cehaletten saadete
Kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir topluluğu, karıncayı çiğnemekten çekinen bir topluluk haline getiren ne idi? Bu sorunun cevabını Kur'an-ı Kerim'in icazının yanı sıra Allah Resulü'nün nübüvvet nazarında aramak gerekir. Onun bakışı, sohbeti ve himmeti bedevi bir cahili birden bire münevver bir arif haline getiriyordu. Onun bir dakikalık nazar ve sohbetine mazhar olan kişi, senelerce seyr-i suluk mukabilince hakikatin nurlarına mazhar oluyordu. Bu nedenle makamının zirvesindeki veliler de sırf nazarla irşad ederler. Bu kalbi yakınlık ve.terbiye çok önemlidir, insanlığın düzelmesi yolunda sadece akıl yolu ile çözüm aramak yetmez. Çünkü cahiliye dönemindeki Araplar ile Asr-ı Saadet dönemindeki sahabeler aynı kişilerdi. Onların akıl düzeylerinde bir değişiklik olmadı. Onların akılarında değil kalplerinde bir genişlik oldu ve kendi kafalarına göre gitmek yerine Allah Resulüne (s.a.v.) tabi olmayı seçtiler. |