![]() |
| | #121 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Bizler müslümanız. Allah'a, peygamberlerine, me*leklerine, İlahi kitaplara, gaybe, ahirete, cennete ve cehenneme iman ediyoruz. Bu iman ile bilmemiz gerekir ki, sokakta gördüğümüz açık kadın, o içki içen adam, o gayri islami hayat süren insanlar, isyankar yaşantısını sürdürürse cehennem azabına müstahak ola*caktır. Cehennem azabının ne dehşetli ve ne korkunç olduğu ise iman ettiğimiz Kur'an'ı Kerim'de beyan edil*mektedir. Ki bir yıl, bin yıl, bir milyar yıl değil, ebedi bir azaptır. Öyle ise insanlara merhamet gözüyle neden bak mıyoruz? Halbuki bir insana dünyevi bir musibet dolayısıyla acır ve onun için birşeyler yapmaya çalışırız. oysa cehennem sıkıntılarının yanında, herhangi bir insanın dünyalık bir sıkıntıya uğraması nedir ki? |
| |
| | #122 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Bid'at ve hurafelerin her alanı kuşattığı bir ortam*da, bid'at ve hurafelere karşı mücadele vermek ile pislik çukuruna düşen bir insanın pislikleri bir parça pamukla temizlemeye çalışmak arasında bir fark yoktur. Oysa ki bu insanın pisliğe batmış elbisesini temizlemeye çalışmak yerine, o elbiseyi çıkartarak yeni ve temiz bir elbise vermek durumundayız. Daha açık bir ifadeyle, te*vil ve tahrif edilmiş geleneksel din anlayışını bid'at ve hurafelerden temizlemeye çalışmakla değil, İslam dinini tüm berraklığı ile ortaya koymak ve insanları yaşa*dığımız bu dine davet etmekle mükelefiz. Bu metod ise ıslahatçı değil, inkılabi bir metoddur. |
| |
| | #123 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Müslüman, İslami zihniyete ve İslami nefsiyete sahip olduğu zaman, kendinde merhameti ve sertliği, takvayı ve nimetleri bir arada toplayabilen, hayatı doğru bir şekilde anlayan, gerektiği kadar dünyaya yönelen, ahireti kazanmak için bütün gücüyle çalışan aynı anda hem asker hem de lider olmaya elverişli şahsiyet olur. Ona ne dünyaya tapanların sıfatları, ne Hint çilekeşliği (fakirliği) ne de dünyadan elini eteğini çeken kimsenin hali etki edebilir. O, cihadda kahraman iken aynı zamanda mihrabın dostudur. Güçlü olduğunda da mütevazidir. Liderlik ile fakihliği, ticaret ile siyaseti bir arada barındırır. Onun özelliklerinin en üstünü onu yoktan yaratan yaratıcısı Allah’ın kulu olmasıdır. Bunun için onu, namazında huşuda, yüreği Allah korkusu ile dolu, boş sözlerden yüz çeviren, zekatını veren gözünü haramdan çeviren, kendisine verilen emanetleri muhafaza eden, ahdine vefakar, verdiği sözü yerine getiren ve Allah yolunda cihad eden bir kimse olarak bulursun, İşte Müslüman budur. İşte mü’min budur. İnsanı, insanoğlunun en hayırlısı kılan, İslamla yoğrulmuş İslam şahsiyeti işte budur. |
| |
| | #124 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| İslam dini insan hayatını düzenleyen ilahi bir nizamdır. Bunun gerçekleşmesi, insanların kendi çabaları sayesinde, yaratılışta verilen yeteneklerinin sınırı içinde ve hangi toplumda olursa olsun o toplumun gerçek maddi durumunun çerçevesinde olur. İnsanların yönetimi ona bırakılınca, ulaştıkları noktadan itibaren çalışmaya başlar. Onları, doğuştanlık güçlerinin sınırı içinde bu güçleri harcadıkları oranda asıl amaca ulaştırır.Temel özelliklerinden biri onun hiçbir anda, hiçbir safhada insan yaratılışına, yeteneklerinin sınırına ve hayatın maddi gerçeklerine göz yummamasıdır. Ve aynı anda insan -kolay, rahat, aşırılığa kaçmadan- öyle yüksek bir noktaya ulaştırabiliyor ki, insan tarafından hayat nizamı olarak ortaya konanlardan hiçbirinin bunu yapmalarına imkan yoktur. Bu bazı dönemlerde gerçekleşmiş ve her zaman da ciddi teşebbüsler sonucu gerçekleşebilir. Fakat bütün hata bu dinin mahiyetini anlamamak ve unutmakla birlikte, ondan insan yaratılışını değiştirecek, onun sınırlı gücünü gözönünüde tutmayacak ve içinde, yaşadığı toplumun maddi yapısına aldırmayacak biçimde, nedenleri anlaşılmayan olağanüstü mucizeler beklemekten doğmaktadır. |
| |
| | #125 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Bugün insan, iman düşmanlarının inanmışlara karşı uzun zamanlardan beri uyguladıkları baskılara, takiplere, zulümlere ve her çeşit aldatmaya, ortaya koydukları çeşitli saldırılara baktığında... Bu saldırıların bazı dönemlerde ileri derecede yoğunlaşarak sürgün, işkence, yaşam koşullarının daraltılması ve hatta mü'minlerin sıkı takibata uğrayarak öldürülmeleri gibi tüm cezalandırma, yıldırma metodlarının kullanıldığını hesaba kattığında... Tüm bu olumsuzluklara rağmen imanın mü'minlerin kalbinde muhafaza edildiğini, onları yıkılmaktan koruduğunu, inanmış toplulukların kişiliklerini yitirmekten ve saldırgan ulusların içinde eriyip gitmekten koruduğunu, kesin yıkım ve yok etme halleri dışında inanmış bireylerin ve toplulukların egemen zalim güçlere boyun eğmediğini gördüğünde... Evet insan, uzun vadede gerçekleşen bu hakikatı gördüğünde Allah'ın bu va'dinin doğruluğunu anlamaktadır. Bu tarihi gerçeğe baktığında daha fazla beklemesine gerek kalmadan Allah'ın va'dinin gerçek olduğunu anlar. "Allah'a andolsun ki ben ve elçilerim galip geleceğiz diye" yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir." |
| |
| | #126 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ALLAH razi olsun! bügün ban a hitap ettiniz.O kadar güzel anlatinizki bildigimi sandiklarim aslinda okuyunca daha güzel idrak edebiliyorum.Yanliz gayret ediyorumda yine bir yere varamiyorum aslinda varamiyorum derken yani uygulamaya calisiyorum gayretimle mutlaka birsey cikiyor sabirli olamiyorum islamiyet güzel ahlak müttaki olmak sabir isi PEYGAMBERIZ nelere sabretmistir .Nefsi terbiye etmek icin gayret ettikce mutlaka birsey cikiyor bir ara birakayim dedim daha beter oldum.Simdi ise herseye sarilinca bu seferde agzim susmuyor yani mutlaka biryerde yanlis yapiyorum.Ya yapsam gayret ediyorum sürekli RABBIM´´DEN istiyorum ama zikir artikca muhabbet geliyor ama benim istedigim cevreye faydali olmak güzelikler islamiyette oldugunu göstermek herseyi berbat ediyorum.Ne yapacagimi bilemiyorum yine sariliyorum ibadetlere tek ibadetlerle olmuyorki evet zikirle nefsini bilmek ama onu bildigim zamanda bu seferde simariyor kendini birsey saniyor.Ya yardim edecek beni altan alacak kimse yokki cevremde islamiyetin güzelliklerini cikarip gösteremiyorumki hal ve tavirlarimi degistireyim dedikce ezilen ben oluyorum konustunmuda sonu kavgayla tartissarak bitiyor nasil davransam sustunmu nefis ya zor mücadele yapmak bu ugurda ya kolay deyil ama sonu mükemmel deger herseye sen bana bir iki yaziyla yine hitap eyle zaten kitaplarla ayni bu sekilde hitap ediyor ama sizin yazdiklarinizda fayda buluyorum. |
| |
| | #127 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Ecmain. Bediuzzaman Hazretleri 11.Lem'ada Şöyle der: Bu fakir Said, Eski Said’den çıkmaya çalıştığı bir zamanda, rehbersizlikten ve nefs-i emmârenin gururundan gayet müthiş ve mânevî bir fırtına içinde akıl ve kalbim hakaik içerisinde yuvarlandılar. Kâh Süreyya’dan serâya, kâh serâdan Süreyya’ya kadar bir sukut ve suud içerisinde çalkanıyorlardı.İşte, o zaman müşahede ettim ki, Sünnet-i Seniyyenin meseleleri, hattâ küçük âdâbları, gemilerde hatt-ı hareketi gösteren kıblenâmeli birer pusula gibi, hadsiz zararlı, zulümatlı yollar içinde birer düğme hükmünde görüyordum. Hem o seyahat-i ruhiyede, çok tazyikat altında, gayet ağır yükler yüklenmiş bir vaziyette kendimi gördüğüm zamanda, Sünnet-i Seniyyenin o vaziyete temas eden meselelerine ittibâ ettikçe, benim bütün ağırlıklarımı alıyor gibi bir hiffet buluyordum. Bir teslimiyetle, tereddütlerden ve vesveselerden, yani, “Acaba böyle hareket hak mıdır, maslahat mıdır?” diye endişelerden kurtuluyordum. Ne vakit elimi çektiysem, bakıyordum, tazyikat çok. Nereye gittikleri anlaşılmayan çok yollar var. Yük ağır, ben de gayet âcizim. Nazarım da kısa, yol da zulümatlı. Ne vakit Sünnete yapışsam yol aydınlaşıyor, selâmetli yol görünüyor, yük hafifleşiyor, tazyikat kalkıyor gibi bir hâlet hissediyordum... |
| |
| | #128 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ALLAH! razi olsun ! ýola devam bikmamak sikilmamak siyaket etmeden emek vermeden cile cekmeden gayret ederek bu yola devam sabir gösrerek aynen tavsiyeleri uygulayarak verilen talimatlari yaparak basarali olabilirim olamasamda en azindan emeklerim bosa gitmiyeceginide biliyorum.Aksi takdirde kaybedenlerden olurum .Anliyacagim nefsimin ´sifati cok degisti rahati cok seviyor oysa halbuki ben ne kadar da zorluklari atlattim ne zorluklarla namaz kilmistim ne zorluklarla derslere gidiyordum ne zorluklarla sohbetlere katiliyordum.Ilim ögrenmek icin ne zorluklar ne gayretler sarf etmistim ne kadar zahmetler cekmistim uykusuz gecelerim ya simdi bunu bir türlü anliyamiyorum.Sorunlari attlattim bütün zorluklari basardim en cileli en zahmetli günlerimi gecirdim bu kadar rahat bu kadar güzel bir yere vardimki herseyi rahatlikla yasiya biliyorum simdi ise anlamadigim bu tembellik neden ugrasmak istemiyorum yüzüm eskisi gibi gülmüyor hizmet etmek istemiyorum benim maneviyatima ne oldu bir bakiyorum o kadar güzel zevk le herseyi yapardim kosardim namaz vakti gelince hep hizmetten geri kalmazdim.Ya simdi inanin bana sikayetimnefsim o kadar rahatim derdim nefsim derdim neden ugrasmiyorum gayret sarf etmiyorum eskisi gibi.Farzlari yapmasmda derslere katilsamda asil derdim en güzel nefsimi terbiye edecegim bir husus evimdeki tavirlarim egitim geriledim ugrasmayi birakin kendi vazifelerimi yapmaktan acizim yapsamda eskisi özenti eskisi gibi heyacan duymuyorum mümin sifati bu olamaz ya daha dogrusu esimin bana iste sen hakiki sofilerden oldugunu söylemesi sofiligi gercek bir mümin sifati tasimak icin ugrasmak istiyorum iciminde disiminda ayni olmasi bana baktiginda gözlerimde hakiki bir islam sevgisini görmesini iste desin anlasin islamiyeti bunun icin nefsime ne zor geldiyse yaptim desem de belkide yapamadim gayret ediyorum hep yanlismi yapiyorum hizmette kusur ettigim icin anladim Hz. RABIA gibi efendisine hizmet edince hic sikayet etmezdi zalim efendisi oldugu halde galiba ben kaybedenlerdenmi olacagim ya ben bu islamiyeti nasil güzelliklerini gösterecegim susmayi ögrensem .Haklisiniz sabir gayret ALLAH!!IM bu isteklerimi ne olur basarmami nasip eyle.Bu ugurda kim savastiysa nefsiyle kim islam icin herseyini feda ettiyse onlara rizani kazanmayi nasip eyle! onlara ALI makamini nasip eyle YARABBI! bizlerede galibiyeti bu yolda basarili olmayi rizani kazanan kullardan eyle cennette cemal nasip eyle.ALLAH´´IM bana ugras verdin bu islamiyeti nasip ettin isyerlerinden cikmami sagladin bir isim yok bir gayretim bir gelecegim bir hedefim kalmadi tek ugrasim islamiyetese bunu basarmami nasip eyle amacim egtim olacaksa kendimi egitmeyi nasip eyle tek kendimede faydam olmasin cevreme ve alileme faydali olmami sagla ki islamiyeti sayamak yasatmak cevrede yararli faydali kisiler olalim aksi takdirde kaybedenlerden oluruz YARABBI! bu halimlen ne kendime ne cevreme faydali olabilirm sen yardimcim ol sen yardim eyleki iyi nesiller faydali nesiller yetistirelim cahillerden sen koru bizleri bizleri cahillerden eyleme ilim ile amel etmeyi ihlasli amel etmeyi nasip eyle. |
| |
| | #129 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Amin. İslam tarihine baktığımızda, İslam düşmanları her fırsatı değerlendiriyor ve müslümanların kalblerine, şüphe sokmaya çalışıyorlardı. Bütün bunlar bir netice vermeyince de silaha sarıldılar. Bedir, Uhud ve Hendek gibi savaşlarla İslam'ı yok etmeye çalıştılar. Netice, İslam'ın zaferi şirk ve küfrün yok oluşu.. Evet bu hep böyle olageldi ve bundan sonra da böyle olacak. İslam düşmanları yapmak istediklerini yapmaya çalışacak. Medya ile savaş verecekler, psikolojik savaş verecekler. İç hesaplaşmada zaafa düşerlerse dış güçlerden yardım isteyeceklerdir. İslami cepheyi zaafa uğratmak için aralarına fitne ve fesat sokacaklar. Kalblerine şüphe ilka edecekler ve son olarak sıcak savaşlara başvuracaklar. Müslümanlar Tevhid mücadelesinin değişmeyen bu tarihi seyrini çok iyi bilmeliler ve ona göre davranmalıdırlar. Müslümanların oyuna gelmemesi aldanmaması, tuzaklara düşmemesi için öncelikle ehli sünnet vel cemaat itikadına göre inancı tashih ve tahkik etmeli her türlü bid'at ve hurafelerden korunmalı ve sonra da ihlas ve samimiyetle inancının gereğini yaşamalıdırlar. Tüm İslam toplumunu kucaklayan, cemaat şuurunu uyandıracak olan bir davet ve bir eğitim seferberliği yapmalıdırlar. Herşeyden sürekli şikayet eden bizler, şikayetlerin bitmesi için sürekli çalışmalıyız. |
| |
| | #130 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Sağlam binalar, sağlam temeller üzerinde yükselir. Hasta kalblerden, bulanık düşüncelerden, sıhhatli fikirler, faideli görüşler zuhur etmez. Pepe bir dille fasih ve beliğ konuşmak ne mümkün... Bozuk bir zeminde düzgün oturup düzgün yürümek büyük bir maharet ister. Kalb gözü kör olanın zahiri gözü açık olsa neye yarar... Yeşili gören davar, iştahı kabarır ekine dalar. Neticede ekin sahibinden veya bekçiden dayak yer. Kalb gözü kapalı kişi de hep harama dalar. Günaha dadanır. Netice; dünyada horluk, ahirette ateş ve azap... Koku alma hassasını kaybeden bir kişi, iyi koku ile kötü kokuyu birbirinden nasıl ayırdetsin? Onun için mezbelede oturmakla gül bahçesinde oturmak arasında ne fark var? Tat alma duyusunu yitiren kimse, acı ile tatlı arasındaki farkı bilemez. Ne acı ve ekşiyi yerken yüzü buruşur, ne de tatlıyı yerken zevk alır. Sağır olana bağırsan da duyuramazsın. Ahmak olana bin hikmet anlatsan bir ders almaz. Akıllı olan, bir hikmetten binlerce mana çıkarır, ibret alır. Terazisi bozuk olanın tartısı adil olmaz. |
| |
| Konu Araçları | |
| |