ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Hikaye & Öykü


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 12-07-2007, 23:07   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,169
Varsayılan yansıyanlar

[color=red]ben olsaydım!!
["Haydi, söyle artık", dedim arkadaşıma. "dünden bu yana yeteri kadar meraklandırdın." Arkadaşım fakültenin psikiyatri kürsüsünde asistandı, ben ise dahiliye servisinde. "Size bir sürprizim var" demişti bir gün evvel "müthiş bir sürpriz!..". "Eee, söyleyiver" dedim... "Yarın" deyip ayrıldı yanımdan...

"Bugün de söylemezsen ayıp edersin" dedim. "Tamam" dedi ve başladı....

"Bizim hocanın uzun süredir devam eden bir araştırması var. Gizli olduğu için duymamışsındır."

Niçin gizli?" diye sordum.

"Emniyet ile birlikte yapıyor çalışmayı da ondan" dedi, merakımı iyice tahrik etmek ister gibi...

"Hocamızın uzun zamandır bir düşüncesi vardı. Zaman zaman anlatırdı bize: 'İnsan hafızasına her şey kaydediliyor, o kasetin düğmesine basacak bir ilaç yapabilsek, o istemese de, o güne kadar başından geçen her şeyi kendi ağzından dinleyebiliriz. Tabiî, böyle şeylere tıp ile hukuk birlikte karar verebilir. İnsan, yaptıklarını anlatırken o günleri tekrar yaşayacaktır. Eğer o andaki ruh hâlini de bir ekran aracılığı ile seyredebilirsek, hangi şeyleri, nasıl bir ruh hâli ile yaptığını apaçık görmüş

oluruz.' Biz, biraz da bilim kurgu tarzında bulduğumuz bu düşüncelerin, hocanın aklına yeni yeni geldiğini sanmıştık. Meğer, hoca çalışmasını bu merhaleye getirdikten sonra bize açmaya başlamış. Farmakoloji hocasıyla aylardır kafa kafaya çalışması da bu ilacı elde edebilmek içinmiş... Geçtiğimiz günlerde birkaç deneme yaptılar. Netice oldukça başarılı idi. En son deneyde beni de içeriye aldılar. Duyduklarıma, gördüklerime inanamadım; aklım durdu. Bugünkü deneyi seyretmeye senin için de müsaade aldım hocadan... Haydi, geç kalmayalım."

Aman Allah'ım!.. Şaka mı yapıyordu?..

"Bak" dedim yürürken, "psikiyatri ile uğraşanlarda az buçuk bazı aykırılıklar vardır, sakın bu da öyle bir şey olmasın."

Gülümsedi ve sadece "sabret" dedi.

Bu iş için hazırlanmış özel bölmeye girdiğimizde, bizim hoca da oradaydı. Göz göze geldik.

"İkinci gelişi" dedi arkadaşım, bizim profesör için...

İçerde, arkadaşımın hocası olan psikiyatri kürsüsü başkanı, fakülteden birkaç profesör, başhemşire ve üniformalı insanlar vardı.

"Başlayalım isterseniz" dedi hoca kendinden emin bir hâlde... Üniformalılardan olumlu işaret gelince, deney başladı.

Deney, suçluluğundan şüphe edilen biri üzerinde yapılıyordu. Zanlı, bizim bulunduğumuz yerle camdan bir duvarın ayırdığı özel bölmeye, bir polis memuru tarafından getirildi. O bölmedeki en küçük bir çıtırtıyı bile duyabileceğimiz bir şekilde mikrofonlar ve vericiler ayarlanmıştı. Yukarıda, zanlının ulaşamayacağı mesafede dev bir ekran vardı. Hoca, başhemşire ile birlikte zanlının bulunduğu bölmeye geçti. "İğneyi yapın" dedi. Zanlının kolundan damar içine yapılan enjeksiyonun bitmesini bekledi. O esnada da zanlıdaki değişiklikleri takip ediyordu. Daha sonra kendisi, ekranlı cihazdan gelen bir kısım kabloları, adamın kolunda, kafasında, daha önceden belirlenmiş yerlere bağladı.

Her şey hazırdı artık... Profesör, hemşire ve polis odadan çıktı.

Profesör, bizim yanımızda, uzaktan kumanda ile ekranlı cihazı çalıştırdı. Ekranda, bir anlam veremediğim karışık görüntüler belirdi. Adam, şok olmuş gibi şaşkın şaşkın bakıyordu bizlere...

Profesör, "Çocukluğundan itibaren başından geçen, utandığın, sıkıldığın, pişman olduğun hâdiseleri anlat bize" dedi.

Gözleri iri iri açıldı adamın... Dehşete kapıldı, anlatmak istemiyordu. Fakat, ilaç belleğindeki o düğmeye dokunmuştu bir kere... Bir kısım duygulan 'anlatma!' diye çırpınsa da, konuşacaktı. Buna mecburdu.

Ekranda bir çocuk göründü evvela... Ve adam konuşmaya başladı. Fakir, cahil bir ailenin çocuğuydu. Daha o günlerden başladığı hırsızlıklarını, uygunsuz hâllerini anlattı bir bir... Renkten renge giriyor, terliyor, ama yine de devam ediyordu. Bizim ekrandan seyrettiğimiz görüntüler çok farklı idi. Biz. adamın ruh hâlini seyrettiğimiz için, inanılmaz görüntülere şahit oluyorduk.

İşlediği suçların ve davranışlarının mahiyetine göre, bazen vahşi bir kurt. bir çakal görünüyordu ekranda... Ağzından kanlar damlıyor, suratındaki dişler kocamanlaşıyor, elleri, tırnakları uzuyordu. Bazen, yaptığı sefih ve tiksindirici bir şeyi anlatırken, iğrenç bir manzara oluşuyor, içi dışına çevriliyor, sireti suretine aksediyordu. Önce çıldırmış bir yaratık görünüyor, sonra adam sakinleşince vicdan azabı duyuyor, o esnada kendini en habis, en aşağı bir varlık gibi hissediyor; gözleri dışarı fırlıyor, bağırsakları, etrafa saçılıyor, bir pelte, bir irin yığını hâline geliyor, midemizi bulandırıyordu.

Adama acımaya başlamıştım, ama profesörün acımaya niyeti yoktu. O vazifesini yapmanın ciddiyetiyle hareket ediyor, adamın bütün hayatını deşeliyordu. Ne sorulursa en ince ayrıntısına kadar anlatıyordu zavallı adam. İstemiyor, ama anlatıyordu. Adeta kendisi kendisinin şahidi olmuştu. Adamın, kapalı kapılar arkasında, kimsenin görmediği yerlerde, kuytularda, karanlıklarda yaptığı her şeyi hem kulağımızla duyuyor, hem gözlerimizle görüyorduk... Bitmişti adam... İçinden geçenleri bile söylüyordu mazisini anlatırken... Çocukluğunda utançla duyduğu ilk hislerine, kaçamaklarına kadar...

Ve sonunda beklenen şeye gelmişti. Polislerin aradığı, yaşlı bir kadını öldüren, kollarını kesip bileziklerini alan, o muydu? Adam, anlatmaya başladığında polisiye bir film seyrediyor gibi olmuştuk.

Cehaletini, terbiye edilmeyip hep tahrik edildiğini, vahşiliğe alıştığını söylüyordu.

Kadının evine girerken, süklüm püklüm bir hayvan vardı ekranda... Öldürürken, yırtıcı, vahşi bir yaratık... Kollarını keserken de, kan emen bir vampir...

Gördüklerime inanamıyordum... İçim titriyordu.

Adamın hafıza defterinin açılması... Kayıtların bizzat kendi ağzından okunması... Müthiş bir şeydi bu! Artık sorgulamanın sonuna gelinmişti. İlacın tesiri geçiyor, adam yavaş yavaş kendine geliyordu. Ben ise hâlâ şaşkın ve gördüklerimin tesiriyle sarhoş gibiydim. 'İyi ki' diyordum içimden, 'iyi ki, herhangi bir iftiraya maruz kalmadım... Ya aynı şeye ben maruz kalsaydım... Ya hayat defterim dökülüp saçılsaydı ortaya... Ya insanlar benim gizli hâllerime de vâkıf olsalardı. Çıldırır, delirir, yerin dibine girebilirdim... Hayır, kendi defterimi kendim okumak istemezdim.' O anda, 'keşke' dedim, 'bu güne kadar daha dikkatli yaşasaydım. Profesör falan korkutmasaydı gözümü; utanacağım bir şey olmasaydı defterimde!.. Olabilir miydi?.

Ben tam böyle düşünürken, profesör yanıma geldi. Topluluğa "İster misiniz, aynı deneyi, içimizden bir arkadaşımızın üzerinde tekrarlayalım?" dedi. Kısa bir tereddüt ve duraklamadan sonra, çekinerek de olsa "Olabilir" sesleri yükseldi topluluktan. Olabilir miydi? Bilemeyeceğim ama, bunu söylerken ne diye bana bakıyordu ve ne için yanıma kadar gelmişti? Ben dehşet içindeyken bir de "Hı, ne dersin evladım?" demesin mi?

"Hayır!" dedim, kesin ve kararlı bir sesle: "Hayır! Asla!. Ne dediğinizin farkında mısınız?"

Hepsi birden üzerime doğru geldiler, âdeta üzerime çullanıp ısrar ettiler... Hattâ arkadaşım bile... Birde "Sakin ol!" diyorlardı üstelik... Nasıl olacaksam?!

"Hayır!" diye bağırdım var gücümle, "Hayır!"

Bir an terleyen alnımda, serin, tanıdık bir el hissettim. "Sakin ol oğlum, rüya görüyorsun" diyordu annem.

"Ooohh!" dedim, "çok şükür rüyaymış."'

Akşam, böyle şeyleri düşünerek dalmıştım uykuya... Demek düşündüklerim düşüme girmişti...

Ama bir gün hafızalarımızda kaydedilenlerin kendimize okutulacağı o gün gelirse... Nice olurdu hâlimiz.....

"Keşke" dedim kendi kendime, "şu defteri baştan yazmak mümkün olsaydı!!!"


mehmet akar...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-07-2007, 23:20   #2
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2006
Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

[font=Comic Sans Ms]İlginç bir hikaye...

Sonucunu çok merak ediyordum dikkatla okudum uzun olmasına rağmen.

Allah razı olsun kardeşim. Değişik bir paylaşım oldu...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-07-2007, 23:22   #3
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-


Ama bir gün hafızalarımızda kaydedilenlerin kendimize okutulacağı o gün gelirse... Nice olurdu hâlimiz.....

"Keşke" dedim kendi kendime, "şu defteri baştan yazmak mümkün olsaydı!!!"

Keske... :'( :'( :'( :'(

Allah razi olsun...



  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-07-2007, 23:25   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,169
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi KaTRe

Allah razi olsun...
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Esad
[font=Comic Sans Ms]
Allah razı olsun kardeşim. Değişik bir paylaşım oldu...
cümlemizden inşallah
beğenmenize sevindim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-07-2007, 01:22   #5
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2,046
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

ben bunu okurken inanıyomusunuz sanki bende ordaydım ve çok karışık bir hal aldım tabi bunu okuyanlarda aynı olmuştur.
ama eninde sonunda orda omıycakmıyız filim şeridi gibi gözlerimizden geçmiycekmi hayatımız nasıl utanmadan herkesin yüzüne bakıcaz bunu derkende şu aklıma geliyor peki ya şimdi Mevlanın bizi gördüğünü bile bile hayatımıza neden çeki düzen veremiyoruz bu düşünceler insanı öldürür.
Rabbim sen bize aklımızı kullanmamıza yardımcı ol bedenimizi sonradan utanacağımız günahlardan koru
Allah razı olsun...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-07-2007, 01:25   #6
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,169
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

amin cümlemizden
hep öyle olur yaa başkalrından utanırız da asıl utanmamız gerkene karşı vefasız davranırız..
ALLAH idrak edebilenlerden eylesin...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-07-2007, 01:37   #7
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,981
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

genelde böyle uzun yazıları okumam ama bu ilgimi çekti. gerçektende ilginçmiş. ama sonunu merak ederken rüya old gördük , hep böyle oluyo yaaaaa. neyse genede güzeldi (ok)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-07-2007, 01:43   #8
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2,046
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Evrem
genelde böyle uzun yazıları okumam ama bu ilgimi çekti. gerçektende ilginçmiş. ama sonunu merak ederken rüya old gördük , hep böyle oluyo yaaaaa. neyse genede güzeldi (ok)
rüya olması daha iyi ya kuzen diğer türlü olsaydı düşünmiyorum bile
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-07-2007, 01:47   #9
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,981
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi elifnur
rüya olması daha iyi ya kuzen diğer türlü olsaydı düşünmiyorum bile
hayır benim demek istediğim ben bi sonuç bekliyodum. okurken yazıya kapılmışım, bide baktım rüyaymış anlatabildim mi ? kuzen
illaki gerçek olsun demiyorum ki. sonuçta bi hikaye değil mi?
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-07-2007, 08:25   #10
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 1,129
Varsayılan Ynt: -*-yansıyanlar-*-

sürükleyici bi hikayeydi okurken olayı yaşar gibi oldum
güzeldi eline sağlık
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 10:16


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats