Selamunaleyküm
evvela herkesi selamlar ve bu konuyu acan arkadasimiza da tesekkür etmek isterim Allah C.C. ondan razi olsun. simdi bu erkeklerin tesettürü konusu cok mühim bi konu bence. hep kadinlarin tesettürü hakkinda konusuluyo ama erkeklerin tesettürü hakkinda bi laf edilmiyo.neden...
tabii ki kadinlarin tesettürü oldugu gibi erkeklerin de bi tür tesettürü var. en basta dedigim gibi konu cok güzel olmus ama ortalarinda cok konudan sapmaya ugradigindan sanirim bi sonuc bulamamis. simdi bu konuyu okumak isteyen arkadaslarda erkek tesettürü hakkinda biseyler ögrenmek istiyolar ve onlari uygulamak istiyolar sanirim. nasilsa kadinlarin sadece belirli yerleri gösterebilecegi gibi erkeklerde sadece belirli yerleri gösterebilir. simdi oralari sadece örtmek yetermi ? sadece örtmek yetmez eger emredildigi sekilde örtülmezse, yani hatlari belli etmicek sekilde örtmek icap eder -kadinda da erkekde de-
yani dar kot giymek erkek icinde güzel degildir. bol giymesi uygundur ki vücut hatlarini belli etmesin. düsünelim ki her türlü hareketlerde bulunuyoruz merdiven cikmak inmek, egilmek cömelmek. bu tip hareketlerde bol elbiseler nekadar da hos görünür degilmi. dar giyinmis birisi önden egilince ve oldugu yerde vücut hatlari belli oluyorken egilmis bi durumda hersey ortada duruyosa bunun cok cirkin ve dinimizde uygun olmayagini sanirim sizlerde katilirsiniz.bu konuda yani bilmiyorum anlatabiliyormuyum ama demek istedigim erkeklerin de bol giymesi icap eder ve uygun olani da odur. simdi konu elbisenin kumasi olmadigi gibi elbisenin formudur. erkeklerde de giyim icin örnekler vardir. en güzel örnegi Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa S.A.V. 'de bulabiliriz. müslüman olmayanlara benzememek icin ve uygun olani yapmak icin, giyim de olsun hijyenik bakim da olsun (sakal, sac, misvak kullanma v.s.) hayatindaki davranislarinda olsun bir cok örnekler vardir Allah C.C. ben dahil bütün müslüman kardeslerimizi Peygamber Efendimiz S.A.V. 'in örneklerine uymaya dinimizin emirlerine uymaya nasip eylesin insallah. simdi konuya geri dönersem erkek tesettürüne yani , erkeklerin giyim örnekleri dedigim gibi cok örnegin: salvar (bol oldugu icin cok güzel), bol uzun gömlek (avret mahallesinin üstünden altina her yeri örter), cübbe bütün bedeni bol bi sekilde gerektigi gibi örter. basimizda takke ve sarik (sarik konusunda sunu demek isterim bir yerde duymustum ne kadar dogru bilmiyorum ama demeden de edemicem. Peygamber Efendimiz S.A.V. buyurmus ki. kafirlerle aranizdaki farkiniz basinizdaki takke degildir onun (takkenin) üstündeki sariktir. nede olsa yahudilerde bildigimiz gibi takke giyiyolar). bu tür elbiseler hayatimizda hem sünneti yerine getirmekten dolayi sevap kazandirir insallah hemde namazda zarar vermez insallah.
simdi eger biseyler unuttuysam ya da yanlis söylediysem Allah C.C. beni affeder insallah. kadinlarin konusuna gelince bu konuda biraz kisa anlatmaya caliscam ki konu erkek tesettürü oldugu icin. hanimlarimizin da tesettürü tabii ki cok mühim onlarda da görünmesi müsadeli yerler haric geri kalan yerler adabimuaserete uygun bi sekilde örtünmeli. yani bol elbiselerle vücut hatlarini belli etmicek sekilde onlarin da örtünmesi gerekiyor.bu konuda da elbette Peygamber Efendimiz S.A.V. 'in hanimlarindan cok güzel örnekler alabiliriz.onlarda da salvar carsaf ve bol tesettür yani bol pardesü parlak olmayan ilgi cekmeyen tahrik etmeyen basörtüler onlar icin de vardir. dedigim gibi hanimlarin tesettürünü fazla uzatmak istemiyorum konu erkeklerle ilgili oldugundan dolayi ama sunu söylemek isterim. bir yerde duymustum tekrardan ne kadar dogru oldugunu bilemem kendim kitaplarda okumadigimdan dolayi Peygamber Efendimiz S.A.V.'in bi hadisinde giyinik ama ciplak ,baslarini deve hörgücü gibi baglayan kadinlarin cennet e girmeyi birak cennet in kokusunu bile alamayacaklarini söylüyor. simdi adam gibi örtünmeyen böyle yapanlar böyle oluyorsa hic örtünmeyen yanlis yapanlar nasil oluyor bi düsünelim....
gelelim günümüzde böyle davranis oluyomu ben öyle giyiniyormuyum. ben günümüzde öyle giyenleri de görüyorum giymeyenleri de, tabiiki giymeyenler giyenlerden daha fazla. nede olsa insanimizda batilasma hissi cok fazla. avrupa bunu cikarmis onu al, hristiyanlar sunu yapmis bizde yapalim bizde öyle giyinelim felan fisman oluyo. dinimizin uygun gördügü seylerden geri kacmayi bi yana koyalim tarihimizi yasayamiyoruz ( ki osmanli zamaninda sultanlar öyle giyiniyodu, Fatih Sultan Mehmet örnegin istanbulu feth ederken olsun, üzerinde olan seyler belli salvar cübbe sarik gibi dinimizin uygun gördügü seyler) atalarimizin giydiklerini bi yana atip gavurlarin giydikleri elbiseleri üstümüze aliyoruz bu cok yazik bence. simdi benim böyle dedigime bakmayin bende salvar cübbe veyahut da sarik giymiyorum ama ömür boyunca sordum kendi kendime neden......
? ben kendim bol elbiseler giyiyorum, umarim oldukca vücut hatlarimi belli etmiyomdur. simdi yillardir giyilmemis bizim insanimizda bu tür elbiseler simdi birden giyilmesinin zor olmasi millet tarafindan acayip görünmesi yada giyenlerin üstünde acayip biseymis gibi bakan gözlerin toplanmasi normal ama cok aci ve ben bundan utaniyorum.... hocalar bile cübbeyi üniformaymis gibi giymesi cok aci. aslinda dinimizin uygun gördügü Peygamber Efendimiz S.A.V. ' in giydigi elbiseler bunlar tarihimizde giyilen elbiseler bunlar. Insallah hepimiz öyle bir duruma geliriz ki Dinimiz elbiselerimiz gibi tam tamina elden gitmeden dinimize sarilir onu dört elle tutar ve emredildigi gibi yasatiriz güzel bi sekilde insallah. eger yanlis bisey yazdiysam hatam varsa bisey unuttuysam Allah C.C. beni affeder insallah. simdi bunlar benim görüslerim bu konu hakkinda ve bunlari fetva olarak asla algilamayin cünkü ben hoca degilim bisey degilim ben daha cok bunlari ögrenmek istegen Allah C.C. 'nun bir kuluyum insallah. onun icin bu konuda herkes hocalara danissin kitaplar okusun alimlerle konussun istiyorum. alimlerin ilim sahibi olan kiselerin sizlere bizlere cok faydasi olacagini biliyoruz onlara danisalim her zaman bu tür konularda.
Allah C.C. hepimizi dogru yoldan ayirmasin insallah, kötülerden zalimlerden zalimin zulmunden karusun insallah.
Asagida internette baska sayfalarda buldugum bilgileri de vermek istedim umarim yardimci olur bu konuda ve umarim silinmez ve herkes faydalanabilir.
eger bunlari koymakta bi hata yaptiysam forum kurallarina aykiri davrandiysam simdiden forum yetkililerinden özür dilerim, hos görün benim bunlari koyma niyetim herkesin faydalanabilmesi ve biseyler ögrenebilmesi.
İSLAMDA ERKEĞİN GİYİNİMİ NASIL OLMALIDIR?
1- Avreti örtecek ve insanı sıcak ve soğuğa karşı koruyacak kadarı farzdır. Tıpkı yeme ve içmenin ihtiyaç miktarının farz olduğu gibi.
2- Zarûret miktarını aşarak, zineti temin edecek ölçüde izâr, ridâ, sarık ve gömlek giyerek takımı tamamlamak müstehaptır. Zira Allah (cc), nimetinin eserini kulu üzerinde görmekten hoşlanır. (Fetâvâ-yi Ankaravî, I/167.)
3- Bayramlarda, cumalarda muhtaçları rahatsız eder görünümler olmaması kaydıyla, güzel ve kaliteli elbiseler giymek mübahtır.
4- Kırmızı ve bazılarına göre sarı renkte elbiseler giymek mekruhtur.Kırmızının bir rivayete göre haram olduğuda belirtilir.. Dürrü`l-Müntekâ`da sünnetin hilâfına giyilen her türlü elbisenin mekruh olduğu da ilâve edilmiştir, (Dürrü`l-Müntekâ, (Dâmâd kenarında) N/532.)
5- Kibirlenmek amacıyla giyilen elbise, erkeğin saf ipekten dokunmuş olarak giydiği elbise ve gayri müslimlerin özel elbiselerine benzeyen elbise haramdır.
6)erkeklerin başlarının açık olması, yerine göre değişir. Bu haraket doğudaki memleketlerde mürüvvet sahipleri hakkında çirkin bir hareket sayıldığı halde, batıdaki (Islam) memleketleride çirkin sayılmaz. Bu değişiklige göre, şer`î hükümde değişiklik arzeder. Onun içindir ki doğuda erkeğin başının açıklığı, adâlet vasfını lekelediği halde, batı (Islâm) memleketlerinde adâletini lekelemez. (es-Sâtibî, el-Muvâfâkât. )
Altın yüzük ve altın süs eşyası, erkekler için haramdır. Kibri için olmamak kaydıyla sümkürmek, ya da abdest ıslaklığını silmek gayesiyle, üzerinde mendil taşımakta bir mahzur yoktur. (Dâmâd, N/537.)
Peygamberimiz (sav)'in giyim tarzı ile ilgili sahabelerin aktardığı bilgilerden bazıları ise şunlardır:
Kaynak: ilkvahiy.net
İslam'da Erkeğin Giyinimi Nasıl Olmalıdır?(Erkeğin Tesettürü) - ilkvahiy.net
İbnu Abbas (ra) anlatıyor:
"Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam üzerinde mümkün olan en güzel elbiseyi gördüm."
Ümmü Seleme (ra) anlatıyor:
"Peygamber Efendimizin en çok sevdikleri elbise çeşidi, gömlek (kamis) idi."1
Enes b. Malik (ra) anlatıyor:
"Peygamber Efendimiz, giydikleri elbiseler içerisinde, Hibere-i Yemani'yi çok severlerdi"103 (Hibere, Yemen'de dokunan pamuktan yapılan, kırmızı çubuklu yeşil bir kumaştır. Eskilerin "alaca" dedikleri desenli kumaşlar için kullanılan bir tabirdir. Bu da kumaşın düz değil desenli olduğunu ve birkaç renkten oluştuğunu gösterir.)
El-Bera b. Azib (ra) anlatıyor:
"Kırmızı desenli elbisenin, Peygamber Efendimiz kadar bir başkasına yakıştığını görmedim. Bu kıyafetle Resulullah (sav)'ı gördüğümde, mübarek saçları, omuzlarına değecek kadar sarkmıştı.
Semüre b. Cündüb (ra) rivayet ediyor:
"Hazreti Peygamber: "Beyaz elbise giyiniz. Zira o, son derece temiz ve hoştur" buyurmuşlardır"
Hz. Aişe (ra) anlatıyor:
"Resulullah Efendimiz, bir sabah vakti, üstlerinde siyah yünden dokunmuş bir izar (peştemal, futa, göğüsten aşağı örtülen elbiseler) olduğu halde, evlerinden dışarı çıkmışlardı.
.
GELELIM HANIM KARDESLERIMIZIN GIYIMLERINE
“Ümmetimin son zamanlarında açık ve çıplak kadınlar bulunacaktır. Başlarındaki saçlarının kıvrımları develerin hörgücü gibi olacaktır. Siz onları lânetleyin. Çünkü onlar mel’un kadınlardır.” (Taberânî, Mu’cemu’s-Sağîr)
Rasûlullah (s.a.s.), hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarını örtmeyen kadınlara “Onlar adı örtülü ama gerçekten çıplaktırlar” buyurmuştur (Süyûtî, Tenvîru’l-Havâlif, c. 3, s. 103).
“Kadın, örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker.” (Tirmizî, Radâ 18)
Âişe (r.a.)'den rivâyete göre, bir gün Ebû Bekir (r.a.)'in kızı Esmâ (ki, Peygamberimiz’in baldızıdır) ince bir elbise ile Allah Rasûlü’nün huzuruna girmişti. Rasûlullah (s.a.s.) ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: “Ey Esmâ! Şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti." (Ebû Davûd, Libâs 31, 34, h. no: 4104)
"Kim dünyada şöhret için elbise giyerse Allah ona kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehennemin alevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030). "Şöhret elbisesinden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir" (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, c. 2, s. 94). İbnü’l Esir ise şöhret
"Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır: Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla (coplarla) insanları döven bir topluluk. Diğeri, giyinmiş oldukları halde çıplak görünen (örtülü çıplak) ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. İşte bu kadınlar cennete giremedikleri gibi, şu kadar uzak mesâfeden hissedilen kokusunu bile alamazlar." (Müslim, Cennet 52, 53, h. no: 2857, Libâs 125, hadis no: 2128
Kaynak: ilkvahiy.net Örtünme Şekilleri İle İlgili Hadis-i Şerifler - ilkvahiy.net
Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN Rh.A TESETTÜR Soru: -- İslâm'da kadının tesettürü nasıl olmalıdır?
--İslâm'da kadının tesettürü, el hariç bilekten, ayak bileğinden ayak hariç, yüz hariç her tarafını örtmek tarzında olmalıdır. Fıkıh kitaplarında, fitne bahis konusu olduğunda yüzüne de peçe takarsa iyi olur diye de bir hüküm vardır. Orası mecbur değil ama, fitne olacaksa, bakılacak, sataşılacak vs. gibi durumlar olursa örtmesi iyi olur denmiş.
Örtü bol olacak; el hariç, ayak hariç, yüz hariç bütün vücudunu örtecek, vücudunun hatlarını belli etmeyecek!..
Şimdi --streç diyorlar galiba-- dar bir blue-jean pantolon giyiyorlar; bu tesettür değil!.. Neden?.. Bütün her şeyi belli... Veyahut üstüne dar bir blûz giyiyor, her tarafı belli... Olmaz! Veyahut şeffaf, altı görülüyor. Olmaz!
Bir hadis-i şerifte okumuştuk, Peygamber Efendimiz: "Kâsiyâtün, âriyâtün" diyordu. Ahir zamandaki bazı insanları anlatırken, "Giyinmiş ama çıplak!.." Nasıl giyinmiş ama çıplak?.. Elbisenin kumaşı şeffaf, görünüyor alt tarafı da ondan... Örtecek, altını göstermeyecek, vücut hatlarını belli etmeyecek!.. Yüzü, eli, ayağı hariç her tarafını güzelce kapatması lâzım! İslâm'da örtü böyledir.
--Hocam, ben öyle örtünürsem patlarım!
--Hiç bir şey olmaz. Ben senden daha fazla örtünüyorum. Erkekler daha fazla örtünüyor. Öyle değil mi?.. Erkekler maşaallah kadınlardan daha fazla örtünüyor. Daha az örtünme hakları varken, erkekler daha fazla örtünüyor. Bol giyersin. Bol olduğu zaman havalanır içi, hiç bir şey olmaz. Böyle güzelce örtünmesi lâzım geliyor. Tesettür böyle...
Asıl ince tesettür ise, hassas, tam böyle takvaya uygun tesettür, erkeklerin gözüne hiç görünmemek... En güzeli o... Yâni, giyimli de olsa ortada görünmemek... Erkeklerin gözünün önünde geziyor, çarşıyı dolaşıyor, pazarı dolaşıyor, alışveriş yapıyor, kumaş beğeniyor, başörtü beğeniyor... Sütyenini, acaba bu numarası bana uyar mı, uymaz mı diye sorarak alıyor, ediyor... Olmaz!.. Mümkün olduğu kadar, böyle şeyler yapmayacak. Nazarlara, gözlerin dikildiği bir duruma gelmemeğe gayret edecek. Güzel olanı bu!..
Çarşı pazar işini kocası yapsın, oğlu yapsın, akrabası yapsın...
--E, iyi kumaşı bilemezler!
--Biraz kötü kumaş giy, Allah rızası için!.. İyi tarif et!.. Muvakkat olarak getirsinler; beğenirsen alırsın, beğenmezsen iade edersin... Ama, çarşıya pazara gidip de, elin adamıyla alışveriş, konuşma vs. olmasın.
Ben şimdi hoca olduğum için, zaman zaman gösterip anlatıyorum: Bakın, çarşıya gitmiş şu kadıncağız... Başı örtülü mü, örtülü... Mantosu var mı, var... Bak, biberleri almak için eğildi, neresine kadar görünüyor!.. Tesettür olmuyor. Beyler hanımlarına dikkat edecekler. Altına şalvar giyinecek, eğilse de görünmemesini sağlayacak.
--Uzun mantom var ya, dizimin altında!..
Dizinin altı da zaten nâmahrem... Orasını da göstermemen lâzım, bileğine kadar...
--Naylon çorap giyiyorum!
Naylon çorap örtü değil... Naylon çorap hiç bir şey değil... Ne ısıtır, ne örter. Yalnız bir işe yarar: Parmakların arasında mantar üremesine yarar, kaşıntı yapmağa yarar. Ayağının sırtı kaşınmak isteyen naylon giysin!.. O kadar. Başka bir işe yaramıyor.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: "Allah rahmetine erdirsin şalvar giyenleri!.." Erkek için de öyle, kadın için de öyle... Şalvar giydiği zaman eteği isterse açılsın, isterse otursun, ister dizini kaldırsın, ister tarlada çalışsın... Neden bizim Adana'mızda, Urfa'mızda, Antalya'mızda halkımız şalvar kıyafetini benimsemiş?.. Tarlada da çalışıyor, her işi yapıyor. Bol, gayet güzel, gayet rahat... O sıcak şehirlerde, o sıcaklığa rağmen gayet rahat çalışılabiliyor. İslâm'ın tesettürü böyle aziz ve muhterem kardeşlerim!..
Soru: --Tesettür sadece çarşafla mı olur, mantoyla tesettür sağlanamaz mı?
--Hayır! Tesettür çarşafla değil, hasırla bile olur. Dışardaki namaz kılınan hasırı bürünse, hasırla bile olur. Mühim olan, insan günah yerlerini, ayıp yerlerini örtmesidir. Bu örtmeyi nasıl sağlarsa, olur.
Bizim Hanefî fıkhında, ille belli bir kıyafet olacak, ille belli bir renk olacak diye şart yoktur. Muhtelif şekillerde olabilir. Çarşaf olur, harmânî olur, abâye olur, bol manto olur... Daha başka şekiller olur, bol şalvar olur... Mühim olan vücudun hatlarının belli olmaması ve kumaştan öbür tarafının görünmemesi... Öbür tarafı göründü mü, içi belli oldu mu, kalın kumaş olsa bile olmaz!
Bu iki şarta dikkat ederek, vücudun hatları belli olmayacak ve içi görünmeyecek tarzda; kadınlar için yüz ve eller, ayaklar hariç her tarafın örtülmesi lâzım gelir. Naylon çorap, altı göründüğü için tesettür değildir. O çorabın göründüğü her yerde, vücudu görünüyor demektir. Tesettür olmamış oluyor.
Zâten de, o çorabı giydiği zaman, giymediğinden daha da cazib olduğunu cümle cihan halkı biliyor. Çorapçılar da reklam yaptırırken bu hususu öne çıkarıyorlar.
O bakımdan, böyle öbür tarafı görünen naylon çorap tesettür olmaz; güzelce örtünmesi lâzım! Bunu böylece bilesiniz.
Soru: --Pardesü tesettür yerine geçer mi, ille çarşaf mı olmalı?..
--Muhterem kardeşlerim! Bu konuda alimler toplanmışlar, müzakere etmişler, bir kitap yazmışlar. Dün akşam elimdeydi, bu sabah da masamda duruyor, ciddî bir kitap... Bizim fıkıh kitaplarından ben delilleri getirdim, burda bize derse gelen kadınlar daha önceden sormuşlardı. Onlara eski senelerde söylemiştim.
Çarşaf mecburiyeti yok dinimizde... Cilbâb kelimesi var Kur'an-ı Kerim'de... Bu cilbâbın ne olduğu hususunda ulemâmızın kavilleri çok muhteliftir. "Omuzları örten bir başörtüden, topuklara kadar inen bir örtüye kadar, bu işi gören her kıyafete şamildir." diye ulemâmızın kat'î kanaati vardır. Hanefî fakihlerinin, büyüklerimizin kanaati de budur.
Binâen aleyh, İslâm'ın örtmesini emrettiği azalarını, altı görülmeyecek şekilde, münâsib bir bollukta, şeffaf olmayan bir kumaşla örtündüğü zaman tesettür yerine gelmiş olur. İlle çarşaf olma mecburiyeti yoktur. Ulemamızın, Hanefî fukahâsının, din alimlerinin, kitap yazmış, toplantı yapmış insanların genel kanaati budur.
Bizim dinimiz tek bir model, tek bir kıyafet üzerinde durmuyor. Zâten İslâm ülkelerinde de kıyafetler muhtelif... Yâni aynı ölçüyü sağlıyor ama, formlar, şekiller farklı olabiliyor; örtünmeyi esas alıyor.
Soru: --Örtünme için belli bir kıyafet şartı var mı?
--Örtülmesi gereken yerleri örten her kıyafet olabilir. Çarşaf veya abaye, veya pardesü, veya saye dediğimiz çok çeşitleri var... İranlılar başka, Afganlılar başka türlü giyiniyor.
Şalvarı medhetmiş Peygamber Efendimiz; hem vücudu örtüyor, hem de bol oluyor diye... Şalvar hakkında hadis-i şerif var... Şalvar giyenlere duası var Peygamber Efendimizin...
Cübbe-sarık yine vücudu iyi kapattığı için makbul... Ve sarık ile kılınan namaz, sarıksız kılınan namazdan yetmiş kat daha sevaplı... Meleklerin siması, alâmeti, kıyafeti deniliyor. O bakımdan yanınızda sarık gezdirirseniz, namazlarda sarık sararsanız iyi olur. Kıyafetiniz uzunca olursa, cübbe olmasa bile uzun pardesü şeklinde dizinizden aşağıda olursa, namazda secdeye vardığınız zaman arkanızı örtecek tarzda olursa, İslâmî bakımdan uygun olur.
Peçe de, şöyle yüzü bir miktar örtmek, o da güzel... Çünkü, insanın güzellikleri mümkün olduğu kadar saklaması ve fitnelere fırsat vermemesi lâzım!..
Soru: --Naylon çorap giyiyorlar, tenlerini gösteriyor; ne dersiniz?
--Şimdi muhterem kardeşlerim! Altı gösteren kıyafet, örtünme sayılmaz! İsterse on cm kalınlığında olsun; altı göründü mü, örtünme sayılmaz.
İkincisi: Şeklini belli eden kıyafet de örtünme sayılmaz. Diyelim ki, kot pantolon giyiyorlar. Mavi renkli veya siyah renkli... Kot göstermiyor altını... Altını göstermiyor ama, patates gibi her tarafı belli oluyor. O zaman da olmaz.
Yâni, bol olacak, şekil belli olmayacak, altını da göstermeyecek şekilde olacak. Çorap, elbise, blüz, başörtü vs... Tesettüre çok dikkat edelim, ettirelim!.. Burda tabii, umûmiyetle erkekler dinliyor, aşağıda kadınlar dinliyor. Bizimkiler örtülüdür elhamdü lillâh da, başkalarına da söyleyelim.
Soru: --Erkeklerin kot pantolon veya diğer sıradan insanların giydiği acâib modelde elbiseler giymeleri ve hanımların da pardesünün altına pantolon giymeleri, takvâ sahibi bir müslüman için normal sayılır mı?
--Mesele tam böyle değil... Erkeğin üstüne bir pardesü vs. giymeden kot pantolon giymesi gibi söylemek lâzım!.. Düşmanlık doğrudan doğruya kotun kendisine değil... Pantolon dar olduğu zaman, vücut azaları, ayıp yerleri belli olacak şekilde olduğu zaman uygun olmaz. Mesele odur.
İster kot olsun, ister merinos kumaşı olsun, isterse Suudî Arabistan'dan getirilmiş, deve yününden yapılmış kumaş olsun, farketmez. Ayıp yerleri belli olacak şekilde bir kıyafet dikilmiş olduktan sonra, o dar kıyafet uygun değildir İslâm'da... O bakımdan uygun olmuyor.
Kadınların pardesülerinin altına pantolon giymeleri güzel bir şeydir. Takvâ bakımından da güzel bir şeydir. Çünkü, kadının ayağı sürçebilir, yere düşebilir; otobüse binerken, vasıtaya binerken, merdivenlerden inerken çıkarken eteği açılabilir.
Peygamber Efendimiz, şalvar giyenlere hayır dua etmiştir. Birisi böyle düştü de; şalvarlı bir kimseydi, gözünün önünde düştü. Tabii, hiç bir yerinin açılması, görülmesi bahis konusu olmayınca, şalvarı tavsiye etti Peygamber Efendimiz... Yâni bol alt kıyafetini medhetti.
Onun için, kadının pardesünün altına bir de pantolon giymesi, katmerli güzel bir şeydir. Ama bu pantolon dediğimiz yine dar olmamak şartıyla... Dar olmamak, erkek için de öyledir, kadın için de öyledir.
Bizim Adana taraflarının, Antep taraflarının, Urfa taraflarının bol kıyafetleri vardır. Tabii, onlar azayı belli etmiyor, müstehcenlik olmuyor. Bunlar olabilirse de, öteki dar pantolonlar olmaz. Bunun kot olmuş olması veya başka kumaştan olmuş olması farketmez. Eğer böyle bir pantolon giymişse bir kimse, namaza pardesü ile gelmesi lâzım!.. Veyahut, uzunca bir kıyafetle gelmesi lâzım ki, edep yerlerinin şekli şemâili belli olmasın.