![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Turkan Hanim dindar bir ailede buyumustu. Annesi her firsatta ona ve kardeslerine namaz kilmalarini soyler, hatta kizarak onlari uyarirdi. Turkan Hanim namazin kilinmasi gerektigine inanir, ama yine de kilmazdi, cunku kilmak nefsine zor geliyordu. Bazen baslar, sonra terk ederdi. Evlendi ve cocuklari oldu. Annesi her geldiginde ayni sekilde namaz kilmalari icin ikaz etmeyi surduruyor, o da israrla kilmamaya devam ediyordu. Cok istemesine ragmen bir turlu nefsine galip gelemiyordu. Bir gun arkadaslari ona oturmaya geldi. Iclerinden biri annesini de yaninda getirmisti. Teyze cok mubarekti. Oyle tatli konusuyordu ki, onu dinleyen saatler gecse usanmazdi. Teyze bir ara namaz konusuna degindi. O anlatirken, Turkan Hanim annesini hatirlamis ve annesinin eski gunlerdeki namaz ikazlarini dusunuyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu. Turkan Hanimin kucuk oglu Zekeriya, dort yasindaydi. Oynadigi oyunu birakmis, teyzenin koltugu dibinde iki elini yumruk yapip yuzune dayamis bir sekilde, kipirdamadan dinliyordu. Annesi ikram icin mutfakla salon arasinda kosturup dururken mevzu degismisti. O da onlarin yanina oturup sohbetin guzelligine kapilarak cayini yudumlamaya basladi. “Anne, senin yerine ben namaza baslayacagim” Tam bu sirada mutfaktan bir gurultu geldi. Arkasindan da oglunun cigligi duyuldu. Telâsla mutfaga kostu Turkan Hanim. Misafirler de korkuyla pesinden gittiler. Oglu bir sandalye koyarak lavaboya cikmisti. Bir ayagi lavabonun icinde, digeri ise disaridaydi. Sandalye devrilmis yerde dururken, oglu da lavabonun kenarinda korkmus bir sekilde asili duruyordu. Kosup kucagina aldi. Su icecegini zannederek: “Isteseydin ben verirdim yavrum, ya dusup bir yerine zarar verseydin” diye cikisti. Turkan Hanim oglunun verdigi cevabi, uzun yillar gecmesine ragmen hâlâ unutamaz; cunku soyle demisti cocugu: “Anne, ben abdest alacaktim. Teyze dedi ya, namaz kilmayanlara Allah ceza verecekmis diye. Ben de, sen ceza almayasin diye senin yerine namaza baslayacaktim.” O an Turkan Hanim, tepeden tirnaga titredigini hissetti. Allah, yillarca namaz kilmayan Turkan Hanima oglunun davranisiyla muthis bir ders vermisti. Yavrusuna sarilip dakikalarca agladi. Bu hikâye bircok bakimdan ders verici. Aslinda cocuklar buyuklere degil, anne babalar evlâtlarina namazi ogretmeli. Cunku, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) cocuklarimiza yedi yasina geldiklerinde namaz kildirmamizi ve on yasina geldiklerinde ise ciddi bir sekilde uzerinde durmamizi emreder. Cocuklarimiza -kucuk yaslarda gerek camilere goturerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazi sevdirmeli ve onlara ornek olmaliyiz. Namaz cocuklara tatli bir uslûpla, sevdirilerek anlatildigi takdirde cocuklarin namaza karsi ilgi ve sevgileri kacinilmaz olur. 2006-01-19 24 okuma Said DEMIRTAS |
| |
| | #2 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Apr 2006 Yaş: 26
Mesajlar: 1,831
| ALLAH razı olsun kardeşim, çok etkileyici. Ne demiş atalarımız; "Ağaç yaşken eğilir" Çocukları küçükken nasıl yetiştirirsek hayatlarını o doğrultuda yaşarlar gibi geliyor bana! |
| |
| | #3 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 117
| evet doğru söylüyorsun rümeysa kardeş.benim oğlum 22 aylık ben namaz kılarken hep yanımda dolanıp durur bazen seccadeyi çeker.namaz vakti gelince anne ben abdest alacam der ve benimle namaza durmaya çalışır.inşAllah hep böyle istekli olur.selam ve dua ile |
| |
| | #4 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 481
| Rabbim böyle şeyleri İnşallah herkese nasip eder.... bu yazıyı bizlerle paylaştığın için, allah razı olsun rümeysa kardeşim.. |
| |
| | #5 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| rabbim namazdan ayirmasin insaalah .o namazki namaz kisinin kötü huylanirini iyiye cevirir.namaz kilanin yüzü nurlanir artik o rabbiyle olur rabbim namazda ayirmasin bizleri.benim oglum 11 yasinda ona ne ögretebildimki .rabbim bu kapilardan ayirmasin.allah razi olsun sizler yazinca bebnde arkadaslarima yolluyorum.onlarda faydalansinlar |
| |
| | #6 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 29
Mesajlar: 808
| Rabbim kıldığımız namazları kabul etsin .Kılmayanlarıda Allah ıslah etsin. ![]() |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 19
Mesajlar: 705
| gnrc kardeşim yazın çok güzel olmuş okurken ağladım :'(dayanamadım ellerine sağlık gerçekten ders alınacak bir yazı (ok) :'( |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
| Gerçekten çok etkileyici bir hikaye.. |
| |
| | #9 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 94
| SOYLENECEK SOZ BULAMIYORUM . . . RABBIM HERKESE BOLE BIR EVLAT NASIP ETSIN . . . |
| |
| | #10 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,038
| Türkan Hanım dindar bir ailede büyümüştü. Annesi her fırsatta ona ve kardeşlerine namaz kılmalarını söyler, hatta kızarak onları uyarırdı. Türkan Hanım namazın kılınması gerektiğine inanır, ama yine de kılmazdı, çünkü kılmak nefsine zor geliyordu. Bazen başlar, sonra terk ederdi. Evlendi ve çocukları oldu. Annesi her geldiğinde aynı şekilde namaz kılmaları için ikaz etmeyi sürdürüyor, o da ısrarla kılmamaya devam ediyordu. Çok istemesine rağmen bir türlü nefsine galip gelemiyordu. Bir gün arkadaşları ona oturmaya geldi. İçlerinden biri annesini de yanında getirmişti. Teyze çok mübarekti. Öyle tatlı konuşuyordu ki, onu dinleyen saatler geçse usanmazdı. Teyze bir ara namaz konusuna değindi. O anlatırken, Türkan Hanım annesini hatırlamış ve annesinin eski günlerdeki namaz ikazlarını düşünüyordu. Misafirler de teyzeyi zevkle dinliyordu. Türkan Hanımın küçük oğlu Zekeriya, dört yaşındaydı. Oynadığı oyunu bırakmış, teyzenin koltuğu dibinde iki elini yumruk yapıp yüzüne dayamış bir şekilde, kıpırdamadan dinliyordu. Annesi ikram için mutfakla salon arasında koşturup dururken mevzu değişmişti. O da onların yanına oturup sohbetin güzelliğine kapılarak çayını yudumlamaya başladı. "Anne, senin yerine ben namaza başlayacağım" Tam bu sırada mutfaktan bir gürültü geldi. Arkasından da oğlunun çığlığı duyuldu. Telâşla mutfağa koştu Türkan Hanım. Misafirler de korkuyla peşinden gittiler. Oğlu bir sandalye koyarak lavaboya çıkmıştı. Bir ayağı lavabonun içinde, diğeri ise dışarıdaydı. Sandalye devrilmiş yerde dururken, oğlu da lavabonun kenarında korkmuş bir şekilde asılı duruyordu. Koşup kucağına aldı. Su içeceğini zannederek: "İsteseydin ben verirdim yavrum, ya düşüp bir yerine zarar verseydin" diye çıkıştı. Türkan Hanım oğlunun verdiği cevabı, uzun yıllar geçmesine rağmen hâlâ unutamaz; çünkü şöyle demişti çocuğu: "Anne, ben abdest alacaktım. Teyze dedi ya, namaz kılmayanlara Allah ceza verecekmiş diye. Ben de, sen ceza almayasın diye senin yerine namaza başlayacaktım." O an Türkan Hanım, tepeden tırnağa titrediğini hissetti. Allah, yıllarca namaz kılmayan Türkan Hanıma oğlunun davranışıyla müthiş bir ders vermişti. Yavrusuna sarılıp dakikalarca ağladı. Bu hikâye birçok bakımdan ders verici. Aslında çocuklar büyüklere değil, anne babalar evlâtlarına namazı öğretmeli. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklarımıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kıldırmamızı ve on yaşına geldiklerinde ise ciddi bir şekilde üzerinde durmamızı emreder. Çocuklarımıza -küçük yaşlarda gerek camilere götürerek, gerek ise evde cemaat yaparak- namazı sevdirmeli ve onlara örnek olmalıyız. Namaz çocuklara tatlı bir üslûpla, sevdirilerek anlatıldığı takdirde çocukların namaza karşı ilgi ve sevgileri kaçınılmaz olur. |
| |
| Konu Araçları | |
| |