ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Menkıbeler > Kıssadan Hisse


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 15-09-2007, 21:21   #151
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,499
Varsayılan Allah'a Karşı Küstahlaşan Her toplumun akibeti aynıdır...Helak olmak..!

Allah'a karşı küstahlaşan her toplumun, her devletin, her uygarlığın akıbeti aynıdır: Helak olmak. Bu helakin binbir çeşidi var. Kimi tabii felaketle, kimi ekonomik krizle, kimi siyasal krizle, kimi terörle, kimi de ahlaki krizle.

Ama modern dünyanın felaketi çok daha farklı olacak. Çünkü dünya tarihi, sapmanın böylesine az şahit oldu. Her çağda haddini bilmez bireyler, toplumlar ve uygarlıklar bulunur. Ama bu çağın uygarlığı kadar küstahlaşanına az rastlanmıştır. Allah'ın misafirhanesinde konuk olduğunu unutarak haneyi harap etme konusunda bu kadar "gelişmişine" dünya ilk defa şahit oluyor.

İnsanlığın, peygamberlerin ve vahyin çağrısına kulak vermeketen başka çıkış yolu yok:

"Ey İnsanlar! Allah'a muhtaç olan sizsiniz, O ise kendi kendisine yetendir."(35/15)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2007, 05:49   #152
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 503
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

allah razı olsun kardeşim çok güzeldi paylaşımın içinsaol
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-09-2007, 16:08   #153
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

500 bin hadis arasından seçtiğim 5 hadise uy...
İmam-ı Azam hazretleri oğluna şu nasihatte bulunuyor: Ey oğlum; 500 bin hadis arasından seçtiğim şu 5 hadise uy.
* Amel ancak niyetledir. Ve bir kişiye ancak niyet ettiği vardır.

* Kişinin malayaniyi (manasız boş söz) terk etmesi İslamiyet’inin güzelliğindendir.

* Kendi nefsiniz için istediğiniz ve sevdiğiniz şeyi, din kardeşiniz için de istemedikçe hiç biriniz tam iman etmiş sayılmazsınız.

* Şüphesiz helâl belli, haram da bellidir. Allah güzeldir, ancak güzel şeyleri kabul eder.

* Müslüman, Müslümanlara eliyle ve diliyle zarar vermeyen kimsedir. Sen, Allah’ın azabından kork ve rahmetini um; havf ile reca (ümit ve korku) arasında ol. Fakat ümidin korkuya (recân havfe) galip gelsin. Sıhhatli olduğun halde, korku ve rahatlık arasında sabit ol. Cenab-ı Allah hakkında hüsn-i zanda bulun. Oğlum! Bozuk itikatli olanlardan uzak olmanı, kalb-i selim sahibi olarak ölmeni isterim. Şüphesiz Allah (cc) Gafûr ve Rahîm’dir.


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-09-2007, 14:32   #154
elifrize
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

ALLAH! razi olsun.YARABBI! bana ve ümmed´´i MUHAMMED´´E yanlizca güzellik ver kalbime sadece zikire yerver burda yailan bes seyi uygulayanlardan eyle yaniz kalbime onlari yerlestir aklimi ve kalbimi burda yazilanlanlara yönlerdir burda su sadece yanlizca bes seyi yapmam yeterli gelecegine inaniyorum su bes tane hadisi uygulamami nasip eyle .Allah´´im kalbimden baksa ne varsa cikarmami nasip eyle aklimdan baska ne düsünce varsa unuttur RABBIM:ALLAH´´IM bana sadece su bes tane hadisi uygulamam yeterli gelecegine inaniyorum benim kalbime sadece güzelklere yer ver bos konusanlardan eyleme ALLAH´´im beni dilim cehenneme götürecekse konusmayi nasip etme.ALLAH´´IM beni kalbim cehenneme götürecekse onuda durdur calismasini önle YARABBI! benim kalbimi ve dilimi yanlizca sana yönlerdir anladimki kalp ve dil kime kötülük gelirse kalbiyle ve diliyle gelir kime güzelikler gelirse yine kalbi ve dilinden gelir benim kalbime su bes hadise yer ver YARABBI! ALLAH´´IM düsündüklerimi uygulami nasip eyle aklimi ve kalbimisana yönlerdin aklim sana yönlendimi kalbimde sana yönlenir otomatik olarak dilim seni zikreder aklim kalbimi bes tane hadise yönlerdir.Vera kardesim ALLAH razi olsun ! o kadar güzellikler varki dinimizde aslinda su 5 tane hadisi inceliyecek olsak birde kendimizi hesaba ceksek gercekten oraya kendi kisiligimiz cikacaktir o kadar ince noktaya degindinki herseyi bir kanera birakipta sadece beni düsündüren kalbim ve dilim onlari ne zaman RABBIM´´E yönledirirsem müthis manzara ortaya cikiyor sabir cikiyor güzelkler cikiyor enerji dolu hayat dolu bir insan oluyorum dilimde sadece güzellikler oluyor nezaman onlari biraz gayflete yani yapilan haksizliklari düsünecek olsam dehset dolu manzara cikiyor mutlaka karsilik veriyorum sonra dahada ileri gidiyorum ne kadar iyilikler yaptimsada hepsi yüzüne vuruyorum sonra dahada kinlenip bütün gücümü ortaya koyuyorum onun ne kadar acigi varsa onlari bulup geliyorum birde icimde intikam duygusu varsa birde ona karsi en ince can alici yerinden yakaladiysam ki bu bende var biliyorum yazikki bütün yaptigim emekler bosa gidiyor nerde takva nerde ihlasli ameller nerde sabir nerde güzel ahlak bir anlik nefis herseyi götürüyor iste kalp ve dil.Kalbimi sadece bu 5 tane hadise yönledirrisem bu bana yeter kendim icin cok güzel karsimdakide mutlaka kendinden utanacaktir yaptiklarina karsi sööylediklerine karsi pismanlik duyacaktir :ALLAH´´IM bana su bes hadisi nasip eyle sadece bunlari yasamayi nasip et.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-09-2007, 15:59   #155
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

Amin Amin.....

Kur’an-ı Kerim’de vurgulanan üç nimet: Göz, kulak, gönül
Kur’an-ı Kerim insandaki üç nimete özel vurgu yapmaktadır: Göz, kulak, gönül (Nahl, 16/78). Güzeli görmek gibi güzeli duymak da bir dikkat ve eğitimi gerektirmektedir. Yine Kur’an-ı Kerim’e göre seyredilebilecek ayetler iki yerdedir: Yeryüzünde ve insanın kendisinde. Dış alem ve iç alem (Zariyat, 51/21). Bu alemlerde ki esrar ve ayetleri görebilmek ise manevi eğitimin hedeflerinden biridir. Allah dostlarının tabiatla ve insanla barışık olmalarının temelinde yatan sebep de budur. Onlar bütün canlılara O’nun bir tecellisi olarak bakabilecek bir göze, kainattaki bütün sesleri O’nun tecellisi olarak duyabilecek bir kulağa sahip olmak için gayret göstermişler, her zaman ve zeminde O’nu seyredebilmişlerdir. Dağlar ile, taşlar ile, seherlerde kuşlar ile, sular dibinde mâhî (su canlıları) ile, sahralarda ahû ile O’nu duymuş ve yaşamışlardır.



  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-09-2007, 16:25   #156
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,499
Varsayılan Doğru yolda Olmak...

Allah-u teala inanan kullarına istikamet üzerinde olmalarını,dosdoğru yolda sebat etmelerini farz kılmış,dininin gönderdiği gibi
tatbik edilmesini emir buyurmuştur:

"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"(hud:122)


doğruluk:bir müslümanın niyetinde,söz ve davranışlarında dürüst olması,yalandan ikiyüzlülükten uzak olması demektir.

ashab-ı kiram'dan bir zat"ya Resulellah!islamiyet hakkında bana öylebir söz söyleki,o hususta sizden başka hiçbir kimseden sormaya ihtiyacım kalmasın"diye sorduğunda Resulullah (S.a.v)Efendimiz:

"Allah'a iman ettim de sonra da dosdoğru ol!"buyurdular.(müslim)

hadis-i şerif'lerinde şöyle buyuruyorlar:

"doğruluk iyliğe götürür,iyilik de cennete götürür".(buhari)

"yazıklar olsun o adama ki,derviş hırkası giyer de kavil ve fiili birbirine muhalif olur."(münavi)

yazıklar olsun o şahsa ki,lisan ile Cenabb-ı Allah'ı çok zikreder ,fiile gelince şeriatın emrinin aksini irtikab ile Allah'a asi olur"(münavi)

Allah-u teala,mümin kullarına kendisinden korkmalarını ve doğru sözlü olmalarını emir buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin ki,Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın".(Ahzab:70-71)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-09-2007, 16:44   #157
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,499
Varsayılan Kısaca Mü'min nin Tanımı

Mü'min, Allah Teâlâ'nın tek oldu günü, ibadette hiç bir ortağı olamayacağını, O'nun dışında ibadete layık olan ve O'na denk olabilecek hiç bir ilâhın bulunmadığını, ibadetin yalnızca O'na hasredileceğini kalben ikrar ve zâhiren açığa vuran kimsedir. İman kalpte; Allah sevgisi, O'na boyun eğme, korkma, ümid etme; varlığı karşısında ürperme, tevbe etme, tevekkül, sığınma, güvenme ve buna benzer şekillerde tecelli eder. Dışa yansıyan yönü ise; Allah'ın şerîatiyle hükmetmek, O'na ve Rasûlüne tam anlamıyla itaat etmek, bunun yanında namazı kılıp, oruç tutmak, zekât vermek ve güç yetirebilenler için haccetmek ve farz kılınan diğer şeyleri yerine getirmektir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-09-2007, 19:08   #158
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

Dinimizde kolaylık esastır

Dinimiz, ibadetlerde zorlaştırmayı değil, kolaylaştırmayı esas almıştır. Allah Rasulü bir hadislerinde şöyle buyurur: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” (Buhari, Edeb, 80)
“Allah, hiçbir kuluna gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez” (Bakara suresi, 286. ayet) ve “Allah sizin için kolaylık ister, güçlük istemez.” (Bakara suresi, 185. ayet) ayetleri bu hakikati ifade eder.

Dinimizin kolaylık dîni olduğuna dair günlük tatbikattan bâzı örnekler verecek olursak; dinimizde namaz kılmak için su ile abdest almak mecburiyeti vardır. Ancak su bulunamadığı veya su çok soğuk olup hastalık/ölüm ihtimali olduğu hallerde, toprakla teyemmüm yapılır. Toprak su yerine geçer.

Dinimiz yolculara; hikmetlere binaen 4 rek’atlı farz namazları iki rek’at olarak kılmak kolaylığını getirmiştir.

Namazda ayakta durmak (kıyam) farzdır. Ancak ayakta duracak gücü olmayanlar, oturarak namaz kılarlar. Hac yolunda hastalık, harb, v.s. gibi bir sebeple emniyetsizlik varsa, hacca gitmesi mecburî olan Müslümanlar, yoldaki tehlike kalkana kadar haclarını te’hir ederler.




  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-09-2007, 14:16   #159
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

Biz müslüman adını kazanabilmek ve onunsıfatlarına sahip olabilmek için bu ilahi nizamın gerçekleşmesi uğrunda çalşımaya mecburuz. Bilindiği gibiİslamın ilk şartı, Allah’dan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed’in O’nun Resulü olduğuna inanmaktır. Bu şahadeti en uygun anlamı, yalnız Allah’ın uluhiyetine inanmak, Allah’ın sıfatlarından hiçbirini Allah’ın yarattıklarına izafe etmemektir. Uluhiyetin ilk özelliklerinden biri, mutlak hakimiyet hakkıdır. Bu özellikten insanlar için kanun koyma hakkı, insan hayatını düzenleme, yaşama biçimleri, ahlaki değerler koyma hakları doğmaktadır. Ne zaman bu şahadet gerçek olarak kabul edilmiş olur? Ancak insanların doğrultusunda gidecekleri düzen koyma ve bağlı olacakları kanunlar koyma hakkının Allah’a ait olduğunu kabul ettikten ve yalnız bu ilahi düzenin hayatta gerçekleşmesi için çalıştıktan sonra bu şahadet gerçekten kabul edilmiş ve pratik bir değer kazanmış olur.
Her hangi bir kişi, bir toplum için düzen koyma hakkının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa o insan, kendini toplumun ilahi sayıyor demektir. Çünkü uluhiyetin en büyük özelliklerinin kendisine ait olduğunu söylemektedir. Kim de o kişinin iddiasını haklı görürse onu ilah kabul etmiş olur. Çünkü uluhiyyetin en büyük özelliklerinin onda olduğunu söylemiş ve inanmış olur.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-09-2007, 16:30   #160
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
Varsayılan Ynt: Kısa...Kısa...

Bir insan, hem şu an içinde yaşadığı hem de ileride yaşama durumunda bulunduğu hayatını hayatlandırmak, canlı bir zamana sahip olmak istiyorsa, onu Allah’ın yolunda Cenab-ı Hakk’ın rızası istikametinde kullanmalı, zamanın her parçasına, Cenab-ı Hakk’ın mübarek ismini işlemeye çalışmalı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 15:26


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats