Madde 1 : İran’ın yönetim şekli bir İslam Cumhuriyetidir ve İran halkının doğunun ve Kuran adaletinin hakimiyetine (egemenliğine) inancın 1358’de Fervadın 9 ve 10’daki referandumda (Güneş takvimine göre) ay tutumuna göre jamadi oluşumuna 1 ve 2 de 1399 (Mart 29 ve 30, 1979)’da. Humeyni tarafından yönetilen başarıları islam devriminden sonra yapılan seçimde seçilebilir seçmenlerin % 98.2 oyuyla onaylandı.
Madde 2 : İslam Cumhuriyeti şu inançlar üzerine temellenmiş bir sistemdir.
1. Tek Tanrı (“Allah’dan başka tanrı yoktur” şeklinde ifadesini bulduğu gibi), Onun ayrıcalıklı egemenliği ve yasama hakkı ve onun emirlerine itaatin gerekliliği
2. Kutsal Vahiy ve onun kanunları oluşturmadaki temel rolü
3. Bu dünyadan sonra Allah’a dönüş, Allah’a yükselişte bu inancın yapıcı rolü
4. Yaradılışta ve yasamada Allahın adaleti
5. Sürekli liderlik (imamet) ve ebedi rehberlik ve onun İslam Devrimini bölmeden devamlılığını sağlayıcı temel rolü
6. İnsanın yücelmiş asaleti ve değeri ve Allah’a karşı sorumlulukta birlikte özgürlükte eşitlik, adalet, politik ve ekonomik sosyal ve kültürel bağımsızlık ve milli dayanışma aşağıdakilerle elde edilebilir.
a. Barış (Huzur) üzerine olan Kuran ve Hz. Muhammedin Sünnetlerini temel olarak uygulanan ve gerekli niteliklere sahip fıkıh içtihadlarının devamlılığı.
b. Bilim, sanat ve insan deneyinin en ileri sonuçları ve onları geliştirme çabası
c. Zulmün inkarı, onun cezası ve ona itaat ve hakimiyet ve de cezası ve cezanın kabulü.
Madde 3 : Madde 2’deki amaçlara ulaşmak için, İran İslam Cumhuriyeti’nin yönetimi aşağıdaki hedeflere ulaşmak için bütün kaynaklarını bu hedefe yönlendirmekle yükümlüdür.
1. Tanrıya hürmet ve inanç (kader) ve her türlü ahlaksızlık ve çürümüşlüğe karşı savaşı temel olan ahlaki erdemin gelişmesi için istendik çevrenin yaratılması.
2. Basının, medyanın ve diğer araçların uygun kullanımıyla bütün alanlarda kamu bilincinin yükseltilmesi
3. Her düzeyde ve herkes için eğitim ve fiziksel eğitim serbestisi ve yüksek eğitimin sağlanmasın ve yaygınlaşması.
4. Araştırma merkezleri ve çeşitli araştırmalarla, İslam çalışmalarında olduğu gibi, bilimin, teknolojinin ve kültürün her alanında ilerleme, araştırma ruhunun kuvvetlendirilmesi
5. Emperyalizmin tümden kaldırılması ve yabancı etkilerinin önlenmesi.
6. Her çeşit despotizmin ve otokrasinin ve iktidarı tekelcileştiren tüm girişimlerin ortadan kaldırılması.
7. Yasalar çerçevesinde politik ve sosyal özgürlüğün sağlanması.
8. Politik, ekonomik, sosyal ve kültürel hedeflerin tespitinde bütün halkın katılımı.
9. Her türlü istenmeyen ayrımın kaldırılması ve hem maddi hem de manevi alanlarda herkese fırsat eşitliğinin sağlanması.
10. Doğru idari teşkilatın kurulması ve lüzumsuz idari kurumların kaldırılması.
11. Bağımsızlığın, toprak bütünlüğünün ve ülkedeki İslam düzeninin korunması amacıyla ve evrensel askeri eğitim araçlarının yardımıyla milli savunma kuruluşlarının üst düzeyde kuvvetlendirilmesi.
12. Herkese sosyal güvenliğin sağlanmasında sağlık,iş, barınak ve yiyecek konularındaki yetersizliklerin kaldırılması, fakirliğin kaldırılması ve refahın yaratılması için İslami kriterlere uygun adil ve doğru ekonomik sistemin planlanması.
13. Bilimde, teknolojide, endüstride, tarımda ve askeri alanda ve diğer benzeri alanlarda kendi kendine yeterliliğin sağlanması
14. Kanunlar önünde eşitlik gibi herkese yasal koruma sağlama ve kadın erkek bütün vatandaşların her türlü haklarını güvence altına alma.
15. Bütün halkta, toplumsal işbirliğinin ve İslami kardeşliğin kuvvetlendirilmesi ve genişletilmesi.
16. Dünyanın desteğini esirgememe, bütün müslümanlara kardeşçe davranma ve İslami kriterleri esas alan ülkenin dış politikasının sınırlarını belirleme.
Madde 4 : Bütün hukuki, cezai, finansal, ekonomik, idari, kültürel, askeri ve diğer kanun ve tüzükler işlemi kriterleri esas olmalıdır. Bu prensip genel olarak ve tam olarak diğer bütün kanun ve tüzüklerdeki gibi Anayasanın bütün maddelerine uygulanır ve koruyucular kurulunun fukaha bu konuda hakimdir (yetkilidir.)
Madde 5 : (Belki Allah’ın kendini tekrar göstermesini hızlandırmıştır) büyüklük dönemi, idare yeteneğine sahip, güçlü, cesur ve çağının koşullarından tamamen haberdar olan, adil ve dindar, Ümmet’ın liderliğine ve velayetine geçen fakih madde 107’ye göre görevin yükümlüklerini yerine getirir.
Madde 6 : İran İslam Cumhuriyetinde, ülkenin işleri seçimler yardımıyla kendini gösteren halkın görüşlerinin temelinde yürütülür. Bunlarla Başbakanın seçilmesi, İslami Danışma Meclisinin temsilcileri kurul üyeleri, yada Anayasada belirtilen belli konularda referandum oluşturur.
Madde 7 : Kuran’ın ayetlerindeki emirlere göre (“Kendi aralarında danışma işleri” [42;38]) ve (“İşlerde onlara danışma” [3;159]) , İslami Danışma Meclisi, İl Meclisi ve Şehir, Bölge, Bucak ve İl korsülleri gibi danışma organları, ülkenin karar ve idari mercileridirler.
Kuruluşları, yasallığı, görev ve işlevlerinin sınırlarıyla bu meclislerin her birinin doğası, kurandan türemiş Anayasa ve kanunlar tarafından belirlenir.
Madde 8 : İran İslam Cumhuriyetinde al-amir bilma’ruf ve al-nahy halka karşı yapmakla yükümlü olduğu karşılıklı ve evrensel bir görevdir. Bu görevin doğası, sınırları ve koşulları kanunlar tarafından belirtilir. (Bu, Kuranının şu ayetine dayanılır. İnsanlar kadın olsun erkek olsun iyiye katılmalı ve kötüyü yasaklamalı ve kötüden sakınmalıdır.) [9;71]
Madde 9 : İran İslam Cumhuriyetinde, özgürlük, bağımsızlık, birlik ve vatanın bölünmez bütünlüğü birbirinden ayrılamazlar ve bunların korunması yönetimin ve bütün vatandaşların görevidir. Hiçbir birey, grup veya otorite özgürlük bahanesiyle İran’ın toprak bütünlüğünü veya politik, kültürel, ekonomik ve askeri bağımsızlığını bozamaz. Aynı şekilde hiçbir otorite bağımsızlığı ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumak bahanesiyle yasal özgürlükleri ortadan kaldırma hakkına ve hatta bu amaçlar doğrultusunda kanunlar ve tüzükler çıkarma hakkına sahip değildir.
Madde 10 : Aile, İslam toplumunun temel birimi olduğu için, bütün kanunlar, tüzükler ve devamlı programlar ailenin kurulmasını kolaylaştırıcı olmalı ve onun kutsallığının ve devamlılığının İslam ahlakı ve kanunlar çerçevesindeki aile ilişkilerinin koruyucusu olmalıdır.
Madde 11 : Kutsal Kuran ayetlerine göre (Bu toplum sizin tek toplumumuzdur ve ben sizin Allahınızım, bu nedenle bana tapının [21;32]) bir milletin bütün müminlerin ve İran İslam Cumhuriyeti’nin yönetiminin bütün Müslümanların birliğini ve dostluğunu sağlayacak genel politikaları üretme görevi vardır ve bu İslam dünyasının ekonomik kültürel ve politik birlikteliğini oluşturmaya sürekli çabalamalıdır.
Madde 12 : İran’ın resmi dini İslamdır ve resmi mezhebi Caferidir ve bu prensip sonsuza kadar değişmeden kalacaktır. Hanefi, Şafi, Maliki, Hanbeli ve Zeydi gibi diğer mezheplere saygı duyulur ve onların takipçileri (mensupları) ibadetlerini yaparlarken kendi hukuklarına tabidirler. Bu mezhepler, dini eğitimi devam ettirmede, evlilik, boşanma, miras gibi kişisel işlerde ve bunlarla ilgili davaların mahkemelerde açılmasında resmi bir statüye sahiptirler. Bu mezheplerden birinin çoğunluğu oluşturduğu bir bölgede, yerel meclisini hukuksal sınırlar içinde çıkardıkları yerel düzenlemeler, diğer mezheplerin mensuplarının haklarına zarar vermeden, kendi fıkıh mezheplerinin kurallarına uygun olarak çıkarılır.
Madde 13 : Kanunlar çerçevesinde tanınan dini azınlıklar sadece Zerdüştler, Yahudiler ve Hrıstiyan İranlılar ibadetlerini kendi dinlerine göre yaparken ve kişisel işlerde ve din eğitiminde kendi dinlerinin kurallarına göre hareket etmede serbesttirler.
Madde 14 : Kutsal ayete göre (“Allah dinimizden dolayı size karşı savaşmamış ve sizi evinizden kovmamış kişilere karşı iyi ve adil davranmamızı yasaklamaz.” [60;8]) İran İslam Cumhuriyeti hükümeti ve bütün Müslümanlar, gayri müslimlere ahlaki normlarda, İslami adalet ve eşitlik prensiplerinde ve insan haklarına uygun davranmakla yükümlüdür. Bu prensip, İslama ve İran İslam Cumhuriyetine karşı komplo ve faaliyetlerden uzak duran herkes için geçerlidir.
__________________ İnsanda yok ise edep
Neylesin Medrese mektep
okusa alim olsa
Yine Merkep yine Merkep...
BU DA TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI, BİRAZ KIYASLAYIN, KARŞILAŞTIRIN
BAŞLANGIÇ (Değişik: 23.7.1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;
(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin şekli
MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
MADDE 6. – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
MADDE 7. – Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
MADDE 8. – Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı yetkisi
MADDE 9. – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek: 7.5.2004-5170/1 md.)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
MADDE 11. – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
Temel Haklar ve Ödevler
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
MADDE 12. – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
MADDE 13. – (Değişik: 3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
MADDE 14. – (Değişik: 3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
__________________ İnsanda yok ise edep
Neylesin Medrese mektep
okusa alim olsa
Yine Merkep yine Merkep...
guzel bi paylasim ellerine saglik..
Allah razi olsun...
__________________ Şüphesiz,biz sana Kevseri verdik.
O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
Senin düşmanın,asıl sonu kesik olandır. Kevser suresi..1/2/3