Ortalama bir insana karşı büyüklük mukayesesi
Bilimsel sınıflandırma
Alem:
Animalia (Hayvanlar)
Şube:
Chordata (Kordalılar)
Sınıf:
Mammalia (Memeliler)
Takım:
Cetacea (Balinalar)
Alt takım:
Mysticeti (Çubuklu balinalar)
Familya:
Balaenopteridae
(Çatal kuyruklu balinagiller)
Cins:
Balaenoptera
Tür:
B. musculus Binominal adıBalaenoptera musculus Linnaeus, 1758
Diğer adlarıMavi balina
Gök balinanın dünya denizlerindeki yayılımı
Alt türler- B. m. brevicauda Ichihara, 1966
- ?B. m. indica Blyth, 1859
- B. m. intermedia Burmeister, 1871
- B. m. musculus (Linnaeus, 1758)
Gök balina (
Balaenoptera musculus), en büyükleri 35 metreyi bulan boyu ve 140 tonu geçebilen ağırlığıyla, gelmiş geçmiş en büyük
hayvan olduğuna inanılan bir
deniz memelisidir.
Cetacea (balinalar)
takımının Mysticeti (çubuklu balinalar)
alt takımına dahil
türlerden olan gök balina,
Arktik Okyanus dışındaki tüm dünya denizlerinde yayılım gösterir. Daha çok bireysel ya da anne ve yavrusunu içeren çiftler halinde yaşayan, 2-3 yılda bir ve yaklaşık bir yıllık gebelik süresi sonunda tek yavru doğurarak üreyen gök balina, dünyanın
ispermeçet balinasından sonraki en yüksek sesli ikinci hayvan türüdür. 80 yıla kadar yaşayabilecekleri öngörülen gök balinaların tek doğal düşmanı ise
katil balinalardır. Diğer dişsiz balinalar gibi, gök balinalar da temelde
zooplankton (özellikle
kril) avlayarak beslenirler.
Balina avcılığının ilk dönemlerinde görece küçük ve yakalanması kolay olan ispermeçet ve benzeri
balinaların nüfuslarının çok azalması sonucunda, balina avcılarının gözü daha büyük balinalara çevrilmiştir.
1864'de buharlı gemiler ile büyük balinaları avlamak için özel olarak tasarlanmış
zıpkınların balinacılıkta devreye girmesiyle birlikte, gök balinalar da hedef haline gelmiş ve
Uluslararası Balinacılık Kurulu'nun bu canlıların avlanmasını
1966'daki yasaklayışına kadar geçen 100 yıllık dönemde de küresel nüfusları 100 yıl önceki nüfuslarının %1'inin altına inmiştir.
Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin oluşturduğu
Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi'nde ilk yer aldığı günden bu yana tehdit altındaki türlerden olduğu kabul edilen gök balinalar,
2002 yılının bir araştırmasına göre (
Committee on the Status of Endangered Wildlife in Canada, 2002)
[1], 5000 ila 12000 gibi geniş bir tahmin aralığında değişen nüfusları ile en az beş topluluğa dağılmış olarak dünya denizlerine yayılmış durumdadırlar. Koruma altında olsalar da denizlerdeki kirlenme ve giderek artan okyanus trafiğinin seslenişlerini boğarak eş bulmalarını güçleştirmesi gibi etkenler, gök balina nüfuslarının geri kazanılmasının önündeki tehditlerdir.
Evrim, sınıflandırma ve adlandırma
o.a.o.a.
Balaenoptera bonaerensisBalaenoptera acutorostratao.a.o.a.
Balaenoptera physaluso.a.
Balaenoptera edenio.a.
Balaenoptera borealisBalaenoptera brydeio.a.
Balaenoptera musculusMegaptera novaeangliaeEschrichtius robustusGök balina (Balaenoptera musculus) ve akraba olduğu diğer hayvanların
soy ağacı ;
o.a. → ortak ata.
Kaynak : İngilizce Wikipedia'nın
Blue Whale maddesinde kullanılmış olan
Rorqual phylogenetic tree.PNG şemasından uyarlanmıştır.
Evrim
Gök balina
Balaenoptera cinsi balinalara dahil olan yedi
türden biridir ama
kalıtsal çözümlemelerle yürütülen
evrimsel akrabalık çalışmalarının gösterdiği üzere, dahil olduğu cins içindeki diğer türlerden çok
kambur ve
gri balinalara yakın durmaktadır. Buna mukabil, bir gök balina ile aynı cinsin başka bir türü olan
uzun balina arasındaki
kalıtsal farkın da bir insan ile bir goril arasındaki fark kadar olduğunu belirtilmiştir (Aranson ve Gullberg, 1983). Ayrıca, bugüne kadar, gök balina ile uzun balina
melezi olan en az onbir erişkin balina doğada saptanmış ve kaydedilmiştir.
Balaenopteridae ailesinin orta
Oligosen devrinde ve Mysticeti (
dişsiz balinalar)
alt takımındaki diğer ailelerden farklılaştığına inanılmaktadır. Ancak, bu ailelerin üyelerinin ne zaman farklılaştığı henüz bilinmemektedir.
Sınıflandırma
Bazı uzmanlar gök balinayı üç
alt türe ayırmaktadırlar ki, bu alt türlere ait gök balina nüfuslarının okyanuslardaki dağılımı da farklıdır:
▪
B. musculus musculus :Kuzey
Atlantik ve Kuzey
Büyük Okyanus'taki nüfus▪
B. musculus intermedia :
Antarktika çevresindeki
Güney Okyanusu nüfusu▪
B. musculus brevicauda :
Hint Okyanusu ve Güney Büyük Okyanus nüfusu ("cüce gök balina" olarak da bilinirler)Bazı uzmanlar ise
B. musculus indica adlı ve Hint Okyanusu'na özgü bir başka alt türü de ayırırlar. Ancak, diğer üç alt türün aksine,
Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin oluşturduğu
Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi'nde (UDKB'nin Kırmızı Listesi) B. musculus indica yer almaz.
Kimi
bilimciler her iki alt tür sınıflamasına da şüpheyle yaklaşmaktadır. Kalıtımsal çözümlemeler ise muhtemelen yalnızca iki gerçek alt türün olduğuna işaret etmektedir.
Adlandırma
Türe özgü ad olan
"musculus" Latince'dir ve temelde "kas, kaslı" anlamlarını taşırsa da "küçük fare" olarak da yorumlanabilir. Bu türü
1758'deki önemli çalışmasında adlandıran
Linnaeus büyük olasılıkla bunun farkındaydı ve esprili bir insan oluşu da göz önünde bulundurulursa,
ironik ikili anlamı nedeniyle bilerek "musculus" adını seçmişti.
Fiziksel özellikler Baş ve boyun bölgesi
Yandan bakıldığında yassı, üstten bakıldığında ise U şekilli ve geniş olan başın yassı ve üst kısmında, soluk deliği bölgesinden üst dudağın tepesine uzanmak üzere, çok belirgin bir
kabarık çizgi vardır.Baş ve boyun bölgesi çok yumuşak olduğundan çok kolay darbe alabilir.
Soluk delikleri ikizdir ve önde ve yanlarda, oldukça büyük, kabarık çıkıntılarla su girişi ya da sıçramasına karşı korunurlar. Bu deliklerden soluk verme sırasında oluşan püskürtü tek ve dikey bir sütun halindedir; genellikle 6-9 m'ye kadar yükselse de 12 m'ye kadar çıkabilir ve durgun bir günde kilometrelerce uzaktan görülebilir.
Ağzın alt çenesinin ön kısmı, üst çeneden aşağıya sarkan
balina çubukları nedeniyle, görece kalındır. Siyah renkli olan balina çubuklarının uzunlukları üst çenedeki yerleşim yerlerine göre değişir: ön kısımlarda bulunanlar yaklaşık 50 cm, arkalarda bulunanlar ise yaklaşık 1 m kadardır. Üst çenenin her iki yanında 260-400 kadar (tüm üst çenede toplam 520-800) bulunan ve hayvanın beslenmesinde çok önemli işlevi olan bu yapılar ağız içinde, geriye doğru, yaklaşık yarım metre kadar uzanır (bakınız,
Beslenme).
Boyun kısmındaki 60 ila 90 kadar oluk gövdeye paralel olarak uzanır.
Boyunca katlantılı olan ve alt çene bölgesinden neredeyse karına kadar uzanan bu oluklar, beslenme sırasında gök balinanın boğazının olağanüstü genişlemesini ve hayvanın besin dolu deniz suyunu büyük miktarlarda ağzına alabilmesini sağlar (bakınız,
Beslenme). Bu olukların bir diğer işlevi de gök balinanın yüzerken karşılaştığı su direncini azaltmaktır. Hayvanın boyun bölgesi soluk, beyazımsı bir renge sahiptir.
Gövde Biçim: Gök balinanın başından kuyruğuna doğru incelen, uzun bir gövdesi vardır ve diğer balinaların çok daha tıknaz görünümü ile karşılaştırıldığında, daha ince görünmektedir.
Renk:- Özellikle suyun üstünden bakıldıklarında düz mavi ya da düz gri renkliymiş gibi izlenebilen mavi balinalarda hakim olan renk alacalı bir mavi-gridir. Genellikle açık renkli zemin üzerindeki koyu renkli beneklerden oluşan alacalı görünümün yoğunluğu bireyden bireye değişebilir; boyun bölgesi dışında ve özellikle sırt, yanlar ve karında belirgindir; bazen de koyu zemin üzerinde açık renkli benekler şeklinde izlenebilir.
- Kuzey Büyük Okyanusu, Kuzey Atlantik ve Antarktika'nın soğuk sularında diatom adlı mikroorganizmalar ile beslenen gök balinaların gövdesi de ince bir diatom tabakası ile kaplanır. Bu tabaka nedeniyle, hayvanların alt yüzeylerinin sarımsı yeşil ya da turuncumsu kahverengi bir renk tonu aldığı görülür. Eski balina avcılarının gök balinalara "kükürt dipli" anlamına gelen "sulphur bottom" adını yakıştırmış olmalarının sebebi de bu özelliktir.
Yüzgeçler Sırt yüzgeci genel olarak küçüktür ve daha çok hayvanın dalışa geçtiği sırada ve kısa bir süre için izlenebilir. Bu
yüzgecin şekil ve büyüklüğü bireyden bireye değişkenlik gösterebilir; kimisinde ancak farkedilebilecek bir çıkıntı şeklindeyken, kimisinde oldukça belirgin ve orak şekilli olabilir. En belirgini bile en fazla 30 cm yüksekliğe sahip olan sırt yüzgeci oldukça arkaya doğru yerleşimlidir: kuyruktan itibaren, hayvanın boyunun dörtte biri kadar mesafede bulunur.
Göğüs yüzgeçleri 3-4 m kadar uzundur ve uçlara doğru incelir. Bu yüzgeçlerin alt tarafı beyazdır ve bu beyazlık genellikle gri olan üst tarafın kenarlarını ince bir sınırla çevreleyecek kadar üst tarafa uzanır.
Kuyruk yüzgeci de göğüs yüzgeçleri gibi, genellikle düz gridir. Geniş ve üçgen biçimli olan kuyruk yüzgecinin arka kenarı düzgündür ve bu kenarın kuyruk kanatlarından gelen iki yarısı ortadaki bir belirgin girintide birleşir. Kuyruk kanatlarının uçları arasındaki mesafe 7.5 m kadar olabilir. Genel olarak alacalı renkli olan gövdenin aksine, göğüs ve kuyruk yüzgeçlerinin rengi nadiren alacalıdır.
Büyüklük
140 tonu geçebilen ağırlığı ile mavi balinanın gelmiş geçmiş en büyük hayvan olduğuna inanılmaktadır.
Dinozorlar çağında yaşadığı bilinen en büyük canlı
Argentinosaurus'dur ve
Mesozoik devirde yaşamış olan bu canlının ağırlığının bile ancak 90 tona ulaşabildiği tahmin edilmektedir.
Bugüne kadar en büyük gök balinanın bulunup bulunmadığına ilişkin bir belirsizlik vardır. Bu konudaki çoğu veri
20. yüzyılın ilk yarısında Atlantik Okyanusu'nda öldürülmüş olan gök balinalara aittir ve standart
zoolojik ölçüm yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmayan
balina avcılarınca kaydedilmiştir.
Ağırlık ve boy :
Gök balinaların ağırlığının ölçülmesi, dev boyutları göz önünde bulundurulduğunda, oldukça güç bir iştir. Balina avcılarının öldürdüğü çoğu gök balina bir bütün olarak değil, tartılabilir parçalara ayrıldıktan sonra ölçülmüştür ki, parçalama işlemi sırasında kaybolan kan ve diğer sıvıların ağırlığı dikkate alındığında, elde edilen sonuçların toplam ağırlık hakkında olması gerekenden düşük tahminlere yol açmış olması kaçınılmazdır. Buna karşın, 45 m'ye kadar uzunluğu olan gök balinalar hakkında 300-450 tonluk ölçümlere ait kayıtlar vardır. Yine bu dönemlerden gelen veriler söz konusu olduğunda, kayıtlara geçmiş en uzun bireyler 33.6 ve 33.3 m boyundaki iki dişidir ama bu verilere şüpheyle yaklaşılmaktadır.
Amerikan
Ulusal Deniz Memelileri Laboratuvarı (UDML)
bilimcileri 30 m'lik bir bireyin 250 tondan fazla olacağına inanmaktadır. UDML'nin bugüne kadar yapabildiği en kesin ağırlık ölçümü 177 tondur ve bir dişi gök balinaya aittir. Aynı laboratuvarın bugüne dek ölçebildiği en uzun gök balina ise 29.9 m'dir. Bu uzunluk, yakşalık olarak, bir
Boeing 737 yolcu uçağının ya da arka arkaya duran üç belediye otobüsünün uzunluğuna eşittir.
Tüm alt türler dahil edilerek konuşulacak olursa, gök balinaların uzunluk ortalamasının yaklaşık 25 m ve ağırlık ortalamasının da yaklaşık 115 ton olduğu söylenebilir. 29 m'ye ulaşabilen boyuyla Antarktik
B. musculus intermedia en büyük, en fazla 24 m'ye ulaşabilen
B. musculus brevicauda ise en küçük alt türdür. Kuzey yarı kürenin hakim alt türü olan
B. musculus musculus ise ortalama 25 m'ye ulaşır. Diğer balina çubuğu balinalarında olduğu gibi, gök balinalarda da aynı yaştaki bireylerden dişi olanlar daha büyüktür.
Diğer ölçüm ve karşılaştırmalar :- Bir gök balinanın kafası o kadar geniştir ki, dili üzerinde 50 insan ayakta durabilir.
- 150 tonluk bir mavi balinanın 450 kg'lık kalbinin büyüklüğü küçük bir araba, örneğin bir Volkswagen Beetle kadardır ve toplamda yaklaşık 6500 litre olan kan hacmini dolaştırır. Hayvanın aort gibi büyük bir atardamarının içinde bir insan bebeği emekleyebilir.
- Akciğer kapasitesi 5,000 litredir.
Yaşam döngüsü ve davranış Üreme
Gök balinalar 6-10 yaşlarında, erkeklerin ortalama boyu 23 m ve dişilerinki ise ortalama 24 m iken
cinsel olgunluğa erişirler: erkekler belirtilen yaş aralığının sonunda, dişiler başında olgunlaşır.
Çiftleşmeler sonbaharın ikinci yarısında başlar ve kış sonuna kadar devam eder. Çiftleşme davranışları ve
doğurma yerleri hakkında çok az bilgi olan gök balinalarda dişiler, tipik olarak, her 2-3 yılda bir ve kış başında doğururlar;
gebelik süresi 10-12 aydır.
Yeni doğan gök balina yaklaşık 2-3 ton ağırlığında ve 7-8 m boyundadır. Anne yavrusunu 7-8 ay boyunca, yavru ortalama 16 m boya ve 20-21 ton ağırlığa ulaşıp da
sütten kesilme dönemine girene kadar
emzirir. Emzirme dönemindeki yavru gök balina annesinin
yağdan %40-50 oranında zengin
sütünden her gün 380-400 litre emer; ağırlığı günde 90 kg (yaklaşık 4 kg/saat) kadar artarken, boyu da günde yaklaşık 4 cm uzar.
Toplumsal yapı
Gök balinaların toplumsal bir yaşamı pek yoktur; tek başlarına ya da çiftler (daha çok anne ve yavrusu) halinde yaşarlar. Buna mukabil, başlıca beslenme bölgelerinde bir ya da birkaç düzinelik, kendi içlerinde dağınık topluluklar halinde bir araya gelebilirler.
Çeşitli sesler çıkararak haberleşmek bireyler arasındaki çok önemli bir iletişim yoludur. Bunun dışında, görece seyrek de olsa su yüzüne sıçramak ya da kuyruk çıkarmak gibi davranışlar da sergileyebilirler.