![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Beyazid i Bestami Hazretleri (k.s.) kırk beş kez hac etmiş ve her gün bir hatme okumuş ulu kişilerin ön safında yer alan kadri yüce bir zattır . Bir gün Arafat tepesinde oturuyordu. Nefsi ona şöyle fısıldadı: ‘’beyazid Senin bir benzerin var mıdır? Kırk beş defa ve Hac ettin ve binlerce defa hatmetme bahtiyarlığıne eriştin.’’ Bu ses onu üzdü, nefsin hala nefsin onu hala kendine dogru sürüklemek istedigini ve enaniyet e dogru ittigini anladı. Derhal toparlandı ve orada bulunan mahşeri kalabalıga dedi ki; Kim benim Kırk beş defa yaptıgım haccı bir erkemeğe satın alır ? Bir adam başını kaldırdı: Ben alarım, dedi ekmeği uzattı. Beyazid aldığı ekmeği orada bulunan bir köeğin önüne attı ve işini bitirip yol hazırlığı yaparak Rum diyarına doğru yüzünü cevirdi. Günlerce yol aldıktan sonra bir rahip ile karşılaştı. Rahip terbiyeli bir adama benziyordu. Hazretin elini tutup evine misafir olarak götürdü.evinde ona bir oda ayırdı beyazid i bestami hzleri kendisine ayrılan bu odada ibadete başladı ve kalbini her şeyden çevirip Cenab ı Hakk yöneltti. Rahip her gün onun yiğecegini içecegini sabah akşam getirir önüne kor, sonra dışarı çıkardı. Bu hal bir ay devam etti Beyazid nefsine dönerek dedi ki : - Ey nefis! Seni kırmak istemiyorum, fakat sen uğursuzluğunla kırılmıyorsun. Tam bu sırada rahip içeri girdi ve Beyazid’ e (ks.) - ismin nedir ? diye sordu: O da: - Beyazid, diye cevap verdi. Rahip: - Ne güzel adamsın. Keşke Mesih’in kulu olmuş olsaydın!. Bu söz Beyazid’ e (ks.) ağır geldi ve evi terk etmek isterken rahip ona seslendi: - Bizim burada kırk günü tamamla, öyle git. Çünkü bizim bayramımız var, onu görmeni arzu ediyorum. Aynı zamanda çok değerli bir vaizimiz var senede bir defa bize hitap eder, bir de onu dinlemeni diliyorum. Bayezid Hzleri onun bu teklifini kabul etti ve kırk gün kalmaya razı oldu. Kırkıncı gün olunca rahip içeri girdi ve: - Buyrun ayağa kalkın, bayram günümüz geldi. Bayezid Hz.leri ayaga kalktı; fakat rahip ona dedi ki: ‘’Sen bu kıyafet ve halde nasıl bin kadar rahibin arasına girebilirsin? Doğrusu biraz endişeliyim. Bu sebeple üzerindeki elbiseyi çıkar şu üstlüğü giyibeline şu zünnarı bağla, incil’ i de boynuna as!.’’ Bu tekli ona çok agır geldi. Fakat bir hikmet ve esrar, İslam’ın izzet ve şerefi gizlenmiştir, onun dediğini yapayım diye düşündü. Hemen üzerinde ki elbiseyi çıkardı. İncil’ i de boynuna astı ve rahiple birlikte bine yakın rahibin arasına katıldı. Hiç kimse onu yadırgamadı. Biraz ileride kalabalık durdu. Rahiplerin en büyüğü ve saygıdeğeri geliyordu. Gözler ona çevrildi. Herkez onun konuşmasını bekliyor fakat o susuyordu. Rahipler bunun manasını anlamadılar ve sordular: - Ey büyüğümüz neden konuşmuyorsunuz ? - Nasıl konuşa bilirim ki aranızda bir Muhammedi var!. Diye cevap verdi. Halk ve rahipler galeyana geldi ve: , - Onu bize göster, parçalayalım diye bağırdılar. Başrahip onlara dedi ki: - Hayır yemin ederim ki söylemem ancak bir şartla onu size tanıtabilirim. Ona dokunmayacağınıza söz veriniz!. Bunun üzerine rahipler ve halk Muhammedi olan o adam dokunmayacaklarına yemin ettiler. Baş rahip başını kaldırdı ve şöyle seslendi. ‘’ Alla c.c. için en Muhammedi! Ayağa kalk ve kendini göster’’ bayezid i bestami hz leri ayağa kalktı. Başrahip: işte bu zat, ona dikkatle bakın’’ dedi sonra bayezid’e sordu: - adın ne ? - bayezid. - Tahsil gördün mü ? - Rabbimin öğrettiği kadar bir şeyler biliyorum. - O halde bana şu hususları cevaplandır: ikincisi olmayan biri, üçüncüsü olmayan ikiyi, dördüncüsü olmayan üçü, beşincisi olmayan dördü, altıncısı olmayan beşi, yedincisi olmayan altıyı, sekizincisi olamayan yediyi, dokuzuncusu olamayan sekizi, on birincisi olmayan onu, on ikincisi olmayan on biri, on üçüncüsü olmayan on ikinciyi söyle bana nelerdir? Bayezid (k.s.) başrahibe: - Beni iyi dinle, cevap veriyorum:ikincisi olmayan bir eşi-ortağı, dengi ve benzeri olmayan Allah’tır c.c. - Üçüncüsü olmayan iki, gece ve gündüzdür. - Dördüncüsü olmayan üç, üç talaktır. - Beşincisi olmayan dört, Tevrat, zebür,İncil ve Kuran’dır. - Altıncısı olmayan beş, beş vakit namazdır. - Yedincisi olmayan altı, göklerin ve yerin yaratıldığı altı gündür. - Sekizincisi olmayan yedi, yeni kat göktür. - Dokuzuncusu olmayan sekiz, Kıyamet günü arş ı taşıyacak sekiz melektir. - Onuncusu olmayan dokuz, kadının dokuz ay gebelik dönemidir. - On birincisi olmayan on, Hz. Musanın Hz. Şuayb peygambere on sene çobanlık etmesidir. - On ikincisi olmayan on bir, Hz. Yusuf peygamberin on bir kardeşidir. - On üçüncüsü olmayan on iki, on iki aydır. Rahip tebessüm etti ve: - doğru söyledin şimdi de bana, havadan ne yaratıldı, havada ne muhafaza olundu ve kim hava ile helak edildi? Bunlardan haber ver. - İsa peygamber havadan yaratıldı havada muhafaza edildi Süleyman peygamberde havada muhafaza edildi Ad kavmi de hava ile helak edildi diye cevap verdi Rahip ona: - Dogru soyledin dedi ve devamla sordu: - Ağaçta kim yaratıldı ağaçta kim korundu ve ağaç ile kim helak oldu ? - Musa peygamber asası ağaçtan yaratıldı. Nuh peygamber ağaç içinde korundu ve zekeriyya peygamber ağaç içinde testereyle biçilip helak edildi, diyerek cevap verdi Rahip ona : - Doğru söyledin dedi ve tekrar sordu: - Kim ateşten yaraıldı kim ateşle korundu ve kim ateş ile helak oldu ? - İblis ateşten yaratıldı. İbrahim peygamber ateşte korundu ebu cehil ateş ile helak oldu diye gerekn cevabı yine verdi Rahip tekrar sordu: taştan kim yaratıldı taş içinde kim korundu ve taş ile kim helak oldu? Salih peygamberin devesi taştan yaratıldı. Ashab ı kehf taş içinde korundu ve ebrehe nin filleri taş ile helak edildi. Dedi ve takrar sordu: Alimler cennette dört nehir vardır biri baldan biri sütten biri sudan biride şaraptandır. Ayrı ayrı olan bu dört nehir aynı kaynaktan okıyormuş diyorlar bunu açıklar mısın dünyada bunun örnegi var mıdır. Evet verdır insanın başkısmından dört nehir akar Kulak yagı acıdır göz yaşı tuzludur burun suyu ayrı bi tat taşır ağızdan gelen su tatlıdırdiye cevap verince Rahip ona: Doğru soyledin dedi ve sormaya devam etti - cennet ehli yer, içer fakat abdest bozmaz su dökmez. Bunun dünyada bir benzeri var mıdır. - Evet vardır. Ana rahmindeki cenin yer içer fakat dışkısı yoktur. - Doğru soyledin. Cennet TUBA ağacı vardır. Cennette hiçbir saray hiçbir köşk yoktur ki bu ağıcın bir dalına doknmasın. Bunun dünyada bir örneği var mıdır ? - Evet güneş sabahleyin dogunca ögle değil midir? - Doğru soyledin. Şimdi de bana şunları cevaplandır: bir ağaç vardır on iki dalı bulunuyor her dalında otuz yaprak var ve her yaprakta beş çiçek yer alıyor bunlardan ikisi güneşe üçü karanlıga bakar bu ağaç nedir ? - ağaç bir yılı demsil eder on iki dalı on iki ayı her daldaki otuz yaprak otuz günü her yapraktaki beş çiçek beş vakit namazı temsil eder. |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| devamı yarın inş. kardeşlerim... |
| |
| Konu Araçları | |
| |