![]() |
| | #1 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Feb 2007 Yaş: 23
Mesajlar: 972
| Dervişin biri gezerken ayaksız bir tilki gördü, hayrete düştü. " Nasıl yaşar bu hayvan, ne yer ne içer?" diyerek, Allah'ın lütfüna hayran oldu. Derken bir aslan çıkgeldi, ağzında çakal taşıyordu. Görkemli ve korkunç hayvan avının bir kızmını yedi, doyunca kalanını bırakıp gitti. Tilki artığa doğru sürünerek yaklaştı ve afiyetle yiyip karnını doyurdu. Tilkinin yiyeceğinin ayağına geldiğini görne derviş, kendi kendine,"Bir tilkinin rızkını ayağına gönderen Allah, benimkini neden göndermesin?" diyerek, çalışmasına gerek olmadığını, bir köşeye çekilip oturabileceğini düşündü. Düşündüğü gibi de yaptı: "Rızkım Allah'ın görünmeyen hazinesinden gelir, gayret etmem gerekmiyor" diyerek beklemeye başladı. Bekledi, bekledi... Ne gelen ne giden... Günler geçip gitti. Derviş zayıfladı, eridi, bir deri bir kemik kaldı. Güçsüz ve bitkin bir haldeyken, bulunduğu mescidin mihrabından bir ses duydu: "Ey tembel adam!" diyordu ses, "Kendini ayaksız bir tilkiye benzeterek neden miskin miskin oturuyosun? Kalk! Yırtıcı aslan ol. Başkasının artığına göz dikmeyi bırak. Sana yakışan artık yemek değil, artık bırakmaktır. Gücüyle aslan gibi olan, başkasından yiyecek bekler i? Haydi kalk! Kolları sıva. Çalış ve rızkını kazan. Hem kendin ye, hem muhtaçlara yedir." |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,038
| tilkinin ayakları yoktu bi bakıma mecberdu beklemeye ama sıhhatimiz yerindeyken rızkımız için çalışmalıyız. |
| |
| Konu Araçları | |
| |