ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Hikaye & Öykü


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 28-11-2007, 15:02   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 312
Varsayılan affetmek büyüklüktür

AFFETMEK BÜYÜKLÜKTÜR

Ayşe, o gün eve oldukça sinirli bir hâlde geldi. Çantasını yatağına fırlatıp, odasının kapısını hızlı bir şekilde kapattı. Bu davranışı annesinin dikkatini çekmişti. Kızının sinirli olduğunu anladığı için biraz sakinleşmesini bekledi ve daha sonra odasına gitti. Ayşe gerçekten çok öfkeli görünüyordu. Annesi yanına yaklaşıp saçlarını okşayarak:
- Benim güzel kızımı bugün birileri çok üzmüş anlaşılan. Bakalım kızım annesine anlatacak mı, dedi. Ayşe:
- Anne, öğretmen bugün bir kompozisyon ödevi verdi, dedi. Annesi
- Seni böyle üzen ve kızdıran şey bu mu, diye sorunca Ayşe:
- Hayır, kompozisyonun konusu beni sinirlendirdi. Affetmek büyüklüktür, cümlesinin bize düşündürdüklerini yazacakmışız, dedi. Annesi:
- Öğretmeniniz gerçekten çok güzel bir konu seçmiş, ama senin üzüntüne bir anlam veremedim, dedi.
- Anne bugün sıra arkadaşımla çok kötü kavga ettik. Babasının hediye ettiği kalemi kaybetmiş. Beni hırsızlıkla suçladı. "Kalemimi sen almışsın." dedi. Yemin ettim, inanmadı. Çok kırıcı sözler söyledi. Ben ona küstükten sonra kalemini çantasındaki defterlerinin birisinin arasında buldu. İyi bakmadığı için görememiş. Sonra gelip benden özür diledi. Sınıfta çok yaramaz bir arkadaşımız var. O sıra arkadaşım Aslı'ya kalemini benim aldığımı gördüğünü söylemiş. Aslı bu nedenle beni suçlamış. Yine de bana inanmaması ve güvenmemesine çok kırıldığım için bütün sınıf arkadaşlarımın önünde Aslı'ya kendisini asla affetmeyeceğimi, söyledim. Arkadaşlarım bu olayı öğretmenimize anlatmışlar. Öğretmenimiz de bu yüzden böyle bir konu seçti. Aslı'yı affetmek istemiyorum anne. Affetmezsem "Affetmek büyüklüktür." cümlesi ile ilgili ne yazabilirim ki? Şimdi neden üzgün ve sinirli olduğumu anlıyor musun, diye sözlerini bitirdi.
Annesi şimdi kızını ve hissettiklerini anlayabiliyordu. Onu kırmadan ve daha fazla öfkelendirmeden bazı şeyler söylemeliydi. Önce:
- Kızım sen sıra arkadaşın Aslı'yı sever miydin, diye sordu. Ayşe:
- Evet sınıfta en çok onu severdim. Zaten bu nedenle ona çok kırıldım, dedi. Annesi:
- Onun seni suçlamasının seni çok kırması gayet normal. Fakat her insan zaman zaman hata yapar. Bazen yanlış kararlar alabilir, bazen hiç düşünmeden hareket edebilir ve bazen de bazı yalan söyleyenlere inanıp sevdikleri kişileri kırabilirler. Aslı, eminim ki seni suçlamak istememiştir. Çok sevdiği kalemini kaybetmiş olmanın üzüntüsü içindeyken kendisine söylenen bir yalana düşünmeden inanmış ve ona göre hareket etmiş. Belki onun yerinde sen olsaydın sen de aynı şekilde davranırdın. Hem arkadaşının daha sonra pişman olup özür dilediğini de sen söyledin. Öyle değil mi kızım, dedi.
- Evet ama anne ben çok kırıldım. En sevdiğim arkadaşım beni böyle suçlamamalıydı. Onu affetmem imkânsız.
- Böyle söyleme kızım. Sen tabiî ki haklısın, ama kendini biraz da arkadaşının yerine koy. Bir anlık bir hatayla sevdiğin birini kırsan ve sonra pişman olup özür dilesen, fakat affedilmesen bu hoşuna gider mi? Ayrıca nefret etmeyi, küsmeyi ve asla affetmemeyi herkes başarır. Bunlar kimsenin zorlanmayacağı, herkesin kolayca yapacağı şeylerdir. Zor olan affetmektir. Şimdi öğretmeninizin verdiği cümlenin ne anlama geldiğini anlayabiliyor musun, dedi. Ayşe bir süre düşündükten sonra:
- Haklısın anne, affedilmemek hiç hoşuma gitmezdi. Bu beni çok üzerdi. Ayrıca söylediklerinden sonra affetmenin neden büyüklük olduğunu anlayabiliyorum. Şimdi çok güzel bir kompozisyon yazmaya çalışacağım. Yarın okuldan seni çok mutlu edecek haberlerle döneceğim. Seni seviyorum anne. İyi ki varsın, dedi ve annesine sarılıp yanaklarından öptü.
Ayşe bütün akşamını kompozisyonuna ayırdı. Ertesi gün sınıfta öğretmen en yüksek notu Ayşe'nin kompozisyonuna verdi ve Ayşe'den yazdıklarını yüksek sesle okumasını istedi. Ayşe kompozisyonunu okudu:
“Dün hepinizin iyi bildiği bir olay yaşadım. En sevdiğim arkadaşım beni asla yapmadığım ve yapmayacağım bir davranışla suçlamıştı. Sonra pişman olup özür dilemişti; fakat ben onu affetmek istememiştim. Çünkü nefret etmek, küçük şeyleri sebep edip küsmek kolay olan yoldu ve ben kolay olanı tercih etmiştim. Bunu sürdürecek olursam çok sevdiğim bir dostumu kaybedeceğim. Annem kolay olanı yani küsmeyi, tercih etmenin doğru olmadığına anlattı ve ben de ısrar etmenin yanlış olduğuna karar vererek arkadaşımı affettim. Affetmenin büyüklük olduğunu da çok iyi anladım.”

Hilal ACAR
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 20:16


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats