![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| BİR FİNCAN KAHVENİN HAKAYESİ bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varmış > > >> Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar >> delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. >> Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir >> kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye >> oturdular. >> Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. >> Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı... >> >> "Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu >> çağırdı. >> >> "Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi. "Kahveme koymak için." >> >> Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! >> Delikanlı >> kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. >> >> Kız, merakla "Garip bir ağız tadınız var." dedi.. Delikanlı anlattı: >> "Çocukken >> deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. >> Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben. >> Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı >> dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu >> ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar. >> Onları ve evimi öyle özlüyorum ki..." >> >> Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız >> dinlediklerinden >> çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar >> özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini >> arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri... Kız da konuşmaya >> başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi... >> >> O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak. >> Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii... >> Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, >> prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses >> ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu... >> Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü... >> >> 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. "Ölümümden sonra aç" diye >> bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında: >> "Sevgilim, >> bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum >> için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu >> kahvede. >> >> İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki, >> şeker diyecekken 'Tuz' çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken, >> değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim >> ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı >> defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. >> Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok... >> >> İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat. >> Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. >> Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın >> en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. >> Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden >> tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, >> ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da..." >> >> Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında >> birgün biri, kadına "Tuzlu kahve nasıl bir şey?" diye soracak oldu.. >> >> Gözleri nemlendi kadının... >> Çok tatlı!.. dedi... >> >> |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 199
| :'( :'( :'( :'( :'( |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Ben bunu biliyordum..Bu hikayeyi bir de Ömer Köroğlu'ndan dinlemek var..Süperr eline sağlık katre.. |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| |
| |
| Konu Araçları | |
| |