nüfuslarının ciddi bir şekilde azalması sonucunda, balina avcılarının gözleri de giderek daha büyük türlere dikilmeye başlamış ve sonunda gök balinalar da hedef haline gelmiştir. 1864'de, Norveçli Sven Foyn bir buharlı gemiyi büyük balinaları avlamak için özel olarak tasarlanmış zıpkınlarla donatınca, etkin bir balina avcılığı dönemi başlamış ve 19. yüzyılın sonuna gelindiğinde de Kuzey Atlantik'teki gök balina nüfusu tükenmiştir.

Gök balinaların avlanması dünya çapında hızla artmış ve 1925'e gelindiğinde, ABD, İngiltere ve Japonya da Norveç'e katılmışlardır. Yakalama botları ile avlanan balinaların işlenmek üzere dev fabrika gemilerine devredildiği bir sistem kurulmuş ve 1930-1931'de, bu gemilerce ve yalnızca Antarktika'da öldürülen gök balina sayısı 29,400'ü bulmuştur. 2. Dünya Savaşı'nın sonuna gelindiğinde, gök balina nüfusları anlamlı ölçüde azalmıştır. Bunun sonucundaysa, 1946'da, balinaların uluslararası ticaretini sınırlayacak ilk kısıtlamalar devreye girmiştir. Ancak, bu kısıtlamalar yetersiz kalmıştır çünkü türler arası ayırıcı tanımlamanın yetersiz olması nedeniyle, nadir görülen türlerin de görece bol bulunan türlerle birlikte avlanılmasına devam edilmiştir. Uluslararası Balinacılık Kurulu gök balinaların avlanmasını 1960'larda yasaklayana kadar, toplam olarak 350,000 kadar gök balina avlanmış ve küresel nüfusları da 100 yıl önceki nüfuslarının %1'inin altına inmiştir.

Güncel nüfus ve dağılım

Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin oluşturduğu Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi'nde (UDKB'nin Kırmızı Listesi) yer aldığı günden bu yana, gök balinaların tehdit altındaki türlerden olduğu kabul edilmektedir.


Küresel gök balina nüfusunun balinacılık yasağından bu yana arttığına ya da sabit kaldığına ilişkin kesin bir bilgi yoktur. Küresel nüfusun 10,000 kadar olması olasıdır ama bu konuda yıllardır yapılan öngörüler hakkında ciddi şüpheler bulunmaktadır:
  • Sovyetler Birliği'nin yasa dışı gerçekleştirdiği avlanmaların son bulmasından bu yana, Antarktik nüfusun anlamlı artışlar gösterdiği öngörüleri bulunsa da bu sayılar o bölgenin orijinal nüfusunun %1'inden azdır.
  • İzlanda ve Kaliforniya açıklarındaki nüfusların da artış gösterdiği öne sürülmüştür. Ancak, bu artışlar istatistiksel olarak anlamlı geğildir.
Alaska'dan Kosta Rika'ya uzanan bir bölgede bulunan ve yaklaşık 2,000 bireyden oluşan Kuzeydoğu Büyük Okyanus nüfusu en büyük gök balina topluluğudur. Yazın en iyi Kaliforniya'da gözlenebilen bu topluluğa uzun dönemdeki gök balina nüfusu artışınının en umut vadeden kaynağı olarak bakılmaktadır. Bu topluluk bazen Kuzeybatı Büyük Okyanus'a doğru kayar ve nadir de olsa Japonya'nın kuzey ucu ile Kamçatka Yarımadası'ndan izlenebilir.

Kuzey Atlantik'te iki ayrı nüfus bulunur. Grönland, Newfoundland, Yeni İskoçya ve Saint Lawrence Körfezi'nin açıklarında bulunanda yaklaşık 500 birey bulunur. Daha doğuda bulunan ise ilkbaharda Azor Adaları'ndan yazın İzlanda'ya kadar olan bir bölgede gezinir. İzlanda'nın daha kuzeyindeki Spitzbergen ve Jan Mayen'e kadar olan bölgelerde de gök balinalara, nadiren de olsa, rastlanmıştır ve bilimciler bu balinaların kışı nerede geçirdiklerini bilmemektedirler.

Güney Yarıküre'de iki ayrı alt tür bulunur: biri, 1996 yılı sayımına göre yaklaşık 1,700 bireylik nüfusuyla, 'Antarktik gök balinası' (Güney Okyanusu'ndaki B. musculus intermedia); diğeriyse, güvenilir veri olmasa da 5,000 kadar olduğu tahmin edilen nüfusuyla, Hint Okyanusu'ndaki cüce gök balina (B. musculus brevicauda). Bu alt türlerin göç yolları iyi bilinmemektedir. Örneğin, cüce gök balinaların Hint Okyanusu'nun kuzeyinde (Umman, Maldivler, Sri Lanka) yerleşik, kendi başlarına bir nüfus olduğu tahmin edilmektedir. Güney Okyanusu nüfusundan bazı toplulukların Hint Okyanusu'nun kuzeyine ve Avustralya'nın batısına, bazı toplulukların ise Peru ve Şili açıklarına kadar çıkabildikleri gözlenmiştir. Bu son bahsedilen topluluğun da kendi başlarına bir nüfus olabileceği üzerinde durulmaktadır. Şili'deki Balina ve Yunus Koruma Merkezi, Şili Donanması'nın da yardımıyla, Şiloe Adası açıklarında beslenmek için biriktiği keşfedilmiş türün araştırılması ve korunması için yoğun emek harcamaktadır.

İnsan tehdidi


Gök balinaların avlanması küresel olarak yasaklanmıştır ama gök balina nüfuslarının geri kazanılmasının önünde yine de olası tehditler bulunmaktadır:
  • Denizlerdeki kirlenmeye bağlı olarak deniz suyundaki yoğunluğu artan çoklu klorlu bifenil kimyasalları balinaların kanında birikmekte ve zehirlenme nedeniyle erken ölümlere sebep olmaktadır.
  • Giderek artan okyanus trafiği gürültüsü balinaların seslenişlerini boğmakta ve eş bulmalarını güçleştirmektedir.

Dipnotlar
  1. Gök balina maddesinin yazılmasında temel alınan ve İngilizce Wikipedia'da yer alan Blue Whale maddesinin sonunda sıralanmış olan yazılı kaynaklar, bu maddenin yazılması sırasında bizzat değerlendirilmedikleri için, burada ayrıca sıralanmamışlardır. Ancak, dileyen okuyucunun o kaynaklara daha rahat ulaşması için, Blue Whale maddesinin metni içinde yer alan atıflar korunmuş ve bu madde içinde "(isim, yıl)" biçimi ile yer almışlardır.
  2. Farklı ortamlardaki ses yüksekliğinin hasıl karşılaştırıldığına ilişkin bilgiler http://www.surtass-lfa-eis.com/Terms/ sayfasında sunulmuştur.
  3. Apple.com'daki Derin Mavi (Deep Blue) filminin fragmanında, büyük olasılıkla bir gök balinaya ait olan ve bir çubuklu balinanın nasıl avlandığını gösteren kısa ama çok açık görüntüler izlenebilir.
__________________
Dünyaya gelen bir insan, Kâmil bir mürşide bağlanıp nefsini terbiye etmezse, O, isterse cinlerin ve insanların sayısı kadar ibadet yapmış olsun, kirli ve pis olarak ölür. Davud iskenderi (k.s)
Lokman Aşkın şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-10-2008, 18:26   #5
Yarbay
 
Katılım Tarihi: 08/2007
Mesajlar: 3,576
Rep Gücü: 119
Lokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası varLokman Aşkın 'nın etrafta olağanüstü bir havası var
Varsayılan Yanıt: Balina










__________________
Dünyaya gelen bir insan, Kâmil bir mürşide bağlanıp nefsini terbiye etmezse, O, isterse cinlerin ve insanların sayısı kadar ibadet yapmış olsun, kirli ve pis olarak ölür. Davud iskenderi (k.s)
Lokman Aşkın şu an çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 16:29


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2010 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2010 ilahi-Tr Forumları
Web Stats | ilahi Sözleri | şarkı sözleri