![]() |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 22
Mesajlar: 1,439
| Bir gün tilki ile yılan arkadaş olurlar. Bir zaman sonra yolda giderken bir nehire rastlarlar. Tabi nehirden karşıya yürüyerek geçmek gerek. Yılan, kara yılan olduğundan yüzme bilmez. Tilkiye boynuna sarılıp karşıya geçmeyi önerir. Tilki yılanı iyi tanıdığı için bu öneriye yanaşmak istemez. Ama karşıya da geçmek gerekir. Yılan yemin eder bir zarar vermeyeceği konusunda, aksi taktirde kendisinin de boğulacağını belirtir. Yılanın çaresizliğine acıyan tilki; -Gel yılan kardeş boynuma dolan, der. Ve nehre girer.Tam nehrin ortasında yılanın yılanlığı tutar ve tilkinin boynunu sıkmaya başlar. Durumun ciddiyetini anlayan tilki; -Yapma yılan kardeş ikimizde boğuluruz. Sen nasıl olsa boynumdasın kıyıya çıkalım hiç olmazsa sen kurtul, der. Öneriyi makul bulan yılan zorda olsa kıyıya kadar sabreder. Kıyıya çıkınca tilki; -Yılan kardeş sana bir önerim daha var. Bizde idama gidene bile son sözünü sorarlar. Son sözümü sormayacak mısın? -Nedir son sözün, diye sorar yılan. -Bak yılan kardeş , bu kadar dostluğumuz oldu. Nasıl olsa benim sonum senin elinde.´ der. Sabrı tükenen yılan; -Söyle artık dayanamıyorum, diye çıkışır. Tilki; -Yılan kardeş geç karşıma yanaklarından bir öpeyim, der! Pek inanmasa da kurbanının son isteği olduğundan kabul eder. Karşısına geçip kafasını uzatır. Yılların bitirimi tilki yılanın uzanan kafasını kaptığı gibi yere çarpar. Beli kırılan yılan upuzun yere serilir. Suçlu suçlu tilkiye bakar. Tilki; -BAK DOSTUM, BEN EĞRİ BÜĞRÜ DOST İSTEMEM. BÖYLE DOSDOĞRU OLACAKSIN, der. |
| |
| Konu Araçları | |
| |